7. Hukuk Dairesi 2013/8657 E. , 2013/15851 K. "İçtihat Metni" Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu deliller
**7. Hukuk Dairesi 2013/8657 E. , 2013/15851 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi :Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi Sıfatıyla) Dava Türü : Alacak YARGITAY İLAMI Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: 1-Dosyadaki yazılara, hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayandığı maddi delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine, 2-Davacı, iş akdini karşılıklı anlaşma ile feshettiklerini, çalıştığı dönem süresince fazla mesai ücreti ve ... tatil ücretinin ödenmediğinden bahisle ödetilmesini istemiştir. Davalı, davacının tül haklarını ödendiğini ödemelerin bordrolara yansıtıldığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece, bir kısım fazla mesai alacaklarını ödenmesine rağmen tamamının ödenmediği ve dini bayramların il günü ve 29 Ekim hariç tüm milli bayramlarda çalışıldığının kabulü ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı işçinin fazla çalışma ücretine hak kazanıp kazanmadığı hususu uyuşmazlık konusudur. Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatlamalıdır. İşçinin imzasını taşıyan bordroların sahteliği ortaya konmadıkça bu bordrolardaki fazla çalışma karşılığının ödendiği kabul edilir. İşyerine giriş çıkış kayıtları vb. belgeler fazla çalışmayı ispat vasıtasıdır. Yazılı belge bulunmaması halinde ise tanık anlatımlarına göre değerlendirme yapılması gerekir. Bordrolardaki imzanın davacıya ait olduğunun anlaşılması halinde ilgili bordronun kapsadığı ay ile ilgili davacının fazla çalışma ücretini aldığı kabul edilmelidir. Eğer bordrolar ihtirazi kayıt konulmak suretiyle imzalanmışsa bordroda belirtilenden daha fazla süre ile çalıştığını davacı taraf her türlü delil ile ispatlayabilir. Somut olayda davalı işverence dosyaya davacının imzasını içeren bordrolar sunulduğu ve bordroların bir kısmında fazla çalışma ödemeleri yer aldığı anlaşılmaktadır. Karara esas alınan bilirkişi raporunda tüm çalışma süresi bakımından tanık anlatımlarına göre belirlenen çalışma saatlerinden hareketle fazla çalışma ücreti tutarı bulunduğu ardından ise bordrolarda ödenen tutarların toplamının hesaplanan tutardan mahsup edildiği anlaşılmaktadır. Ancak fazla çalışma ödemesi olan aylar bakımından gerekli ödemelerin yapıldığı kabul edilerek hesaplamada bu ayların dışlanması suretiyle alacak miktarı belirlenmelidir. Davacının imzasını taşımasa da aynı miktarın bankaya yatırıldığı ve ihtirazı kayıtsız olarak davacının kabul ettiği bordroların bir kısmında fazla mesai ve ... genel tatil ücretlerinin tahakkuk ettirildiği görülmektedir. Bu aylar için daha fazla, fazla çalışma yapıldığı ve genel tatillerde çalıştığını davacı aynı nitelikte bir delille ispat edemediği için hesaplamalarda bu ayların dışlanması gerekirken yapılan ödemelerin düşülmesi suretiyle hesaplama yapan hatalı bilirkişi raporuna itibarla hüküm kurulması isabetsizdir. Ayrıca, ara dinlenme 4857 sayılı İş Kanununun 68 inci maddesinde düzenlenmiştir. Anılan hükümde ara dinlenme süresi, günlük çalışma süresine göre kademeli bir şekilde belirlenmiştir. Buna göre dört saat veya daha kısa süreli günlük çalışmalarda ara dinlenmesi en az onbeş dakika, dört saatten fazla ve yedibuçuk saatten az çalışmalar için en az yarım saat ve günlük yedibuçuk saati aşan çalışmalar bakımından ise en az bir saat ara dinlenmesi verilmelidir. Uygulamada yedibuçuk saatlik çalışma süresinin çok fazla aşıldığı günlük çalışma sürelerine de rastlanılmaktadır. İş Kanununun 63 üncü maddesi hükmüne göre, günlük çalışma süresi onbir saati aşamayacağından, 68 inci maddenin belirlediği yedibuçuk saati aşan çalışmalar yönünden en az bir saatlik ara dinlenmesi süresinin, günlük en çok onbir saate kadar olan çalışmalarla ilgili olduğu kabul edilmelidir. Başka bir anlatımla günde onbir saate kadar olan (onbir saat dahil) çalışmalar için ara dinlenmesi en az bir saat, onbir saatten fazla çalışmalarda ise en az birbuçuk saat olarak verilmelidir. Bu ilkeye rağmen günlük 11 saati geçen çalışmalarda 1,5 saat ara dinlenmesi düşülmesi gerekirken bir saat düşülmesi doğru olmamıştır. Bunula beraber hükme esas alınan bilirkişi raporu denetlemeye elverişli olarak düzenlenmemiş olup bu yönüyle de eksiktir. O halde davalı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerle BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, 30.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.