İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Belediye Başkanlığından ihale ile aldığı çöp toplama işinin, ihalede belirtilen sürenin dolması ile sona erdiğini, işin sona ermesi nedeni iş akitleri feshedile…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1473 KARAR NO : 2025/1391 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI : 2013/307 Esas - 2023/376 Karar DAVA: Alacak İSTİNAF KARAR TARİHİ: 14/10/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Belediye Başkanlığından ihale ile aldığı çöp toplama işinin, ihalede belirtilen sürenin dolması ile sona erdiğini, işin sona ermesi nedeni iş akitleri feshedilen bir kısım işçi tarafından açılan işçilik haklarının tahsili istemi ile ... Belediye Başkanlığı ve aleyhlerinde dava açıldığını, İş Mahkemesi kararı ile 16 işçi tarafından taraflarına icra takibi yapıldığını, icra borcunun belediyece ödenip istihkaklarından kesinti yapıldığını belirtilerek ödedikleri toplam 18.221.06 TL'den davalı şirketin sorumlu olduğunu, belirterek alacağın tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında iş yeri devri sözleşmesi yapıldığını, borçtan sorumlu olunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " , ... somut olayda, davacı yanca ödenen tazminat ve ücretlerin neye ilişkin olduğunun açıkça belirtilmediği ve yine kesintilere dair yazılı belge sunulmadığı, yukarıda anılan içtihatlarda da belirtildiği üzere ihbar tazminatı ve yıllık izinlerden sadece davalının sorumlu olduğu, diğer işçilik alacakları yönünden ise ödeme yapan belediyenin taraflar arasındaki sözleşme hükümleri kapsamında ilgililere işçilerin çalışma süresine göre rücu edebileceği, davalıya sorumlu olmadığı dönem için kesinti yapamayacağı, bu hususun davacı ve belediye arasındaki bir husus olduğu anlaşılmakla, davacının davasını ispatlayamamasından ötürü davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemece davaya konu alacağın tespiti için farklı bilirkişilerden birden fazla rapor aldırıldığını, bilirkişi raporunun hatalı ve mesnetsiz tespitler barındırdığını, dava dilekçesi ekinde ve delil listesi ile rücuen alacağa konu tüm dava ve icra dosyalarının eksiksiz şekilde bildirildiğini, kararının gerekçesinde ödenen tazminatların neye ilişkin olduğunun belirtilmediğini, belediyenin davacıdan kesinti yapamayacağı ve dava konusu işlemlerin belediye ile davacı arasında olduğu şeklinde izaha muhtaç tespitler yapıldığını ve usul ve yasaya aykırı şekilde davanın reddine karar verildiğini, yerel mahkeme kararının, salt ilgili çelişkilerin giderilmesi için ve davacının alacağının tespiti söz konusu iken değerlendirme yapılmaması nedeniyle de kaldırılması gerektiğini, yerel mahkemenin gerekçesinde belirttiği, belediyenin davacı şirketin hak edişinden yaptığı kesintilere ilişkin yazılı belge sunulmadığı hususunun da hatalı ve mesnetsiz bir tespitten ibaret olduğunu, kesintilere ilişkin tüm bilgi ve belgelerin dosyada mübrez iken eksiklik olsa dahi anılan kesintilere ilişkin hususların dava dışı belediyeden sorulabilecek durumdayken yerel mahkemece davanın anılan gerekçe ile reddine karar verilmesinin izaha muhtaç olduğunu, kararda hesaplama yapılan bilirkişi raporlarına neden itibar edilmediğine ilişkin de hiçbir değerlendirme bulunmadığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmilini, talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; davacının dava dışı ... Belediyesinden almış olduğu temizlik ihalesinde çalışan işçilerin, davacı ve ... Belediyesi hakkında açtıkları işçilik alacakları davası sonucu verilen ilamlar doğrultusunda icra dosyalarına ödediği kıdem tazminatlarından, aynı işyerinde daha önce ihale almış ve aynı işçileri çalıştırmış olan davalının dönemine isabet eden kısmının rücuen tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yukarıdaki gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı vekilince yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.İstinaf incelemesine konu uyuşmazlık temelde; davacının rücu hakkının bulunup bulunmadığı noktalarındadır. İşçiye ödenen Kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı takdirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir. Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatili ücreti, ücret alacağı, UBGT, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır. İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de ayrı esasla yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. (Yargıtay 15.HD 2021/611 E, 2021/537 K) 4857 sayılı Kanun’un 120 nci maddesi yollamasıyla halen yürürlükte bulunan 1475 sayılı İş Kanunu’nun “Kıdem Tazminatı” başlıklı 14/2. fıkrasında ":....12/7/1975 tarihinden, itibaren (1) işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından her iki işveren sorumludur. Ancak, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır..." hükmü yer almaktadır. İşyeri devrinin esasları ve sonuçları 4857 sayılı Kanun'un 6. maddesinde düzenlenmiştir. Sözü edilen hükümde, işyerinin veya bir bölümünün devrinde devir tarihinde mevcut olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçlarıyla devralan işverene geçeceği öngörülmüştür. Devir tarihinden önce doğmuş ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlar açısından, devreden işverenle devralan işverenin birlikte sorumlu oldukları aynı yasanın üçüncü fıkrasında belirtilmiş, devreden işverenin sorumluluğunun devir tarihinden itibaren iki yıl süreyle sınırlı olduğu hükme bağlanmıştır.Değinilen Kanun'un 120. maddesi hükmüne göre, 1475 sayılı Kanun'un 14. maddesi halen yürürlükte olduğundan, işyeri devirlerinde kıdem tazminatına hak kazanma ve hesap yöntemi bakımından belirtilen madde hükmü uygulanmalıdır. Anılan maddeye göre, işyerlerinin devir veya intikali yahut herhangi bir suretle bir işverenden başka bir işverene geçmesi veya başka bir yere nakli halinde, işçinin kıdemi işyeri veya işyerlerindeki hizmet sözleşmeleri sürelerinin toplamı üzerinden hesaplanmalıdır. Bununla birlikte, işyerini devreden işverenlerin bu sorumlulukları, işçiyi çalıştırdıkları sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlıdır.Dava dışı işçilerin çalıştığı işyeri asıl işveren ... Belediyesi bünyesinde olup değişik taşeronlardan hizmet alım sözleşmeleri ile işlerin yürütüldüğü son olarak davacı tarafından ihale alınarak işlerin yürütüldüğü anlaşılmakla davacı ve davalı arasındaki ilişkinin işyeri devri olduğu anlaşılmaktadır. ( Emsal Yargıtay 22. Hukuk Dairesinin 17/01/2014 tarih 2013/1425 Esas 2014/257 Karar sayılı ilamı) Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında iş hukuku anlamında işyeri devrinin söz konusu olduğu, dolayısıyla 1475 sayılı yasanın 14. maddesi uyarınca iş yerini devreden davalı işverenin kıdem tazminatından sorumluluğunun işçiyi çalıştırdığı sürelerle ve devir esnasındaki işçinin aldığı ücret seviyesiyle sınırlı olduğunda tereddüt yoktur. ... Belediyesi davacı, davalı ve dava dışı başka şirketlerden temizlik hizmet alımında bulunmuştur. Davacının sözleşme süresinin dolması ile işçilerin hizmet akitleri sona ermiş, işçilerin ... Belediyesi ile davacı hakkında açtıkları işçilik alacaklarında dair davalar İş Mahkemesince karara bağlanmış, kararlar Eskişehir İcra Müdürlükleri kanalıyla takip konusu edilmiş belediyece dosya borçları ödenmiş bilahare davacın istihkakından tahsil edilmiştir. İlk derece yargılamasında dosyaya toplanan deliller, davacı ve davalı beyanları, ihtarname, bilirkişi raporları ile davacının ödediği kıdem tazminatından davalının hizmet verdiği 2 ayrı dönemine ilişkin sorumlu olduğu miktarlar açık ve denetime elverişli olarak belirlenmiştir. Dosyaya en son kazandırılan 04/05/2021 tarihli raporda icra dosyaları ve iş mahkemesi dosyaları ile davalının kendi dönemindeki ücretler esas alınarak rücu edilebilecek tutar toplam olarak 5.301,06 TL olarak hesaplanmıştır. Bu durumda davanın bu miktar üzerinden kabulüne karar vermek gerekir iken yerinde olmayan gerekçe ile reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır.Davacı taraf davalıya keşide ettiği Zeytinburnu 1. Noterliğinin ... yevmiye ve 30 Ocak 20212 tarihli ihtarnamesi ile 47.880 TL nin davacıdan belediyece kesildiği tarihten itibaren işleyecek faiziyle birlikte ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş. ihtarname davalı tarafa 01/02/2012 tarihide tebliğ edilmiş olmakla verilen sürenin bitininden sora 05/02/2012 tarihinden itibaren avans faizine hükmetmek gerekmektedir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece eldeki davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davanın KISMEN KABULÜ KISMEN REDDİ İLE; 5.301,06 TL rücuen tazminatın 05/02/2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 3-Alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 270,60 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 344,80 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,4-Davacı tarafından peşin yatırılan 270,60 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,5-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan 21,15 TL başvuru harcı, 912,90 TL posta ve tebligat gideri, 1.350,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.284,05 TL yargılama masrafının davanın kabul ve red oranına göre 664,49 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan 1.500,00 TL bilirkişi ücretinin davanın kabul ve red oranına göre 1.061,96 TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, bakiye yargılama giderinin davalı üzerinde bırakılmasına,7-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 5.301,06 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 8-Davalı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 12.900,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalı tarafa verilmesine, 9-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,10-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları; a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istem halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 1.169,40 TL, posta gideri 350,00 TL olmak üzere toplam 1.519,40 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.14/10/2025