7. Hukuk Dairesi 2010/1471 E. , 2011/1337 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 103 ada 5 parsel sayılı 4407,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2/3 payı davacı ..., 1/3 payı davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmaz üzerindeki evin davalı ile aralarında ortak olmakla birlikte bahçe ile ahırın
**7. Hukuk Dairesi 2010/1471 E. , 2011/1337 K.** **"İçtihat Metni"** Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Kadastro sırasında 103 ada 5 parsel sayılı 4407,33 m2 yüzölçümündeki taşınmazın 2/3 payı davacı ..., 1/3 payı davalı ... adına tespit edilmiştir. Davacı ... taşınmaz üzerindeki evin davalı ile aralarında ortak olmakla birlikte bahçe ile ahırın kendisine ait tapu kaydı kapsamında kaldığını öne sürerek dava açmıştır. Davalı ... dava sırasında ayrı bir tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne, dava konusu taşınmazın tespitinin iptaliyle, uzman fen bilirkişisinin 23.06.2009 tarihli, rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 3 katlı ev dışında kalan ve (B) harfiyle gösterilen ahır ve bahçe olmak üzere toplam 4244,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Davalı ... 13.05.2008 tarihli celsede dava konusu taşınmazın üzerindeki eve davacı ile ortak olduklarını, bahçede bir hakkının olmadığını, davayı kabul ettiğini beyan ederek beyanını da imzalamıştır. Kabul beyanı usulün 151. maddesi hükmü uyarınca davalı tarafça belgelendirilmiştir. Kabulden dönmeyi haklı gösterecek herhangi bir neden ileri sürülmemiştir. Kural olarak öğretide ve uygulamada kararlılık kazanan görüşlere göre feragat, kabul gibi irade beyanları usulün 151. maddesi hükmü uyarınca yöntemine uygun biçimde belgelendirilmiş olmak koşuluyla kesin hükmün bütün sonuçlarını doğurur. Gerçekten bu olgu usulün 93 ve onu izleyen maddeleri hükmünde de duraksamasız vurgulanmıştır. Bu nedenle davalı ...’ın sair temyiz itirazları yerinde değildir. Ne var ki; kadastro hakimi doğru sicil oluşturmak zorundandır. 103 ada 5 parsel sayılı taşınmazın kadastro tespitinin iptaliyle uzman fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 3 katlı ev dışında kalan ve (B) harfiyle gösterilen ahır ve bahçe olmak üzere 4244,13 m2 yüzölçümündeki taşınmaz bölümünün aynı ada son parsel numarası verilerek davacı adına tapuya tesciline karar verilmekle yetinilmesi; uzman fen bilirkişisinin rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 159,68 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline karar verilmesi gerekirken, taşınmazın bu bölümü hakkında herhangi bir tescil hüküm kurulmaması isabetsiz, davalının temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde ise de yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 2. bendinin sonundaki “kayıt ve tesciline” sözcüklerinden sonra gelmek üzere “taşınmazın geriye kalan uzman fen bilirkişisinin 23.06.2009 tarihli rapor ve krokisinde (A) harfiyle gösterilen 159,68 m2 yüzölçümündeki bölümün tespit gibi tesciline” sözlerinin yazılmasına, hükmün düzeltilen bu şekli ile ONANMASINA, hüküm düzeltilerek onandığından harç alınmasına yer olmadığına, peşin alınan 82,80 TL harcın istek halinde davalı ...’a iadesine, 08.03.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.