İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; 2007 - 2008 tarihlerinde vermiş olduğu iddia edilen vekalete istinaden haberi olmadan adına çeşitli şirketlerin açıldığını ve bu hususun adresine gelen tebligatlar netice…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/519 KARAR NO : 2025/1746 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/06/2023 NUMARASI : 2022/765 Esas - 2023/516 Karar DAVA: Ticari Şirket (Ortak Olmadığının Tespitine İlişkin) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 27/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı dava dilekçesinde özetle; 2007 - 2008 tarihlerinde vermiş olduğu iddia edilen vekalete istinaden haberi olmadan adına çeşitli şirketlerin açıldığını ve bu hususun adresine gelen tebligatlar neticesinde öğrendiğini, her yere müracaatta bulunduğunu ve bu yüzden 8 ay ceza evinde kaldığını, bütün hayatının karardığını ve tüm düzeninin bozulduğunu, Ticaret Odası'ndan aldığı belgelere göre adına iki şirket bulunduğunu, ancak bu şirketlerle hiç bir ilgisinin bulunmadığını, bu nedenlerle mağduriyetinin giderilmesini ve şirketlerle alakasının olmadığının tespitinin yapılmasını talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Müvekkilinin... Gıda Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketi' nde ( Yeni Unvan: ... ) bir süre şirket ortaklığı yaptıktan sonra hissesini devrederek şirket ortaklığından ayrıldığını ve ilişkisini kestiğini, davacının davaya konu ettiği iddialarının müvekkili ile bir ilgisi olmadığı gibi muhatabının de müvekkili olmadığını, müvekkilinin dosyada davalı olarak gösterilmesinde hukuki bir yarar olmadığını, müvekkilinin şirketten ayrılmasına rağmen davacı ... şirketteki ortaklığını devam ettirdiğini, müvekkilinin davalı şirketten ayrılalı 25 yıl geçtiğini ve iddiaların zaman aşımına uğradığını, bu nedenlerle müvekkilin dosyadaki davalı gösterilmesi halinin ortadan kaldırılmasını, dosyadan arındırılmasına, yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine ve vekalet ücreti takdirine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...'ye ve davalı şirkete usulüne uygun olarak davetiyelerin tebliğ edildiği, ancak davaya cevapta bulunmadıkları anlaşıldı. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Sicil dosyasının içerisinden bulunan Kartal 2. Noterliği'nin 16/04/2007 tarihli, ... yevmiye sayılı Limited Şirket Hisse Devir Senedi incelendiğinde; şirket ortağı ...'nun 25.000,00TL sermayeli şirketteki mevcut 15.000,00TL'ye karşılık gelen hissesinin tamamının davacı ...'e devrettiği anlaşılmaktadır. Bu resmi devir işleminden sonra Kadıköy 1. Noterliği'nin 31/05/2007 tarih, ... yevmiye sayılı onay kaydına göre; Hisse Devri ve Müdür Tayini kararı verildiği, şirket ortakları ...ve ...'in tutmuş olduğu toplantı tutanağında göre şirketin önceki hissedarlarından ...'nun mevcut 15.000,00TL tutarlı hissesini davacı ...'e devrederek ortaklıktan ayrıldığı, yine şirket hissedarlarından ...'ın mevcut 10.000,00Tl tutarlı hissesini ...'a devrederek ortaklıktan ayrıldığı, bu devirlerin kabulü ile devir hususunun şirket pay defterine işlenmesine karar verildiği, yapılan devir sonucunda şirket ortakları ve sermaye miktarlarının; 15.000,00TL'si ...'e, 10.000,00TL'si ...'a ait olduğuna ilişkin ve ...'ın 10 yıl için münferit imza ile şirketi temsile yetkili kılınması hususunda alınan ortaklar kurulu kararı olduğu anlaşılmıştır. Her ne kadar davacı kendisinin haberi olmadan ve 2007-2008 tarihinde vermiş olduğu vekalete istinaden adına şirket açıldığını beyan ederek şirketin ortağı olmadığını iddia etmekte ise de; Şirketin sicil kayıtlarına göre davacının bizzat noterde hazır bulunmak sureti ile hisse devri aldığı, daha sonra bu hisse devrinin ortaklar kurulu kararı ile onaylanarak pay defterine işlendiği ve bu kararın noterde onaylandığı anlaşılmaktadır. Buna göre davacının kendi iradesi dışında davalı şirkette ortak olduğu iddiası ispatlanamadığından şirkete karşı ortak olmadığının tespiti davasının reddine, şirketin eski ortakları olan davalı şahısların ise bu davada taraf sıfatları bulunmadığından, davanın ortak olmadığının tespiti istenen şirkete karşı açılması gerektiğinden şahıslar yönünden pasif husumet yokluğundan davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı istinaf dilekçesinde özetle; aleyhine sonuçlanan kararı kabul etmediğini, Yazılı ve sözlü yaptığı savunmalarının mahkeme tarafından gözönünde bulundurulmadığını, içilen kararın usul ve yasaya uygun olarak verilmediğini, beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; davalı şirket ortağı olmadığının tespitine ilişkindir. İlk derece mahkemesince davanın şirket yönünden ispatlanmadığından, gerçek kişiler yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiş, davacı tarafça istinaf isteminde bulunulmuştur.Davacı kendisinin haberi ve bilgisi dışında sahte evrak tanzimi ile şirketlere ortak edildiğini, bu yüzden hapis yattığını, hayatının karardığını, şirketle alakası olmadığını iddia etmektedir. Dava ehliyeti, kişinin bizzat bir davayı açabilme veya davada davalı olarak yer alabilme yetkisini ifade eder ve medeni hukuktaki fiil ehliyetinin usul hukukundaki karşılığıdır. Buna karşın husumet ise tarafın, dava konusu maddi hukuk ilişkisinin süjesi olup olmamasıyla ilgilidir. Taraf sıfatı (husumet), maddi hukuka göre belirlenen, bir sübjektif hakkı dava etme yetkisini ya da bir sübjektif hakkın davalı olarak talep edilebilme yetkisini gösteren bir kavramdır. Dava şartı olan taraf ehliyeti, dava ehliyeti ve davayı takip yetkisi, davanın taraflarının kişilikleriyle ilgili olduğu halde, taraf sıfatı dava konusu sübjektif hakka ilişkindir. Davanın sonucunda verilecek karar kimin hakkını etkileyecekse husumetin o kişi ve kuruma yöneltilmesi gerekir. Davacı, ortak olmadığının tespiti istemini şirkete ve şirketin eski ortaklarına yöneltmiştir. Bu davada husumetin davalı şirkete yöneltilmesi gerekli ve yeterli iken ortaklara husumet yöneltilmesi doğru değildir. Bu durumda, davalı gerçek kişiler hakkında açılan davanın pasif husumetin bulunmaması nedeniyle reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik yoktur.Her ne kadar davacı kendisinin haberi olmadan ve 2007-2008 tarihinde vermiş olduğu vekalete istinaden adına şirket açıldığını beyan ederek şirketin ortağı olmadığını iddia etmekte ise de; Şirketin sicil kayıtlarına göre davacının bizzat Kartal 2. Noterliğinde düzenlenen 16 Nisan 2017 tarih ve ... yevmiye numaralı limited şirket hisse devir senedini imzalayarak şirkette hisse sahibi olduğu, sözlemenin vekaleten düzenlenmediği, noterde davacının kimlik tespitinin yapıldığı, şirket ortaklığa kabul kararında davacının bizzat imzasının bulunduğu, daha sonra bu hisse devrinin ortaklar kurulu kararı ile onaylanarak pay defterine işlendiği ve bu kararın noterde onaylandığı, şube kapanışına ilişkin dilekçede yine davacının bizzat ad ve imzasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda davacının iradesi dışında davalı şirkette ortak olduğu iddiası ispatlanamadığından davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacının yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın, alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan mahsubu ile bakiye 187,80 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğineDair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 27/11/2025