T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/182 - 2026/436 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/182 KARAR NO : 2026/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2023 NUMARASI : 2022/241 E. - 2023/331 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/182 - 2026/436 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/182 KARAR NO : 2026/436 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 23/06/2023 NUMARASI : 2022/241 E. - 2023/331 K. DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/06/2023 Tarih ve 2022/241 Esas - 2023/331 Karar sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, davalı ... tarafından 2020/110394 sayılı "... ..." ibareli marka başvurusunun yapıldığını, müvekkilince adına tescilli 2011/92826, 2008/38491, 2018/38762, 2017/10737, 2017/10735, 2017/10730, 2017/10727, 2017/10725, 2017/104160 sayılı "...", "...", "... ..." ibareli markalara dayalı olarak bu başvuruya yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından reddedildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, bu benzerliğin markaların karıştırılmasına yol açacağını, müvekkilinin 2020/150559 ve 2020/135371 sayılı markaların da sahibi olduğunu, davacının sanal ve fiziki mağazalarında oyuncak satılan bölümün bulunduğunu, 2005 yılından bu yana sektöründe tanınmış olan davacının markalarının tanınmış olduğunu ve davalı başvurusunun kötü niyete dayandığını ileri sürerek, YİDK'in 2022-M-5501 sayılı kararının iptaline, dava konusu markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, davalı markasının birden çok her biri ayırt edici niteliğe sahip unsurlardan oluştuğunu ve "..." ibaresinin baskın bir unsur durumunda olmadığını, dolayısıyla söz konusu markalar arasında tek ortak unsur olan "..." ibaresinin benzerlik değerlendirmesinde tek başına yeterli bulunmadığını, davacının itiraza mesnet markalarının tanınmışlığının da bu sonucu değiştirmeyeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., yasal süresi içerisinde davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, 2020/110394 sayılı başvuru markası ile davacının itiraza/hükümsüzlüğe mesnet gösterdiği markalar arasında emtia benzerliğine ilişkin koşul gerçekleşmediğinden SMK'nın 6/1 hükmünün uygulanma şartlarının oluşmadığı, davalının marka başvuru tarihi itibarıyla davacının “...” ibaresini içeren herhangi bir markasının tanınmış marka olduğunun ispatlanamadığı, davaya konu marka ile itiraza/hükümsüzlüğe mesnet markaların iltibas tehlikesi oluşturacak derecede benzer olmadıkları, bunun haricinde davalı şahsın kötü niyetle hareket ettiğini gösterir somut olgu da ileri sürülmediğinden kötü niyet iddiasına dayalı istemlerin de yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, mahkeme kararında, müvekkili adına tescilli "..." ibareli markalarının seri marka olduğu ve davalı markasının da bu marka serisinin içine sızma girişimi niteliği taşıdığı hususlarının değerlendirilmediğini, dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, her ne kadar emtia benzerliğine ilişkin koşulun gerçekleşmediği kabul edilmiş ise de müvekkilinin tüm mağazalarında oyuncak reyonunun bulunduğunu, müvekkilinin, oyuncak alanında da faaliyet gösterdiğinin, online satış sitesinden de görüldüğünü, bu nedenle mahkeme kararının yerinde bulunmadığını, müvekkili markalarının SMK'nın 6/4 maddesi kapsamında tanınmış olduğunu, mahkeme kararında, tanınmış markanın korunmasına ilişkin SMK hükümlerinin eksik ve hatalı şekilde değerlendirildiğini, davalı başvurusunun kötü niyetli olduğunu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun objektiflikten uzak ve içerik bakımından ise fiili durum ile bağdaşmayan hatalı tespitler içerdiğini, istinafa konu kararda, Türk Ticaret Kanunu’nun haksız rekabete ilişkin hükümlerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, her ne kadar "... ..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markalar arasında işaret benzerliği mevcut ise de dava konusu başvuru kapsamında yer 28. sınıf malların, davacının itirazına mesnet markaların kapsamlarında yer alan mal ve hizmetlerle benzer olmadığı, emtia benzerliğine ilişkin koşul bulunmadığından, SMK'nın 6/1 maddesi koşullarının oluşmadığı, davacının "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunun ispat edilemediği, bu itibarla tanınmışlıktan kaynaklı bir tescil engelinin de bulunmadığı, başvurunun kötü niyetli yapıldığının da ispat edilemediği anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 732,00-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 269,85-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile kalan 462,15-TL bakiye harcın davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliği ile 26/02/2026 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 26/02/2026 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.