T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/10/2025 (Ara Karar) DAVA TÜRÜ: Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekil…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: ANTALYA 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ KARAR TARİHİ: 13/10/2025 (Ara Karar) DAVA TÜRÜ: Maddi Tazminat GEREKÇE TARİHİ: 27/11/2025 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; .... tarihinde ... Caddesinde seyir halinde olan müteveffa ... a, .. sokağından hızla gelen davalı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile çarptığını, çarpma sonucu ... un ağır bir şekilde yaralandığını olaydan 3 ay sonra ... tarihinde vefat ettiğini, müteveffa ... un yaşamında inşaat işinde alçı boya işini yaptığını, müteveffa ... un vefatıyla müvekkili çocukların babasını, müvekkili ... un eşini, müvekkilleri ... ve .. un ise çocuklarını kaybettiğini, müteveffanın yaşamında çevresi tarafından çok sevilen, değer gören birisi olduğunu, vefatının tüm sevenlerini yasa boğduğunu, geride kalan çocukları ...'in 9, ...'un 8 ve ....ın 5 yaşlarında olduğunu, çocukların küçük yaşta olup babalarının sevgisinden, ilgisinden ve yardımından mahrum kaldıklarını, özellikle küçük ...'ın zaman zaman babasını, annesine sorup müvekkili anneyi psikolojik yönden zor durumda bıraktığını, yaşanan bu olayın müvekkili anne ve 3 küçük çocuğunu maddi ve manevi olarak yıprattığını ve yıpratmaya devam ettiğini, mütevaffanın inşaat işinde alçı boya işleri yaptığını, destekten yoksun kalma tazminatına esas olacak miktarın belirlenmesi için; en son çalıştığı firmadan aldığı net maaşının 70.000,00 TL civarında olduğunu, ücretini yevmiye usulü elden aldığını, bu nedenle öncelikle müteveffaya ait SGK hizmet dökümünün Sosyal Güvenlik Merkezinden istenilmesi gerektiğini, ayrıca inşaat işinde alçı boya yapan işçilerin aldığı maaşa yönelik emsal ücret araştırması gerektiğini, müteveffanın almış olduğu ücret miktarına yönelik tanık dinletileceğini beyan ederek; davanın kabulüne, dava konusu kazaya karışan ... plaka sayılı araç ve davalı şahıslar ... ve ... adına varsa diğer araç ve taşınmazları üzerine geçici hukuki koruma yollarından olan ve muhtemel alacağın teminatını oluşturmak üzere ihtiyati haciz konulmasına, ihtiyati haczin reddedilmesi durumunda malların üçüncü kişilere devir ve temlikinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulmasına, karar verilmesi talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalılar ... ve .... vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacı tarafın, eldeki dava kapsamında maddi ve manevi tazminat isteminde bulunduğunu, ayrıca dava bedeli üzerinden ihtiyati haciz talep ettiğini, ancak, davacının tazminat talepleri incelendiğinde; maddi tazminat talebinin çok düşük miktarlı, manevi tazminat talebinin ise gerçek dışı biçimde yüksek ve abartılı tutarda bildirildiğinin görüleceğini, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun 257. maddesi gereğince, ihtiyati haciz talep edilebilmesi için muaccel bir para borcu bulunması ve alacağın ciddi, somut delillerle ispat edilmesi gerektiğini, manevi tazminat taleplerinin, niteliği gereği para alacağı mahiyetinde olmayıp takdir yetkisinin mahkemeye ait, belirsiz ve farazi taleplerden olduğunu, bu sebeple, henüz hükme bağlanmamış ve miktarı belirsiz olan manevi tazminat alacağı için ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuken mümkün olmadığını, yerleşik yargısal uygulamada da, manevi tazminat alacaklarının ihtiyati hacze konu edilemeyeceğini, ancak dava sonunda hükmedilecek kesinleşmiş ve belirlenmiş bir alacak olması halinde icraya konu edilebileceğini, somut olayda davacının ileri sürdüğü maddi tazminat miktarının düşük seviyede olup ihtiyati haczi haklı kılacak nitelikte bulunmadığını, manevi tazminat talebinin ise fahiş, mesnetsiz ve tamamen mahkemenin takdirine bağlı olduğunu, ihtiyati haciz kararı verilmesi için davacının iddialarının yerinde ve yeterli bulunmadığını, ayrıca müteveffanın kazadan 2 saat sonra yapılan alkol testinde kanında 3,3 mg/dl etanol saptandığını kaza anında çok daha yüksek oranda alkol bulunduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ....sayılı soruşturmasında alınan Adli Trafik Bilirkişisi raporu ve Adli Trafik Uzmanı mütalaası ile görüntü kayıtları ve tanık beyanlarından trafik kazasının oluşumunda asli ve gerçek kusurlu tarafın davacıların yakını olan müteveffa olduğunun tespit edildiğini, illiyet bağının kesildiği ve vefatın kaza neticesinde gerçekleşmediği nazara alındığında; ayrıca talep edilen alacağın kıymetli evrağa veya herhangi bir mahkeme kararına dayanmadığını, borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren bir delilin de dosyaya ibraz edilemediğini, dava dilekçesinde iddia olunan alacağın varlığının yargılama sonucu ortaya çıkacak olup sunulan gerekçelerin ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli olmadığını, haksız fiilin kim tarafından yapıldığı hususunun yargılama gerektirdiğini ihtiyati haczin kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "...davacının ihtiyati haciz isteminin kabulüne; ihtiyati haciz nedeni ile karşı tarafların veya 3. kişilerin uğramaları muhtemel zarar ve ziyanın karşılanmasına yönelik olmak üzere dava konusu kazaya karışan ... plakalı araç ve davalı şahıslar ... ve ....adına varsa diğer araç ve taşınmazları üzerine davacılar tarafından bildirilen 6.000.300,00 TL alacağı karşılamaya yetecek kadar sayı ve miktardaki kısmına (davacının adli yardımdan yararlanması nedeniyle teminatsız) kayden ihtiyati haciz uygulanmasına" karar verilmiştir. Davalılar ... ve ... vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine 13/10/2025 tarihli ara kararı ile; "...ihtiyati haciz talebinin haksız fiil niteliğindeki trafik kazasına dayandığı, kaza tarihi itibariyle muaccel bir alacak olup, bu alacağın miktarının yargılama sonucunda belirleneceği, mevcut dosya kapsamı ve kusur durumu dikkate alındığında mahkememizce verilen ihtiyati haciz kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı" gerekçesiyle " ihtiyati hacze itirazın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: 13/10/2025 tarihli ara karara karşı, davalılar .... ve ...vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalılar ... ve ...vekili istinaf dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararı verilmesi için davacının iddialarının yerinde ve yeterli olmadığını, müteveffanın kazadan 2 saat sonra yapılan alkol testinde kanında 3,3 mg/dl alkol saptandığını, kaza anında çok daha yüksek oranda alkol bulunduğunu, Antalya Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ....sayılı soruşturmasında alınan Adli Trafik Bilirkişisi raporu ve Adli Trafik Uzmanı mütalaası ile görüntü kayıtları ve tanık beyanlarından trafik kazasının oluşumunda asli ve gerçek kusurlu şahsın davacıların yakını olan müteveffa bisiklet sürücüsü .... olduğunun tespit edildiğini, illiyet bağının kesildiğini ve vefatın kaza neticesinde gerçekleşmediğini, ayrıca talep edilen alacağın kıymetli evrağa veya herhangi bir mahkeme kararına dayanmadığını, borçlunun kaçma ya da mal kaçırma şüphesini gösteren bir delilin de dosyaya ibraz edilemediğini, dava dilekçesinde iddia olunan alacağının varlığının yargılama sonucu ortaya çıkacak olup sunulan gerekçelerin ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için yeterli olmadığını beyan ederek ilk derece mahkemesi ara kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, trafik kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine, uyuşmazlık ise, ihtiyati haciz ara kararına yönelik itirazın reddinin yerinde olup olmadığına ilişkindir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. İhtiyati haciz, nitelikçe geçici bir hukuki koruma tedbiridir. (HMK 406/2) Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. (İHAS 6, 2709 sayılı T.C Anayasası 36, HMK 33) İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. Geçici hukuki koruma tedbirlerinin amacı, yargı organları önünde hak arayan kişilerin nihai olarak elde etmeyi umdukları haklarına erişimi kolaylaştırmaktır. Bu amacın gerçekleşmesi için, elde edilmesi umulan hakların ya da onların konularının ortadan kalkması, yok olması, değiştirilmesi gibi olasılıkların bertaraf edilmesi gerekir. Elde edilmesi umulan hakka kavuşulmasını kolaylaştırıcı tedbirler hak arama özgürlüğünü, adil yargılama hakkını ve hukuk devleti ilkesini de yakından ilgilendirir. İhtiyati haciz istekleri değerlendirilirken geçici hukuki koruma tedbirlerinin açıklanan bu amacının gözden uzak tutulmaması gerekir. İİK'nın 257 ve izleyen maddelerine göre rehin ile temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacakları ile diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir. Talep değerlendirilirken tam ispat aranmaz, yaklaşık ispat yeterlidir. Bu kuralın haksız eylemden kaynaklanan tazminat ve alacak isteklerinde de uygulanması gerektiği belirgindir. Çünkü bu isteklerde de para alacağına kavuşulması amaçlanmaktadır. Yargıtay'ın istikrar kazanmış ilke ve uygulamalarına göre, haksız eylemden kaynaklanan zarar haksız eylemin gerçekleştiği tarihte muaccel hale gelmektedir. Buradaki “muacceliyet” kavramı, alacaklı tarafından talep ve dava edilebilir hale gelmiş olma anlamındadır. Yine İİK'nın 257 ve devamı maddelerinde düzenlenen ihtiyati haciz, alacaklının devam etmekte olan (veya henüz başlamamış olan) bir takip veya davasının sonunda bir para alacağının ödenmesini güvence altına almak için mahkeme kararı ile borçlunun mallarına geçici olarak el konulmasıdır. Bu nedenle ihtiyati haczin kesin bir etkisi yoktur. Alacaklı, ihtiyati haciz kesinleşmeden önce, ihtiyaten haczedilmiş olan malların satılmasını isteyemez. Borçlunun ihtiyaten haczedilen mallar üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlanır. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 28/11/2022 gün ve ... esas, ....karar sayılı Bölge Adliye Mahkemeleri Kararları Arasındaki Uyuşmazlığın Giderilmesi İstemine Dair kararında "Haksız eylemden kaynaklı manevi tazminat istemiyle açılan davalarda ihtiyati haciz kararı verilmesini engelleyen yasal bir hüküm mevcut olmadığı gibi, İİK’nın 257 vd. maddelerinde de bu yönde bir hüküm bulunmamaktadır. Haksız eylem nedeniyle açılan manevi tazminat davalarında İİK’nın 257 vd. maddelerinde öngörülen ihtiyati haciz koşullarının gerçekleşmesi ve mahkemenin alacağın varlığı konusunda kanaat edinmiş olması halinde, somut olayın özelliklerine ve ölçülülük ilkesine uygun düşecek şekilde ihtiyati haciz kararı verilebilmesi mümkün olduğunu" belirtmiş ve manevi tazminat istemli davalarda salt manevi tazminatın varlığı ve miktarının yargılamayı gerektirdiği gerekçesiyle ihtiyati haciz istemlerinin reddine karar verilmesinin yasaya aykırı olduğuna işaret etmiştir. HMK'nın 359/3 maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK'nın 355/1 maddesi gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, yaklaşık ispat koşulunun sağlanmış olmasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalılar .... ve ... vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalılar ... ve ... vekilinin ilk derece mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40 TL maktu istinaf karar harcı peşin alındığından harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 3-İstinaf eden davalıların istinaf başvurusu nedeniyle yaptığı yargılama masraflarının kendi üzerinde BIRAKILMASINA ve ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda DEĞERLENDİRİLMESİNE, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından taraflar leh ve aleyhine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle, 6100 sayılı HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 27/11/2025