T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:30/09/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:18/11/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:ALANYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ:30/09/2025 TALEBİN KONUSU:İhtiyati Tedbir GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:18/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı, tarafına ait 21/01/2017 tarihli senet üzerinde vade ve borç miktarı kısımlarının tamamen boş bırakıldığını, vadesi belli olmayan bir senedin bono sayılamayacağını, bu nedenle söz konusu senedin kıymetli evrak hükümlerinden yararlanamayacağını ve hukuken bono niteliği taşımadığını, bahse konu senedin Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... Esas - ... Karar sayılı dosyasında davalı ... hakkında TCK'nın 155/2. maddesi uyarınca güveni kötüye kullanma suçundan yürütülen davada delil olarak kullanıldığını, istinaf incelemesi sonucunda kesinleştiğini, kesinleşme ile mahkumiyet kararında bahse konu senet de dahil olmak üzere alınan eşyaların tarafı rızası dışında alındığını sabit görüldüğünü ve davalının mahkum olduğunu, ceza davasının kesinleşmesinin ardından davalı vekilinin senedin iadesini talep ettiğini, mahkemece senedin davalıya iadesine karar verildiğini, verilen karara tarafınca itiraz edildiğini, itirazın üst mahkemece değerlendirilmekte olduğunu, ceza mahkemesince iade kararının kesinleşmesi ve uygulanması halinde senedin üzerindeki boş kısımlarının doldurulma ihtimalinin olduğunu ve telafisinin güç zarar tehlikesi oluşturacağını belirterek, adli emanette bulunan 21/01/2017 tarihli senedin herhangi bir kişi veya kuruma teslim edilmemesi, senedin üzerinde herhangi bir değişiklik, doldurma veya işlem yapılmamasını, senedin Alanya Cumhuriyet Başsavcılığı Emanet Memurluğu'nda muhafaza altına alınması yönünde tedbir karar verilmesini ve bahse konu 21/01/2017 tarihli senedin bono niteliği taşımadığının tespitine ve senedin kendisine verilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"...Mahkemece mevcut bir durumda meydana gelebilecek değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde ihtiyati tedbir kararı verilebilecek olması, ihtiyati tedbir talep eden tarafın dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunluluğu bulunması, “dava sonunda elde edilecek faydayı sağlayacak şekilde”, başka bir deyişle “davanın ve uyuşmazlığın esasını halleder şekilde” ihtiyati tedbir kararı verilmesinin mümkün olmaması, hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın veyahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesine ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının somut olayda bulunmaması nedeniyle talebinin reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı istinaf dilekçesinde özetle; tarafına ait 21/01/2017 tarihli senet üzerinde vade ve borç miktarının boş bırakılması sebebiyle bono niteliği taşımayan senet nedeniyle davalının bu belgeyi iş yerinden rızası dışında alması sebebiyle Alanya 7. Asliye Ceza Mahkemesi kararıyla mahkum olduğunu, senedin davalıya iadesi halinde telafisi güç zararın doğma ihtimalinin bulunduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: İstinafa konu ara karar, ihtiyati tedbir talebinin reddine ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davacının istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının ilk derece mahkemesi ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. ...