7. Hukuk Dairesi 2009/7553 E. , 2010/4763 K. Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 8 parsel sayılı 4.277,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz kanunları uyarınca hazineye intikal eden yerlerden olduğundan söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kayıtlarına, m…
**7. Hukuk Dairesi 2009/7553 E. , 2010/4763 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtay'ca incelenmesi davalı hazine tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında dava konusu 108 ada 8 parsel sayılı 4.277,37 m² yüzölçümündeki taşınmaz kanunları uyarınca hazineye intikal eden yerlerden olduğundan söz edilerek davalı hazine adına tespit edilmiştir. Davacı ... tapu kayıtlarına, miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava konusu taşınmazın miras bırakanı ... adına tapuya tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın davacının miras bırakan ... adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı hazine tarafından temyiz edilmiştir. İddia ve savunma, duruşma tutanaklarına yansıyan bilgi ve belgeler, bu yolla saptanan dava niteliği dikkate alındığında mahkemece yapılan araştırma hüküm vermeye yeterli değildir. Davacı tarafın tutunduğu Teşrini Evvel 1935 tarih, ,44 ile Eylül 1937 ve 43 sayılı tapu kayıtlarının uygulamasına ilişkin yerel bilirkişi sözleri, komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve dayanakları kayıtlarla denetlenmediğinden soyut nitelikte gerekçesiz sözlerden ibaret olduğu gibi uzman bilirkişi tarafından düzenlenen rapor ve haritada, kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 20.maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde gösterilmediğinden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan vermediğinden yetersizdir. Ayrıca tespitte saptanan hukuksal olgu ile yargılama sırasında saptanan hukuksal olgu birbirine aykırı düştüğü halde, tespit bilirkişilerinin tümü taşınmaz başında dinlenerek çelişki giderilmemiştir. Adına tesciline karar verilen miras bırakan ... yönünden belgesiz araştırması yapılmamıştır. Eksik araştırma ve soruşturma ile hüküm kurulamaz. O halde saptanan dava niteliği dikkate alındığında sağlıklı bir sonuca varılabilmesi için öncelikle davacı tarafın Teşrini Evvel 1935 tarih, 44 ile Eylül 1937 ve 43 sayılı tapu kayıtlarının tesisinden itibaren tüm tedavülleri, varsa haritaları Tapu Sicil Müdürlüğünden getirtilmeli, tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmaz yada taşınmazlara revizyon görüp görmediği Tapu Sicil Müdürlüğü ve Kadastro Müdürlüğünden ayrı ayrı sorulup saptanmalı, revizyon görmüş ise dava konusu taşınmazlarla birlikte revizyon gördüğü dava dışı taşınmazları ve bu taşınmazlara dıştan komşu taşınmazları da bir arada gösterecek şekilde geniş kapsamlı birleşik harita Kadastro Müdürlüğünden getirtilmelidir. Bundan sonra dıştan komşu taşınmazların tespit tutanakları ve varsa dayanakları kayıtlar davalı iseler dava dosyaları getirtilmeli, dayanılan tapu kayıtlarının dava dışı başka taşınmazlara revizyon gördüğü ve davalı olduğu saptandığı takdirde usulün 45 ve onu izleyen maddeleri hükmü uyarınca dava dosyalarının birleştirilip birleştirilmeyeceği yönü üzerinde durulmalı, bu hususun dayanılan tapu kaydının kapsamının sağlıklı biçimde belirlenebilmesi için zorunlu olduğu özellikle dikkate alınmalıdır. Daha sonra yöreyi iyi bilen elverdiğince yaşlı, yansız, yerel ve uzman bilirkişi, tutanak bilirkişilerinin tümü, tarafların aynı yöntemle göstereceği tanıklar hazır olduğu halde taşınmaz başında yeniden keşif yapılmalı, 3402 Sayılı Kadastro Kanununun 20. maddesi hükmü uyarınca dayanılan tapu kayıtları yerel bilirkişi yardımı, uzman bilirkişi eliyle yerine uygulanmalı, uygulamada davacı tarafın dayandığı tapu kayıtlarının revizyon gördüğü dava dışı taşınmazlar varsa özellikle göz önünde tutulmalı, tapu kayıtlarının dayanağı haritaların ve kadastro paftalarının ölçekleri eşitlenerek haritalar çakıştırılarak yerine uygulanmalı, uygulamada haritalarda tarif edilen belli poligon ve röper noktalar ile arz üzerindeki doğal yada yapay sınır yerlerinden yararlanılmalıdır. Kuşkusuz tapu kayıtları haritaya dayanmıyor yada yerine uygulanmıyor ise kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri esas alınmalı, kayıtlarda tarif edilen sınır yerlerinden yerel bilirkişice bilinemeyen sınır yerleri bulunduğu takdirde bu konuda taraflara tanık dinletme olanağı sağlanmalı, uzman bilirkişiye kayıtlarda tarif edilen sınır yerleri düzenleyeceği haritada ayrı ayrı işaret ettirilmeli, uygulamaya ilişkin yerel bilirkişi ve tanık sözleri, dıştan komşu taşınmazların tespit tutanağı içeriği ve varsa dayanakları kayıtlarla denetlenmelidir. Bu yolla dava konusu 108 ada 8 parsel sayılı taşınmazın davacı tarafın tutunduğu tapu kayıtlarının kapsamında kalıp kalmadığı duraksamasız saptanmalı, yerel bilirkişi, tanıklar ve tespit bilirkişilerden taşınmazın geçmişte kim veya kimler tarafından ne suretle ve ne zamandan beri kullanıldığı, taşınmazın kanunları uyarınca devlete kalan taşınmazlardan olup olmadığı hususlarında maddi olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, tespit tutanağı bilirkişilerinin beyanları, yerel bilirkişi ve tanık beyanları arasında aykırılık bulunduğu takdirde tespit tutanağı bilirkişileri de taşınmaz başında ayrı ayrı dinlenerek, çelişki giderilmeli, uzman bilirkişiden keşfi izlemeye, bilirkişi sözlerini denetlemeye imkan verecek şekilde ayrıntılı, gerekçeli rapor alınmalıdır. Miras bırakan ... yönünden de yöntemine uygun şekilde belgesiz araştırma yapılmalı, toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece böylesine bir araştırma ve soruşturma yapılmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olduğu gibi kabule göre de ortak miras bırakan ... ölü olduğu ve mirasçıları belirlendiği halde miras payları gösterilerek adlarına tescil hükmü kurulmaması dahi isabetsiz, davalı hazinenin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 20.09.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.