7. Hukuk Dairesi 2024/1721 E. , 2025/125 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/598 E., 2024/717 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/590 E., 2023/658 K. Taraflar arasındaki paydaşlar arasında hisseye vaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istina
**7. Hukuk Dairesi 2024/1721 E. , 2025/125 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/598 E., 2024/717 K. KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/590 E., 2023/658 K. Taraflar arasındaki paydaşlar arasında hisseye vaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların babalarından miras kalan 33 adet taşınmazın yaklaşık yirmi yılı aşkın süredir davalılar tarafından ekip biçilerek kullanıldığını, taşınmazlardan elde ettikleri gelirlerden müvekkiline hissesi oranında pay vermediklerini, Amasya 1. Noterliğinin 08970 yevmiye nolu 06.09.2019 tarihli ihtarname ile müdahalenin men'i ve ecrimisil talep ettiklerini, yargılama sırasında dava dilekçelerini tam ıslah ederek 7 adet taşınmazda müvekkilinin hissesi oranında müdahalenin men'ine, fazlaya ilişkin talep ve dava haklarının saklı kalması kaydı ile geriye dönük beş yıllık 50.000,00 TL ecrimisilin yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalılardan ... cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediğini, babalarının 2013 yılında vefat ettiğini, davacının 20 yıllık bir alacağının olmadığını, 2013 yılından beri tüm araziyi kendisinin ektiğini ve payını verdiğini, 2014, 2015, 2016 yılları ecrimisil bedellerini davacının oğlu ... 'e davacı vekilinin huzurunda verdiğini, dava konusu taşınmazları 2017 yılından beri kullanmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. 2.Davalı ... cevap dilekçesinde; arazilerin tamamı için davacı da dahil olmak üzere tüm kardeşlerinin Amasya 1. Noterliğinden vekalet verdiklerini, vekaleti ağabeyi ... 'ün bu arazilerle ilgili destekleme vs. işlemlerini takip etmek ve düzenlemek adına verdiklerini, dava konusu taşınmazların kendi rızası doğrultusunda ekildiğini, taşınmazların ekimi ve bakımı konusunda kendisinin de davalı ...'e yardımcı olduğunu, arazileri birlikte ekip biçtiklerini, ...'ün davacıya her sene para verdiğini bildiğini, açılan davanın reddini istemiştir. 3.Davalı ... cevap dilekçesinde; babalarının 2013 yılında vefatından sonra tüm araziyi ...'ün ektiğini ve herkesin ecrimisil bedellerini ödediğini, davacının herhangi bir alacağının olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının Amasya 1. Noterliğinin 06.09.2019 tarih ve 8970 yevmiye numaralı ihtarnamesiyle davalıları, dava konusu taşınmazlardaki kendisine düşen payı kullanmaktan men ettiği, iş bu ihtarnamenin davalı ...'e 10.09.2019 tarihinde, davalı ...'e 12.09.2019 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı ...'e çıkartılan tebliğin iade edildiği, yapılan keşif ve dinlenen tanık beyanlarından dava konusu Amasya ili, Göynücek ilçesi, Şarklı Köyü, 152 ada 22 parsel sayılı taşınmazın davalılar tarafından kullanılmadığı, Şarklı Köyü 139 ada 2 parsel, 139 ada 26 parsel, 149 ada 2 parsel, 149 ada 3 parsel, 152 ada 20 parsel sayılı taşınmazların davalı ... ve ... tarafından birlikte kullanıldığı, davalı ...'ün davalı ...'e ise icar bedelini ödediği, davalı ...'ün taşınmazın tamamının kardeşleri ... ve ... tarafından kullanıldığından haberdar olduğu, böylelikle haksız el atan konumunda olduğu, bu durumun dava açıldıktan sonra da devam ettiği, davacının payına karşılık taşınmazlarda kullanabileceği herhangi bir alan bırakmadıkları anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne, Şarklı Köyü, 152 ada 22 parsel sayılı taşınmaz yönünden el atmanın önlenmesi talebinin reddine, Şarklı Köyü 139 ada 2 parsel, 139 ada 26 parsel, 149 ada 2 parsel, 149 ada 3 parsel, 152 ada 20 parsel sayılı taşınmazlardaki davacının payına davalıların haksız müdahalesinin men'ine, 123,07 TL ecrimisilin dava tarihi olan 11.10.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... ve ...'den eşit şekilde alınarak davacıya verilmesine, davalı ... yönünden ecrimisil talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; davanın başından itibaren taraflar arasında taşınmazların kullanımına dair fiili taksim yapıldığını belirtmiş olmalarına rağmen dikkate alınmadığını, davalı ...'ün cevap dilekçesinde aralarında fiili taksimin varlığını kabul ettiğini, intifadan men şartının aranmasının hatalı olduğunu, davalı ...'ün taşınmazları müvekkilinin rızası dahilinde kullandığını veya kullanma karşılığı ödeme yaptığına dair iddiasını ispatlayamadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde mevcut sebeplerle hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, paydaşlar arasında hisseye vaki el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası, 370 ve 371 inci maddeleri, 2. Bilindiği üzere ecrimisil; malikin, kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir nevi haksız işgal tazminatıdır. 3. Hemen belirtilmelidir ki, dava konusu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki el atmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil isteyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir. 4. Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın, davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır. 5. Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin el atmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz. 6. Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı) 7. 25.05.1938 tarihli ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar; tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile özellikle Bölge Adliye Mahkemesinin kararında belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte bulunmamıştır. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.01.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.