11. Hukuk Dairesi 2023/5306 E. , 2024/6914 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1998 Esas, 2023/1045 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2015/731E.,2021/393 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi…
**11. Hukuk Dairesi 2023/5306 E. , 2024/6914 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1998 Esas, 2023/1045 Karar HÜKÜM :Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2015/731E.,2021/393 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davaya konu çekin müvekkili bilgisi dışında başkaları tarafından doldurularak imzalandığını, 4001837 numaralı 15.07.2015 tarihli, 300.000 TL bedelli dava konusu çekten başkaca çekler de müvekkili bilgisi dışında imzası taklit edilerek doldurulduğu ve imzalandığı, davalı şirket adına keşide edilmiş görünen çekte bulunan yazıların ve imzaların kendisine ait olmadığını, bunun üzerine müvekkilin grafoloji ve sahtecilik uzmanı olan iki bilirkişiye imza incelemesi yaptırıldığını yapılan bilimsel inceleme neticesinde söz konusu çeklerdeki imzaların ...’un elinden çıkmadığını imzaları model alınmak suretiyle takliden atıldıklarının anlaşıldığını, dava konusu çekteki yazı ve imzaların müvekkile ait olmadığını, müvekkilinin 23.06.2015 tarihinde vekili aracılığı ile hesabının bulunduğu Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. Tuzla Şube Müdürlüğü’ne 23.06.2015 tarihli bilimsel mütalaayı sunduğunu, çekin davalılardan Çağdaş Faktoring A.Ş. tarafından takas merkezine ibraz edildiğini, müvekkilin hesabının bulunduğu Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. tarafından çekteki imzaların karşılaştırıldığı, imzaların karşılaştırılması sonucunda çekteki imzanın müvekkile ait olmadığından çek bedelinin ödenmediğini, dava konusu çekte yer alan imza ve yazıların müvekkili eli ürünü olmadığını bilimsel mütalaa ile sabit olduğunu, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 209. maddesi gereğince sahteliği iddia edilen çekin hiçbir şekilde işleme esas alınamayacağını dava konusu çekte yer alan imzanın sahte olduğunu, çekin davalılar tarafından icra takibine konu edilmemesini çeklere ilişkin ihtiyati haciz kararı alınmaması yönünde tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılar Denizatı Petro Kimya Ürün. Yapı İnş. San. ve Tic. A.Ş. ve Seahorse Petro Kimya Ürün. Yapı İnş San. ve Tic. AŞ vekili cevap dilkeçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını,müvekkillerinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yerinin "Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesi 3. Cadde 33. ve 34. Sokak Gebze" adresinde mukim olduğunu şirketlerin de Gebze Ticaret Sicil Müdürlüğüne kayıtlı olduğu, davaya bakma yetkisi Gebze Asliye Hukuk Mahkemesinde (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olmakla dosyanın görevli ve yetkili Gebze Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesi üzere "yetkisizlik kararı" verilmesini, davaya konu çekin davacı tarafça müvekkili SEAHORSE .. A.Ş.'ye kendilerine çıkartılacak ürünlerin bedelini teşkil etmek üzere avans olarak keşide edildiğini, müvekkilinin firmalar piyasalardaki sıkışıklık, başlamış bulunduğu mega plant yatırımı ve özellikle ham madde fiyatlarındaki aleyhe değişim nedeniyle ödeme dengesinde sıkıntı yaşamaya başladığını ve bunun neticesinde iflas erteleme talepli olarak mahkemeye başvurduklarını, bu arada üretimin de durduğunu, müvekkili firmaların en kısa süre içerisinde imalata başlamak için elinden gelen çabayı göstermekte olduğunu yakında üretim faaliyetlerini yeniden başlayacağını düşündüklerini ve bu halde keşide edilen avans çekleri karşılığı olan ürünleri davacıya teslim edeceğini, dolayısıyla açılmış olan davada hukuki menfaat bulunmadığı gibi taraflar arasındaki mutabakatlara uygun olarak ürün verilmesi halinde çeklerin karşılıksız kalmayacağı da aşikar olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; davacının dava konusu olan Türkiye Finans Katılım Bankası A.Ş. Tuzla Sanayi şubesine ait olan 300.000,00 TL bedelli, 4001837 çek numaralı diğer davalı Sea Horse Petro Kimya A.Ş. emrine düzenlenen çekteki imzanın kendisine ait olmadığını, bu nedenle dava konusu çek ile ilgili borçlu olmadığını iddia ettiğini, ancak; davacı yanın mezkûr iddialarının her türlü dayanaktan yoksun olduğunu, davacı yanın, dava dilekçesinde dava konusu çek üzerinde müvekkili tarafından uzman bilirkişilere imza incelemesi yaptırılarak inceleme neticesinde çek üzerindeki imzanın müvekkiline ait olmadığının belirlendiğini beyan ettiğini, davacı yanın işbu yöndeki beyanlarına katılmanın mümkün olmadığını, zira varlığı iddia edilen incelemenin, fotokopi belgeler üzerinde yapıldığını, belge aslı üzerinde bulunan imza örneği incelenmediğinden cihetle Yargıtay'ın Yerleşik İçtihatları doğrultusunda dikkate alınmasının mümkün olmadığını, müvekkil şirketin dava konusu senedi ciro yolu ile temin edildiğini savunarak davanın reddi ile müvekkilini zarara uğratma ve müvekkilin haklı alacağına halel getirme kastları sabit olan davacının alacağın %20' sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alınan Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından sunulan 30.05.2017 raporda; inceleme konusu çekte ...-İstanbul Kimya Kimyevi Maddeler ve Kimyasal Katık Üretimi adına atılı keşideci imzası ile ...'un mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlikler gözlenmekle birlikte gerek inceleme konusu imzaların gerekse mukayese imzaların tersimi basit-taklidi kolay imzalar olmaları nedeniyle söz konusu imzanın ...'un eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, Adli Tıp Uzmanı ... ...'nun 25.07.2017 tarihli raporunda ise; inceleme konusu çekte ... adına atfen atılmış keşideci imzası ile adı geçen şahsa ait mevcut mukayese imzaları arasında gerek işaret edilen hususlar gerekse grafolojik tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı dereceği bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'un eli ürünü olmadığının belirtildiği, alınan raporlar neticesinde imzanın borçluya ait olduğunun anlaşılması koşulu gerçekleşmediğinden senette yer alan imzanın borçluya ait olduğunu ispat külfeti, senedi elinde bulunduran ve imzanın borçluya ait olduğunu iddia eden alacaklıya düşeceğinden bu ispat külfetini borçluya yüklemenin ve ispat edemediğinden imzaya itirazını reddetmenin olanaklı olmadığı, sonuç olarak çekteki imzanın davacıya ait olduğu sabit olmadığı gerekçesiyle davacının menfi tespit talebinin kabulü ile davacının dava konusu Türkiye Finans Bankası Tuzla Sanayi Şubesine ait 01932081 hesap nolu 4001837 çek nolu 15.07.2015 tarihli 300.000,00 TL tutarlı çek nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş, karar davalı ... AŞ vekilince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının davaya konu 15.07.2015 keşide tarihli ve 300.000,00 TL tutarlı çekin keşidecisi göründüğü, davacının çekteki imzasının kendine ait olmadığından bahisle menfi tespit isteminde bulunduğu, mahkemece aldırılan ve denetime elverişli bulunan adli tıp uzmanı ... ...'nun 25.07.2017 tarihli bilirkişi raporu ile, çekteki davacı adına atılı imzanın davacı eli ürünü olmadığının anlaşıldığı, sahtecilik iddiasının mutlak defi olması ve herkese karşı ileri sürülebilecek olması nedeniyle davalı ... şirketinin iyiniyetli hamil olduğu iddiasının sonuca etkili olmadığı, çekteki imzanın davacı tarafa ait olmadığının tespiti nedeniyle başkaca araştırılacak hususun bulunmadığı, tüm bu hususlar gözetildiğinde ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar vermiş olmasının isabetli olduğu gerekçesiyle davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar davalı ...Ş. vekilince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72.maddesi uyarınca icra takibinden önce açılan kambiyo senedi nedeniyle menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı ... AŞ vekilinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, 30.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.