11. Hukuk Dairesi 2023/3337 E. , 2024/6595 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1326 E., 2022/1699 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/164 E., 2020/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar…
**11. Hukuk Dairesi 2023/3337 E. , 2024/6595 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1326 E., 2022/1699 K. HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2015/164 E., 2020/37 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 10.09.2024 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp, hazır bulunan davacı vekili Avukat Emirhan Kır dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin elektrik üretimine konu enerji sektöründe faaliyet gösterdiğini, EPDK üretim lisansı uyarınca jeotermal elektrik üretim tesislerinde kullanılmak üzere Çin'de bulunan Sichuan Honghua Petroleum Equipment Co Ltd şirketinden CIF bazında kara sondaj makinası satın aldığını, eşyanın davacı emrine düzenlenmiş olan P21301XGIZM05 nolu konişmento tahtında Xingang Limanından fiili taşıyanı Pine Shipping Inc, işleten/ donatanı Yangpu Zhehai Shipping Co Ltd olan "Pine 2" isimle gemiye yüklendiğini, geminin İzmir Merkez Limanına yükü taşımak üzere seferine başladığını, gemi acentesinin Metro Gemi Acenteliği Nak ve Tic Ltd Şti olduğunu, taşımaya ilişkin navlunun peşin ödendiğini, müvekkilinin konişmento hükümlerine göre hak sahibi olup Aliağa Gümrük Müdürlüğünün 0683471 sayılı gümrük giriş beyannamesine göre eşyanın ithalatçısı olduğunu, yüklerin fiilen davacı tarafından teslim alındığını, bu nedenle taşımadan kaynaklanan zararlarını talep hakkının bulunduğunu, yükün 08.02.2014 tarihinde Aliağa Batıçim Limanına getirildiğini ve bu tarihte gemiden tahliyenin başladığını, yükleme limanı ile tahliye limanı olan Aliağa Limanı arasındaki mesafenin yaklaşık 15.565,68 kg (8404.795 deniz mili) olduğunu, yükün taşınacağı makul sürenin TTK'nun 1178/4. maddesine göre 25-27 gün olduğunu, daha önceden Çin'in başka bir limanında gerçekleştirilen taşımanın ise 35 gün sürdüğü halde uyuşmazlık konusu eşyanın 31.12.2013 tarihinde gemiye yüklenip geminin seferini 67 günde tamamladığını, dolayısıyla taşımada gecikmenin sözkonusu olduğunu, müvekkilinin devlete yıllık 161.184.000 kwh enerji üretim taahhüdünde bulunduğunu, bunun 441.600 kwh anlamına geldiğini, 6904 sayılı kanun uyarınca 1 kwh saat başına 10.500 CENT/USD fatura etme zorunluluğu bulunduğunu, gecikme sebebiyle uğranılan zarar miktarı tam olarak belirlenemediğinden belirsiz alacak davası açıldığını, konişmentoda tahliye limanı olarak İzmir Limanı belirtildiğini, İzmir Limanının ise TCDD İzmir Liman İşletmelerinin limanı olduğunu, uyuşmazlıkta eşyanın merkez limanına değil Aliağa'da bulunan Batıçim Limanına getirilip buraya tahliye edilmesi nedeniyle ek nakliye ücretinin gündeme geldiğini, bu ücretin 13.629,00 TL olduğunu, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/13 D İş sayılı sayılı dosyasında eşyanın tahliyesi aşamasında delil tespiti yaptırıldığını, tespitte 56 parça eşya ile ilgili 16.287,00 USD tutarında hasar belirlendiğini, bakiye 43 parça eşya hakkında düzenlenen 08.05.2014 tarihli ek raporda da 8.651,83 USD hasar tespiti yapıldığını, buna göre toplam hasarın 29.938,83 USD olduğunu, yükteki hasardan davalıların birlikte sorumlu olduklarını, TTK'nun 1248. maddesi uyarınca Yangpu şirketinin taşıyan, Pine Shipping firmasının ise fiili taşıyan olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla taşımadaki gecikme nedeniyle ortaya çıkan zararlardan şimdilik 100.000,00 USD'nin, yükte taşıma sırasında meydana gelen hasar nedeniyle 24.938,83 USD'nin bankalarca 1 yıllık USD cinsi döviz mevduatına uygulanan en yüksek faizi ile birlikte, geminin konişmentoda belirtilen limandan farklı bir limana getirilmiş olması nedeniyle kara nakliyesi fiyat farkından kaynaklanan 13.629,00 TL ek kara nakliye bedelinin de dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 02.12.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile yükün makul süre içerisinde davacıya teslim edilmemesi nedeniyle talep edilen gecikme zararı miktarı 288.500,00 USD'ye yükseltilmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; konişmento hamili olan davacının çarter parti kapsamında taşınan eşyayı teslim aldığını, bu şekilde konişmento hükümleri ile bağlı hale geldiğini, konişmentonun atıf yaptığı 13.12.2013 tarihli çarter partinin 91. maddesinde Bimco uyuşmazlık çözüm klozunda uyuşmazlıkların Londra'da tahkim yoluyla çözümleneceği hükmünün yer aldığını, bu nedenle tahkim şartından dolayı mahkemenin görevsiz olduğunu, davanın İstanbul 17 ATM'nin 2014/473 D İş sayılı dosyasında verilen ihtiyati haciz kararına bağlı olarak ikame edildiğini, haciz dosyasında taşıma süresindeki 40 günlük gecikmeden dolayı zarar miktarının 1.901.826,00 USD olarak belirtildiğini, bu nedenle dava dilekçesinde belirtilen 10.000,00 USD 'den fazla talebin 1 yıllık zamanaşımına uğradığının kabulü gerektiğini, taşımayı yapan M/V Pine 2 gemisinin denize, yüke ve yola elverişli olduğunu, Aliağa Sulh Hukuk Mahkemesinin 2014/13 D İş sayılı dosyasında yapılan tespitlerin tek taraflı ve hatalı olduğunu, hasarların nezaman ve nasıl meydana geldiğinin herhangi bir şekilde ortaya konmadığı gibi 08.05.2014 tarihli tespit raporunun ikinci sayfasında 94 no.lu paketin gemiden boşaltılırken 13 no.lu pakete çarparak hasarlandığının belirtildiğini, istif ve boşaltma aşamalarında hiçbir şekilde yer almayan müvekkiline tahliye limanındaki kusurların yüklenmeye çalışıldığını, hasarın gönderenin, alıcının veya bunların müstahdemlerinin kusuru ile veyahut malların gereği gibi ambalajlanmamış olmasından dolayı meydana gelmiş olmasının da muhtemel olduğunu, ayrıca konişmentoda 22 parça yükün güvertede taşınacağının belirtildiğini, kabul anlamına gelmemek üzere hasardan biran için müvekkilinin sorumlu olduğu düşünülse dahi sözkonusu 22 parça yükle ilgili olarak müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğini, hasarların sigortadan tazmin edilip edilmediğinin açıklanması gerektiğini, konişmentodan clean on board kaydının mevcut olmadığını, konişmentoda destination any main sea port İzmir Turkey yani varma yeri İzmir Türkiye herhangi bir ana liman şerhi yer almasından dolayı geminin İzmir Aliağa Limanına yanaştığını, bu noktada konişmentoya aykırılık bulunmadığını, ayrıca taşıma süresinin herhangi bir şekilde belirlenmediğini, müvekkilinin taşımayı layıkı ile yerine getirip, emtiaları alıcıya teslim ettiğini, talep edilen gecikme zararının tamamen afaki olup gerçekle bir ilgisinin bulunmadığını, davacının EPDK'ya olan yükümlülüklerini yerine getirmemesinin sonuçlarını müvekkiline yüklemeye çalıştığını savunarak davanın tahkim şartı ve esastan reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Gemi acentesi Metro Gemi Acenteliği tarafından dosyaya sunulan istif planına göre gemiye dört ayrı limanda yükleme yapılarak, dokuz farklı limanda tahliye işleminin gerçekleştirildiği, dosyada mevcut 26.12.2013 tarihli e posta mesajında belirtilen tahliye limanlarının istif planı ile uyumlu olduğu, dolayısıyla M/V Pine 2 gemisi ile kırkambar taşımacılığı yapılıp birden fazla limandan yükleme, birden fazla limana boşaltma işleminin gerçekleştirildiği, bu nedenle mahkememizce benimsenen üçüncü bilirkişi raporunda ayrıntısı ile açıklandığı üzere geminin ... süresinin makul olduğu, aksi kabul edilse dahi yani davacının jeotermal enerji üretimi amacıyla satın aldığı sondaj aletinin taşınmasında gecikme olduğu varsayılsa dahi davacının yasal ticari defter kayıtlarının incelenmesi sonucu düzenlenen birinci bilirkişi raporundaki tespitlerden hareketle dava konusu sondaj aletinin taşınma süresinin elektrik enerjisi üretimi ile ilgili herhangi bir gecikme zararına yol açmadığı gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 24.939,21 USD 'nin dava tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince işleyecek yıllık dolar faizi ile birlikte, 13.629,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan tahsil edilerek davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş ve karara karşı davacı vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, Mahkemece verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davacı vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, deniz taşımasından kaynaklı yükteki hasar bedeli, taşımadaki gecikme nedeniyle ortaya çıkan zarar ile kara nakliyatı fiyat farkı bedelinin tahsili istemine ilişkin alacak davasıdır. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 19.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.