İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil;' ... ..." 1989 yılında kurulmuş ve kuruluşundan itibaren sektöre getirdiği yeniliklerle hizmet kalitesini geliştirmiş olup bugün itibariyle 13 bölge müdür…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/630 KARAR NO : 2025/1631 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 24/05/2021 NUMARASI : 2019/1024 Esas - 2021/488 Karar DAVA: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/11/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil;' ... ..." 1989 yılında kurulmuş ve kuruluşundan itibaren sektöre getirdiği yeniliklerle hizmet kalitesini geliştirmiş olup bugün itibariyle 13 bölge müdürlüğü. 28 transfer merkezi, 825 şube, 12 bin kişilik kadrosuyla faaliyet göstermekte olduğu ... sektörünün lider şirketlerinden biridir. Türkiye'nin en geniş erişim ağma sahip, öncü taşımacılık kuruluşu olan müvekkil şirket meşhur ve tanınmış "... ..." markasıyla hizmet vermektedir. Müvekkil şirket yurt içine ve yurt dışına yönelik ... taşımacılığı yapmakta olup taraflar arasında ekli “Taşıma Sözleşmesi” kapsamında ticari ilişki kurulmuştur. (Ekl;19.03.2018 tarihli "Taşıma Sözleşmesi") Oluşan ticari ilişki nedeniyle müvekkil şirket tarafından davalı adına muhtelif sayıda ... taşıması yapılmıştır. Verilen hizmet neticesinde faturalar tanzim edilerek davalıya teslim edilmiş ancak davalı tarafından bir kısım fatura bedelleri ödenmemiştir. 4 Müvekkil şirket tarafından düzenlenen ve davalı borçluya teslim edilen faturalar, cari heS3p ekstresi ve müvekkil şirketin ticari defter ve kayıtları ile de sübut bulacağı üzere davalı nezdinde tahakkuk eden 27.078,01 TL tutarında alacak muacceüyet kazanmıştır. (Ek3: car» hesap ekstresi) Söz konusu alacağın müvekkil şirkete ödenmemesi üzerine, borçlu ve müteaddit kereler şifahen görüşmeler yapılmış ve borcun ödenmesi ihtar edilmiştir. Akabinde Buyükçekmece 14. Noterliği 07.03.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarname keşide edilmiş olup 11 03.2019 tarihinde davalıya tebliğ edilmiştir. (Ek4; Büyükçekmece 14. Noterliği 07.03.2019 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarname ve tebliğ zarfı buna rağmen söz konusu alacak davalı tarafça müvekkil şirkete ödenmemiştir) Bu nedenle 28.03 2019 tarihinde taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan 27.078.81 TL tutarında asıl alacak ve 130/20 TL işlemiş faiz olmak üzere 27.209,01 TL cari hesap/fatura alacağının tahsili amacıyla İstanbul 6. İcra müdürlüğünün... E. Sayılı dosyası ile aleyhine ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davalı tarafından yetkiye ve borca itiraz edildiğinden dosyanın yetkili Bakırköy icra müdürlüğüne gönderilmesi talep edilmiştir. Dosya Bakırköy 16. İcra müdürlüğü... E. Sayılı dosya ile kaydedilmiş ve borçluya Ödeme emri gönderilmiştir. (EK5; İstanbul 6. İcra müdürlüğünün ... E, Ve Bakırköy 16. İcra müdürlüğü... E. Sayılı icra dosyası takip talebi ve ödeme emri) davalı tarafından borca fecilerine haksız olarak itiraz edilmekle takibin durmasına sebebiyet vermiştir (Ek6: davalının borca itiraz dilekçesi müvekkil şirket alacağının tahsili amacıyla itirazın iptali ile dosya borcunun ve icra inkar tazminatının ödenmesi talepleri ile ara bulucuya başvurulmuş olup süreç 07.11.2019 tarihinde görüşme yapılmadan anlaşamamayla olumsuz sonuçlanmıştır. Davalının icra takibine yapmış olduğu itiraz haksız ve mesnetsiz olup davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmadığı görülmüştür. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Davacı defterlerine göre davacı yan takip miktarı kadar asıl alacaklı görünse de ,davalı taraf ticari defterlerini imtina etmiş olup ,davacı yan sunduğu hizmeti eldeki belgelerle tam olarak ispat edememekle ,davacının alacak talebi taraf ba- bs bildirimleri üzerinden değerlendirilerek; davacı yan 2018 yılında 3 adet ,2019+ yılında 6 adet belge ile toplam 24.222,00 TL tutarında satış bildirimi yapmış olup ,davalı yan karşılığında sadece 2019 yılında 3 adet belge ile 11.607,00 TL tutarında ba bildirimde bulunduğundan davalının bildirimi üzerinden davacının alacak talebi değerlendirilerek davacının 11.607,00 TL alacaklı olduğu ,asıl alacağa ihtarname tebliği üzerine 18/03/2019 tarihinde davalı taraf temerrüde düşmüş olup takip tarihi 02/04/2019 tarihine kadar 15 günlük temerrüdü resen hesaplanarak (11.607,ü00 TL x15 gün x19,50 faiz oranı /36500 =93,15 TL )93,15 TL işlemiş faiz toplamı üzerinden davanın kısmen kabulüne, ve İİK 67/2 uyarınca alacağın likit oluşu ve borçlunun itirazında haksız çıkması sebebiyle alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece, alacak taleplerinin sadece davalının BA bildirimi üzerinden değerlendirildiğini, sunulan deliller ve bilirkişi raporu hiçbir şekilde göz önünde bulundurulmadığını, yerel mahkemece taşıma akdinin yurt dışı taşımacılık işlemlerini kapsadığını ve de KDV'den muaf olduğu anlaşılmakla BA-BS formları üzerinden yapılan inceleme neticesinde karar verildiğini, yerel mahkeme kararına işlemiş faiz yönünden itiraz edildiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, davanın ve icra inkar tazminatı talebinin kabulüne, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE :Dava; taşıma sözleşmesinden kaynaklanan açık hesap (fatura) alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı tarafından davalı hakkında Bakırköy 16.İcra Dairesinin... sayılı dosyası ile; ''Fatura alacağı'' borcun sebebi gösterilerek ve cari hesap ekstresi eklenerek 27.078,81 TL asıl alacak ve 130.20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 27.209,01 TL alacağın tahsili için ilamsız takip başlatıldığı, borçlunun itirazı ile takibin durduğu ve eldeki itirazın iptali davasının açıldığı görülmektedir. Davacı tarafın taşıma işiyle iştigal ettiği, davalıya ait bir kısım taşıma işini yaptığı, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunduğu anlaşılmaktadır. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Davacının HMK 222 maddesi gereği sahibi lehine delil olma niteliğine sahip ticari defterlerindeki kayıtlara; davalının usulüne uygun ihtara rağmen ticari defterlerini ibraz etmediği anlaşılmakla açık hesaba dayanak faturalara konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanmış olduğu anlaşılmakla delillerin takdirinde hata edilerek sadece davalı BA formunda bildirilen miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Davacı tarafça takip konusu borcun ödenmesi için davalı tarafa Büyükçekmece 14. Noterliğinden gönderilen 7 Mart 2019 tarihli ihtarname ile 7 günlük süre verildiği, ihtarnamenin davalıya 11 Mart 2019 tarihinde tebliğ edildiği, temerrüdün verilen sürenin dolmamsı ile 19 Mart 2019 tarihinde oluştuğu anlaşılmıştır. Alacağa bu tarihten takip tarihine kadar 132,01 TL faiz hesaplanmış olmakla taleple bağlı kalınarak 130,20 TL işlemiş faiz talebinin de kabulü gerekmektedir. Alacak likit itiraz haksız olmakla hüküm altına alınan meblağın %20 si oranında 5.441,80 TL icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiştir. Açıklanan nedenlerle HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçelerindeki belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; davacı vekilinin istinaf taleplerinin kabulü ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından dairemizce davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-Davanın KABULÜ ile, 2-Davacının Bakırköy 16. İcra Dairesi'nin... E. sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin takip talebindeki şartlar ile aynen DEVAMINA, 3- 5.441,80 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Harçlar kanunu gereğince dava değeri üzerinden alınması gereken toplam 1.858,64-TL harçtan daha önceden ödenen toplam 328,62-TL harç düşüldükten sonra eksik kalan 1.530,02-TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,5-Davacı tarafından yapılan; 44,40 TL Başvuru Harcı, 328,62 TL Peşin Harç, 141,10 TL posta ve tebligat gideri, 1.600 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.114,12 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T göre hesaplanan 27.209,01-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Dava şartı olan arabuluculuk görüşmeleri neticesinde İstanbul Anadolu Arabuluculuk Bürosu'nun 2024/144036 sayılı dosyasında takdir edilen 1.320,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,8-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,9-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 66,00 TL olmak üzere toplam 286,70 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 17/11/2025