T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/924 Esas KARAR NO : 2026/119 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2017 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili …
T.C. BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/924 Esas KARAR NO : 2026/119 DAVA : Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 24/11/2017 KARAR TARİHİ : 29/01/2026 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/01/2026 Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine Samsun ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından kambiyo senetlerine mahsus icra takibi yolu ile takip başlattığını, takibe dayanak 10/09/2013 düzenleme tarihli, 20/11/2014 ödeme tarihli, 350.000,00-TL tutarlı senetteki imzaların müvekkiline ait olmadığını, başkası tarafından imza edildiğini, dolayısıyla müvekkilinin senetteki borçla bir alakasının da olmadığını ileri sürerek senetteki imzanın müvekkiline ait olmadığının tespitine, Samsun ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasından dolayı müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespitine, neticeten söz konusu takibin iptaline, kötüniyetli alacaklının %20 oranında tazminata mahkum edilmesine, icra takibinin takdiren teminatsız olarak durdurulması konusunda ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve adli yardım taleplerinin kabulünü istemiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE YARGILAMANIN ÖZETİ: Dava; 6100 Sayılı HMK.nun 374 ve devamı maddelerine dayalı yargılamanın yenilenmesi istemine ilişkindir. Mahkememizce taraflar arasındaki uyuşmazlık hususunda yapılan önceki yargılama neticesinde ... Esas ve ... Karar sayılı karar ile; "Sonuç olarak bilirkişi raporu ile dava konusu bonodaki keşideci imzasının davacıya ait olmadığı tespit edilmiş olduğundan davanın kabulü ile; davaya konu alacaklısı ... borçlusu ... olan 30/04/2013 düzenleme tarihli, 20/11/2014 tediye tarihli, 350.000,00 TL bedelli senetten dolayı davacının Samsun ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takip dosyasında davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalının senet bedelinin %20'si oranında kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." şeklinde gerekçe ile menfi tespit kararı verildiği, davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması sonrasında İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ... Hukuk Dairesinin 05/10/2022 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla "6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, bölge adliye mahkemesi karar ilamına karşı davalı vekili tarafından bu sefer temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay .... Hukuk Dairesinin 16/04/2024 tarih ... Esas, ... Karar sayılı ilamıyla istinaf karar ilamının onanmasına karar verilerek, Mahkememizce verilen hükmün 16/04/2024 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır. Bunun üzerine davalı ... tarafından 26.09.2025 tarihli yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçe Mahkememize sunulmuştur. Davalı yargılamanın yenilenmesi dilekçesinde; senetteki imzanın davacıya ait olmamasının yeterli olmadığını, başkası tarafından imzalanan senedin bizzat davacı tarafından kendisine verildiğini, iyiniyetinin suistimal edilerek iradesinin fesada uğratıldığını, senet üzerindeki yazıların davacıya ait olduğunu, taraflar arasında işveren çalışan ilişkisi bulunduğunu, davacının senedi doldurarak borcu karşılığında kendisine verdiğini, dilekçe ekinde sunulan uzman bilirkişi raporunun hükme esas alınan bilirkişi raporunu çürüttüğünü, yazıların davacı eli ürünü olduğunu, yeni rapor sebebiyle ortaya yeni delil çıktığını, taraflar arasındaki ilişkinin sorgulanması gerektiğini, yalnızca imza aidiyeti yönünden inceleme yapılarak karar verilmesinin doğru olmadığını belirterek yeniden yargılama yapılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. 6100 sayılı Kanun'un yargılamanın yenilenmesine ilişkin 375. Maddesi şu şekildedir: "MADDE 375- (1) Aşağıdaki sebeplere dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilebilir: a) Mahkemenin kanuna uygun olarak teşekkül etmemiş olması. b) Davaya bakması yasak olan yahut hakkındaki ret talebi, merciince kesin olarak kabul edilen hâkimin karar vermiş veya karara katılmış bulunması. c)Vekil veya temsilci olmayan kimselerin huzuruyla davanın görülmüş ve karara bağlanmış olması. ç)Yargılama sırasında, aleyhine hüküm verilen tarafın elinde olmayan nedenlerle elde edilemeyen bir belgenin, kararın verilmesinden sonra ele geçirilmiş olması. d) Karara esas alınan senedin sahteliğine karar verilmiş veya senedin sahte olduğunun mahkeme veya resmî makam önünde ikrar edilmiş olması. e) İfadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması. f) Bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması. g) Lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması. ğ) Karara esas alınan bir hükmün, kesinleşmiş başka bir hükümle ortadan kalkmış olması. h) Lehine karar verilen tarafın, karara tesir eden hileli bir davranışta bulunmuş olması. ı) Bir dava sonunda verilen hükmün kesinleşmesinden sonra tarafları, konusu ve sebebi aynı olan ikinci davada, öncekine aykırı bir hüküm verilmiş ve bu hükmün de kesinleşmiş olması. i) Kararın, İnsan Haklarını ve Ana Hürriyetleri Korumaya Dair Sözleşmenin veya eki protokollerin ihlali suretiyle verildiğinin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin kesinleşmiş kararıyla tespit edilmiş olması veya karar aleyhine Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine yapılan başvuru hakkında dostane çözüm ya da tek taraflı deklarasyon sonucunda düşme kararı verilmesi.[60] (2) Birinci fıkranın (e), (f) ve (g) bentlerindeki hâllerde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Delil yokluğundan başka bir sebeple ceza kovuşturmasına başlanamamış veya mahkûmiyet kararı verilememiş ise ceza mahkemesi kararı aranmaz. Bu takdirde dayanılan yargılamanın iadesi sebebinin, yargılamanın iadesi davasında öncelikle ispat edilmesi gerekir." Davalı yargılamanın yenilenmesi talebini yeniden kendisi tarafından yaptırılan inceleme sonucunda alınan rapor nedeniyle senet üzerindeki yazıların davacı eli ürünü olduğuna dayandırmakta olup, delil olarak sunulan rapor incelendiğinde davaya konu senet üzerindeki imzanın davacı eli ürünü olmadığına yönelik tespit yapıldığı, davalı tarafından alınan özel uzmanlık raporunun da Mahkememizce alınan grafoloji uzmanı raporu ile aynı sonuca ulaştığı, senet üzerindeki yazıların kime ait olduğunun imza aidiyetinin davacı borçluya ait olmaması sonucunda herhangi bir önem taşımadığı, senet üzerindeki yazıların davacı eli ürünü olmasının senet üzerindeki imzanın davacıya ait olmaması sebebiyle senet nedeniyle davalının alacaklı olduğu anlamına gelmeyeceği dolayısıyla yeni bir delilin ortaya çıkmış olduğundan bahsedilemeyeceği anlaşılmaktadır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375 ve 376. maddelerinde düzenlenen toplam 13 tane yargılamanın iadesi sebebi mevcuttur. Gerek ilgili kanun hükümlerinin lafzından gerek de doktrin ve Yargıtay tarafından kabul edildiği üzere, kanun koyucu Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 375. maddesinde yargılamanın iadesi sebeplerini “tahdidî” olarak düzenlemiştir. Böylece, yargılamanın iadesi sebeplerinin kıyas yoluyla genişletilmesi ve bunların haricindeki bir sebebe dayanılarak yargılamanın iadesi talep edilmesi mümkün olamayacaktır. Yargılamanın iadesi sebeplerinden ifadesi karara esas alınan tanığın, karardan sonra yalan tanıklık yaptığının sabit olması, bilirkişi veya tercümanın, hükme esas alınan husus hakkında kasten gerçeğe aykırı beyanda bulunduğunun sabit olması, lehine karar verilen tarafın, karara esas alınan yemini yalan yere ettiğinin, ikrar veya yazılı delille sabit olması hallerinde yargılamanın iadesinin istenebilmesi, bu sebeplerin kesinleşmiş bir ceza mahkûmiyet kararı ile belirlenmiş olması şartına bağlıdır. Yargılamanın iadesinin kabulü için yukarıda sayılan sebeplerden herhangi birisinin mevcudiyeti yeterlidir. Ancak herhangi birinin mevcut olmadığı sonucuna varılması durumunda ise istem reddedilir. Bu bağlamda yargılamanın iadesine yönelik sunulan yeni bir delil olmadığı, senet üzerindeki yazıların aidiyetinin değil senet üzerindeki imzanın aidiyetinin yargılama konusu yapıldığı, davacı ve davalı arasındaki senetten kaynaklanmayan başkaca alacak veya borç ilişkilerinin de Mahkememizce yargılama konusu edilmediği ve bu yönlerden hüküm verilmediği dolayısıyla davalının HMK.nun 375 ve devamı maddelerine dayalı olarak yargılamanın iadesini istediği dikkate alınığından söz konusu maddede sayılan koşulların gerçekleşmediği görülmüş olup yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı tarafından yargılamanın iadesi sebebi olarak ileri sürülen sebeplerin hiçbirinin yukarıda anılan Kanunun 375'nci maddesinde sayılan sebeplerden olmadığı anlaşılmakla; davalının yargılamanın iadesi talebinin koşulları sağlamadığı anlaşılmakla talebe yönelik esasa girilmeden davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılarak aşağıdaki gibi hüküm fıkrası oluşturulmuştur. HÜKÜM: yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Yargılamanın yenilenmesi şartlarının oluşmaması sebebiyle talebin REDDİNE, 2-Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu karar ilam harcının yargılamanın yenilenmesini talep eden tarafından yatırılan 6.083,4-TL harçtan mahsubu ile artan 5.351,4-TL harcın kararın kesinleşmesi ve talep halinde iadesine, 3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca davacılar yararına tayin ve takdir olunan 45.000,00-TL maktu vekalet ücretinin yargılamanın yenilenmesini talep eden davalı ...'den alınarak davacıya verilmesine, 4-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına, 5-Kullanılmayan gider avansının HMK 333. maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine, 6-HMK'nın uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının HMK 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine, HMK'nin uygulanmasına dair yönetmeliğin 58/1 maddesi gereğince taraflardan birinin talebi halinde gerekçeli kararın taraflara tebliğine, Dair; 6100 sayılı HMK.'nun 341. ve devamı maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İSTİNAF kanun yolu açık olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 29/01/2026 Başkan ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Üye ... ¸e-imzalıdır Katip ... ¸e-imzalıdır