11. Hukuk Dairesi 2021/2899 E. , 2022/5917 K. "" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.06.2019 tarih ve 2017/115 E. - 2019/496 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duru…
**11. Hukuk Dairesi 2021/2899 E. , 2022/5917 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 27.06.2019 tarih ve 2017/115 E. - 2019/496 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı şirket ile müvekkili arasında imzalanan diğer davalıların müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı 04.11.2009 tarihli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile, eki protokolün 4.1.3. maddesine göre, en geç 04.12.2009 tarihine kadar fiilen akaryakıt satışına başlamayı taahhüt eden davalı şirketin, bu taahhüdünü yerine getirmemiş olması sebebiyle protokolün 8.2 ve 9. maddeleri hükmü uyarınca müvekkilinin sözleşmenin bu sebeple feshine sebebiyet veren davalılardan cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının doğduğunu ileri sürerek, bu alacağın tahsili için yapılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamına, %40 icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, sözleşmeyi haksız olarak fesheden davacının cezai şart ve kar mahrumiyeti talep edemeyeceğini, davacının müvekkilinin Erzincan'da açacağı istasyonu pek önemsemeyerek elindeki 2. kalite malzemeleri vermeye kalkması üzerine bu malzemelerin kabul edilmediğini, davacı tarafça da teminatın alınmadığını, bu durumda da petrol istasyonunun faaliyete geçemediğini, müvekkilleri kefillerin sorumluluklarının kefalet limiti 90.000 USD ile sınırlı olduğu halde, bu miktarın üzerinde takip yapıldığını savunrak, davanın reddi ile %40 kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.