11. Hukuk Dairesi 2012/1833 E. , 2013/2206 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Hukuk (... 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.11.2011 tarih ve 2011/178-2011/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisinde
**11. Hukuk Dairesi 2012/1833 E. , 2013/2206 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... ... .... Asliye Hukuk (... 1. Asliye Hukuk) Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 01.11.2011 tarih ve 2011/178-2011/594 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili idare tarafından davalı TEİAŞ Genel Müdürlüğü’ne orman hudutları dahilinde enerji nakil hattı tesisi için izin verilerek, taahhüt senedi alındığını, bu taahhüt senedi ve valilik kararı uyarınca nakil hattının altında kalan orman örtüsünün temizliğinden sorumlu olan davalı şirketin bu hususta davalı ... ile protokol yaptığını, ancak enerji nakil hattının altına usulsüz olarak toprak dökümü yapıldığının tespit edildiğini ileri sürerek, müvekkili idarenin zararı olan 8.583,00 TL’nın faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı TEİAŞ vekili, enerji nakil hattının geçtiği güzergahın temizliği işinin diğer davalıya protokol ile verildiğini, davada husumetlerinin bulunmadığını, talep edilen tazminat bedelinin fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin bir kusuru olmadığını, zarar oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın, Dairemizin 02.11.2006 gün ve 2005/9488 esas, 2006/11013 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, 8.583,00 YTL’nın toprak döküm tarihi olan 28.06.2002 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiş, verilen bu kararın da Dairemizin 30.04.2010 tarih 2008/13165 esas 2010/4722 karar sayılı kararı ile bozulması üzerine mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamada, benimsenen bilirkişi raporu ve dosyanın geçirdiği safahat uyarınca taraflar bakımından oluşan usulü müktesep haklar dikkate alınarak 8.583,00 TL bakımından davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalılar vekilleri temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalılar vekillerinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 458,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan ayrı ayrı alınmasına, 11.02.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.