T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/154 - 2025/1630 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/154 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1630 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2017 ESAS NO : 2014/91 E 2017/776 K DAVANIN KONUSU : Tazminat (…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2025/154 - 2025/1630 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/154 (KABUL KALDIRMA YENİDEN ESAS KARAR NO : 2025/1630 HAKKINDA KARAR VERİLMESİ ) T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 24/11/2017 ESAS NO : 2014/91 E 2017/776 K DAVANIN KONUSU : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) KARAR TARİHİ : 23/12/2025 YAZILDIĞI TARİH : 23/01/2026 Taraflar arasında görülen yukarıda bilgileri belirtilen Dairemiz kararı Yargıtay temyiz incelemesi sonucu bozulması üzerine HMK’nin 373. maddesi uyarınca inceleme yapılmak üzere dava dosyası için düzenlenen rapor ile yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları, tüm belgeler okunup, incelendi: GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, 12.11.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, ... plakalı aracın davacıya çarparak olay yerinden kaçtığını, kazanın oluşumunda hiçbir kusuru bulunmayan davacının malul kaldığını, kazaya sebebiyet veren aracın ZMSS poliçesinin bulunmadığını bu nedenle zararlarının giderimi için Güvence Hesabına husumet yönelttiklerini belirterek şimdilik 5.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; yetkisiz mahkemede açılan davanın araç malikine ihbar edilmesi gerektiğini, davacının daha önce kuruma başvuru yaptığını, eksik evrakların ikmalinin istendiğini, ancak söz konusu davanın ikame edildiğini, savcılık soruşturma neticesi yada açılmışsa ceza mahkemesi sonucunun beklemesini, işleten hakkında dava açılmadığını bu nedenle davanın reddi gerektiğini, kusur oranı ve teminat limiti ile sınırlı sorumlulukları olduğunu, davacının kazada müterafık kusuru varsa belirlenmesini, 2.500,00 TL gelir elde edildiği beyan edilmişse de bunun bir bordro ile belgelenmediğini, davanın açılmasına sebep olmadıkları bu nedenle dilekçede belirtilen faiz başlangıç tarihi ve faizi kabul etmediklerini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ Mahkemece,12.11.2013 tarihinde sürücüsü tespit edilemeyen aracın davacıya çarpması neticesinde davacının yaralandığı, sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı talebinde bulunduğu, maluliyetinin belirlenmesi maksadı ile Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığında muayenesi yaptırılarak raporunun düzenlendiği, kaza nedeni ile davacının 3 ay geçici iş göremezliğinin olduğu, sürekli iş göremezlik durumunun olmadığı, kusur durumunun belirlenmesi maksadı ile alınan kusur raporu ile sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücünün arkadan çarpma kuralını ihlal ettiği ve kazada %100 oranında kusuru bulunduğu, alınan hesap raporu ile 3 aylık geçici iş göremezlik tazminatı alacağının 2.653,74 TL olduğunun belirlendiği gerekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebinin reddine, 2.653,74 TL geçici iş göremezlik tazminatının 24.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; kaza nedeniyle davacıda kalıcı maluliyet meydana geldiğini, travma sonrası stres bozukluğu oluştuğunu, sabit eser meydana geldiğini, Adli Tıp’tan rapor alınması gerektiğini, ayrıca emsal gelir araştırması yapılmadığını belirtmiştir. İSTİNAF VE BOZMA KARARI Dairemizin 16.11.2021 tarih 2018/427 E., 2021/1854 K. Sayılı kararı ile davanın trafik kazasından kaynaklı maddi tazminat istemine ilişkin olduğu, mahkemece hükme esas alınan maluliyet raporunda davacının sürekli iş göremezlik gücünü kaybetmediği, 3 aylık geçici iş göremezlik süresinin olduğu, davacının istinafı üzerine Ankara Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığı tarafından verilen raporda davacıda meydana gelen sol gögüs bölgesi 24 cm'lik yaranın estetik kusur mahiyetinde olduğu, ve travma sonrası stres bozukluğu bulunmadığının bildirildiği, davacının polislik ve bekçilik sınavına kabul edilmediği için ekonomik zararı olduğunu iddia ettiği, Polis Akademisi Başkanlığına bu konuda yazılan yazıya verilen 06.10.2021 tarihli cevabi yazı ile davacının sınavlarda başarısız olmasının nedeninin mülakat aşamasını geçememesi ve fiziki yeterlilik sınavını yeterli sürede tamamlayamamış olduğu dolayısıyla davacı taraf kaza sonrası meydana gelen yara nedeniyle ekonomik anlamda zarara uğradığı hususunu kanıtlayamadığı, davacının istinaf başvuru kabul edilerek açıklanan şekilde araştırma yapıldığı, ancak davacının göğsünde bulunan yara nedeniyle ekonomik anlamda zarara uğradığını kanıtlayamadığı, bu nedenle sadece geçici iş göremezlik tazminatına hükmedildiği gerekçesi ile davacının istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davacının sürekli iş göremezlik tazminatı isteminin reddine, geçici iş göremezlik tazminatı isteminin kabulü ile 2.653,74 TL tazminatın 24.01.2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiş, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12.06.2024 tarih 2022/1347 E. 2024/6095 K. Sayılı kararı ile davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, kararın "2. Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 12.11.2013 tarihinde meydana gelmiştir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi tarafından Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dekanlığı Dahili Tıp Bilimleri Bölümü Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından davacının maluliyetinin belirlenmesi amacıyla raporlar alınmıştır. 29.04.2015 tarihli raporda davacının vücut çalışma gücünde azalma olmadığı, 3 ay süreyle iş göremezlik halinde kaldığı kanaatine varılmış, 10.09.2020 tarihli raporda ise davacının yüzünde estetik kusur mahiyetinde arıza olmadığı, travma sonrası stres bozukluğunun bulunmadığı, yine 11.01.2021 tarihli raporda davacının göğüs bölgesinde bulunan skarların estetik kusur mahiyetinde olduğu kanaatine varıldığı belirtilmiş ise de söz konusu raporlar hüküm kurmaya elverişli değildir. Zira, davacının maluliyeti olup olmadığının belirlenmesinde hangi yönetmelik hükümlerinin esas alındığı belirtilmemiştir. Davacı vekili tarafından raporlara itiraz edilerek maluliyetin tespiti amacıyla Adli Tıp Kurumuna dosyanın sevkini talep ettiği, ancak talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan (kaza tarihinde Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre rapor düzenlenmesi gerekir ise de Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği eki sadece % 60 oranındaki maluliyeti belirlemek için düzenlenmiş olduğundan) Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Davacı vekili müvekkilinin bilgisayar programcılığı bölümü öğrencisi olduğunu belirterek emsal ücret cevaplarının esas alınarak hesaplama yapılmasını talep etmiştir. Dosyaya ibraz edilen belgelere göre davacının bilgisayar programcılığı bölümü öğrencisi olduğu anlaşılmakla, alınacak maluliyet raporu ile sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi halinde, davacının mezun olduğunda iş bulma süresi ve mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması, ilgili meslek odaları ve meslek kuruluşlarından mezuniyetinden itibaren ne kadar sürede iş bulabileceği, emsal gelirin ne kadar olduğu hususlarını belirtir evrakın temin edilmesi, bu hususta bilirkişi incelemesi yapılarak tazminat hesabının asgari ücretin üzerindeki (hakkaniyete ve dosya kapsamına uygun biçimde belirlenecek) gelirin hesaplamada esas alınması gerekmektedir." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, sürücüsü ve plakası tespit edilemeyen aracın davacı sürücüye 12.11.2013 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik ve geçici iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; trafik kazasından kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Dairemizce, Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 12/06/2024 tarih ve 2022/1347 Esas 2024/6095 Karar sayılı kararına uyulmasına karar verilmiştir. Dairemizce, bozma ilamının 2 nolu bendi uyarınca davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip, dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Yönetmelik uyarınca Adli Tıp Kurumu 3 İhtisas Kurulundan rapor alınmasına karar verilmiştir. Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'nun 24/10/2025 tarihli raporunda "1-) 12/11/2013 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanması 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan geçici iş göremezlik süresi (12/02/2014) sonundan itibaren meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, 2-) Kot kırığı ve hemotoraks yaralanması nedeniyle geçici iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 (üç) aya kadar uzayabileceği, 3-) Geçici iş göremezlik süresi içerisinde başka birinin yardımına gereksinim duymayacağı 4-) Aynı yönetmelik çerçevesinde başka birisinin geçici veya sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı" bildirilmiştir. Dairemizce Adli Tıp Kurumu 3. İhtisas Kurulu'ndan alınan 24/10/2025 tarihli raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmış, alınan rapor uyarınca davacının kaza nedeniyle meslekte kazanma gücü kaybı oranının %0 (yüzde sıfır) olduğu anlaşılmış olup, Yargıtay bozma ilamının 3 nolu bendi uyarınca maluliyet raporu ile sürekli iş göremezlik oranının belirlenmesi halinde, davacının mezun olduğunda iş bulma süresi ve mesleğine göre emsal gelir araştırması yapılması gerektiğinden bu yönde araştırma yapılmamış, bozma ilamı doğrultusunda kesinleşen yönler gözetilerek davacının istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından verilen 24/11/2017 tarih 2014/91 esas, 2017/776 karar sayılı kararının HMK’nun 356/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-YENİDEN ESAS HAKKINDA HÜKÜM KURULMASINA, 4-Davacının sürekli iş görmezlik tazminatı isteminin REDDİNE, 5-Davacının geçici iş görmezlik tazminatı isteminin KABULÜNE, 6-a)2.653,74 TL tazminatın 24/01/2014 tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, b)Alınması gereken 181,28 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 25,20 TL harçtan mahsubu ile bakiye 156,08 TL karar ve ilam harcının davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, c)Davacı tarafından yatırılan 25,20 TL peşin harç, 25,20 TL başvuru harcı, 3,80 TL vekalet harcı olmak üzere toplam 54,20 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, d)Davacı tarafından sarf edilen 293,00 TL tebligat ve posta gideri ile 950,00 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.243,00 TL yargılama giderinden davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 659,70 TL'nin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, artan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, f)Davacının kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince takdir ve hesap edilen 1.980,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, g)Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 2.653,74TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, İstinaf aşamasında yapılan harç masraf yönünden 7-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde davacıya iadesine, 8-İstinaf aşamasında davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına, 9- Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiği görülmekle, karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince davanın red oranına göre takdir ve hesap edilen 42.000,00TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacıya ödenmesine, 10-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine, Taraf vekillerinin yüzüne karşı HMK'nin 356 maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 23/12/2025 tarihinde oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. Başkan e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Üye e-imzalıdır Katip e-imzalıdır NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."