11. Hukuk Dairesi 2011/5061 E. , 2013/6597 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada ... ... . Asliye Ticaret (... . Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/226-2010/1137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ...
**11. Hukuk Dairesi 2011/5061 E. , 2013/6597 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ (. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ) Taraflar arasında görülen davada ... ... . Asliye Ticaret (... . Asliye Ticaret Mahkemesi) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.12.2010 tarih ve 2009/226-2010/1137 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02.04.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı şirket temsilcisi ... ile şirket vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, dava ve ıslah dilekçesiyle davalı ... şirketine sigortalı müvekkiline ait işyerinden 4.2.2004 tarihinde 2.600 çanta ve 45.000 adet desi deri vs.nin çalınmasına rağmen ödeme yapılmadığını ileri sürerek, 139.600.000.000 TL'nin temerrüt faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, dava konusu hırsızlık olgusu ile ilgili olarak davacı şirket yetkilisinin kolluk güçlerine verdiği beyanının dışında başkaca kanıt bulunmadığını, çalındığı iddia edilen emtialara ilişkin faturalardan bazılarının sahte olduğunu, bazılarının ise uzun süredir faaliyette bulunmayan firmalara ait bulunduğunu, bu faturalara dayalı olarak tazminat talep edilemeyeceğini, sahte faturaların gerçek mal ve hizmet hareketlerini gösterme kabiliyetlerinin olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davacıya ait işyerinin davalı tarafından sigorta örtüsüne alındığı, teminat kapsamında hırsızlık meydana geldiği, davacı zararının defter ve kayıtlara göre belirlendiği, 101.885.41 TL mal çalındığını kanıtlayabildiği, dava tarihine kadar 1.761 TL temerrüt faizi alacağının bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, anılan meblağların davalıdan tahsiline, asıl alacağa dava tarihinden itibaren avans oranı üzerinden temerrüt faizi uygulanmasına karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 5.420,00 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 02.04.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.