4. Ceza Dairesi 2007/9636 E., 2007/9375 K. 4. Ceza Dairesi 2007/9636 E., 2007/9375 K. - KOVUŞTURMAMA KARARINA İTİRAZ - KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 160 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 170 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 172 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 173 ] Tehdit ve hakaret suçlarından kimliği meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08…
4. Ceza Dairesi 2007/9636 E., 2007/9375 K. **4. Ceza Dairesi 2007/9636 E., 2007/9375 K.** **- KOVUŞTURMAMA KARARINA İTİRAZ - KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA DAİR KARAR**- 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 160 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 170 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 172 ] - 5271 S. CEZA MUHAKEMESİ KANUNU [ Madde 173 ] **"İçtihat Metni"** Tehdit ve hakaret suçlarından kimliği meçhul şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda Gebze Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 08.05.2007 tarihli ve 2006/1099-2738 sayılı kovuşturmaya yer olmadığı kararına karşı yapılan itirazın kabulüne dair, merci (Kartal Birinci Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı)'nca verilen 29.06.2007 tarihli ve 2007/538-536 sayılı karar aleyhine Adalet Bakanlığınca verilen yasa yararına bozma isteğini içeren Yargıtay C.Başsavcılığı'nın 24.09.2007 gün ve 181695 sayılı tebliğ-namesiyle birlikte dava dosyası Daireye gönderilmekle incelendi ve gereği görüşüldü: Tebliğnamede; "dosya kapsamına göre, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararına itiraz üzerine incelemeyi yapan Ağır Ceza Mahkemesi Başkanının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 173/3. maddesi uyarınca karar vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görmesi halinde, bu hususu açıkça belirtmek suretiyle o yer sulh ceza hakimini görevlendirebileceği ve sonucuna göre de, kamu davası açılması için yeterli nedenler bulunmazsa istemin gerekçeli olarak reddine, delil bulunduğu takdirde ise kabulüne karar vermesi gerekeceği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." denilmektedir. İncelenen dosyada yakınanın C.Başsavcılığına verdiği 22.01.2007 tarihli dilekçede; cep telefonunu arayan ve kendisini Av. Serhat olarak tanıtan bir kişinin, 12.01.2007 günü saat 15.00 ile 16.30 arasında, 18.01.2007 günü saat 16.00 ile 18.00 arasında ve 18.30'da ve 21.01.2007 günü saat 11.00 ile 17.00 arasında yaptığı aramalarda; "sahtekar, şerefsiz" sözleri ile ve ayrıca "seni orada barındırmayacağız, bak başına neler getireceğiz" biçimindeki sözleri ile, hakaretle tehdit ettiğini ileri sürerek yakınmada bulunduğu, Gebze CBaşsav-cılığı'nca yakınanın dilekçesi ve ifadesi alınmakla birlikte, yakınanın bildirdiği telefon numarasının bildirilen tarih ve saatlerdeki görüşme kayıtlarının istenmediği ve bu yönde bir inceleme yapılmadan, görüşmenin varlığı ve içeriği ile ilgili bir tanık ve kayıt bulunmaması nedeniyle soyut iddiadan ibaret yakınma hakkında kovuşturmaya yer olmadığı kararı verildiğinin açıklanarak, kararın yakınana tebliğ edildiği, itiraz üzerine dosyayı inceleyen merci Kartal Birinci Ağır Ceza Mahkemesi'nin ise, iddia ile ilgili hiçbir araştırma yapılmayıp, telefon görüşme dökümleri getirilip incelenmediğinden, kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına ve gereğinin Gebze C.Başsavcılığınca yerine getirilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. 5271 sayılı CYY'nin 160. maddesi uyarınca bir suçun işlendiğine ilişkin ihbarı alan C.Savcısı, hemen işin gerçeğini araştırmaya başlamak ve maddi gerçeğin araştırılabilmesi ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak aynı Yasa'nın 170/2. maddesi uyarınca yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açmak, aksi halde ise CYY'nin 172. maddesi gereği kovuşturmaya yer olmadığına karar vermekle görevlidir. Cumhuriyet Savcısının kovuşturmaya yer olmadığına ilişkin kararına karşı yapılacak itirazla ilgili olarak CYY'nin 173/3. maddesinde; "Başkan kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise, bu hususi^ ^ açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hakimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder..." ve aynı maddenin 4. fıkrasında; "Başkan istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet Savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir" hükümleri yer almaktadır. Görüldüğü üzere CYY'nin 173. maddesi, C.Savcısının yaptığı "soruşturma" sonunda verilen kovuşturmaya yer olmadığı kararının yargısal denetimini düzenlemiş ve merciin yapacağı inceleme sonunda vereceği kararın da kural olarak; "C.Savcısının iddianame düzenlemesini sağlama" ya da "kovuşturmama kararının yerinde bulunması" biçiminde sonuçlanmasını öngörmüştür. Ancak bu hükümlerin uygulanabilmesi için C.Savcısının yasaya uygun bir "soruşturma" yapmış olması zorunludur. Başka bir deyişle, C.Savcısı suçla ilgili soruşturmayı yapmasına karşın, merciin karar vermesi için eylemin suç teşkil edip etmediği ya da failin eylemi gerçekleştirip gerçekleştirmediği konularıyla ilgili olarak bazı hususların da araştırılması, ortaya çıkarılmasına gerek duyduğunda o yer sulh ceza hakimini görevlendirmen ve sonucuna göre kararını vermelidir. Buna karşın, C.Savcısının CYY'nin kendisine yüklediği soruşturma görevini hiç yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir "soruşturma"nın bulunmadığı bir durumda, Yasa'nın 173/3. maddesi koşulları oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin, C.Savcısının CYY'nin 160 vd. maddeleri uyarınca soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar vermesi gerekmektedir. Açıklanan yasal gerekler karşısında, incelenen dosyada C.Savcısının yakınanın ifadesini alma dışında hiçbir soruşturma yapmaksızın kovuşturmaya yer olmadığına karar vermesi nedeniyle CYY'nin 173/3. maddesi koşulları oluşmadığından, C.Savcısının yasaya uygun soruşturma yapmasına olanak sağlamak maksadıyla kovuşturmaya yer olmadığı kararının kaldırılmasına karar vermesi yasaya uygun bulunmakla, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının teb-liğnamesinde yer alan düşüncesi dosya içeriğine göre yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı CYY'nin 309. maddesi uyarınca, yasa yararına bozma isteğinin REDDİNE, 14.11.2007 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.