4. Ceza Dairesi 2013/31085 E. , 2014/30217 K. Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2012 tarihli ve 2012/81385 soruşturma, 2012/35185 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012/2235 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumh…
**4. Ceza Dairesi 2013/31085 E. , 2014/30217 K.** **"İçtihat Metni"** Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 12/09/2012 tarihli ve 2012/81385 soruşturma, 2012/35185 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin, mercii... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012/2235 değişik iş sayılı kararının, Adalet Bakanlığı tarafından kanun yararına bozulmasının istenilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13/09/2013 gün ve 297200 sayılı istem yazısıyla dava dosyası Dairemize gönderilmekle incelendi: İstem yazısında; “Dosya kapsamına göre, şüphelinin aynı eylemi nedeniyle daha önce 15/12/2011 tarihli ve 2011/80986 soruşturma, 2011/45834 esas, 2011/24530 sayılı iddianame düzenlendiği gerekçesiyle mükerrer soruşturma nedeniyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmişse de, anılan iddianamade şüphelinin müşteki olarak yer aldığı, üzerine atılı hakaret suçu nedeniyle daha önce hakkında kamu davası açılmadığı anlaşılmakla, sehven verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA I-Olay: Hakaret suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda,... Cumhuriyet Başsavcılığının 12/09/2012 tarihli kararıyla, şüpheli hakkında aynı konuda önceden kamu davası açıldığı gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği, müşteki İsmail Uysal vekilinin karara süresinde itirazı üzerine, mercii... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarihli kararıyla itirazın reddine karar verildiği, kesin olan bu karara karşı kanun yararına bozma talebinde bulunulduğu anlaşılmıştır. II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı: Kovuşturmaya yer olmadığına dair karara, müşteki tarafından maddi hata yapıldığı gerekçesiyle yapılan itirazın, reddine dair merci kararının hukuka uygun olup olmadığının belirlenmesine ilişkindir. III- Hukuksal Değerlendirme: Kanun yararına bozma, kesinleşen hükümde verildiği zaman yürürlükte bulunan usul ve maddi hukuka ilişkin hukuka aykırılıkların giderilmesi ile sınırlı olduğundan, inceleme karar tarihindeki mevzuat hükümlerine göre yapılmıştır. Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar." 2. fıkrasında, "Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür." 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet Savcısı, bir iddianame düzenler." 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir. Aynı Kanun'un “Cumhuriyet savcısının kararına itiraz” başlıklı 173. maddesinde ise; “(3) Mahkeme, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer sulh ceza hâkimini görevlendirebilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir. (4) Mahkeme istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.” hükümleri yer almaktadır. Diğer taraftan Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin (AİHS) 13. maddesi uyarınca da, temel hak ve özgürlükleri ihlal edilen kimselere etkili bir başvuru yapma hakkı tanınması zorunlu olup, anılan hükmün uygulanmasına ilişkin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) kararlarında, (Örn: Vilko E. - Finlandiya kararı 2007; Sürmeli - Almanya kararı 2006) etkili başvuru yolunun hem teoride, hem pratikte erişilebilir, yeterli ve etkili olması gerektiği belirtilmektedir. İncelenen dosyada, müşteki İsmail Uysal'ın vekili aracılığıyla... Cumhuriyet Başsavcılığına vermiş olduğu 07.02.2012 tarihli dilekçesiyle hakaret ve iftira suçlarından şüpheli ... hakkında şikayetçi olduğu, yapılan soruşturma sonucunda şüpheli hakkında aynı konuda 2011/80986 soruşturma numarası üzerinden... Sulh Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın 2011/1693 esas sayılı dosyasında derdest olduğu gerekçesiyle takipsizlik kararı verildiği anlaşılmaktadır. .... Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1693 esas sayılı dosyasına konu iddianame incelendiğinde, müştekinin ..., şüphelinin İsmail Uysal olduğu, 03.09.2011 tarihinde işlendiği iddia olunan hakaret suçundan kamu davası açıldığı görülmektedir. Bu itibarla,... . Sulh Ceza Mahkemesinin 2011/1693 esas sayılı dosyasında, tarafların ve olayın aynı olmasına karşın, taraf sıfatlarının farklı olması diğer bir deyişle şüpheli ... hakkında hakaret suçundan açılmış bir davanın bulunmadığı gözetilerek, itirazın kabulüyle Ceza Genel Kurulunun 04.12.2007 tarih ve 2007/247-257 sayılı kararı uyarınca, soruşturmanın tamamlanması için dosyanın... Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerekirken, itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır. IV- Sonuç ve Karar: Yukarıda açıklanan nedenlerle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın, kanun yararına bozma isteği doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden, 1-... Ağır Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarih ve 2012/2235 değişik iş sayılı kararının, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 2-Aynı Kanun maddesinin 4-a fıkrası gereğince, sonraki işlemlerin mahallinde tamamlanmasına, 23.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.