Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2297 E. , 2024/5620 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2297 Karar No:2024/5620 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: "... ili, ... ilçesi, ... Mahalles
Danıştay 13. Daire Başkanlığı 2024/2297 E. , 2024/5620 K. "İçtihat Metni" T.C. D A N I Ş T A Y ONÜÇÜNCÜ DAİRE Esas No:2024/2297 Karar No:2024/5620 TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ... İç ve Dış Ticaret Ltd. Şti. VEKİLİ : Av. ... KARŞI TARAF (DAVALI) : ... Kurumu VEKİLİ : Av. ... İSTEMİN KONUSU: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir. YARGILAMA SÜRECİ: Dava konusu istem: "... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...Yolu, No:... (... ada, ... parsel)" adresinde kurulu akaryakıt istasyonu nitelikli taşınmazın kullanımı konusunda mülkiyet sahibi ile kira sözleşmesi imzalayan davacının bayilik lisansı başvurusunun, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen ...tarih ve ... sayılı işlemin iptali istenilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ... İdare Mahkemesince verilen... tarih ve E:..., K... sayılı kararda; vergi suçunun Cumhuriyet Başsavcılığına bildirilmesi sonrası kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar tüm faaliyetlerin geçici olarak durdurulacağı ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmeyeceğine ilişkin açık kanun hükmü dikkate alındığında, davacı şirketin işletmek istediği akaryakıt istasyonunu önceden işleten şirketin temsilcileri hakkında vergi suçu nedeniyle açılmış bulunan soruşturmanın devam ettiği anlaşıldığından, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Belirtilen gerekçelerle dava konusu işlem hukuka uygun bulunarak davanın reddine karar verilmiştir. Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesince; davacı şirketin ilgili istasyonu mülkiyet sahibinden kiraladığı, söz konusu istasyon için daha önce ... Akaryakıt Petrol Nakliyat Tekstil ve Gıda Ticaret Ltd. Şti. (...) adına düzenlenen... tarih ve ... sayılı bayilik lisansının... tarih ve ... sayılı Olurla sonlandırıldığı, öte yandan, ...tarih ve ... Kurum evrak giriş sayılı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı yazısında adı geçen şirket hakkında 7318 sayılı Kanun hükümleri uyarınca 2021 yılına ilişkin vergi incelemesi bulunduğu yönünde bilgi verilmesi üzerine devrin engellenmesine yönelik EPVYS sistemi üzerinde kilitleme işlemi yapıldığı, davacı şirket tarafından yapılan lisans başvurusunun ise bu sebepten dolayı 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20/2-(g) maddesinde yer alan düzenleme gereğince dava konusu işlemle reddedilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, ...'nin 2018, 2019, 2020 ve 2021 yıllarına ait vergi incelemelerinin devam ettiği, karar tarihi itibarıyla da incelemelerin sonuçlanıp sonuçlanmadığına dair herhangi bir bilgi veya belgenin dosyaya sunulmadığı, 2021 yılına ilişkin olarak ... Cumhuriyet Başsavcılığına sahte belge kullanmaktan dolayı şirket yetkilisi hakkında suç duyurusunda bulunulduğu ve yine adı geçen bu şirket adına işletilmekte olan söz konusu akaryakıt istasyonunun belirtilen fiili nedeniyle mühürlendiği, söz konusu mühürleme işlemine karşı açılmış bir dava kaydına da rastlanılmadığının davalı idarenin 17/03/2023 tarihli yazısında belirtildiği, 5015 sayılı Kanun'un 20/2-(g) bendi uyarınca vergi incelemesi devam ettiği sürece ilgili tesisler için yapılan lisans başvurularının kabul edilmeyeceği, davacı şirkete lisans verilmeme sebeplerinin iki ayrı nedene dayandığı, bunlardan ilkinin Koza 77 hakkında vergi incelemesinin devam etmesi nedeniyle EPVYS sistemi üzerinden lisans devirlerinin kilitlenmiş olması, ikincisinin ise akaryakıt istasyonunun mühürlenmiş olması olduğu, Bu durumda, lisans başvurusuna konu edilen tesise yönelik olarak 5015 sayılı Kanun'un 20/2(g) bendi kapsamında olmak üzere, lisans verilmesine engel durumların varlığının somut olayda gerçekleşmiş olması dikkate alındığında, davanın reddi yolundaki istinaf başvurusuna konu Mahkeme kararında sonucu itibariyle hukuka aykırılık görülmediği sonucuna varılmıştır. Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun belirtilen gerekçeyle reddine karar verilmiştir. TEMYİZ EDENİN İDDİALARI: Davacı tarafından,...Asliye Ceza Mahkemesinin... esas sayılı dosyasında beraat kararı verildiği ve istasyonun tekrar faaliyete geçtiği, dava konusu işlemin dayanağının kalmadığı ileri sürülmektedir. KARŞI TARAFIN SAVUNMASI: Davalı idare tarafından savunma verilmemiştir. DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ: Temyiz isteminin kabulü ile Bölge İdare Mahkemesi kararının bozulması gerektiği düşünülmektedir. TÜRK MİLLETİ ADINA Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü: İNCELEME VE GEREKÇE: ESAS YÖNÜNDEN: MADDİ OLAY : Davacı tarafından, "... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ...Yolu, No:... (... ada, ... parsel)" adresinde bulunan akaryakıt istasyonuna bayilik lisansı verilmesi istemiyle 30/12/2022 tarihinde yapılan başvuru, aynı adreste ... tarih ve ... sayılı bayilik lisansıyla faaliyet gösteren dava dışı ...... hakkında vergi incelemesinin devam ettiğinden bahisle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin 2. fıkrasının (g) bendi uyarınca Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (Kurum) Petrol Piyasası Dairesi Başkanlığının ... tarih ve ... sayılı yazısı ile bildirilen ...tarih ve ... sayılı işlemiyle reddedilmiş, bunun üzerine bakılan dava açılmıştır. İLGİLİ MEVZUAT: Anayasa'nın 138. maddesinin son fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu; bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği kurala bağlanmıştır. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun 359. maddesinde, "a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, Hakkında on sekiz aydan beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibariyle gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibariyle yanıltıcı belgedir. b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir... ç) Hazine ve Maliye Bakanlığınca yetkilendirilmediği halde, ödeme kaydedici cihaz mührünü kaldıran, donanım veya yazılımını değiştiren veya yetkilendirilmiş olsun ya da olmasın ödeme kaydedici cihazın hafıza birimlerine, elektronik devre elemanlarına veya harici donanım veya yazılımlarla olan bağlantı sistemine ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemlere fiziksel veya bilişim yoluyla müdahale ederek; gerçekleştirilen satışlara ait mali belge veya bilgilerin cihazda kayıt altına alınmasını engelleyen, cihazda kayıt altına alınan bilgileri değiştiren veya silen, ödeme kaydedici cihaz veya bağlantılı diğer donanım ve sistemler ya da kayıt dışı satışın önlenmesi için kurulan elektronik kontrol ve denetim sistemleri veya ilgili diğer sistemler tarafından Hazine ve Maliye Bakanlığı veya diğer kamu kurum ve kuruluşlarına elektronik ortamda iletilmesi gereken belge, bilgi veya verilerin iletilmesini önleyen veya bunların gerçeğe uygun olmayan şekilde iletilmesine sebebiyet verenler üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır..." kuralına yer verilmiştir. Aynı Kanun'un "Bazı kaçakçılık suçlarının cezalandırılmasında usül" başlıklı 367. maddesinde ise, "Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla vergi dairesi başkanlığı veya defterdarlık tarafından keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir.359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder. Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur. 359 uncu maddenin (ç) ve (d) fıkralarında yazılı suçların işlendiğinin inceleme sırasında tespiti halinde incelemenin tamamlanması beklenmeksizin, sair suretlerle öğrenilmesi halinde ise incelemeye başlanmaksızın Vergi Müfettişleri ve Vergi Müfettiş Yardımcıları tarafından bu tespitlere ilişkin rapor düzenlenir ve rapor değerlendirme komisyonunun mütalaasıyla birlikte keyfiyet Cumhuriyet başsavcılığına bildirilir. Kamu davasının açılması için incelemenin tamamlanması şartı aranmaz. (...)" kuralı yer almaktadır. 30/04/2021 tarih ve 31470 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7318 sayılı Vergi Usul Kanunu İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 10. maddesiyle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasına eklenen (g) bendinde, "Bu Kanuna göre lisansa tabi faaliyetler ile ilgili olarak, 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 359 uncu maddesinin (a) ve (b) fıkraları kapsamında; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleme veya bu belgeleri kullanma, belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleme veya bu belgeleri kullanma suçları ile aynı maddenin (ç) fıkrasında yazılı suçların işlendiğinin anılan Kanunun 367 nci maddesi uyarınca Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi ile birlikte durum, Kuruma da iletilir ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez. Kesinleşmiş mahkeme kararına göre lisans sahiplerinin lisansı iptal edilir. Bu bent kapsamında kalan fiillere ilişkin olarak verilen idari para cezaları ödenmediği müddetçe lisansa konu tesis için lisans verilmez. Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." kuralı yer almıştır. Anılan kanun değişikliğinin Anayasa'ya aykırı olduğu itirazıyla yapılan başvuru üzerine Anayasa Mahkemesinin 28/09/2023 tarih ve E:2023/35, K:2023/163 sayılı kararıyla, "... ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler kovuşturmaya yer olmadığına dair karar veya mahkeme kararı kesinleşinceye kadar geçici olarak durdurulur..." ve "... ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." bölümleri Anayasa'ya aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 14/11/2023 tarih ve 32369 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. Anayasa Mahkemesinin söz konusu kararı üzerine 28/12/2023 tarih ve 32413 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan 7491 sayılı Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 48. maddesiyle 5015 sayılı Kanun'un 20. maddesinin ikinci fıkrasının birinci cümlesinde yer alan ve Anayasa'ya aykırı bulunan ibare, "...ve Kurum tarafından her türlü tesiste (rafineri hariç) lisansa tabi tüm faaliyetler geçici olarak durdurulur ve bu süre içinde söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklinde değiştirilmiş ve birinci cümleden sonra gelmek üzere, "Kurum tarafından geçici durdurma işleminin kaldırılıp kaldırılmayacağı bu fıkrada yer verilen suçlarla sınırlı olmak üzere Cumhuriyet başsavcılığı veya mahkemelerden temin edilecek bilgilere göre altı ayda bir değerlendirilir. Ancak kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kesinleşmesi üzerine ya da mahkumiyet dışında bir hüküm veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi halinde kesinleşmesi beklenmeksizin Kuruma yargı merciince bildirilmesiyle veya sair suretlerle Kurumca ıttıla edilmesi durumunda geçici durdurma işlemi Kurum tarafından kaldırılır." cümleleri eklenmiştir. Dairemizin E:2023/366 sayılı dosyasındaki anayasaya aykırılık iddialarını ciddi görmesi ve Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendinin, "Bu bent kapsamındaki suçlara ilişkin vergi incelemesi sonuçlanıncaya kadar söz konusu tesis için başka bir gerçek veya tüzel kişiye de lisans verilmez." şeklindeki altıncı ve son cümlesinin teşebbüs özgürlüğünü ve mülkiyet hakkını ölçüsüz şekilde sınırlandırdığı, bu haliyle kuralın Anayasa’nın 2., 13., 35. ve 48. maddelerine aykırı olduğu iddiasıyla yaptığı itiraz başvurusu üzerine Anayasa Mahkemesinin 27/06/2024 tarih ve E:2023/136, K:2024/127 sayılı kararıyla ilgili kural Anayasa'nın 13. ve 48. maddelerine aykırı bulunarak iptal edilmiş, anılan karar dokuz ay sonra yürürlüğe girmek üzere 02/10/2024 tarih ve 32680 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanmıştır. HUKUKİ DEĞERLENDİRME: Dava konusu işlemin dayanağı olan kuralın iptaline ilişkin ... tarih ve E:..., K:... sayılı Anayasa Mahkemesi kararında, vergi incelemesi devam ettiği sürece incelemeye konu lisansın üçüncü kişilere devrini yasaklayan kuralın vergi kaybının önlenmesi amacı yönünden elverişli ve gerekli olabileceği, bu yöndeki düzenlemenin kanun koyucunun takdir yetkisinde olduğu, ancak kuralda vergi incelemesi süresince tedbirin gözden geçirilmesine ilişkin bir düzenleme bulunmadığı, bu haliyle idareye gözden geçirme imkanı tanınmadığı gibi, tedbire muhatap olanlara da talepte bulunma imkanı sağlanmadığı, dolayısıyla kuralın orantılılık şartını sağlamadığı, teşebbüs özgürlüğüne getirilen kısıtlama ile kamu zararını önlemeye yönelik amaç arasındaki makul dengenin bozulduğu gerekçesine yer verildiği görülmektedir. Söz konusu gerekçe incelendiğinde, vergi kaybının önlenmesi amacıyla hakkında vergi incelemesi yürütülen akaryakıt istasyonları hakkında belli bir süre için lisans devri kısıtlaması gibi tedbirlere başvurulmasının mümkün olduğu ancak, Anayasa Mahkemesinin... tarih ve E:... K:... sayılı iptal kararındaki gerekçeye benzer şekilde, süreç içerisinde ortaya çıkabilecek yeni ve lehe durumların göz önüne alınarak, şayet tedbiri gereksiz hale getirecek bir gelişme varsa, buna göre yeni bir işlem tesis edilmesi gereğine işaret edildiği anlaşılmaktadır. Şu halde, devralınmak istenilen bayilik lisansı sahibi hakkında yürütülen vergi incelemesi sürecinin ne şekilde geliştiği, süreç sonunda suç şüphesine rastlanıp rastlanmadığı, vergi suçu raporu tanzim edilip edilmediği, sürecin savcılık yoluyla adli mercilere intikal ettirilip ettirilmediği hususları önem arz etmektedir. Nitekim vergi incelemesinin herhangi bir suç unsuruna rastlanılmaksızın sonlandırılması mümkün olduğu gibi, adli merciler tarafından gerçekleştirilen soruşturma ve kovuşturma süreçleri de tedbirin haksızlığını ortaya koyabilir. Öte yandan, vergi mahkemeleri nezdinde yürütülen bir yargılama neticesinde isnat edilen fiil sabit görülmeyerek kabul yönünde bir karar verilmesi de mümkündür. Dolayısıyla Anayasa Mahkemesinin... tarih ve E:..., K:... sayılı iptal kararı, idarenin hakkında vergi incelemesi devam eden işletmelere yönelik geçici tedbir mahiyetinde işlem tesis etmesinin önünde engel teşkil etmemekle birlikte, devam eden idari tahkikat ve yargı süreçlerinde, söz konusu tedbirin haksızlığını veya gereksizliğini ortaya koyan bir gelişmenin ortaya çıkması halinde, Anayasa Mahkemesi'nin ilgili iptal kararı da göz önüne alınarak, idare ve yargı mercileri tarafından, yeni hukuki duruma göre işlem ve karar tesis edileceği de açıktır. Dava dosyasının incelenmesinden, ilgili akaryakıt istasyonunun bayilik lisansının devren iktisabı amacıyla 30/12/2022 tarihinde Kuruma başvuru yapıldığı, ancak anılan tesiste faaliyet gösteren eski lisans sahibi ... hakkında vergi incelemesi bulunduğundan anılan şirket adına düzenlenen ... tarih ve ... sayılı lisansın devrinin engellenmesi amacıyla Vergi Denetim Kurulu Başkanlığının... tarih ve ... sayılı yazısına istinaden sistemin 05/10/2021 tarihinde kilitlendiği,... tarih ve ... sayılı Olur ile de 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca davacının başvurusunun reddedildiği, vergi incelemesi sürecinin sonunda suç şüphesine rastlanıldığı ve yetkililer hakkında...tarih ve... sayılı Vergi Suçu Raporunun düzenlendiği, durumun ... Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettirildiği ve akabinde istasyonun mühürlendiği, söz konusu suç duyurusu üzerine...'nin yetkilisi (...) hakkında "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçundan açılan davada yapılan yargılamada ... Asliye Ceza Mahkemesinin ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararıyla...'nin beraatine karar verildiği, söz konusu kararın 15/11/2023 tarihinde kesinleştiği görülmektedir. Tüm bu hususlar birlikte değerlendirildiğinde, her ne kadar vergi kaybının önlenmesi amacıyla vergi incelemesi sürecinde lisans devrini önlemeye yönelik gerekli, elverişli ve ölçülü tedbirler alınması mümkünse de, yargı süreçlerinde ilgililer hakkında takipsizlik veya beraat kararı verilerek, yahut vergi mahkemesince bir kabul kararı verilerek tedbirin haksızlığının ortaya konulması halinde, yasama ve yargı organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğuna ilişkin Anayasa'nın 138. maddesi de göz önüne alındığında, yargı mercileri tarafından oluşan yeni hukuki duruma göre karar verilmesi gerekmektedir. Bu durumda, dava konusu istasyonu önceden işleten ... şirketinin yetkilisi hakkında "Vergi Usul Kanununa Muhalefet" suçlamasıyla yürütülen ceza soruşturması neticesinde... Asliye Ceza Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararıyla ...'nin beraatine karar verildiği, anılan kararın 15/11/2023 tarihinde kesinleştiği görüldüğünden, yapılan lisans başvurusunun, ilgili istasyon hakkında vergi incelemesi bulunduğundan bahisle 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun 20. maddesinin ikinci fıkrasının (g) bendi uyarınca reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna varılmıştır. Bu itibarla, davanın reddi yolundaki İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddine ilişkin temyize konu Bölge İdare Mahkemesi kararında hukuki isabet bulunmamaktadır. KARAR SONUCU : Açıklanan nedenlerle; 1. Davacının temyiz isteminin kabulüne; 2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik istinaf başvurusunun gerekçeli reddi yolundaki temyize konu ... Bölge İdare Mahkemesi ... İdari Dava Dairesinin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararının 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 3. Yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın ... Bölge İdare Mahkemesi... İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 18/12/2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.