4. Ceza Dairesi 2010/12124 E. , 2010/10380 K. "İçtihat Metni" Tehdit ve hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.01.2010 tarihli ve 2010/360 soruşturma, 2010/130 esas, 2010/72 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 170/4. maddesi gereğince iadesine ilişkin Elbistan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2010 tarihli ve 2010/72 sayılı kararına
**4. Ceza Dairesi 2010/12124 E. , 2010/10380 K.** **"İçtihat Metni"** Tehdit ve hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 21.01.2010 tarihli ve 2010/360 soruşturma, 2010/130 esas, 2010/72 sayılı iddianamenin 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170. maddesine uygun bulunmadığından bahisle aynı Kanun'un 170/4. maddesi gereğince iadesine ilişkin Elbistan 1. Sulh Ceza Mahkemesinin 01.02.2010 tarihli ve 2010/72 sayılı kararına yönelik itirazın reddine dair Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03.02.2010 tarihli ve 2010/32 müteferrik sayılı kararının Adalet Bakanlığınca 08.04.2010 gün ve 22036 sayılı yazı ile yasa yararına bozulmasının istenmesi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 20.04.2010 gün ve 90479 sayılı tebliğnamesiyle dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi: Tebliğnamede “5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 170/3, maddesinde iddianamede nelerin gösterileceği, aynı Kanun'un 174/1. maddesinde ise iddianamenin hangi hâllerde iadesine karar verileceğinin belirtildiği, anılan Kanun'un 170/2. maddesindeki "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." hükmü gereğince soruşturma evresi sonunda toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturması durumunda Cumhuriyet savcısının kamu davası açması gerekeceği, somut olayda da Cumhuriyet savcısı tarafından toplanan delillerin kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturduğu, şüphelinin ifadesinde, mağduru aradığını kabul ettiği, olayın mağdur ve müştekiden başka tanığı bulunmadığı, suçun sübutuna ilişkin delillerin takdir ve değerlendirmesinin mahkemece yapılması gerektiği karşısında itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir” denilmektedir. Gereği görüşüldü; 5271 sayılı Ceza Yargılama Yasasının 174/1 maddesinde; "Mahkeme tarafından, iddianamenin ve soruşturma evrakının verildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde soruşturma evresine ilişkin bütün belgeler incelendikten sonra, eksik veya hatalı noktalar belirtilmek suretiyle; a)170 inci maddeye aykırı olarak düzenlenen, b)Suçun sübutuna etki edeceği mutlak sayılan mevcut bir delil toplanmadan düzenlenen, c)Önödemeye veya uzlaşmaya tabi olduğu soruşturma dosyasından açıkça anlaşılan işlerde önödeme veya uzlaşma usulü uygulanmaksızın düzenlenen, iddianamenin Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilir." Aynı Yasanın 170. maddesinin 2. fıkrasında, "Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler." anılan yasa maddesinin 4. fıkrasında ise "İddianamede, yüklenen suçu oluşturan olaylar, mevcut delillerle ilişkilendirilerek açıklanır." hükümleri yer almaktadır. İncelenen dosyada, Elbistan Cumhuriyet Başsavcılığınca, şüpheli ... hakkında, tehdit ve hakaret suçları nedeniyle düzenlenen iddianamenin, görevli sulh ceza mahkemesince, kuvvetli suç şüphesinin delillere dayandırılmaması ve iddianamede kabul edilen oluşa hangi delillerden hareket edilerek ulaşıldığının açıklanmaması nedeniyle 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 174/1-a maddesi uyarınca iadesine karar verildiği görülmektedir. Tehdit ve hakaret eylemlerinin cep telefonuyla yapılan görüşme sırasında gerçekleştiğinin ileri sürülmesi karşısında, somut olay açısından, anılan suçların kanıtlarının; tarafların beyanları ve varsa aynı ortamda bulunan tanık anlatımları ile görüşmenin sanıkça inkarı durumunda ilgili firmadan sağlanacak HTS raporları olabileceği açıktır. Cumhuriyet Savcılığı sanık ve müşteki ... ile olay sırasında annesinin yanında bulunan mağdur ...'un beyanlarını tespit etmiştir. Sanık mağdur ...'un cep telefonunu olay tarihinde aradığını kabul ettiğinden HTS raporunun alınmasına gerek duyulmamıştır. Mağdurların şüphelinin yükletilen suçları işlediği yolundaki beyanlarının samimi olup olmadığı ve mahkumiyet hükmü kurmaya yeterli delil niteliği taşıyıp taşımadığı taraflar arasındaki ilişkiler de irdelenerek mahkemece değerlendirilip tartışılmalıdır. Olayın oluş biçimine göre savcılık tarafından toplanması gereken başkaca bir delil de bulunmamaktadır. Mağdurların beyanları ve şüphelinin müştekiyi cep telefonuyla aradığını kabul eden savunmasının kamu davası açılması hususunda yeterli şüphe oluşturduğu ve belirtilen delillerin şüphelinin eylemleriyle ilişkilendirilerek iddianamede açıklandığı saptanmıştır. İddianamenin iadesi kurumunun, kamu davası açmaya yeterli şüphe oluşturan delillerin mahkemece tartışılmasını engelleme amacı taşımadığı açıktır. Belirtilen nedenlerle iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazı inceleyen merciin verdiği ret kararı hukuka aykırıdır. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği tebliğnamedeki düşünce, yapılan açıklamalar ışığında yerinde görüldüğünden, tehdit ve hakaret suçlarından şüpheli ... hakkında düzenlenen iddianamenin iadesi kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin, Elbistan 2. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 03.02.2010 tarih ve 2010/32 D.İş sayılı kararın, 5271 sayılı C.Y.Y.'nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı yasa maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin yerinde tamamlanmasına.26.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.