7. Hukuk Dairesi 2013/17716 E. , 2014/14325 K. Mahkemesi : Antalya 2. İş Mahkemesi Tarihi : 05/03/2013 Numarası : 2011/653-2013/82 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı M.. T.. ve davalı H.. B.. vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve ö…
**7. Hukuk Dairesi 2013/17716 E. , 2014/14325 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Antalya 2. İş Mahkemesi Tarihi : 05/03/2013 Numarası : 2011/653-2013/82 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı M.. T.. ve davalı H.. B.. vekillerince istenilmekle, temyiz isteklerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı –karşı davalı, işyerinde elektrik mühendisi olarak çalıştığını ve tespit ettiği eksiklikler ve yönetmeliklere aykırı işlemler nedeni ile iş bitim evraklarını imzalamayı reddettiğini, davalı firma sahibinin, kendi yerine imza atarak sahte belge düzenlediğini, davalının bu eylemi nedeniyle yargılandığını ve mahkum olduğunu ve kararın kesinleştiğini, davalının ve firmasının yapı denetim yetkilerinin de bu nedenle iptal edildiğini, davalının hukuka aykırı eylemleri nedeni ile işinden ayrılmak zorunda kaldığını ve davalının kendi yerine imza atması nedeniyle ziyadesiyle üzüldüğünü bu nedenle davalıdan manevi tazminat tahsilini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı, iddianın aksine davacının kendisinin kusuru nedeniyle firmanın kapanmasına neden olduğunu, davacının aynı anda iki yapı denetim firmasında çalıştığını, Bayındırlık Bakanlığına sunduğu taahhüde de aykırı davrandığını ve bu durumun Bayındırlık Bakanlığı müfettişlerince yapılan incelemede ortaya çıktığını ve davacıya ticari faaliyette bulunması nedeniyle 1 yıl süreli denetçi belgesinin iptali ve denetim şirketinin ise imzaların adı geçen denetçiye ait olmadığı gerekçesi ile 1 yıl hak mahrumiyeti ve kapatma cezası verildiğini, bu nedenle Konya ilinde yapı denetim kuruluşlarının içinde sıralamaya girmeye hak kazanan Ç.. Yapı Denetim Ltd. Şti’ nin hak mağrumiyetine yol açtığını ve bu nedenle uğranılan maddi-manevi zararın davacıdan tahsilini karşı dava olarak talep etmiştir Mahkemece toplanan delillere göre asıl dava ve karşı davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda davacı, davalı işyerinde 01.06.2006-01.05.2007 tarihleri arasında proje ve yapı denetçisi olarak çalışmıştır. Davacı iş akdi devam ederken kendisinin imzasının sahte olarak davalı tarafından kullanıldığı iddiasıyla savcılığa suç duyurusunda bulunmuştur. Yapılan soruşturma neticesinde davalı H.. B.. hakkında davacıya atfen sahte imzaları kullanmak eylemi nedeniyle resmi evrakta sahtecilikten 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geriye bırakılmasına karar verilmiştir. Aynı zamanda davalı şirket hakkında müfettiş incelemesi yapılmış ve denetim sonucunda 29.07.2009 tarihinde Bayındırlık ve İskan Bakanlığı ilgili kararında çeşitli tarihlerde şirket temsilcisi H.. B..’in resmi makamlara ibraz ettiği belgelerde imzaların ismi geçen denetçi M.. T..’a ait olmadığının tespit edildiği, bu nedenle bu belgelerin düzenlenmesinin ve tekemmülünün sorumluluğunun yapı denetim firmasında olduğunun ve Sefa Yapı Denetim Şirketinin ilgili kanun ve mevzuata aykırı davrandığının tespit edildiği, ayrıca şirketin denetçisi M.. T..’ın ise aynı zamanda S..-A.. İnşaat Sanayi şirketinin ortağı olması ve bu durumunda 4708 sayalı Yapı Denetim Hakkında Kanuna aykırılık oluşturduğu, sonuç olarak denetçi M.. T..’ın denetim faaliyetlerinin durdurulmasına, şirketin ise Yapı Denetim Belgesinin Bakanlığa geçici olarak iadesine karar verilmiştir. Söz konusu bu karara karşı davacı M.. T.. Ankara 5. İdare Mahkemesinde açtığı davada mahkeme, her ne kadar S..-A.. Ltd. Şti’nin ticaret sicili kaydı silinmemiş ise de anılan şirketin bu tarihten sonra ticari faaliyette bulunduğunu gösterir herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanmadığı, göz önüne alındığında davacının ticari faaliyette bulunması gibi bir durumun söz konusu olmadığı, bu nedenle dava konusu işlemin davacıya yönelik kısmında hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuyla işlemin iptaline karar verilmiştir. Davalı şirket ise Bakanlığın ilgili işlemine karşı Ankara 10. İdare Mahkemesi’ne açtığı davada mahkemece , şirketin sahibinin sahte imzalı belgeleri kamu kurumları nezdinde kullanmak suçundan ceza aldığı, söz konusu belgelerin düzenlenmesinden ve tekemmülünden sorumlu olan yapı denetim faaliyetlerinin 1 yıl süre ile durdurulmasına ilişkin işlemde herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığı belirtilerek davanın reddine karar verilmiştir. Tüm bu açıklamalar nezdinde davacı bakanlığın kendisiyle ilgili denetim yetkisinin durdurulması işlemine karşı açtığı iptal davasını kazanmış ve idarenin bu işleminde kusurunun olmadığını ispatlamıştır. Davalı şirketin ise bakanlığın işlemine karşı açtığı iptal davası reddedilmiştir. Bu nedenle bakanlığın bu işlemine neden olan taraf sadece davalı şirkettir. Ayrıca davalı şirket temsilcisi H.. C.. B.. hakkında ceza mahkemesinde davacının imzasını sahte olarak kullandığından dolayı resmi evrakta sahtecilik suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir. Sonuç olarak davalı şirket kendi kusuru nedeniyle yapı denetim belgesinin bakanlığa iadesine karar verildiğinden karşı davada taleplerinin reddedilmesi hukuka uygun olmuştur. Ancak davacının açtığı asıl dava açısından, davacının Bakanlığın söz konusu ruhsatın iadesi ve denetim faaliyetinin durdurulması işleminde kusurunun olmadığının anlaşılması ve H.. B..’in sahtecilik suçundan ceza aldığı olayda katılanın davacı M.. T.. olduğu dikkate alındığında davacı hakkında manevi tazminat talep hakkının doğduğunun kabul edilmesi gerekirken davacının manevi tazminat davasının reddi hatalı olmuştur. Mahkemece bu husus yerine getirilmeksizin eksik inceleme ile hüküm kurulması hatalı olup bozmayı gerektirmiştir Ayrıca karşı davalı dava dilekçesinde 50.000,00 TL maddi, 50.000,00 TL ise manevi tazminat talebinde bulunmuştur. Mahkemece sadece bir tek 1320,00 TL red vekalet ücretine hükmedilmiştir. Taleplerin reddi ayrı ayrı olduğundan vekalet ücretinin de ayrı ayrı hesaplanması gerekirken tek bir vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacı-k.davalıya iadesine, aşağıda yazılı temyiz harcının davalı-k.davacıya yükletilmesine, 24.06.2014 gününde oybirliği ile karar verildi.