11. Hukuk Dairesi 2022/5496 E. , 2024/1938 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1095 Esas, 2022/859 Karar DAVACILAR :1-... İnşaat Otopark İşl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/498 E., 2018/762 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine kar
**11. Hukuk Dairesi 2022/5496 E. , 2024/1938 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi SAYISI :2020/1095 Esas, 2022/859 Karar DAVACILAR :1-... İnşaat Otopark İşl. Gıda San. ve Tic. Ltd. Şti. 2-... vekilleri Avukat ... DAVA TARİHİ : HÜKÜM :Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ :İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI :2014/498 E., 2018/762 K. Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü. I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı tarafça davacılar aleyhine başlatılan icra takibine dayanak 15.06.2013 düzenleme tarihli, 600.000,00 TL bedelli ... emrine keşide edilen çekin gerek ön yüzündeki imza ve yazıların gerekse de ilk ciranta imzasının şirket yetkilisine ve ...'a ait olmadıklarını, çekin alacaklı tarafça bankaya ibrazı neticesinde de çekin arkasına, keşideci imzasının davacı şirket yetkilisinin imzasıyla benzerlik taşımaması sebebiyle işlem yapılmadığına dair kaydın düşüldüğünü, davacı şirket yöneticileri ile finans ve muhasebe departmanlarında gerçekleşen kadro değişikliği dolayısıyla davacı şirkete ait çeklerin ve akıbetlerinin kontrol edilemediğini, bu husustaki şikayetleri üzerine İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/110728 soruşturma numaralı dosyası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalı yan ve diğer cirantalar ile aralarında herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin bulunmaması nedeni ile takip konusu borcun kabulünün mümkün olmadığını ileri sürerek çekin iptali ile davacıların davalı tarafa 600.000,00 TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ile dava dışı ciranta ... Yalı arasında ... ilçesi, ... Köyü, ... Çiftliği, 59. Sok. Acarkent A-59 İstanbul adresinde bulunan villa için 22.11.2012 ve 15.03.2013 tarihinde sözleşmeler akdedildiğini, davalının çeki ödeme aracı olarak teslim aldığını, söz konusu çekin yanında 15.05.2013 vadeli 300.000,00 TL tutarındaki çekin de alındığını, dava konusu çekin davalı şirketin sürekli çalıştığı ... Acarkent şubesine takasa verildiğini, diğer çekin davalıya ödenmesine rağmen ödenmeyen çek için takibe geçildiğini, davacı şirket tarafından diğer davacı ...'a verilen ve aynı ciro silsilesini takip eden çek basım tarihi de aynı olan 15.05.2013 vadeli 300.00,00 TL tutarındaki çekin herhangi bir itiraza uğramadan veya dava konusu yapılmadan ödendiğini, her iki çekin birlikte verildiğini, ...'ın diğer davacı şirketin eski ortağı olduğunu savunarak haksız ve kötü niyetli davanın reddine karar verilmesini ve davacılar hakkında %20'den ... olmamak üzere tazminata hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamı göz önüne alındığında çekin ön yüzündeki düzenleyene ait imzanın ... ... tarafından atıldığı kanaatine ulaşıldığı, ayrıca davacı şirket tarafından açılan menfi tespit davası dışında öncesinde çekin çalındığı, rızaları dışında elinden çıktığı, sahte olarak piyasaya sürüldüğü vs gibi iddialarla herhangi bir başvurunun da yapılmadığı hususları birlikte değerlendirildiğinde söz konusu çekin davacı şirket tarafından ciro edilip piyasaya sürüldüğü konusunda mahkeme heyetinde tam bir vicdani kanaat oluştuğu, keşideci şirket yönünden açılan davanın reddine karar verilmesinin gerektiği, lehtar ciranta ... adına atfen atılan imzalar yönünden ise birinci aldırılan ... kişilik raporda ... adına atfen atılı imzanın adı geçenin imzasına benzetilmeye çalışıldığı, imzalar arasında benzerlikler bulunduğu ancak takliden sahte atılmış imza olarak düzenlendiği, Adli Tıp Kurumundan (ATK) aldırılan ikinci raporda ise birinci ciranta ... adına atfen atılı imzanın ...'ın ... ürünü olduğu, CBS'ce ... uzmandan aldırılan beşinci raporda birinci ciranta ... adına atfen atılı imzanın ... ... ürünü olduğu, ATK genişletilmiş uzmanlar kurulundan aldırılan altıncı raporda da birinci ciro imzası olan ... adına atılı imzanın ... ... ürünü olduğunun bildirildiği, İTÜ uzmanlarından aldırılan dördüncü ve ... kriminal daire başkanlığından alınan yedinci raporlarda ise birinci ciranta imzası olan ... adına atfen atılı imzanın ... ... ürünü olmadığının belirtildiği, üçüncü raporda sadece keşideci imzaları üzerinden yapılmış inceleme yapılmasına rağmen ...'ın adına atfen atılı imzada herhangi bir inceleme yapılmadığı, ... yönünden yaptırılan değerlendirmede de gerek ikinci, beşinci ve altıncı raporlarda ... adına atfen atılı imzanın davacının ... ürünü olması, Cumhuriyet Başsavcılığında ... ... ve ... ... tarafından verilen beyanlar, davacı şirketin kağıt üzerinde şirket ortaklarının ve yetkililerinin değiştirilmiş olsa dahi fiilen şirket işleyişinin halen ... tarafından yürütüldüğüne ilişkin beyanlar, yine davalı tarafından hukuki ilişki içerisinde bulunduğu ... Yalı tarafından aynı hukuki ilişki kapsamında alınan ve davacı şirket tarafından ihtirazı kayıt sürülmeksizin ödenen ve ödemeden sonra da bu ödeme ile ilgili herhangi bir dava açılmamış olan 300.000,00 TL'lik çek yönünden de aynı şekilde yaptırılan incelemeler gözönüne alındığında ...'ın fiilen davacı keşideci şirketin ortağı ve yetkilisi olduğu, halen onun tarafından çeklerin keşide edilerek piyasaya sürüldüğü, daha sonradan gerek imzaların bilinçli olarak şirket yetkilisi ... ... ya da ... tarafından atıldıkları sırada gayretle kendi imzalarından karakteristik farklılıklar gösterebilecek şekilde imzalar atmak sureti ile sonradan imzaya itiraz etmek sureti ile borcu ödemekten kaçındıkları, yine dava konusu olmayan ve aynı hukuki ilişki kapsamında verilmiş bulunan 300.000,00 TL'lik çekin de ödendiği göz önüne alındığında ... yönünden de söz konusu çekin imzalanıp piyasaya sürüldüğü hususunda tam kanaat oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra mahkemesince verilen ilamın kesinleştiğini, müvekkillerinin davalılara borçlu olmadığının anlaşıldığını, aynı sebeplerle açılmış menfi tespit davasında da borçluların imzasını taşımadığı hususunun bilirkişi raporları ile ... olduğunu, çekin hangi ilişkisi çerçevesinde verildiğine yönelik açıklama getirilmediğini, keşide edilip müvekkillerince davalıya ya da ilk çek hamiline verilmesini gerektirir hiç bir hukuki ilişkinin bulunmadığını, incelenen ticari defter ve kayıtlara göre davalılarca alacak ortaya konulmadığı gibi çekin müvekkili ticari defterlerinde kaydının bulunmadığını, çekin ilk hamili olan dava dışı şahıslarca savcılık dosyasına verilen ifadede dahi bu çekin ne amaçla kendisi lehine düzenlenerek verildiğinin açıklanamadığını, keşide tarihinde yetkili kişinin ... ... olmadığını, adı geçenin şirketi borç altına sokabilecek işlemler yapma yetkisinin bulunmadığını, müvekkili ... yönünden ise çekteki imzanın kendisine ait olduğuna dair kesin bir tespit içeren rapor verilemediğini, diğer çekin emsal gösterilemeyeceğini, müvekkilinin yetkilisi olmadığı bir dönemde işlem yapılmadan çekin kötü niyetli kişilerin elinde olduğunu bilme gibi bir sorumluluğunun bulunmadığını, ... yönünden toplam 7 adet imza incelemesi yapıldığı, gerekçeye göre; ikinci, beşinci ve altıncı raporlarda ... adına atfen atılı imzanın davacı ... ürünü olması, Cumhuriyet Başsavcılığında ... ... ve ... ... tarafından verilen beyanlar, davacı şirketin kağıt üzerinde şirket ortakları ve yetkilileri değiştirilmiş olsa dahi fiilen şirket işleyişinin halen ... tarafından yürütüldüğüne ilişkin beyanlara göre karar verildiği görülmekte olup kişilerin savcılık dosyalarında kendilerini kurtarmaya yönelik beyanlarının ticaret mahkemesini bağlamayacağını, davalının haksız yere icra takibi yapmış olduğunun gözetilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği sebeplerle ve gerekçelerle hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu çekten dolayı menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 ... maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 ... maddesinde yer ... sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 3.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 ... maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.