T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/946 Esas KARAR NO : 2025/1861 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2022/341 Esas - 2023/47 Karar TARİHİ: 13/01/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/946 Esas KARAR NO : 2025/1861 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi ESAS NO : 2022/341 Esas - 2023/47 Karar TARİHİ: 13/01/2023 DAVA: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 13/11/2025 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı tarafından müvekkili aleyhine İstanbul 37. İcra Müdürlüğü ... Esas sayılı dosyasında iki adet çeke ilişkin 08/01/2019 tarihinde kambiyo takibi yapıldığını, müvekkili hakkında ayrıca Karşılıksız Çek Şikayeti ile yargılamanın derdest durumda olduğunu, yargılamanın Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesi ... esas sayılı dosyasında derdest olduğunu, ilgili Karşılıksız Çek Keşide Etme suçundan derdest bulunan yargılama dosyasında 05/03/2020 tarihinde tanzim olunan bilirkişi raporunda takibe konu çeklerin T.... Bankası 30/10/2018 Keşide Tarih ... Çek nolu, ve aynı bankanın 30/11/2018 Keşide tarihli ... Çek nolu 25.000 'er TL tutarlı çeklerle ilgili davalının alacaklılık ve müvekkilinin borçluluk durumu tetkik olunduğunu, bu tetkik neticesinde Ticari Defter ve Kayıtlar İncelendiğinde; çeklerin Ciro Yolu ile Davalıya devir olunduğu, Davalının Çekleri Ciro Yolu ile Teslim alarak 30/03/2018 Tarihinde Ticari Defterlerine Kayıt Ettiği, Çeklerin Karşılıksız Kaydı akabinde davalı tarafından 02/12/2019 Tarihinde bu defa aynı muhasebe, ortak ve yöneticiye haiz grup şirketi lehtara iade olunduğu şeklinde kayıt oluşturulduğu, Müvekkilin çekleri 30/03/2018 Tarihinde lehtar ... Şirketine keşide ederek teslimine ilişkin ticari kayıt oluşturduğu, Çekin keşide edildiği lehtara 31/08/2018 tarihinde sonlanan cari borcunun çek tutarları ile uyumlu olduğu, Çeklerin önce lehtara akabinde davalıya verildiği, Çeklerin müvekkile iadesi şeklinde lehtarın 01/11/2018 ve 03/12/2018 tarihinde kayıt açıp , çekleri lehtarın kendi carisinde izlediği, Çeklerin lehtar tarafından müvekkile iadesi hususunda kayıtlar açılmış olmasına rağmen, davalı 02/12/2019 tarihinde çeklerin lehtara iadesi şeklinde kayıt oluşturulduğu tespit olunmuştur. müvekkili cari hesap işletimi ve cari kapanışı gayesi dahilinde, ayrıca komisyon alacağı hakkı mahsubu kapsamında dava dışı grup şirketi lehtar ile sözleşmesel işlemler yaptığını, çeklerin belirli bir anlaşma ve sözleşme ilişkisi kapsamında lehtara teslimine rağmen, ayın grup şirketi davalı kullanılarak esasen ciro olunan çekle bir bağı olmayan davalıya çekler devir olunduğu gibi, takip öncesine cari üzerinden çeklerin iadesi hususu grup şirketi dava dışı lehtar ile anlaşılmasına rağmen vaki dava konusu icra takibi ve cezai mesuliyetle müvekkili karşı karşıya kaldığını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığını, asıl ticari faaliyette bulunduğu lehtarın çeki kendisine komisyon işleyişi anlaşması kapsamında iade etmeyip, grup şirketi yolu ile takibe koyulması mümkün olmadığı gibi, takip tarihi itibari ile herhangi bir alacak hakkı bahşeden bir kambiyo evrakı bulunmadığı gibi ,tümü ile esasen aynı kişi ve yöneticilere haiz davalı yönünden çeklerden alacak bulunmadığı ve iade hususu iyi bilinmektedir. Grup şirketi üzerinden iadesi gereken çekten kambiyo alacağı tahsili cihetine gidilmesinin mümkün olmadığını, bedelsiz kalan senedin grup şirketi kullanımı yolu ile çekin bedelsizliği, çekin takibe konulmasının müvekkile iadesi anlaşmasına aykırılığı bilinerek cirosunun sağlanması yolu ile kazanç elde edimi için işleme tesisine yönelik fiiller nedeni ile cezai kovuşturmaya ilişkin başvurular yapılacağını, müvekkilinin davalıya herhangi bir borcu olmadığı gibi, müvekkiline iadesi gereken kambiyo çeki üzerinden alacak ve takip hakkı bulunmadığından işbu davanın kabulünü talep ettiklerini, davalının haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile talep olunan haksız alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini, takibin durdurulmasını talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının karşılıksız çek şikayeti yapmış oldukları çeklere ilişkin olarak ceza alma korkusuyla huzurdaki davayı açtığını, dava konusu çeklerin 09.01.2019 tarihinde İstanbul 37. İcra Müdürlüğü nün ... E. Sayılı dosyasıyla icra takibine konulduğunu, aynı çeklere ilişkin olarak tarafımızca Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesi nin ...E. Sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmekten suçundan şikayette bulunulduğunu, davacı tarafça ilgili mahkemenin de yönlendirmesi ile de huzurdaki davayı açtığını, davaların devam ederken borçlunun sürekli ödeme planları ile şirkete geldiğini ancak işleri umduğu gibi gidemeyince hukuku dolanma yoluna gittiğini, davacının iddia ettiği gibi çeklere ilişkin olarak herhangi bir borcu olmamış olsaydı tüm icra takiplerini ve ceza davalarını bilmesine rağmen huzurda ki davayı açmak için bu kadar yıl beklemeyeceğini, davacı tarafça karşılıksız çek duruşmalarında vermiş olduğu ifadelerde de görüleceği üzere; hepsinde de borcunu kabul ettiğini, suç işleme kastının bulunmadığını, işleri bozulduğu için ödeme yapamadığını, hatta klasik borçlu savunması olan FETÖ yüzünden alacaklarını alamadığını dile getirdiğini, yine dava konusu çeklere ilişkin Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesi nin 2021/214E. Sayılı karşılıksız çek şikayeti dosyamızın 17.02.2022 tarihli duruşmasında "...yeni devire bu çekler dışında borcum yoktur" diye bizzat beyanda bulunmuş olup çeklere ilişkin borcu olduğunu kabul etmiştir buna rağmen hukuki dayanaktan yoksun yollara tevessül etmesi sanıyoruz ki yine günü kurtarma çabasından ibaret olduğunu, tarafların ticari defterleri incelendiğinde müvekkili şirketin alacaklı olduğu açıkça tespit edileceğini, bu nedenle açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davanın reddine, haksız ve kötü niyetli takip yapmış olması nedeni ile talep olunan haksız alacağın % 20’si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini talep etmiştir. Mahkememizin 06/09/2022 tarihli duruşmasının 1 nolu ara kararı uyarınca Tarafların iddia ve savunmaları, sundukları deliller, dosya kapsamı belgeler ve her iki tarafa ait ticari defter ve kayıtlar incelenmek sureti ile davacının icra takibindeki çeklerden kaynaklı davalıya borçlu olup olmadığı alacağının varlığı konusunda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 13/01/2023 tarih ve 2022/341 Esas - 2023/47 Karar sayılı kararında;"........Somut olayda davalı alacaklının, davacı borçlu tarafından ileri sürülen bedelsizlik - borçlu olmadığı iddiaları açısından sorumluluğu bulunmadığı; hamilin, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket ettiği de dosya kapsamından ispat edilememiştir. Davacı iddiası, şahsi def'i niteliğinde olup, iyi niyetli olmadığı kanıtlanamayan 3.kişi alacaklıya karşı ileri sürülemez. Dava dışı lehtar ile davalı alacaklı arasındaki grup şirketleri olmaları sebebiyle çeklerin muvazaalı devir ilişkisinin iddia kapsamında kaldığı; bu iddia hamilin, senedi iktisap ederken bilerek borçlunun zararına hareket ettiğini ispata yarar nitelikte değildir. İİK m.169/a-1'deki belgelerle de desteklenmemiştir.Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının davasının ispat edemediği, ileri sürülen şahsi defilerden davalının sorumlu olmadığı anlaşılmış olup, aşağıdaki şekilde karar verilmiş ve hüküm kurulmuştur." gerekçesi ile, ''1-Davacının davasının sübut bulmadığından REDDİNE,-Yasal şartları oluşmayan davalının kötü niyet tazminatı taleplerinin REDDİNE,'' karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkemeye Bakırköy 10. İcra Ceza Mahkemesi dosyasında bulunan bilirkişi raporunun deliller nezdinde ibraz olunduğunu, dava dilekçesinde de bu rapor kapsamındaki tetkikler nedeni ile gerekli incelemenin tahkikinin talep olunduğunu, bu hususun yerel mahkeme bilirkişi raporuna itirazlara da konu edildiğini, ancak yerel mahkemenin bu rapor ve dava dilekçesindeki iddiaları dikkate almadan ve incelemeden karar oluşturduğunu, oysa ki süreç tetkik edildiğinde davalı tarafından kambiyo takibinin tarihinde açıldığını, çekin davalı şirket tarafından muhatap bankaya 30/10/2018 tarihinde ibraz olunduğunu, grup şirketi grup şirketi olan dava dışı ve çekte lehtar olan ... Şirketi'nin 30/11/2018 tarihinde ... nolu çeki ... 03/12/2018 tarihinde çekin müvekkile iade ettiğini, çek lehtarı tarafından çek keşidecisine bu tarihte iade olunduğunu, işbu davadan önce çeklerin davalı firma tarafından ve takipten 11 ay sonra 02/12/2019 tarihinde grup şirketi ... şirketine iade olunduğunu, bu gelişmelerden de anlaşılacağı üzere, dava tarihi itibari ile alacağın mevcudiyeti ve yetkili hamil durumunun davalı şirketin kalmadığını, müvekkilin bilgisi dışında grup şirketleri arasında oluşan duruma göre müvekkile çeki iade etmesi gereken dava dışı lehtarın, çek iade etmeyi diğer grup şirketine ciro nedeni ile geciktirmesi dışında fiili bir durum bulunmadığını, Yerel mahkemenin ortakları aynı, muhasebesi ortak olan ve esasen davalı ile dava dışı grup şirketi arasında herhangi bir ticari ve hukuki gerekçeye dayanmayan ciro silsilesi kapsamında, dava dışı lehtar ve davalı ciranta arasında tüm yönleri ile müvekkilin borcu kalmamasına rağmen çeki iade gereği açığa çıkmasına rağmen, grup şirketi lehtar ve davalı yönünden kötüniyeti bilip bilmeme meselesi tartışma dışında olduğunu, Davalı tarafın dava tarihi itibari ile alacağının devam etmesi gerektiğini, çeki iade ile alacağını lehtara devir ve esasen lehtarında takipten önce çeki müvekkile iade kaydına matuf olmalarının Ticari defterler kapsamında alacağın kalmadığına delalet ettiğini, kendi kayıtlarında alacağı kalmadığını kayıt altına alan ve grup şirketi üzerinden müvekkile çekin iadesi gerektiğini kayda alan davalının bulunduğu ve nihayetinde hamil olma durumunu ortadan kaldıran davalının alacak isteminin hukuki ve ticari bir dayanağının bulunmadığını, Mahkemece her ne kadar muvazaa olgusunun varlığının İİK 169 kapsamında belgeye dayandırılmadığı kabule bağlanmış ise de, bu kabulün dosya kapsamına uygun olmadığını, zira davalının kendi Ticari Defter kaydı ile dava tarihinde alacağın mevcut bulunmadığını kayda aldığı gibi, lehtara iade kapsamında lehtarın da çekleri müvekkile takip öncesinde ve takip sonrası kısa dönemde iade ettiğinin de açık olduğunu, davalının kendi kaydı ile yaptığı kaydın yeter delil kuvvetine haiz olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır.Dava; İstanbul 37. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasındaki takibe dayanak çeklerden kaynaklı borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan menfi tespit davasıdır.Mahkemece, davanın reddine, karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Dava konusu 2 adet çek incelendiğinde; ... Bankasına ait 30/10/2018 keşide tarihli, ... seri numaralı, 25.000,00TL. Miktarlı ve yine 30/11/2018 keşide tarihli ... seri numaralı, 25.000,00TL. Miktarlı 2 adet çekin keşidecisinin davacı ..., lehtar/ciranta dava dışı ... Basım San. A.Ş. Ve davalınında her iki çekte lehtardan sonraki ciranta olduğu görülmüştür.Mahkemece, davalı tarafın ticari defter ve kayıtları inceletilmek suretiyle mali müşavir bilirkişiden alınan raporda; Davalı şirketin 2018-2019 yılı ticari defterlerinde yapılan incelemede, davacı ...ile ticari bir ilişkiye rastlanmadığı, dava dışı olan ve uyuşmazlığa konu 2 adet çekin cirantası ... Basın A.Ş. ile davalı şirket arasında ise ticari ilişki bulunduğunun görüldüğünü, davalı şirket ile dava dışı ... A.Ş. arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı olarak 30.03.2018 tarihli çek tahsil makbuzu ile uyuşmazlığa konu olan ... Bankası 30.10.2018 keşide tarihli, ... çek No'lu, 25.000,00 TL. tutarlı ve ... Bankası 30.11.2018 keşide tarihli, ... çek no'lu, 25.000,00 TL. tutarlı 2 adet çekin davalı şirket kayıtlarına alındığı, İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasından 08.01.2019 takip tarihi itibarı ile uyuşmazlığa konu çeklerin davalı şirket uhdesinde bulunduğu görülmekte ise de davalı şirketin 2019 yılı ticari kayıtlarına göre 02.12.2019 tarihinde her iki çekinde dava dışı ciranta ... Basım A.Ş. ye iade edildiği yönünde kayıt yapıldığı ve çeklerin ticari defterlerden çıkartıldığı, huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiği tarih olan 07.04.2022 itibarı ile davalı şirketin uhdesinde bulunmadığı belirtilmiştir.Davacı tarafça, dava konusu çeklerle ilgili olarak Bakırköy 10 İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyası ile karşılıksız çek keşide etmek suçundan hakkında açılan davanın yargılaması aşamasında mahkemece mali müşavir bilirkişi tarafından aldırılan raporu ibraz ettiği, Mali Müşavir Ayhan Zeren tarafından düzenlenen 05/03/2020 tarihli raporda; Taraflarca ve dava dışı ... şirketince incelemeye ibraz edilen yasal defter kayıtları incelendiğinde, dava konusu 30.10.2018 Vadeli ... seri numaralı 25.000,00 TL ve 30.11.2018 vadeli ... seri numaralı 25.000,00 TL tutarındaki çeklerin davalı ...tarafından keşide edilerek ... Şirketine, ... Şirketince de Davacı Yeni Devir şirketine ciro edilerek verildiği, dava dışı ... Şirketinin yasal defter kayıtları incelendiğinde, ... Şirketince dava konusu ... nolu 25.000 TL bedelli çekin 01.11.2018 tarihinde, ... nolu 25.000 TL bedelli çekin ise 03.12.2018 tarihinde ...'ye iade edildiği şeklinde kaydedildiğinin tespit edildiği,(EK:3 Cari Hesap Ekstresi ve Muhasebe Fişleri) davacı Yeni Devir Şirketinin yasal defter kayıtları incelendiğinde ise; söz konusu iade işleminin 2018 tarihinde değil bilirkişi inceleme tarihine yakın 02.12.2019 tarihinde ... Şirketine iade ettiği ... Şirketince de 101-Karşılıksız Çekler hesabına kaydedildiğinin tespit edildiği, her ne kadar ... Şirketince 02.12.2019 tarihinde 101 Karşılıksız. Çekler hesabına kayıt yapılmış ise de ... Şirketinin dava konusu çekleri 2018 Kasım ve 2018 Aralık ayında davalıya iade işleminin yaptığı az yukarıda tespit edildiği, dava konusu çeklerin dava dışı ... şirketinin cari hesabında izlendiği, ancak huzurdaki davanın dava dışı ... şirketince değil davacı Yeni Devir şirketince ikame edildiği, davacı şirketin ortaklarının dava dışı ... şirketinin ortağı olduğu, 2 yönetici ortağının da ... şirketinin de yöneticisi olduğu, davalının dava dışı ... şirketine dava konusu çekler dışında cari hesaptan kaynaklı borçlarının bulunduğu belirtilmiştir.Yukarıdaki açıklanan her iki bilirkişi raporundaki tespitlere göre; Davaya konu İstanbul 37. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyası ile başlatılan 08.01.2019 icra takip tarihi itibarı ile uyuşmazlığa konu çeklerin davalı şirket uhdesinde bulunduğu, davalı şirketin 2019 yılı ticari kayıtlarına göre 02.12.2019 tarihinde her iki çekinde dava dışı ciranta/lehtar ... Basım A.Ş. ye iade edildiği yönünde kayıt yapıldığı ve çeklerin davalı ticari defterlerinden çıkartıldığı, huzurdaki menfi tespit davasının ikame edildiği tarih olan 07.04.2022 itibarı ile davalı şirketin uhdesinde bulunmadığı tespit edilmiş olup bu tespitlere göre Bakırköy 10 İcra Ceza Mahkemesinin ... Esas sayılı dosyasının akıbetinin sorulup bu dosyanın getirtilip dava dosyası içerisine alınarak davacı, davalı ve dava dışı lehtar/ciranta ... Basım A.Ş.'nin ticari defter ve kayıtları mali müşavir bilirkişiye karşılaştırmalı şekilde inceletilerek dava konusu çeklerin davalı tarafından dava dışı ciranta/lehtar ... Basım A.Ş.ye iade edilip edilmediği, cari hesapta çek karşılığının davalı tarafça tahsil edilip edilmediği, davacı tarafından dava konusu çek bedellerinin davalı veya dava dışı ... Basım A.Ş.'ye ödenip ödenmediği yönünde istinaf denetimine elverişli rapor alınıp sonucuna göre ve gerektiğinde taraflara yemin delili de hatırlatılarak varılacak kanaate göre bu çeklerden kaynaklı davacının borçlu olup olmadığı yönünde karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucu yukarıdaki şekilde karar verilmesi yerinde görülmemiştir.Sonuç itibariyle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile, ilk derece mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi gereğince kaldırılmasına, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılarak oluşacak sonuca göre karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesi gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/01/2023 Tarih ve 2022/341 Esas - 2023/47 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a6 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, dosyanın mahkemesine İADESİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf talep eden davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde davacıya iadesine, 4-İstinaf başvurusu için yapılan yargılama giderlerinin esas hükümle birlikte ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Artan gider avansı olması halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Dairemizce verilen kararın mahiyeti gereği İİK'nın 36/5 maddesi uyarınca icranın geri bırakılması için yatırılan teminatın talep halinde teminatı yatıran ilgili tarafa iadesine,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/11/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-g maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.