11. Hukuk Dairesi 2024/496 E. , 2024/8350 K. MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1773 Esas, 2023/1566 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/19 E., 2021/481 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından …
**11. Hukuk Dairesi 2024/496 E. , 2024/8350 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/1773 Esas, 2023/1566 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2021/19 E., 2021/481 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 10.10.2008 tarihinde ... Sağlık ve Eğitim Tesisleri İşletmeciliği A.Ş.'den %1 paya denk gelen toplam 9.000,00 TL değerinde olan 10 adet hisseyi, şirket yönetim kurulununda muvafakati ile Süleyman Gökduman'dan bedeli karşılığında satın aldığını, söz konusu paya ilişkin olarak gerek devreden gerekse devralanın Yönetim Kurulu Başkanlığı'na dilekçe verdiklerini, akabinde müvekkilinin pay sahibi sıfatıyla şirketin 21.03.2009 tarihli 2007-2008 yılları olağan genel kurul toplantısında pay sahibi sıfatıyla hazır bulunduğunu ve daha sonra yapılan sermaye artırımlarını da müvekkillinin karşıladığını, davalılardan ... Sağlık ve Eğitim Tesisleri İşletmeciliği A.Ş. ve diğer davalı ... Ağız Diş Sağlık A.Ş. ile 26.05.2015 tarihli Türkiye Ticaret Sicil Gazetesi'nde yayımlanması ile ... Sağlık ve Eğitim Tes. İşl. A.Ş.'nin ... ... ağız Diş Sağlık A.Ş.'ne tüm aktif ve pasifi ile devredildiği ve 01.04.2015 tarihli birleşme sözleşmesinin imzalanarak genel kurul onayına sunulmasına oybirliği ile karar verildiğini, müvekkilinin ... Sağlık ve Eğitim Tesisleri A.Ş.'ye 10.10.2008 tarihinden itibaren pay sahibi olduğunu ve iki kez toplantıya davet edilip ve bu davete icabet ettiğini, ancak müvekkilinin payı ve payından dolayı varsa yıllara göre alacakları hakkında 10.10.2008 yılından itibaren ve halen bilgilendirilmediğini, bu durumdan her iki davalının da sorumlu olduğunu, müvekkilinin ortağı olduğu davalı şirket tarafından kendisine gönderilen 08.10.2013 tarihinde yapılacak olan olağanüstü Genel Kurul toplantısını bildirir kararı ve sermaye artışını içeren 14.10.2013 tarihli belgeyi aldığını, kendisinin burada da sermaye artırımını kabul ettiğini ve sermaye artış bedelini ödediğini, son olarak davalı şirketin 23.06.2017 tarihinde sermaye artırımı yaptığını ve müvekkilinin yine sermaye artış bedelini karşılayarak artırıma katıldığını, davalı şirketin müvekkiline gerek pay sahibi olarak kendi durumu gerekse ortağı olduğu şirket bakımından alması gereken bilgileri vermediğini ve inceleme hakkını kullanmasına izin vermediğini, şirketin sonradan ortak olduğu şirket hakkında da bilgi verilmediğini ve müvekkilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 200 ve 437 nci maddeleri ışığında sahip olduğu haklarını kullanamadığını ileri sürerek 2008 yılından itibaren dava tarihine kadar müvekkilinin mevcut payının ve varsa payı oranında alacaklarının hesabı ile davalılardan müştereken ve müteselsilen en yüksek ticari faiz ile birlikte tahsiliyle müvekkiline ödenmesine, müvekkilinin davalı şirketlerde payının bulunmadığı takdirde ödemiş olduğu miktarın müvekkiline Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın uyguladığı en yüksek reeskont faiz oranı hesaba katılarak işleyen faizi ile birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca bir ortaklıkta ortaklar ve kâra katılan diğer kimseler tarafından tahsil edilmeyen kâr payı bedelleri ile ortaklık sözleşmesinden doğan alacakların 5 yılda zamanaşımına uğradığını ve bu nedenle davanın zamanaşımı nedeni ile reddi gerektiğini, 26.05.2015 tarihin ... Sağlık Eğitim Tesisleri İşletmeciliği A.Ş.'nin aktif ve pasiflerinin tamamının devralan şirket olarak ... ... Ağız Diş Sağlık Eğitim Bilgisayar Gıda Temizlik Turizm İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş.'ne geçtiğini, devredilen şirketin ortaklarının devralan şirkete ortak olduğundan devredilen şirketin tüzel kişiliğinin birleşmenin ticaret siciline tescili ile sona erdiğini ve bu nedenle bu şirket yönünden davanın husumet yokluğundan reddinin gerektiğini, müvekkilinin şirket pay sahibi olarak bilgi alma ve inceleme hakkının bulunduğunu, davacının bilgi alma hakkının ihlâl edildiğini, ilanlarla birlikte tüm ortaklara iadeli taahhütlü mektup ile gündemin yer aldığı genel kurul toplantısına çağrı mektubu gönderildiğini, davacıya gönderilen çağrı mektuplarının davacının bildirmiş olduğu Süngübayırı Sokak No:1/2 Cebeci-Çankaya adresine tebliğ edildiğini, davacının şirketteki payı ve payından dolayı alacakları konusunda bilgi verilmediği iddiasının kötüniyetli ve asılsız olduğunu, zira yapılan ilanlara ve tebliğ edilen çağrı mektuplarına rağmen davacının iki toplantı haricinde hiçbir genel kurul toplantısına katılmadığını, davacının kendisine bildirilen genel kurul toplantısına katılması halinde toplantıya katılan tüm ortaklar gibi genel kurula ilişkin olduğu yıllara yönelik yönetim kurulu faaliyet raporu, bilanço, gelir/gider farkı ile tüm rapor ve hesapları inceleme hakkı ve imkanı ile şirketteki pay oranına ilişkin bilgiyi alma hakkı bulunduğunu, davacının genel kurul toplantılarına katılmayarak bu haklarını kullanmamasından dolayı müvekkili şirkete herhangi bir sorumluluk yüklenemeyeceği gibi, müvekkili şirketin her ortağa istediği zaman, istediği bilgiyi verme gibi yükümlüğünün bulunmadığını, tüm bunlarla birlikte davacı şirkete ortak olduğu 2008 yılından Kasım/2020 yılına kadar şirketteki payı ve alacaklarına yönelik yazılı yahut sözlü herhangi bir bilgi talebinde de bulunmadığını, davacının ilk kez vekili aracılığı ile ... Sağ. Eğt. Tes. İşlt. A.Ş.'ye gönderdiği 25.11.2020 tarihli yazısında müvekkili şirketteki ortaklık payının ve şirketin ASG şirketindeki ortaklık payının bildirilmesini talep ettiğini, davacı vekiline verilen 26.11.2020 tarihli cevapta dilekçeye vekaletname eklenmediğinden talep edilen hususlara cevap verilemeyeceğinin bildirildiğini, davacı vekilince bu kez 02.12.2020 tarihli dilekçeye vekaletname eklenmek sureti ile aynı hususların bildirilmesinin talep edildiğini, davacı vekiline verilen 08.12.2020 tarihli cevapta davacının şirketteki pay oranının %0,25 olduğu, şirketin ASG şirketindeki ortaklık payının bulunmadığının bildirildiğini, davacının sadece 2017 yılında yapılan sermaye artışına katıldığını, birleşme ve sermaye artışları sonucunda ... Ağız Diş Sağlık A.Ş.'nin 5.000.000,00 TL kayıtlı sermayeye sahip olup, davacının %0,25 paya denk gelen 12.500,00 TL değerinde 125 adet hissesinin bulunduğunu, müvekkil şirket kar etmediği gibi ortaklara kâr payı dağıtılması yönünde şirket genel kurulunca alınan bir karar da bulunmadığını, kârın dağıtılabilmesi için öncelikle bir kârın olması gerektiğini, zarar eden şirketlerde, kâr dağıtımı kararı alınamayacağını, müvekkili şirketin Mart/2016 yılına kadar Ankara Yenimahalle ilçesinde tıp merkezi işletmekte iken bu tarih itibari ile tıp merkezinin faaliyetinin sona erdiğini ve müvekkili şirketin işletmiş olduğu bir işletme ve elde ettiği bir kârın bulunmadığını, ayrıca müvekkili şirketin 19.06.2020 tarihinde 2017-2018-2019 yıllarına ilişkin yapılan ve şirket ortaklarınca kâr payı dağıtımına ilişkin alınan bir karar da bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davacı tarafından davalı aleyhine, davalı şirkette hissedar olup olmadığı, hissedar ise hisse miktarı ve 2008-2021 yılları arası kar payı alacağı, hissedar değil ise ödediği pay bedelinin faizi ile birlikte talebini içerir mevcut davanın açıldığı, bu çerçevede yapılan incelemede dosyanın bilirkişiye tevdi edildiği, söz konusu rapor mahkemece değerlendirildiğinde, davacı taraf her ne kadar davalı şirkette hissedar olup olmadığı yönünden tespit talepli dava açmış ise de davacının hissedar olup olmadığının ticaret sicilde kayıtlı olduğu, mevcut tespit davasını açmakta hukuki yararının bulunmadığı, bundan dolayı davacının hissedar olup olmadığına yönelik tespit talebinin hukuki yarar yokluğundan reddinin gerektiği yine 2008-2021 yıllarına ait kar payına yönelik talebin ise davalının zamanaşımı definde bulunmasından dolayı 2008-2015 yıllarına ait kar payı talebinin 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 147 ncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği 5 yıllık zamanaşımından dolayı reddinin gerektiği, yine dava tarihinden geriye dönük 5 yıllık talebin ise bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere genel kurul tarafından alınmış herhangi bir kar payı dağıtımı kararı olmadığı gibi şirketin zarar ettiği, bundan dolayı bu dönemlere ilişkin kar payı talebinin de yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davacının davalı şirket hissedarı olup olmadığının tespiti ile varsa kar payı alacağının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 106, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.6102 sayılı Kanun'un 200 ve 437 nci maddeleri. 3.6098 sayılı Kanun'un 147 nci maddesinin dördüncü fıkrası. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde, her ne kadar İlk Derece Mahkemesince davacının davalı şirkette hissedar olup olmadığının tespiti talebi yönünden davacının hukuki yararı olmadığı yönünde değerlendirme yapılmış ise de 6100 sayılı Kanun'un 106 ncı maddesinde düzenlendiği üzere davacı, tespit davası yoluyla, mahkemeden, bir hakkın veya hukuki ilişkinin varlığının ya da yokluğunun yahut bir belgenin sahte olup olmadığının belirlenmesini talep edebilir. O halde davacının tespit talebi yönünden de hukuki yararının olduğu ancak somut olayda bu hususun hükme etkili olmadığı gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 26.11.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.