T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/517 KARAR NO : 2026/178 DAVA : Ticari Şirket (Sicil Kaydının Terkini) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Sicil Kaydının Terkini) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; işbu dosyanın ... Vergi Dairesi Başkanlığına karşı aleyhine düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, bö…
T.C. İSTANBUL 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/517 KARAR NO : 2026/178 DAVA : Ticari Şirket (Sicil Kaydının Terkini) DAVA TARİHİ : 14/07/2025 KARAR TARİHİ : 05/03/2026 Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Sicil Kaydının Terkini) davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı asil dava dilekçesinde özetle; işbu dosyanın ... Vergi Dairesi Başkanlığına karşı aleyhine düzenlenmiş olan ödeme emirlerinin hukuka aykırı olarak düzenlendiğini, böyle bir borcun olmadığı sebebiyle açıldığını, İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 15/1-a. maddesi hükmü uyarınca davanın görev yönünden reddine karar vermiş olsada 2025/1039 4. Vergi Mahkemesinde yenilenen dosya olduğunu, gayrifaal olan firmanın aktifte ve gerçekte olmadığını, 31.12.2014 tarihinden itibaren resen terk olduğunu, o tarihten itibaren hiçbir işlemi ve işleyişi olmadığını, 42. Noterlikte 2018 yılında kayıp kimliği ile alınan imza sirkülerinden ve şirket ortaklık kararından ve müdürlüğünün uzatılmasından haberi olmadığını, karar defterindeki imzaların da şüphe bulunduğunu, yoklama kayıtlarında ve vergi tutanak kayıtlarında 2016 yılında adreste olmadığının ve gayrifaal olduğunun belli olduğunu, şirketin kapanmasını tamamen istediğini, tasfiye ve diğer işlemlerde muhasebecinin haberi olmadan yaptığı işlemlerin incelenmesini talep ettiğini, böyle bir kurul toplantısından haberi olmadığını ve resen terk olan firmanın şuanda mükellef ve vergi levhası bulunmaması sebebiyle kapatılmasını talep ettiğini, Bağ-Kur'da borçlanma sebebi ile geçimimi zor sağladığını, SED desteği ile geçinmesine rağmen ve çocuklarımın engelli raporları olmasına rağmen bu şirkette hiçbir işleyişi olmadığını, dava konusunu oluşturan ödeme emirleri borç yapılandırmasının vadesinde ödenmemesi üzerine işleme konduğunu, şirketin borcu olmadığı halde hatalı yapılandırma sebebi ile borç gözüksede yapılan tüm işleyişlerin doğan sorumluluğu olmayan firmanın zorluğu ile 2 raporlu çocuğunun SED desteği ile geçindiğinden bu şirketin aktifliğinin son bulmasını ve sicilin düzletilmesini talep ettiğini, firma kuruluşu dışında 2010 yılındaki ilk imza sirküleri dışında hiçbir imzası olmadığını, 2018 yılındaki şirket uzatımından sebep müdürlüğünden sebep gayrifaal olan firmanın aktife işleyişi olmayan firmanın işleyişinde alınan karardan haberinin olmaması imza taklidinden sebep cumhuriyet savcılığında derdest dosyası bulunduğunu, 31.12.2014'ten sonra hiçbir zaman aktif faaliyeti olmadığını, tüm bu nedenlerden dolayı; müvekkilinin ... 50. Asliye Ceza Mahkemesi ... Esas ... Karar nolu dosyasından beraat etmesi, ilgili yapılandırma tutanaklarındaki imzaların hiçbir şirket yetkilisine ait olmadığının tespiti, muhasebeci ve vergi memuru hakkında özel belgede sahtecilik ve hizmet nedeniyle görevi kötüye kullanma suçlarından soruşturma açılması nedenlerinden dolayı adli yardım talebimin kabulünü, yürütmenin durdurulmasını, yargılama harç ve masrafları ile karşı ücretinin karşı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığını ve aslında davacının bir tescil başvurusu dahi bulunmadığını, bu bakımdan dava usulden reddedilmesi gerektiğini, şirketin ticaret sicilinden terkini talepli işbu davada müvekkili müdürlüğe husumet tevcih edilemeyeceğini, işbu davada müvekkili müdürlüğün pasif husumet ehliyeti bulunmadığından bu nedenle de davanın reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın müvekkili müdürlüğe husumet yöneltmesinin mümkün bulunmamasının yanı sıra TTK m. 34 kapsamında hukuki yararı da bulunmadığını, nitekim İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 02.12.2021 tarihli, E....K. ... sayılı ilamının da bu yönde olduğunu, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün Türk Ticaret Kanunu m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, limited şirketlerde tasfiye usulünün 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 643'te düzenlendiğini, tasfiye usulü ile tasfiyede şirket organlarının yetkileri hakkında anonim şirketlere ilişkin hükümlerin uygulandığını, aksi kabul edilmemekle birlikte, işbu davada TTK geçici 7. maddenin uygulanma olanağının da bulunmadığını, davaya konu şirketin herhangi bir mahkeme kararı bulunmaksızın veyahut da limited şirketlerin tasfiye usulüne uygun işlemler tamamlanmaksızın müvekkili tarafından re’sen terk kapsamına alınarak re’sen terk edilemeyeceğini, bir an için dava konusu şirketin mevzuatın öngördüğü şartları taşıdığı (kabul edilmemekle birlikte) kabul edilse dahi mezkur hüküm gereğince dava konusu şirketin müvekkili müdürlük tarafından hukuken silinmesinin mümkün olmayacağının açık olduğunu, bir an için işbu davanın şirketin faal olmadığının tespiti/şirketin sicil kaydının terkinine (şirketin feshine) ilişkin olarak açıldığı düşünülürse de bu dava konusu bakımından, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğinin açık olduğunu, işbu davanın dava konusu şirkete karşı açılması gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, tüm bu nedenlerden dolayı; öncelikle pasif husumet yokluğu nedeni ile davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde Dava, davacının yetkili olarak göründüğünü iddia ettiği şirketin sicil kaydının terkin edilmesi istemine ilişkindir. 492 Sayılı Harçlar Kanununun 30. maddesi "Muhakeme sırasında tesbit olunan değerin, dava dilekçesinde bildirilen değerden fazla olduğu anlaşılırsa, yalnız o celse için muhakemeye devam olunur, takip eden celseye kadar noksan değer üzerinden peşin karar ve ilam harcı tamamlanmadıkça davaya devam olunmaz. Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409 uncu maddesinde gösterilen süre içinde dosyanın muameleye konulması, noksan olan harcın ödenmesine bağlıdır." hükümlerini ihtiva etmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. maddesi "Davacı, yargılama harçları ile her yıl Adalet Bakanlığınca çıkarılacak gider avansı tarifesinde belirlenecek olan tutarı, dava açarken mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Avansın yeterli olmadığının dava sırasında anlaşılması hâlinde, mahkemece, bu eksikliğin tamamlanması için davacıya iki haftalık kesin süre verilir. Taraflardan her birinin ikamesini talep ettiği delil için mahkemece belirlenen delil avansına ilişkin 324 üncü madde hükümleri saklıdır." hükümlerini ihtiva etmektedir. 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesi "Usulüne uygun şekilde davet edilmiş taraflar gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir. İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak 3 ay içinde yenilenmeyen davalar süresinin dolduğu gün itibariyle açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır." hükümlerini ihtiva etmektedir. Davacı asil tarafından dava dilekçesinde adli yardım talebinde bulunduğu, mahkememizin 18.07.2025 tarihli ara kararı ile davacının adli yardım isteminin reddine karar verildiği, davacı asil tarafından mahkememizce verilen adli yardım talebinin reddi kararına itirazda bulunduğu, itiraz üzerine ... 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 28.07.2025 tarih ... D. İş ... Karar sayılı ''Adli yardım talebinin red olunmasına dair ... 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/07/2025 tarihli kararına yönelik itirazın reddine karar verildiği anlaşılmıştır. Mahkememizin 31.07.2025 tarihli ara kararı ile davacı asile 615,40 TL peşin harç ile 615,40 TL başvuru harcını ikmal etmek üzere 2 haftalık kesin süre verildiği, harç ikmal edilmediğinde ise Harçlar Kanunu 30. maddesi, HMK 120. maddesi gereğince davaya devam olunamayacağı ve dosyanın işlemden kaldırılacağının davacı asile ihtarına karar verildiği, verilen süre geçmesine rağmen davacı asil tarafından ara kararda belirtilen harçların mahkememiz dosyasına yatırılmadığı anlaşıldı. Mahkememizin 04.12.2025 tarihli duruşmada HMK'nın 120. maddesi ve Harçlar Kanununun 30. maddesi uyarınca dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiştir. Dosya kapsamından davacının dosyanın işlemden kaldırıldığı 04/12/2025 tarihli duruşmadan itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde talebini yenilemedikleri anlaşılmakla Harçlar Kanununun 30. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. ve 150. maddeleri gereğince davanın açılmamış sayılmasına dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Harçlar Kanununun 30. maddesi, Hukuk Muhakemeleri Kanununun 120. ve 150. maddeleri gereği yenilenmeyen davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınmasın gereken 732,00 TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT m.7/1 maddesine göre hesap ve takdir edilen 22.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 5-Gider avansının kalan kısımlarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu oy birliği ile karar verildi. 05/03/2026 BAŞKAN ÜYE ÜYE KATİP