T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/431 KARAR NO: 2026/497 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/01/2026 NUMARASI: 2025/1464 Esas 2026/20 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil (Muris Muvazaasına Dayalı) KARAR TARİHİ : 25/03/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026 Yukarıda esas numarası yazılı dosya re'sen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemi…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/431 KARAR NO: 2026/497 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/01/2026 NUMARASI: 2025/1464 Esas 2026/20 Karar DAVANIN KONUSU: Tapu İptali ve Tescil (Muris Muvazaasına Dayalı) KARAR TARİHİ : 25/03/2026 G.K. YAZILDIĞI TARİH: 25/03/2026 Yukarıda esas numarası yazılı dosya re'sen istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş olmakla yapılan inceleme neticesinde; Davacı dava dilekçesinde özetle; muris ...'nin 19.11.2017 tarihinde vefat ettiğini, ölümüne kadar ...Kollektif Şti. ... ve ... unvanlı kollektif şirketin ortağı olarak faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin murisin tek yasal mirasçısı olduğunu, TMK.nun 599 ve TTK.nun 253.madde hükümleri uyarınca murisin malvarlığına ilişkin hak ve alacakların tamamının taraflarına geçtiğini, şirketin asli faaliyetinin tapuda "Kayseri ili, ... ilçesi, ... mevki, ... parsel, ... pafta ve ... parsel"de kayıtlı ve söz konusu şirketin en değerli aktiflerinden biri olan benzinlik vasfındaki taşınmaz üzerinden yürütüldüğünü, anılan taşınmazın görünürde bir satış işlemiyle davalı ...'na devredildiğini ancak bu satış işlemi şirketin ekonomik bütünlüğü, faaliyet amacı ve defter kayıtlarıyla uyumsuzluk gösterdiğini, bu nedenle söz konusu işlemin gerçek bir borç ilişkisine dayanmaksızın sırf şirket malvarlığını görünürde azaltma ve alacaklılardan mal kaçırma saikiyle gerçekleştirildiğini, sonrasında ise, söz konusu devir sadece alacaklılardan değil, aynı zamanda muris ...'nin müvekkili ve tarafların çocukları arasında yaşanan ailevi ilişkilerin sarsılması sebebiyle murisin mirasçılarından mal kaçırmak gayesiyle de söz konusu taşınmaz davalı ... üzerinde bırakıldığını, diğer bir ifadeyle, taşınmaz devri her ne kadar görünüşte 1998 yılında yapılmış ve bu haliyle o dönemdeki şirket alacaklılarından mal kaçırma saikiyle gerçekleştirilmiş gibi görünse de, zaman içerisinde muris ...'nin müvekkili ve aile fertleriyle ilişkilerinin bozulması ve çocuklarıyla da benzer şekilde ilişkilerini kopardığını, böylelikle bu taşınmazın yeniden murisin tasarrufuna dönmemesi sonucunu doğurduğunu, dolayısıyla ilk anda “...” saikiyle başlatılmış görünen bu devir işleminin ilerleyen dönemde murisin mirasçılarından mal kaçırmak amacıyla kalıcılaştırıldığını ve taşınmazın tekrar mülkiyetine geçmesinin engellendiğini, müvekkilinin çocukları tarafından ayrıca muris muvazaası sebebiyle Kayseri 3 Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2025/163 Esas sayılı dosyası nezdinde benzer bir dava ikame edildiğini ve halen davanın derdest olduğunu, söz konusu davaya konu 21 adet taşınmazın iş bu davaya konu taşınmaz ile yakın tarihlerde davalı ... tarafından devralındığını, davalının gerek Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi nezdindeki dosyaya konu taşınmazlar gerekse iş bu dosyaya konu taşınmazı devralabilecek kadar büyük hacimde işlemleri eş zamanlı olarak nasıl gerçekleştiremeyeceğini, bu nedenlerle davaya konu taşınmazın muvazaalı şekilde davalı ...'na devredildiğinin tespiti ile davalı üzerine yapılan tescillerin muris muvazaası nedeniyle iptaline, söz konusu taşınmazların miras payları oranında müvekkili adına tesciline karar verilmesine, bunun mümkün olmaması durumunda ise miras bırakan ...'nin hayattayken yapmış olduğu tasarrufların gizli bağış niteliğinde olması ve mirasçı müvekkilinin saklı pay oranlarını aşması nedeniyle söz konusu saklı pay oranlarını aşan gizli bağış niteliğindeki tasarrufların TMK. gereğince tenkis hükümlerine tabi tutulmasına ve neticeten fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla hakkın doğum tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte 1.000.000 TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmesine, taşınmazdan davalı veya sağ kalan ortak tarafından elde edilmiş olan gelirlerin, bilirkişi marifetiyle tespit edilerek, terekeye iadesi amacıyla sebepsiz zenginleşme hükümleri gereğince alacak taleplerinin kabulüne, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesince; "...şirket ortağı olan murisinin zarara uğratılması kastı ile şirkete ait taşınmazın muvazaalı olarak satıldığını iddia ederek tapu iptal ve tescil talep ettiğinden ve şirket ortaklarının haklarının ihlal edilip edilmediği hususları şirketler hukukunun alanına girmesi nedeniyle davaya bakmak Asliye Ticaret Mahkemesinin görevi olduğu..." şeklindeki gerekçesiyle görevsizlik kararı verilerek Kayseri Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğuna ilişkin hüküm kurulmuştur. Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesince ise; "...her ne kadar Asliye Hukuk Mahkemesince mahkememizin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiş olsa da dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK'nın 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de mahkememizin görevi alanına girmediği, dava konusu uyuşmazlığın muris muvazaalı hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, terditli talep ise tenkis istemine olup davanın niteliği itibariyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu(bkz aynı yönde; İstanbul BAM, 2. HD. 2025/1567 E. 2025/1725 K. Sayılı ilamı), 6335 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra mahkememiz ile Asliye Hukuk Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi haline getirildiği, görev ilişkin usul hükümlerinin uygulanmasının gerektiği, görevin kamu düzeniyle ilgili olduğu, HMK'nın 115. ve 138. maddeleri gereği mahkemenin görev hususunu kendiliğinden araştırmakla yükümlü olduğu ve davanın her aşamasında görevsizlik kararı verilebileceği dikkate alındığında, mahkememizin görevsizliğine..." şeklindeki gerekçesiyle karşı görevsizlik kararı verildiği ve dosyanın merci tayini için Dairemize gönderildiği görülmüştür. Uyuşmazlık; merci tayinine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; öncelikli olarak muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptal tescil, terditli talep ise tenkis istemine ilişkindir. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2025/1464 Esas 2026/20 Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, dava konusu edilen uyuşmazlığın TTK.nun 4. maddesine göre, ticari dava olmadığı, bu nedenle de Ticaret Mahkemelerinin görevi alanına girmediği, dava konusu uyuşmazlığın muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkin olup, bu durumda davanın niteliği itibariyle Asliye Hukuk Mahkemelerinin bu uyuşmazlığı çözmekte görevli olduğu anlaşıldığından 6100 Sayılı HMK'nun 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin yargı yeri olarak belirlenmesine ve dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-)6100 sayılı HMK'nın 21, 22 ve 23. maddeleri gereğince Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin YARGI YERİ OLARAK BELİRLENMESİNE, 2-)Dosyanın yargı yeri olarak belirlenen mahkemeye gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362/1-c maddesi gereğince KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026