11. Hukuk Dairesi 2012/2649 E. , 2013/16149 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2011 tarih ve 2010/316-2011/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe,
**11. Hukuk Dairesi 2012/2649 E. , 2013/16149 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 26/09/2011 tarih ve 2010/316-2011/316 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirketin "COTTON LOUNGE" ibareli marka başvurusuna müvekkilinin "KOTON" ibareli çok sayıda markasını mesnet göstererek yaptıkları itirazın YİDK kararı ile reddedildiğini, ibareler karşılaştırıldığında aralarında ciddi benzerlik bulunduğunu, markaların karıştırılmasının yüksek ihtimal dahilinde bulunduğunu ileri sürerek, TPE YİDK kararının iptaline, markanın tescil edilmiş olması halinde hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı TPE vekili, kararın yerinde olduğunu savunmuştur. Davalı şirket vekili, davaya cevap vermemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu va tüm dosya kapsamına göre, ortalama tüketici kitlesinin her iki markadaki "KOTON/COTTON" ibarelerini giysi ürünleri yönünden tanımlayıcı olarak algılayacağı, başvurudaki "LOUNGE" ibaresinin ise davacı markalarında bulunmadığı, bu nedenle markaların benzer olmadığı kanaatine varıldığı, taraf markaları 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer bulunmamış ise de, başvuru markasının aynı zamanda KHK'nın 7. maddesindeki tescil engellerine de tabi olmamasının gerektiği, bu hususun mahkemelerce resen gözetileceği, "cotton lounge" ibaresinin "pamuklu kumaşlardan yapılan gündelik rahat giysiler" anlamında bir tür adı olarak kullanıldığı, KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında tanımlayıcı olduğu, 7/1-a maddesi yollamasıyla 5. maddesi yönünden de somut ayırt ediciliğinin bulunmadığı gerekçesiyle, davanın kabulüne, TPE YİDK kararının iptaline, davalı adına tescilli markanın hükümsüzlüğüne karar verilmiştir. Kararı, davalı TPE vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir. Dava, 556 sayılı KHK'nın 53. maddesine dayalı olarak açılan TPE YİDK kararının iptali talebine ilişkindir. Uyuşmazlık konusu iptali istenen TPE YİDK kararında davalı şirket başvurusuna davacı şirketin tescilli markalarına dayalı olarak yaptığı itiraz üzerine, işaretlerin 556 sayılı aynı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer olmadıkları gerekçe gösterilerek itiraz reddedilmiştir. Bu durumda, söz konusu TPE YİDK kararının iptaline ilişkin işbu davada uyuşmazlığın kararda yazılı gerekçe ve hukuki durum dikkate alınarak çözümlenmesi gerekir. Her ne kadar mahkeme gerekçesine konu olan KHK'nın 5, 7/1(a)-(c) maddeleri mutlak red nedenleri kapsamında olup Dairemiz kararlarında da belirtildiği üzere kamu düzenine ilişkin olan bu hususun mahkemece resen dikkate alınması gerekmekte ise de, az önce de açıklandığı üzere KHK'nın 53. maddesine dayalı olarak açılan davada, mahkemece iptali istenen YİDK kararının hukuka uygunluğunun denetlenmesi gerektiğinden, bu kararda tartışılmayan hususlar kararın iptalinde gerekçe olarak göz önüne alınamaz. Dava konusu TPE YİDK kararında da itiraz üzerine ya da re'sen mutlak ret nedenleri tartışılıp değerlendirilmemiştir. Somut uyuşmazlık itibariyle, mutlak red nedenlerinin huzurdaki davada dikkate alınması mümkün olmayıp ancak böyle bir nedene dayalı hükümsüzlük davasında değerlendirilmesi gerekir. O halde mahkemece, uyuşmazlığın hukuki tavsifinin tarafların iddia ve savunmaları ile iptal istenen TPE YİDK kararının dayanağını teşkil eden hükümler çerçevesinde yapılması gerekirken, yazılı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.