T.C. DİYARBAKIR BAM 2. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1267 - 2025/1485 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1267 KARAR NO : 2025/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : 2025/467 Esas, 2025/450 Karar DAVANIN KONUSU : Merci Tayini KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Diyarbakır …
T.C. DİYARBAKIR BAM 2. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/1267 - 2025/1485 T.C. DİYARBAKIR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2025/1267 KARAR NO : 2025/1485 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 17/04/2025 NUMARASI : 2025/467 Esas, 2025/450 Karar DAVANIN KONUSU : Merci Tayini KARAR TARİHİ : 07/11/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 07/11/2025 Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesi ve Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından ayrı ayrı görevsizlik kararı verilmesi nedeni ile yargı yerinin belirlenmesi için Dairemize gönderilen dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Dava, trafik kazasından kaynaklı tazminat istemine ilişkindir. Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesince; "Davacıya ait aracın ticari taksi olduğu ve davalılardan ....A.Ş.'nin şirket olması sebebiyle davaya özel yetkili mahkeme olan asliye ticaret mahkemeleri tarafından bakılması gerektiği" gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir. Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesince; "Somut olayda; davacıya ait araç kaza tarihi itibarıyle ticari taksi olarak kullanılmakta olup, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen araç şirket adına kayıtlı ise de, davacının gerçek kişi olduğu, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesince davacının esnaf mı yoksa tacir mi olduğunun tespiti amacıyla yazılan müzekkere cevaplarından; davacının Esnaf ve Sanatkarlar Odasında kaydı bulunmadığı gibi Ticaret Sicilinde de gerçek kişi tacir kaydının bulunmadığı, vergi Dairesinden gelen cevabı yazıda, davacının 05/06/2007-22/11/2017 tarihleri arasında gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu ve kazanç tespit şeklinin bilanço esasına göre olduğu, 16/05/2022 tarihinden itibaren ise basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğunun belirtildiği, uyuşmazlığın, trafik kazasından kaynaklanmakta olup, davaya konu trafik kazasının 10/08/2023 tarihinde gerçekleştiği, kazanın gerçekleştiği ve uyuşmazlığın doğduğu tarih itibarıyle davacının basit usulde vergi mükellefiyet kaydının bulunduğu, bu halde, uyuşmazlığın doğduğu tarih itibarıyle davacının gelirinin 213 sayılı VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen parasal sınırların üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığından davacının tacir olmadığı, davacı tacir olmadığından nisbi ticari davaya ilişkin koşullar oluşmadığı gibi, uyuşmazlıkta TTK.'nın 4. maddesinde düzenlenen mutlak ticari davalardan olmadığı, ticari dava olmayan ve haksız fiile dayalı malvarlığı haklarına ilişkin açılar davada görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğu," gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verilmiştir. İki mahkemenin aynı dava hakkında göreve veya yetkiye ilişkin olarak verdikleri kararlar kanun yoluna başvurulmaksızın kesinleştiği takdirde, görevli veya yetkili mahkeme, ilgisine göre bölge adliye mahkemesince veya Yargıtayca belirlenir (HMK md. 22/2). Türk Ticaret Kanunu’nun 4. maddesinde, bir davanın ticarî dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir. Bunlardan ilki; tarafların sıfatına ve işin ticarî işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın Türk Ticaret Kanunu veya diğer kanunlarda ticarî sayılan davalardır (mutlak ticarî davalar). Mutlak ticarî davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticarî niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup; Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesinin (a) ve (f) bentlerinde sayılmıştır. İkincisi ise; yalnızca bir ticarî işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. Türk Ticaret Kanunu 4/1. maddesi son cümle hükmü uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticarî işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticarî nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticarî işletmesiyle ilgili olması Türk Ticaret Kanunu’nda gerekli ve yeterli görülmüştür. Üçüncü grup ise; nispî ticarî davalar olup, Türk Ticaret Kanunu’nun 4/1. maddesi hükmü uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticarî dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticarî dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticarî iş niteliğinde olması veya ticarî iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticarî sayılması davanın ticarî dava olması için yeterli değildir. Türk Ticaret Kanunu’nun 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticarî iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticarî sayılması, davanın niteliğini ticarî hale getirmeyecektir. Zira Türk Ticaret Kanunu, ticarî dava sayılan davalar haricinde, ticarî davayı “ticarî iş” esasına göre değil, “ticarî işletme” esasına göre belirlemiştir. Hâl böyle olunca, işin ticarî nitelikte olması tek başına davayı ticarî dava haline getirmez. 5362 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Meslek Kuruluşları Kanunu’nun 3. maddesine göre “esnaf ve sanatkar, ister gezici ister sabit bir mekanda bulunsun, Esnaf ve Sanatkar ile Tacir ve Sanayiciyi Belirleme Koordinasyon Kurulunca belirlenen esnaf ve sanatkar meslek kollarına dahil olup, ekonomik faaliyetini sermayesi ile birlikte bedenî çalışmasına dayandıran ve kazancı tacir veya sanayici niteliğini kazandırmayacak miktarda olan, basit usulde vergilendirilenler ve işletme hesabı esasına göre deftere tabi olanlar ile vergiden muaf bulunan meslek ve sanat sahibi kimseler” olarak belirtilmiştir. Türk Ticaret Kanunu’nun 15. maddesinde "İster gezici olsun ister bir dükkânda veya bir sokağın belirli yerlerinde sabit bulunsun, ekonomik faaliyeti sermayesinden fazla bedenî çalışmasına dayanan ve geliri 11. maddenin ikinci fıkrası uyarınca çıkarılacak kararnamede gösterilen sınırı aşmayan ve sanat veya ticaretle uğraşan kişi esnaftır." düzenlemesi bulunmaktadır. Bir kimsenin Vergi Usul Kanunu'na göre esnaf sayılması, Türk Ticaret Kanunu yönünden de esnaf kabul edilmesini gerektirmez. Ticaret siciline ya da Oda'ya kayıtlı olmamak da tacir olmamanın kesin bir kanıtı olmadığı gibi, vergi mükellefi olup olmamak da tacir ve esnaf ayrımında kesin bir ölçüt olarak kabul edilemez. Somut olayda ise; davacının Ticaret Sicilinde de gerçek kişi tacir kaydı bulunmadığı, Vergi Dairesinden gelen cevabı yazıda, davacının 05/06/2007-22/11/2017 tarihleri arasında gerçek usulde gelir vergisi mükellefi olduğu ve kazanç tespit şeklinin bilanço esasına göre olduğunun ve 16/05/2022 tarihinden itibaren ise basit usulde gelir vergisi mükellefi olduğunun belirtildiği, davaya konu trafik kazasının 10/08/2023 tarihinde gerçekleştiği ve bu tarih itibarıyle davacının basit usulde vergi mükellefiyet kaydı bulunduğu, uyuşmazlığın doğduğu tarih itibarıyle davacının gelirinin 213 sayılı VUK.'nun 177. maddesinde düzenlenen parasal sınırların üzerinde olduğuna ilişkin dosyaya yansıyan herhangi bir delil bulunmadığı hususları dikkate alındığınmda davanın mutlak ve nispi ticari dava olmadığı, bu nedenle uyuşmazlığın Asliye Hukuk Mahkemelerinde çözümlenmesi gerektiği anlaşılmıştır. Bu sebeple, Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin yargı yeri olarak belirlenmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan sebeplerle, 1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 21. ve 22. maddeleri gereğince Diyarbakır 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-Dosyanın merci tayini isteminde bulunan mahkemeye gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 22/2 ve 362/1-c maddeleri gereğince KESİN olmak üzere oybirliği ile karar verildi.07/11/2025