6. Ceza Dairesi 2011/20358 E. , 2012/1887 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunu
**6. Ceza Dairesi 2011/20358 E. , 2012/1887 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SUÇ : Yağma, 6136 sayılı Yasaya aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet Yerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle; başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre dosya görüşüldü: I-Sanık hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan kurulan hükmün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre sanık ... savunmanının temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün istem gibi ONANMASINA, II- Sanık hakkında yağma suçundan kurulan hükmün incelenmesine gelince, Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-Ceza yargılamasında sanığın bir suçtan cezalandırılabilmesi için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı ve yeterli kanıtların elde edilmesi gerekmektedir. Bir olayda az da olsa gerçekleşme şekli konusunda şüphe var ise, bu durum sanığın aleyhine yorumlanarak mahkumiyet hükmü tesis edilemez. Aksi halde ceza yargılamasının temel ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır ilkesine aykırı davranılmış olur. Yüksek de olsa varsayıma davranılarak maddi gerçek kesin ve şüphe götürmez biçimde tespit edilmeden cezalandırılma yoluna gidilemez. Dosya kapsamına göre sanık hakkında üç ayrı yakınana karşı 9 kez yağma suçundan hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yağma olaylarının yakınanların arkadaşı ...’ın sanık tarafından bıçaklanması üzerine bu olay nedeniyle alınan ifadelerinde ortaya çıktığı, yakınan Tayanç’ın hazırlıkta soruşturması sırasında, sanığın mahallede çocuklardan zorla para aldığını, kendisinden de zaman zaman 1-2 TL para aldığını vermediği zaman bıçak çekerek korkuttuğunu, mahkeme aşamasında ise sanığın zaman zaman kendisinden 1-2 TL para istediğini ancak bıçak çekme ve tehdit olayının olmadığını, sorulması üzerine de sanığa 1-2 kez para verdiğini söylediği, diğer yakınanların da benzer yönde beyanlarda bulunmakla birlikte yakınan Selim’in hazırlık soruşturmasında 7-8 kez para verdiğini söylemesine rağmen, mahkeme aşamasında ise 4 kez para verdiğini belirttiği, yakınan ...’nin ise hazırlık aşaması sırasında sanığın zaman zaman para istediğini, mahkeme aşamasında ise sorulması üzerine 3 kez para verdiğini ifade ettiği, bu bağlamda olayların her birinin ne zaman ve ne şekilde gerçekleştiği, sanığın üzerlerindeki paraları tehdit ya da bıçak çekerek mi aldığı, üzerlerindeki para miktarı ile sanığın ne kadar istediği ve ne kadarını aldığı, olayların yakınanların arkadaşlarının bıçaklanması ile ortaya çıktığına göre bu zamana kadar gerek ailelerine gerekse kolluk güçlerine neden bildirilmediği hususları sorularak ve yakınanların ifadeleri arasındaki içsel çelişkilerin de duraksamaya yer vermeyecek şekilde giderilip saptanmasından sonra delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi, 2-Sanığın bozma kararına esas ilk hükümdeki ceza miktarı bakımından 1412 sayılı Yasanın 326. maddesi uyarınca kazanılmış hakkının gözetilmemesi, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle kısmen istem gibi BOZULMASINA, 09.02.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.