6. Ceza Dairesi 2023/19962 E. , 2025/6280 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/626 E., 2023/470 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçeler
**6. Ceza Dairesi 2023/19962 E. , 2025/6280 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2022/626 E., 2023/470 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından gece vakti birlikte yağma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerin yapılan ön inceleme neticesinde temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.12.2021 tarihli ve 2021/179 Esas, 2021/449 Karar sayılı hakkında sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c, 168/1, 53 ve 63. maddeleri uyarınca 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, sanık ... hakkında mükerrilere özgü infaz rejimine göre çektirilesine karar verilmiştir. B. İstinaf Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 10.04.2023 tarihli ve 2022/626 Esas, 2023/470 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemleri Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, suç vasıflarının yanlış değerlendirildiğine, takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına, mahkûmiyet için yeterli delilin bulunmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, cezanın yüksek tayin edildiğine, sanıkların birlikte suç işleme iradesinin bulunmadığına, anılan suçtan beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe 1.Kullanılan cebir veya tehditle malın alınmaması arasında amaçsal (gai) bir ilişki bulunmalıdır. Kullanılan zor ile malın alınması arasında nedensellik ilişkisi yoksa (sebep- sonuç) fail yağma suçundan cezalandırılmaz. Cebir veya tehdidin doğrudan malın alınmasına yönelik olması gerekir. Yani amaç malın alınması araç ise cebir veya tehdit kullanılmasıdır. Doğrudan malı almaya yönelik olmayan zor eylemi yağmaya dönüştürmez. Mesela başka nedenle kavga ettikten sonra giderken mağdurun mallarının alınması halinde yağma değil gerçek içtima kuralları uygulanmalıdır. Cebir veya tehdidin cezasına ilave olarak hırsızlıktan ceza verilmelidir. Ancak burda dikkat edilmesi gereken husus mağdurun malın alındığını görmemesi gerekir. Eğer mağdur malın alındığını gördü ama az önce uğradığı saldırının etkisi ve korkusu ile kendisini savunamayacak durumda, direnci kırılmış olduğu için müdahale edemeyecek durumda ise artık yağma oluşacaktır. (Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma ... Sayfa 248.249) Yine CGK 2015/349-e 2017/33-5 sayılı ilamı da bu yöndedir söz konusu ilama göre ''Suç tarihinde 11 yaşında olan mağdur ....'nın köyün dışında tek başına yürüdüğü sırada, mağduru gören sanık .... ve inceleme dışı sanık .....'nin mağdura cinsel istismarda bulunma hususunda aralarında anlaşıp, sanık ....'nin bıçakla tehdit ettiği mağduru kendileriyle birlikte gelmeye zorladıkları, köyün dış tarafında bulunan kurumuş dere yatağına götürdükleri mağdura cinsel istismarda bulundukları, mağdurun direncini kırmak için sanık ....nin cinsel istismar eylemini gerçekleştirdiği sırada ....nın, ....'nın eylemi esnasında ise sanık ...'ın mağduru tuttuğu, bu sırada mağdurun üzerinde bulunan cep telefonunun yere düştüğü, kendisine yönelik cinsel istismar eylemleri sırasında hareket kabiliyeti de engellenmiş olan ve böylece sanık .... ve ....tarafından kendini savunamayacak duruma getirilen mağdurun telefonunun düştüğünü görmesine rağmen, içinde bulunduğu hâl itibarıyla telefonunun alınmasına karşı koyabilecek durumda olmadığından müdahale edemediği, sanık ....nın ise mağdurun telefonunu yerden alıp cebine koyduğu ve iade etmediği anlaşılmakla, mağdurun malını koruyamayacak duruma sanık .... ve .... tarafından getirilmiş olması nedeniyle, sanık ...eyleminin hırsızlık suçunu değil, yağma suçunu oluşturduğunun kabulü gerekmektedir..." şeklindedir ve doğrudan malı almaya yönelik olmasa da malı almadan önce başka bir nedenle cebir uygulanan ve direnci kırılan mağdurun malın alınması esnasında az önce sanık tarafından kırılan direnci nedeniyle karşı koymaması nedeniyle eylemin yağma suçunu oluşturacağını teyit etmektedir. ''...Yargıtay Kapatılan 13, CD 2015/15164 E, 2017/3115 K sayılı ilamları da böyledir söz konusu ilamda "...suç tarihinde müştekinin aracıyla seyir halindeyken bir ara sokak üzerine park ederek araçtan indiği, sanıkların müştekinin yanına gelerek kendilerini polis olarak tanıttıkları, müştekinin resmi kimlik görmek istemesi üzerine aralarında tartışma başladığı, tartışmanın itişmeye dönüştüğü, müştekinin yere düşmesinden faydalanan sanıkların anahtarı üzerinde olan araca binerek kaçtıkları sabit görülen olayda; sanıkların basit itişmenin ötesinde müştekiyi malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya yetecek nitelikte ve ölçüde cebir veya tehdit kullanmadıkları, müştekinin yaralanmadığına dair kolluk ve aşamalardaki istikrarlı beyanları, herhangi bir yaralanmaya dair sağlık raporunun dosyada mevcut bulunmayışı da dikkate alındığında; sanıkların sübut bulan eyleminin 5237 sayılı TCK'nın 149/1-c-h maddesine uyan yağma suçunu oluşturduğu yönündeki tebliğname görüşüne iştirak edilmemiştir..." şeklindedir. (Teorik ve Pratik Tüm Yönleriyle Yağma ... Sayfa 250) Bu açıklamalar doğrultusunda somut olaya gelince; sanık ...'in, diğer sanıklar ile yolda yürüdüğü sırada bankamatikten para yatırma işlemi yapan katılanın yanına gidip hayırdır lan diyerek omzuna ve ensesine vurduğu, diğer sanıkların da tekme atmaları üzerine katılanın bankamatik kartını işlem yaptığı ATM cihazında bırakıp kaçmaya başladığı ve sanık ...'ın arkasından bir müddet takip ettiği, diğer sanıkların ise katılanın ATM cihazında bıraktığı bankamatik kartı ile hesabından 7.000,00 TL parayı çekip olay yerinden uzaklaştıklarının anlaşılması karşısında; sanıkların, önce katılanın malını koruyamayacak hale getirip direncini kırdıktan sonra ATM cihazında bırakmak zorunda kaldığı bankamatik kartı ile hesabından para çekme şeklindeki eylemlerinin yağma suçunu oluşturduğu anlaşıldığından tebliğnamede bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir. 2.Tekerrür hükümleri uygulanan sanık ... yönünden, 7550 sayılı Yasanın 15. maddesiyle 5275 sayılı Yasanın 108/3. maddesinde yapılan "...ikinci defa tekerrür hükümlerinin uygulanması durumunda birinci fıkradaki koşullu salıverilme süreleri uygulanır..." şeklindeki değişikliğin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür. 3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin temyiz istemi yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır. III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin kararında, sanıklar müdafileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye aykırı olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Adana 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Adana Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 16.06.2025 tarihinde karar verildi.