T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/841 - 2026/932 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/841 KARAR NO : 2026/932 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2024 NUMARASI : 2023/179 E. - 2024/39 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/841 - 2026/932 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/841 KARAR NO : 2026/932 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/01/2024 NUMARASI : 2023/179 E. - 2024/39 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali, Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/01/2024 tarih ve 2023/179 E. - 2024/39 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı ... tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin “...” ibare ve biçimli markalarının, 1997 yılından beri eğitim ve öğretim hizmetlerinde, tüm Türkiye’ye ulaşacak biçimde, fiziki ve dijital ortamlarda kesintisiz olarak fiilen kullanılmak, tanıtılmak, çok geniş bir coğrafi çevreye hitap edecek şekilde ve üst düzey kalitede hizmet sunmak suretiyle ilgili sektörde bulunanlar tarafından çok iyi bilinen ve beğenilen itibarlı marka haline gelmiş ve tanınmışlık vasfı kazanmış olduğu, müvekkilinin “...” ibareli markanın gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğuNU, davalıya ait “... ...” ibareli işaret ile müvekkilinin “... OKULLARI”, “... EĞİTİM KURUMLARI” ibareli markalarının 41.Sınıf hizmetler için karıştırılmayacağına ilişkin dava konusu YİDK kararının, marka hukukundaki karıştırma ölçütlerinin tümüne aykırı olduğu, davaya konu marka başvurusunun müvekkili şirketin ticaret ünvanı tescilinden doğan haklarını da ihlal ettiğini, müvekkilinin tescilli markalarının mevcudiyetine rağmen aynı sektörde faaliyet gösteren davalının müvekkili markalarıyla kesinlikle karıştırılabilecek “... ...” ibareli markanın tescili için başvuruda bulunmasının kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ... Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu’nun 22.02.2023 tarih ve 2023-M-2261 sayılı YİDK kararının iptaline ve 2021/097960 numaralı markanın tescili durumunda hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddine istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamından, davacı markalarının yoğun ve yaygın kullanımla ayırt edicilik kazandığı, karşılaştırılan markalar arasında, başvuru kapsamında yer alan 41.sınıf hizmetlerin tamamı yönünden ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesi bulunduğu, SMK'nın 6/1.maddesindeki koşullar tüm hizmetler bakımından gerçekleştiğinden, davacının diğer dava sebeplerinin incelenmesine gerek görülmediği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 2023-M-2261 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük olduğundan ilgili tüketici kesimi nezdinde dava konusu marka başvurusu ile davacıya ait markalar arasında benzerlik ve karıştırılma ihtimalinin söz konusu olmadığını, başvuru markasının bütünsel olarak davacı markalarından yeterince ayrıştığını, markalar benzer bulunmadığından tanınmışlık iddiasının dinlenemeyeceğini ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK marka kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "... ..." ibareli başvuru ile davacının "..." ibaresinin asıl unsur olarak yer aldığı itirazına mesnet markaları arasında başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf hizmetler yönünden, SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira gerek dava konusu başvurunun gerekse de davacının itirazına mesnet markalarının asli unsularının "..." ibaresinden oluştuğu, her ne kadar anılan ibarenin 41. sınıf hizmetler bakımından ayırt ediciliği zayıf ise de, davacının anılan ibareyi eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanım sonucu ayırt edici hale getirdiği yönündeki ilk derece mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunu esastan reddeden Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2024/4266 E.-2025/2718 K. sayılı kararı ile onandığı, bu hale göre, dava konusu başvuruda farklı olarak yer alan "..." ibaresinin dava konusu marka başvurusunu davacının markalarından uzaklaştırmaya yetmediği, aksine tüketiciler nezdinde davacının "..." ibareli seri markalarından birisi olduğu algısını yaratacağı, dava konusu başvuru kapsamında yer alan 41. sınıf tüm hizmetler yönünden iltibas koşullarının oluştuğu, nitekim, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 22.04.2025 tarih ve 2024/4266 E.-2025/2718 K. sayılı kararında "... ..." ibareli markanın, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 18.12.2025 tarih ve 2025/3022E.- 2025/7645 K.sayılı kararında "... ..." ibareli markanın davacının itirazına mesnet markalarıyla benzer bulunduğu anlaşılmakla, davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalı ... tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 427,60-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 304,40-TL'nin davalı ... tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalı ... tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 30/04/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.