11. Hukuk Dairesi 2008/6233 E. , 2010/2704 K. "" MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2008 tarih ve 2006/613-2008/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesin…
**11. Hukuk Dairesi 2008/6233 E. , 2010/2704 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01.02.2008 tarih ve 2006/613-2008/16 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi duruşmalı olarak davacı vekili tarafından istenmiş olmakla, duruşma için belirlenen 09.03.2010 gününde davalı avukatı ... gelip, davacı avukatı tebliğe rağmen duruşmaya gelmediğinden, temyiz dilekçesinin süresinde verildiği anlaşıldıktan ve duruşmada hazır bulunan taraf avukatı dinlenildikten sonra, duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakılmıştı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ...Konserve ve San.Tic.A.Ş.’nin 1993 yılında kurulduğunu, ancak “...KONSERVE” marka ve logosunun ilk olarak müvekkili şirket kurucularından İsmail Dölen tarafından 1930 yılından beri kullandığını, “…...” “…...KONSERVE” markasının 28.12.2001 tarihinde tescil edildiğini, 01.08.1975 tarihinde farklı sınıf mallarda “…...…” markasını tescil ettiren davalı şirketin müvekkili hakkında şikayette bulunması üzerine Zonguldak Asliye Ceza Mahkemesi’nde dava açıldığını, ...marka ve unvanının 1930 yılından itibaren davacı şirket tarafından kullanılması, iki taraf markasının farklı sınıf mallar üzerinde tescilli olması nedeniyle müvekkili eyleminin davalı markasına tecavüz teşkil etmediğini ileri sürerek, davalı adına tescilli “…...…” markasının hükümsüzlüğünün tespitine, davacının “…...…” markasını kullanmasının yasal hakkı olduğunun tespitine, davacının marka hakkına tecavüzün giderilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, 1975 yılında tescil edilen ve süresinde yenilenen müvekkili markasının hükümsüzlüğü davasının süresinde açılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.