T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1098 - Karar No:2026/386 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1098 KARAR NO : 2026/386 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2024 NUMARASI : 2020/306 E-2024/747 K DAVANIN VE KARŞI DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil ve Tazm…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ Esas No: 2024/1098 - Karar No:2026/386 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/1098 KARAR NO : 2026/386 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA BATI ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2024 NUMARASI : 2020/306 E-2024/747 K DAVANIN VE KARŞI DAVANIN KONUSU : Tapu İptali Ve Tescil ve Tazminat -Tazminat (Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 08/04/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 08/04/2026 Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ile tazminat istemlerine ilişkin asıl, tazminat istemine ilişkin karşı davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı-karşı davalı vekili; taraflar arasında 13/12/2013 tarihli Ankara 54. Noterliğinin 51731 yevmiye numaralı “Gayrimenkul Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi”nin imzalandığı, daha sonra 01.05.2015 tarihli ek protokolün düzenlendiği, yüklenici şirket tarafından tüm inşaatın eksiksiz, zamanından önce ve taahhüt edilenin ötesinde ilavelerle tamamlandığı, 26.12.2017 tarihinde de Etimesgut Belediyesi tarafından yapı kullanma izin belgesi düzenlendiği, bu belgenin bir örneğinin davalıya teslim edildiği ve sözleşmenin tüm yükümlülükleri yerine getirilip sözleşme sonlandığı için tarafların birbirlerine düzenleyecekleri fatura işlemleri aşamasına geçildiği, bina ve bağımsız bölümlerde fiilen 4 yıl önce oturum başlandığı, arsa sahibine isabet eden konutların müşterilere Tapu Sicil Müdürlüğü'nden satışlarının gerçekleştirildiği, ayrı ayrı bina yönetimlerinin oluşturulduğu, arsa sahibinin ise kendi yükümlülüğünde olan, kendine ait sorun teşkil eden ve esasen kendisinin çözmesi gereken arsaya ait hukuksal engellerin çözümünü de yapmadığı, belediyece iskan ruhsatı verilmiş bulunan inşaata rağmen müvekkilin hak etmiş bulunduğu A Blok 15. Kat 57 nolu bağımsız bölümün tapusunun verilmediği, en geç iskan ruhsat tarihi olan 26.12.2017 tarihinde tapu ferağının verilmesi gerektiği, devrin yapılmamasından dolayı müvekkilinin bu taşınmazdan yararlanamadığı ve her ay yaklaşık 3.500,00 TL civarında zararı oluştuğu, müvekkili tarafından sözleşme ve projede belirlenen taahhütlerin ötesinde, değer arttırıcı ve ilave nitelikte, ortak alanlarda birçok işin gerçekleştirildiği, sözleşmesinin 13.2 maddesine göre yapı ruhsatı tarihinden sonra arsayla ilgili vergi, harç ve her türlü borçların ödeme yükümlülüğünün davalıya ait bulunduğu, fakat ödemelerin davacı tarafından yapıldığı, belirtilerek A Blok 15. Kat 57 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile davacı adına tesciline, bu bağımsız bölümün tapu ferağının verilmemesi nedeniyle 26.12.2017 gününden dava tarihine kadar oluşan döneme ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL kira tazminatının ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, binanın ortak alanlarına yönelik olarak müvekkilce yapılan harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL’nin iskan ruhsatının alındığı tarih olan 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, binadaki her bir bağımsız bölüme yönelik olarak müvekkilce yapılan harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin iskan ruhsatının alındığı tarih olan 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalı yanın sorumluluğunda bulunan ancak müvekkilce ödenen ve ödeme miktarı 281.384,60 TL olan bedellerin bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak bedele göre şimdilik 10.000,00 TL’sinin her birinin ödeme tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ya da davalı tarafından düzenlenen faturadaki KDV alacağından mahsubuna, 30.01.2024 tarihli ıslah dilekçesi ile de ... Parsel A Blok 15. Kat 57 nolu bağımsız bölümün davalı adına tescilli bulunan tapu kaydının iptali ile davacı müvekkil şirket adına tapuya kayıt ve tesciline, bu bağımsız bölümün tapu ferağının verilmemesi nedeniyle 26.12.2017 gününden dava tarihine kadar oluşan döneme ilişkin olarak fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 82.832,00 TL'nin dönemsel avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, binanın ortak alanlarına yönelik olarak müvekkilce yapılan harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 100.000,00 TL’nin iskan ruhsatının alındığı tarih olan 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, binadaki her bir bağımsız bölüme yönelik olarak müvekkilce yapılan harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin iskan ruhsatının alındığı tarih olan 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine, davalının sorumluluğunda bulunan ancak müvekkilce ödenen ve ödeme miktarı 281.384,60 TL olan bedelden şimdilik 10.000,00 TL’sinin her birinin ödeme tarihinden işleyecek olmadığı takdirde iskan ruhsatının alındığı 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-karşı davacı vekili; taraflar arasında HMK’nın 193. maddesi gereği delil sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin teslimi düzenleyen 6. maddesinde "8 ay içinde başlamak koşulu ile toplam 36 ay sonunda, binalar, otoparklar ve çevre düzenlemesi, proje, imar mevzuatı ve teknik şartnameye göre tamamlanmış iskan ruhsatı alınmış, kullanıma hazır konutları düzenlenecek bir tutanakla Arsa sahibine teslim edilecektir." ifadesiyle, son derece açık olarak, teslimin iskan ruhsatı alındıktan sonra, düzenlenecek bir tutanakla yapılacağının düzenlendiği, mahkeme tarafından delil sözleşmesinin resen dikkate alınması gerektiği, bu durumda yüklenicinin teslim koşuluna uygun davranmadığı gibi, teslimin yapıldığına dair yapılmış delil sözleşmesine de riayet etmediği, yüklenicinin de teslimin 26.12.2017 tarihli iskan ruhsatı alınmasıyla yapılmadığını, 28.12.2018 tarihli ihtarnamesinde ferağ talebinden vazgeçmesiyle kabul ettiği, müvekkilinin inşaatta sözleşmeye, projelere aykırı, eksik ve ayıplı işler bulunmasına rağmen inşaatı teslim almaya zorlanmasının kabul edilemeyeceği, müvekkilinin hiçbir karşılık almadan, yükleniciden hiçbir ilave talepte dahi bulunmadan, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kararlaştırılmış bulunan %50 paylaşımı değiştirdiği ve inşaatın sözleşmede kararlaştırılan özellik ve kalitede olmasını temin etmek amacıyla, fazladan iki adet bağımsız bölümün daha yükleniciye ait olacağını taahhüt ettiği, fakat inşaatın projelere uygun yapılmadığı, tüm uyarılara rağmen yüklenicinin bu eksiklikleri gidermediği, müvekkilinin iki bağımsız bölüm ve inşaatın sözleşme ve projeye uygun olması için fazladan iki bağımsız bölümün daha ferağını yükleniciye vermiş iken, inşaatı eksik şekilde teslim almaya zorlanmasının mümkün olmadığı, eksik ve ayıplı imalatların bulunduğu, Ankara Batı Ticaret Mahkemesinin 2020/22 D. İş sayılı dosyasından da tespit yaptırıldığı, dava dilekçesinin 5. maddesinin başlangıcında davacı tarafından atıf yapılan sözleşmenin 13.2.2 maddesi hususunda yanıltıcı bir ifadeyle " ... Yapı Ruhsatı tarihinden sonra arsayla ilgili vergi, resim harç ve her türlü borçların ödeme yükümlülüğü davalıya ait bulunmaktadır." denildiği, sözleşmeye göre doğrusunun, "Yapı Ruhsatı öncesi arsa ile ilgili tüm vergi, harç ve her türlü borçlar Arsa Sahibine (davalıya), Yapı Ruhsatı tarihinden sonra ise Yüklenici firmaya (davacıya) ait olacaktır." olması gerektiği, bu düzeltmeden sonra davacının dilekçesinin bu bölümünde yer alan alacak iddialarının haksız olduğu, sözleşmenin 13.1.2. maddesinde yer alan "elektrik, su, doğalgaz saatleri ve tüm abonelikler, depozitolar, güvence bedelleri bağımsız bölüm sahiplerine ait olacağı" düzenlendiği, doğalgaz, elektrik ve su tüketim faturalarının davacı yanca ödenmiş olduğu hususunda ispatın davacıya ait olduğu, yatırıldığı iddia edilen 19.410,00 TL tutarı ile arka sayfadaki tabloda yer alan tutarlar arasında "tutarsızlık" bulunduğu, dava dilekçesinde "değer arttırıcı imalat" olarak yer bulan imalat kalemlerinin imalatında müvekkilin talebi olmadığı gibi üstelik onayının da alınmadığı, sözleşmesinin "Arsa Sahibinin Hakları" başlığı taşıyan 13.2. maddesinin 1. fıkrasında "Arsa sahibi inşaatın yapımıyla ilgili her ne ad altında olursa olsun dolaylı ve direkt olarak Yüklenici firmaya hiçbir bedel ödemeyecektir." hükmü gereğince, yüklenicinin bu konuda bir talep hakkı olmadığı, yine sözleşmenim 13.2. maddesinin 3. fıkrası "Arsa sahipleri, yüklenici firmanın sözleşme yükümlülükleri, fenni şartname ve mahal listelerinde belirtilen malzemelerle yapacağı örnek daireye onay verdikten sonra; Yüklenici firma bütün bağımsız bölümleri aynı malzeme, kalite ve işçilikle imar edecektir. Yüklenici firma ile arsa sahiplerinin daireleri arasında malzeme ve işçilik yönünden hiçbir fark olmayacaktır." hükmünün yer aldığı, yüklenicinin, kira talebi ile ilgili sözleşmede hüküm bulunmadığı belirterek davanın reddini savunmuş ve karşı davasında ise; işin süresinin sözleşmenin 6. maddede düzenlendiği, bu maddeye göre, işin süresinin toplam 36 ay olduğu, 36 ay içerisinde iskana başvurulmak kaydıyla 3 ay ilave süre verilebileceği, işin eksiksiz teslim süresinin 36 ayı geçtiği takdirde her daire için rayiç kira bedeli ödeneceğinin düzenlendiği, buna göre 36 aylık süre 12.12.2016 tarihinde son bulduğu, üç aylık ilave sürenin verilmediği, dolayısıyla, yüklenicinin inşaatı teslim etmesi gereken son tarihin 21.04.2017 tarihi olduğu, sözleşmede teslimin tutanakla yapılacağına dair olan bu düzenlemenin, her iki tarafı da tacir olan sözleşmede HMK’nın 193. madde kapsamında bir delil sözleşmesi olduğu ve mahkemece de re'sen gözetilmesi gerektiği, davacı/yüklenicinin, arsa sahibi/müvekkilin teslimden kaçındığına dair bir iddiası olmadığı, davacı/karşı davalı yüklenicinin 25.12.2018 tarihinde Ankara 53. Noterliğin 37849 yevmiyeli ihtarnamesini keşide ederek, sözleşmenin 12. maddesinden bahisle, A Blok 1, A Blok 57 ve A blok 59 numaralı bağımsız bölümlerin ferağının verilmesini talep ettiği, yüklenicinin keşide ettiği bu ihtarname üzerine tarafların bir araya gelerek kat karşılığı sözleşmesinin 12. maddesinde ve 6. maddesinde, hakediş cetvelinin düzenlendiği, bu düzenlemeye göre, iskan belgesinin alınmasının yeterli olmadığı, ayrıca inşaatın eksiksiz tesliminin de gerekli ve zorunlu olduğunun yükleniciye hatırlatıldığı, bu konuda mutabık kalınması üzerine davacı/yüklenicinin ilk ihtarnamenin üzerinden üç gün sonra 28.12.2018 tarihinde Ankara 53. Noterliğin 40773 yevmiyeli ihtarnamesi keşide ederek, 25 Aralık 2018 tarih 37849 yevmiyeli ihtarnamesinin bu aşamada dikkate alınmaması isteğini bildirdiği, müvekkilinin bağımsız bölümleri teslim alındığı tarihin, satışı yapılan bağımsız bölümler için satışlarının yapıldığı tarih, diğerleri için ise müvekkilin çilingir marifeti ile bağımsız bölümleri açarak içerisine girebildiği 21.02.2020 tarihi olduğu, iskan ruhsatı düzenlenmiş olmasının, yapının sözleşmeye ve eklerine uygun olarak eksiksiz tamamlandığının kabulü anlamına gelmediği, yapı kullanma izin belgesinin, mutlak anlamda "yeterlilik ve yasal düzenlemelere uygunluk" anlamına gelmediği, ruhsata ve eklerine aykırılığın sonradan da tespiti halinde izin belgesinin iptal edilebileceği, ortak alanlarda ve dairelerde eksiklikler bulunduğu, bu eksikliklerin değer kaybına neden olduğu, sözleşme nedeniyle yükleniciden alacağımız: Yüklenici ... Ltd. Şti.'nin müvekkil arsa sahibi lehine düzenlemiş olduğu 26.12.2017 tarih ve 003329 sayılı fatura karşılığında arsa sahibince yüklenici lehine 26.12.2017 tarih ve 792849 sayılı aynı matrahlı fatura düzenlendiği, ancak, faturaların KDV oranlarındaki farklılık nedeniyle müvekkil arsa sahibi lehine 1.023.544, 11 TL tutarında alacak yaratacak bir cari fark oluştuğu, bu cari fark karşılığında 03.04.2018 ve 27.04.2018 tarihlerinde yüklenici tarafından yapılan ödemeler sonucunda müvekkil arsa sahibinin bakiye alacak tutarının 273.544, 11 TL olduğu belirtilerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak koşulu ile geç teslim nedeniyle oluşan 20.000,00 TL kira alacağının ve eksik teslim nedeniyle oluşan 20.000,00 TL zararın 12.12.2016 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte, dava konusu sözleşme nedeni ile davacı karşı davalıdan oluşan 20.000,00 alacağın ise TTK 1530 maddesi gereğince davacı-karşı davalının tamamını ödemesi gerekirken faturaya mahsuben kısmi ödeme yaptığı 03.04.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince; davanın gayrimenkul satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebine ilişkin olduğu, davacı/ karşı davalının ... Parsel A Blok 15. Kat 57 No'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ve davacı/ karşı davalı adına tescilini ve 10.000,00 TL kira tazminatı, 100.000,00 TL ortak alana ilişkin harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle yapılan masrafları, 10.000,00 TL her bağımsız bölüme ilişkin harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle yapılan masrafları ve 10.000,00 TL davalı/ karşı davacının sorumluluğunda olan ancak davacı/ karşı davalının yapmış olduğu masrafların talebine ilişkin olduğu, davalı/ karşı davacının ise 20.000,00 TL geç teslim nedeniyle oluşan kira alacağı, 20.000,00 TL eksik teslim nedeniyle oluşan zararın tazminini ve 20.000,00 TL dava konusu sözleşme nedeniyle davacı/ karşı davalıdan alacağın tazminini talep ettiği, 17/05/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davacı/ karşı davalı yüklenici ile davalı/ karşı davacı ile aralarında yapmış oldukları sözleşme gereği, davacı/karşı davalının inşaatı tamamlayıp iskanı aldıktan sonra tarafların birlikte hazırlayacakları tutanakla inşaatı teslim etmesi gerektiği, davacının bunu yapmadığı, bu nedenle dairelerin teslim edilmiş sayılmayacağına ilişkin değerlendirme yapıldığı, taraflarca yapılan itirazlar doğrultusunda ve davacı/ karşı davalı tarafından dosyaya sunulan 13/08/2021 tarihli hukuki ve teknik uzman görüşünün de dikkate alınarak ek rapor düzenlenmesi için dosya tekrar bilirkişiye gönderildiği ve ek bilirkişi raporu tanzim edildiği, 06/09/2021 tarihinde alınan bilirkişi ek raporunda özetle; davacı/ karşı davalının 2017 ve 2018 yıllarına ait ticari defterlerinin hem açılış hem de kapanış tasdiklerinin yasal süresi içinde yaptırılmış olduğu, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterlerin ise e-defter olarak tutulduğu dolayısıyla davacı/ karşı davalı ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64. maddesi vd. maddelerinde aranan kanuni şartları tam olarak taşıdığından sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davacı/ karşı davalı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre davalı/ karşı davacıya 273.544,11 TL borçlu gözüktüğü, ayrıca davalı/ karşı davacının 2017-2018-2019-2020 yılları ticari defterlerini e-defter olarak tuttuğu dolayısıyla davalı/ karşı davacının ticari defterlerinin 6102 sayılı TTK’nın 64. maddeleri vd maddelerinde aranan kanuni şartları tam olarak taşıdığından sahibi lehine delil gücüne sahip olduğu, davalı/ karşı davacı şirketin kendi ticari defter kayıtlarına göre davacı/ karşı davalıya 139.995,70 TL borçlu gözüktüğü, buna göre kök raporda sehven yapılmış olan maddi yazım hataları dışında değişiklik yapılmasına gerek olmadığına ilişkin değerlendirme yapıldığı, davacı/ karşı davalının şikayeti ve 06/09/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ve 13/08/2021 tarihli hukuki ve teknik uzman görüşü raporu arasında çelişki olması nedeniyle, çelişkinin giderilmesi amacıyla yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasının gerekli görüldüğü, dosyanın yeni bilirkişi heyetine tevdi edildiği, bunun üzerine alınan 29/04/2022 tarihli yeni bilirkişi raporunda özetle; davaya konu ... Parsel A Blok 15. Kat 57 No'lu bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle değeri 1.100.000,00 TL olabileceği, ilgili bağımsız bölümün dava tarihi itibariyle zamanında teslim edilmemesinden dolayı kira tazminatının 60.949,00 TL olabileceği, ortak alan ve bağımsız bölümlerde yapılan değer artırıcı imalatlar nedeniyle alacak hususunda taraflar arasında yapılan sözleşmenin ''13.2. Arsa Sahibin Hakları '' başlıklı kısmının 1. maddesi gereği bu hususta bir değerlendirme yapılmadığı, davalı/ karşı davacı yanın sorumluluğunda olup davacı/ karşı davalı tarafından yapılan ödemelere ilişkin alacak bakımından ise taraflar arasında yapılan sözleşmenin ''13.2. Arsa Sahibin Hakları'' başlıklı 2. maddesine göre tüm altyapı ödemelerinin davacı/ karşı davalı sorumluluğunda olduğu, yapılan ödemelerden bazılarının ise depozito ödemesi olduğu için site yönetiminin sorumluluğunda olduğu değerlendirilmiş olup karşı davaya ilişkin olarak ise geç teslimden dolayı kira tazminatı bakımından 2.207.158,73 TL ecrimisil bedeli olabileceği değerlendirmesi yapıldığı, eksik teslim nedeniyle tazminat ve alacak bakımından ise mevcut olan eksiklikler nedeniyle hesaplama yapmanın mümkün olmadığının açıklandığı, tarafların bilirkişi raporuna itiraz etmeleri üzerine eksiklikleri gidermek amacıyla dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edildiği ve 01/01/2023 tarihinde yeni bir bilirkişi raporunun düzenlendiği, bilirkişi raporunda özetle; gayrimenkul değerleme işleri yönünden 29/04/2022 tarihli kök raporda değişiklik yapılmasına gerek olmadığı, inşaat yönünden yapılan değerlendirmede projede olup da yerine getirilmeyen ve yapılan imalatlardan dolayı inşaat alacaklarının 455.000,00 TL olduğu, makine yönünden değerlendirmeler bakımından mekanik tesisat açısından değer artırıcı olduğu iddia edilen mekanik tesisat imalatlarına ait yeterli proje, bilgi ve belge olmadığı için değerlendirme yapılamadığı ayrıca mekanik tesisat proje, bilgi ve belgeleri yeterli olan ve daha önce çeşitli sebeplerle yapılarak faturalandırılan ve benzeri imalat bedelleri hariç eksik yapılan işler toplamının 67.524,00 TL olduğu, elektrik yönünden yapılan değerlendirmeler bakımından değer artırıcı yönünden davacı/ karşı davalı tarafından harcanan miktarın 62.352,00 TL olduğu, bağımsız bölümler ve diyafon için 13.158,75 TL alacak olduğunun belirlendiği, 11/10/2023 tarihli duruşmada davalı/ karşı davacı vekilinin açmış olduğu karşı davayı takip etmeyeceğini beyan etmesi üzerine davacı/ karşı davalıya davanın geri alınmasına muvafakatinin olup olmadığı hususunda muhtıra gönderildiği ve davacı/ karşı davalının muvafakatinin olduğu ve karşı davayı takip etmeyeceğini beyan ettiği, dosyada kalan son eksikliklerin giderilmesi amacıyla dosyanın tekrar bilirkişiye gönderildiği, alınan ön bilirkişi raporunda belirtilen eksikliklerin tamamlanması amacıyla 16/01/2024 tarihinde alınan bilirkişi raporunda özetle; dava konusu ilgili bağımsız bölümün tapu ferağının verilmemesi nedeniyle 26/12/2017 tarihinden dava tarihine kadar olan döneme ilişkin olarak davacının talep ettiği kira tazminatı tutarının 82.832,00 TL olduğu, binanın ortak alanlarında ve arsa sahibine ait 56 adet bağımsız bölümde sözleşme harici yapmış olduğu imalatın toplam tutarının 1,334.000,00 TL olduğu, davacı yüklenicinin dava konusu A blokta ve davalı arsa sahiplerine ait 56 adet bağımsız bölümde eksik yapmış olduğu imalatın tutarının 71.297,35 TL olduğunun belirlendiği, davacının 30/01/2024 tarihli ıslah dilekçesinde; dava konusu bağımsız bölümün tapu ferağının verilmemesi nedeniyle 26/12/2017 tarihinden dava tarihine kadar oluşan döneme ilişkin olarak dava dilekçesinde talep ettiği 10.000,00 TL'lik miktarı ıslahla 72,832,00 TL artırarak 82.232,00 TL'nin ticari avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesini talep ettiği, mahkemece yapılan inceleme sonucunda tüm dosya kapsamında toplanan deliller, tanık beyanları ve bilirkişi raporları dikkate alındığında kira tazminatı tutarının 82.832,00 TL olduğu, binanın ortak alanlarında ve arsa sahibine ait 56 adet bağımsız bölümde sözleşme harici yapmış olduğu imalatın toplam tutarının 1.334.000,00 TL olduğunun belirlendiği, ancak HMK’nın 26. maddesinde düzenlenen Taleple Bağlılık ilkesi gereği ortak alana ve her bir bağımsız bölüme ilişkin harcama ve değer artırıcı imalatlar nedeniyle yapılan masraflara ilişkin talebin 110.000,00 TL olması sebebiyle toplam 110.000,00 TL olarak kabulüne, 10.000,00 TL olarak talep edilen kira tazminatının ıslahla 82.832,00 TL'ye artırılmasının kabulüne ve ... Parsel A Blok 15. Kat 57 No'lu bağımsız bölümün tapu kaydının iptaline ve davacı adına tesciline karar verilmesi gerektiği kanaatine ulaşılarak asıl davanın kısmen kabulü ile; ... parsel A blok, 15.kat 57.nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline, toplam 192.832,00TL maddi tazminatın davanın açıldığı tarihteki kısmına yönelik dava tarihinden, ıslah edilen kısma yönelik ıslah tarihinden itibaren başlayacak avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, davacının fazlaya yönelik talebinin reddine, karşı davanın açılmamış sayılmasına, karar verilmiştir. Davacı-karşı davalı vekili katılma yolu ile sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; asıl dava dilekçesinde diğer taleplerinin yanında "Davalı yanın sorumluluğunda bulunan ancak müvekkilce ödenen ve ödeme miktarı 281.384,60 TL olan bedellerin bilirkişi incelemesinde ortaya çıkacak bedele göre şimdilik 10.000,00 TL’sinin her birinin ödeme tarihinden işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ya da davalı tarafından düzenlenen faturadaki KDV alacağından mahsubuna" karar verilmesinin talep edildiği ancak hükme esas alınan raporu düzenleyen bilirkişi tarafından bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadığı, 29.04.2022 tarihli ikinci bilirkişi raporunda; davalı yanın sorumluluğunda olup, davacı tarafından yapılan ödemelere ilişkin alacağın ne olduğuna ilişkin hususunda, taraflar arasında yapılan sözleşmenin 13.2. “Arsa Sahibinin Hakları” başlıklı kısmının 2. maddesinde “2- Yapı ruhsatı öncesi arsa ile ilgili tüm vergi harç ve her türlü borçlar Arsa Sahibine, Yapı Ruhsatı tarihinden sonra ise Yüklenici Firmaya ait olacaktır.” denildiği, bu kapsamda; tüm altyapı bedellerinin ödemesinin davacı ... İnşaat sorumluluğunda olduğu, yapılan ödemelerden bazılarının depozito ödemesi olduğu için site yönetimi sorumluluğunda bulunduğu kanaatine varıldığı, sunulan faturalar, emlak vergisi ödemeleri ve doğalgaz abonelik ücretlerinin yüklenici müvekkilin sorumluluğunda olan alt yapı giderlerinden bağımsız olup Site Yönetimi ve arsa sahibi tarafından ödenmesi gereken giderler olduğu, bu bedellerin de hesaplanması ve müvekkilinin alacaklarına ilave edilmesi gerekirken itirazlara rağmen bu hususun hiç incelenme yapılmayan raporun hükme esas alındığı, bilirkişi heyetince inceleme yapılması zorunlu ise de bu hususun da yargılamayı uzatacağından fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere şimdilik 10.000,00 TL’nin her birinin ödeme tarihinden işleyecek olmadığı takdirde iskan ruhsatının alındığı 26.12.2017 tarihinden itibaren hesaplanacak ticari avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı müvekkile ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı-karşı davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında HMK’nın 193. maddesi gereği delil sözleşmesi bulunduğu, sözleşmenin teslimi düzenleyen 6. maddesinde “8 ay içinde başlamak koşulu ile toplam 36 ay sonunda, binalar, otoparklar ve çevre düzenlemesi, proje, imar mevzuatı ve teknik şartnameye göre tamamlanmış iskan ruhsatı alınmış, kullanıma hazır konutları düzenlenecek bir tutanakla Arsa sahibine teslim edilecektir.” düzenlemesinin bulunduğu, teslimin iskan ruhsatı alındıktan sonra, düzenlenecek bir tutanakla yapılacağının kararlaştırıldığı, bu maddeni delil sözleşmesi olup mahkemece resen dikkate alınması gerektiği, yüklenicinin teslim koşuluna uygun davranmadığı gibi, teslimin yapıldığına dair yapılmış delil sözleşmesine de riayet etmediği, yüklenicinin dahi, iskan ruhsatı ile teslimin yapılmadığını kabul etmediği, yüklenicinin 25.12.2018 tarihinde keşide ettiği ihtarname ile bağımsız bölümlerin ferağını talep etmiş olmasına rağmen, tarafların bir araya gelerek yaptıkları görüşmeden sonra kendisi de eksiklik ve ayıplara hak vererek 28.12.2018 tarihinde bu talebinden vazgeçtiğini yine keşide ettiği ihtarname ile bildirdiği, iskan ruhsatının alınmış olması nedeniyle teslimin yapıldığı konusunda direngen olmadığı bu hususu 28.12.2018 tarihli ihtarnamesinde ferağ talebinden vazgeçmesiyle kabul ettiği, müvekkilinin inşaatta sözleşmeye, projelere, teknik şartnamelere, mevzuata aykırı, eksik ve ayıplı işler bulunmasına rağmen inşaatı teslim almaya zorlanmasının kabul edilemeyeceği, kat karşılığı inşaat sözleşmesi ile kararlaştırılmış bulunan paylaşımın değiştirildiği, inşaatın sözleşmede kararlaştırılan özellik ve kalitede olmasını temin etmek amacıyla, fazladan iki adet bağımsız bölümün daha yükleniciye ait olacağının taahhüt edildiği, teknik şartnamenin 4. maddesine göre, imalatların projelerde belirtilen şekil ve malzemelerle yapılacağının kararlaştırıldığı fakat yüklenicinin bu edimini yerine getirmediği, müvekkilinin bu şekilde özensiz, fen ve teknik şart ve şartnamelere aykırı imalatı teslim almaya zorlanmasının sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğu, eksik ve ayıplı işler bulunduğu, Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2020/22 D.İş sayılı dosyasında tespit yatırıldığı, davacı yüklenicinin, sözleşmede ve projelerde yer almamasına rağmen, bir kısım imalatlar yaptığını veya daha kaliteli malzeme kullandığını ve bu imalatların inşaata değer kattığını iddia ettiği, davacı yüklenicinin, “değer artırıcı imalat” yapmış olduğu iddiasının ve sözde imalatların değerinin arsa sahibi müvekkilden talep edilmesinin sözleşmeye ve kanuna aykırı olduğu, Kat Karşılığı İnşaat Sözleşmesinin “Arsa Sahibinin Hakları” başlığı taşıyan 13.2. maddesinin 1. fıkrasında “Arsa sahibi inşaatın yapımıyla ilgili her ne ad altında olursa olsun dolaylı ve direkt olarak Yüklenici firmaya hiçbir bedel ödemeyecektir.” hükmü gereğince, yüklenicinin bu konuda bir talep hakkı olamayacağının ortada olduğu, 13.2. maddesinin 3. fıkrasında “Arsa sahipleri, yüklenici firmanın sözleşme yükümlülükleri, fenni şartname ve mahal listelerinde belirtilen malzemelerle yapacağı örnek daireye onay verdikten sonra; Yüklenici firma bütün bağımsız bölümleri aynı malzeme, kalite ve işçilikle imal edecektir. Yüklenici firma ile arsa sahiplerinin daireleri arasında malzeme ve işçilik yönünden hiçbir fark olmayacaktır.” hükmünün yer aldığı, davacının değer artışı yaratan imalatlar olarak ileri sürdüğü hususların birçoğunun bu örnek dairede yer aldığı, yüklenicinin tanıtım ve reklam kataloglarında da bu imalatlara yer verildiği, taraflar arasında 22.06.2015 tarihinde “Örnek Daire Üzerinde Anlaşma” başlıklı protokol imzalandığı, bu protokolün 2. maddesinde “…Bu örnek daire mimari projeye göre B Blok 2. Kat 8 nolu dairedir. İnşaatın yapım aşamasında kullanılacak tüm malzemeler bu örnek dairede uygulanmıştır…” ve 3. maddesinde “…örnek dairede kullanılan malzemelerin görsellerini içeren CD yüklenici firma tarafından ayrıca arsa sahibine teslim edilmiştir…” denildiği, sözleşmenin eki ve ayrılmaz parçası haline gelen protokol eki CD’de yer alan görsellerde bu imalatların yer aldığı ve dolayısıyla örnek dairede uygulandığı, davacı yüklenicinin bu nedenle de değer artışı yaratıldığı iddiasıyla bu imalatlar ve malzemelere ilişkin olarak müvekkilden talepte bulunamayacağı, Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2018/654 Esas, 2019/5372 Karar sayılı ve 17.12.2019 tarihli kararında “…Yüklenici fazla yaptığını ileri sürdüğü işlerin bedelinin takasına karar verilmesini talep etmiş olup, yüklenici kendi iradesiyle inşaatın tamamına ve bu kapsamda arsa sahiplerine ve kendisine verilen bağımsız bölümlere aynen yansıtılan her iki tarafın da yararına değer artırıcı işler yapması halinde sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı durumlarda fazla bedel isteminde bulunamaz….” hükmünün yer aldığı, bu ilamdaki şartların da gerçekleşmediği, bu nedenle bu bedele hükmedilmesinin hatalı olduğu, kısaca; taraflar arasında imzalanmış sözleşmede teslimin iki tarafça imzalanacak “yazılı tutanak” ile yapılmasının esas olduğu, “delil sözleşmesi” şartının yerine getirilmediği, davacı yüklenicinin sözleşme, projeler, fen ve teknik şartnameler gereği yerine getirmesi gereken yükümlülüklerinin tümünü eksiksiz ve ayıpsız olarak yerine getirmediği, “delil sözleşmesi” niteliğindeki yazılı tutanak ile teslim şartının yerine getirilmediğinin tespitinin yapılmasına ve Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/22 D.İş sayılı dosyada bilirkişinin yapmış olduğu eksiklik tespitlerine rağmen dava konusu A blok 57 numaralı bağımsız bölümün davacı adına tesciline karar vermiş olmasının hukuka aykırı , “hukuki” gerekçesinin de açıklanmadığı, gerekçeden yoksun bir karar verildiği, çelişkili bilirkişi raporlarının varlığına ve davacı aleyhinde daha çok bilirkişi görüşü bulunmasına rağmen son ve lehteki hatalı rapora göre karar verildiği, üstelik bu rapordaki inşaat mühendisi bilirkişinin, aynı mahkemece görevlendirilerek 2020/22 D.İş sayılı dosyada eksikliklerin tespitini yapan bilirkişi olduğu, yüklenicinin fazla imalat ve daha kaliteli malzeme ile “değer artırıcı” olduğunu iddia ettiği imalatların tümünün sözleşmede, projelerde, sözleşme eki protokolde, görsellerde, satış kataloğunda, örnek dairede gösterildiği, yapılmış ve bu haliyle davacının yükümlülüğü altında olan imalatlar olduğu, üstelik, bu imalatların ortak alanlarda ve davacı yüklenici payına düşen bağımsız bölümlerde de aynen uygulanmış olmakla hem sözleşme hem de Yargıtay’ın anılan yerleşik kararları gereğince bedellerinin ödenmesinin talep edilemeyeceği, kararın “değer artırıcı imalatlar” ile ilgili kısmı ile ilgili bilirkişi heyetlerinin yerine getirdikleri görevin HMK’nın 279. maddesi hükümleri uyarınca uzmanlıkları dahilinde yapılmış hesaplardan ibaret olduğu, yapılmış olan hesapların bunların hukuki olarak ödenmesi sonucunu doğurmayacağı, nitekim HMK’nın 279/4 maddesi gereğince bilirkişilerin böyle bir hukuki görüş bildirme yetkisi de olmadığı, kararda değer artırıcı imalatlar ile ilgili olarak bilirkişi raporunun gerekçe gösterildiği, ancak neden ödenmesi gerektiğine dair hukuki gerekçe açıklanmadığı, bu anlamda da kararın bu kısmının da hukuki “gerekçeden yoksun” şekilde olduğu belirtilerek kararın kaldırılmasına karar verilmesi talep edilmiştir. Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinden kaynaklanan tapu iptal ve tescil ile tazminat istemlerine, karşı dava ise; tazminat istemine ilişkin olup, mahkemece asıl davanın kısmen kabulüne, karşı davanın açılmamış sayılmasına dair verilen karara karşı süresi içinde taraf vekillerince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi; bir yönüyle arsa sahibinin koşullar gerçekleştiğinde sahibi olduğu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmını yükleniciye devretmesini öngörürken, diğer yönüyle de, yüklenicinin yapacağı inşaat bakımından arsa sahibine karşı yükümlülüklerini gösteren, tapulu taşınmazın mülkiyetinin bir kısmının devrine ilişkin vaadi ve eser sözleşmesini içeren, iki tipli-karma bir sözleşmedir. Başka bir anlatımla yüklenici yönünden inşaat yapma yükümlülüğünü, arsa sahibi yönünden ise tapuda pay intikal ettirme yükümlülüğünü içeren kat karşılığı inşaat sözleşmesi, hem inşaat yapma hem de satış vaadi sözleşmesini bünyesinde birleştiren özel bir sözleşme türü olup, sözleşmesinin konusu, arsa sahibinin maliki olduğu arsa üzerine yapılacak bina inşaatıdır. Yüklenici, finansmanını sağlayarak, lüzumunda sanat, beceri ve emek sarfıyla bir bina (inşaat) meydana getirmeyi üstlenirken, arsa sahibi de buna karşılık arsa payı devri suretiyle bir bedel ödemeyi borçlanmaktadır. Bu sözleşmede ücret (bedel) arsa sahibi tarafından ayın olarak ödenmektedir. Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere arsa payı karşılığı inşaat sözleşmelerinde yüklenicinin edimi, sözleşmede kararlaştırılan inşaatı imar mevzuatına, sözleşme hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak yapıp teslim etmek, arsa sahiplerinin edimi ise sözleşmedeki paylaşıma göre yükleniciye düşen bağımsız bölümleri devretmektir. Bununla birlikte yüklenicinin TBK'nın 471. maddesi kapsamında düzenlenen özen borcundan kaynaklanan bu yükümlülüğü yanında arsa sahiplerinin sözleşmedeki talep haklarını da karşılaması gerekmektedir. Aksi taktirde yüklenicinin borcunu tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiğinden söz edilemeyecektir. Somut olayda; dava taraflar arasındaki 13/12/2013 tarihli arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesine dayalı olarak davacı yüklenicinin edimini ifa ettiği, iskan ruhsatını aldığı buna rağmen sözleşeme ile iskan ruhsat alımına bırakılan 57 nolu bağımsız bölümün tapusunun devrilmediği iddiasına ilişkin olarak bu bağımsız bölüme ilişkin tapu iptal ve tescil, bağımsız bölümün devredilmemesi nedeni ile iskan ruhsatı tarihi 26/12/2017 ile dava tarihi arası gecikme tazminatı, ortak yerler ile davalı arsa sahibine ait bağımsız bölümlerde değer arttırıcı imalat yapıldığı iddiası ile alacak ve sözleşme kapsamında davalı tarafa ait olmakla beraber davacı tarafça bir kısım ödemeler yapıldığı iddiası ile alacak istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki sözleşme, taraf kabul ve beyanları incelendiğinde davaya konu bağımsız bölümün iskana bırakılan son bağımsız bölüm olduğu ve iskan ruhsatının 26/12/2017 tarihinde alındığı ihtilafsız ise de sözleşmenin "işin süresi" başlıklı 6. maddesinde arsa sahibine ait bağımsız bölümlerin iskan ruhsatı alınmış, kullanıma hazır şekilde ve düzenlenecek bir tutanakla teslim edileceğinin hüküm altına alındığı görülmüştür. Yerleşik Yargıtay İçtihatlarında kabul edildiği üzere yüklenici inşaatı sözleşme hükümleri, fen ve sanat kurallarına, uygun olarak eksiksiz şekilde tamamlayarak teslim etme yükümlülüğünde olup, iskan ruhsatı alınmış da olsa eksik ve ayıplı imalat bulunması halinde arsa sahiplerinin tapu devrinde temerrüdünden söz edilemeyecektir. Bu kapsamda mahkemesince yapılan yargılama, alınan bilirkişi raporlarının incelenmesinde iskan ruhsatının alınması sonrası arsa sahibine düşen dairelerin tutanakla teslimine ilişkin dava tarihinden önce davacının davalıyı temürrüde düşürüp düşürmediği, sözleşmeye konu inşaatta eksik ve ayıplı işler bulunup bulunmadığı, dosya kapsamı ile davalının Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2020/22D.İş sayılı dosyasında bağımsız bölümlerin çilingir aracılığı ile açıldığına dair belgeler de değerlendirilerek ve yine eksik ve ayıpların bulunması durumunda bu eksik ve ayıplara ilişkin birlikte ifa kuralı da değerlendirilmeksizin tapu iptal tescil ve gecikme tazminatına hükmedilmesi hatalıdır. Ortak alanlar ve davalı arsa sahibine ait bağımsız bölümlerde değer arttırıcı imalatlara yönelik talep yönünden ise Yargıtay yerleşik içtihatlarında da kabul edildiği üzere ortak alanlarda fazladan yapılan imalatların taraflar yararına olması nedeniyle yüklenici bu imalatlara ilişkin bedel talep edemeyecektir. Arsa sahibine düşen bağımsız bölümler için ise sözleşmenin 13.3. maddesinde yüklenicinin sözleşme hükümleri, fenni şartlar ve mahal listesinde belirtilen malzemelerle yapacağı örnek daireye arsa sahipleri onay verdikten sonra yüklenicinin bütün bağımsız bölümleri aynı kalitede malzeme ve işçilikle imal edeceğinin ve yüklenici ile arsa sahibinin daireleri arasında malzeme ve işçilik yönünden hiçbir fark olmayacağının kararlaştırıldığı gibi taraflar arasında düzenlenen 22/06/2015 tarihli “Örnek Daire Üzerinde Uzlaşma” başlıklı belgede de örnek dairede uygulanan malzemelerin kullanılması yönünde düzenlemelerin kabul edildiği anlaşılmakla Yargıtay yerleşik içtihatlarında kabul edildiği üzere sözleşmede taraflara düşen bağımız bölümler yönünden yapılacak imalat ve işçiliğin farklı yapılacağına ilişkin düzenleme bulunmaması durumunda yüklenicinin kendisine düşen bağımsız bölümlere yapacağı imalatların aynısını arsa sahibine yapmak zorunda olduğu, açıklanan kapsamda fazla imalat bedelinin talep edilemeyeceği kabul edilmiş olmakla mahkemece bu kalem yönünden de denetlenebilir inceleme yapılmadığı görülmüştür. Yine davada talep edilen arsa sahibi adına yapılan ödemelere yönelik alacak talebine ilişkin ise dava dilekçesinde sözleşmeye konu parselde sözleşme öncesi davalının borçlarından dolayı haciz ve icra takipleri olduğu, bunların kendileri tarafından ödenerek kapatıldığı iddiasıyla birlikte sözleşme kapsamında yükümlülüğünde bulunmayan ödemeler yapıldığı iddiasında bulunulmuş ve bir kısım delil ve belgeler sunmuş ise de, yargılama ve raporların bu talep yönünden de denetlenebilir olmadığı görülmüştür. Bu durumda mahkemece yapılacak iş; dosyanın eki olan fakat dosya içinde bulunmadığı anlaşılan biri içinde projeler diğerinin içinde de 3 ise adet mavi klasör olduğu belirtilen 2 poşet ekin dosya içerisine alınarak gerekli görülürse mahallinde keşif de yapılarak hükme esas alınan bilirkişi kurulundan ek rapor alınarak tarafların iddia beyan ve delilleri , itiraz dilekçeleri açıklamalar kapsamında değerlendirilerek denetlenebilir rapor alınması, itiraz edilmesi durumda ek rapor alınarak itirazların da denetlenebilir şekilde giderilmesinden ibarettir. Açıklanan nedenlerle, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmadığından taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile mahkeme kararının HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının kabulüne, 2-Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesinin 05/07/2024 gün ve 2020/306 Esas, 2024/747 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-a -6 maddesi gereğince kaldırılmasına, 3-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 4-Davacı-karşı davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 5-Davalı-karşı davacı tarafından yatırılan 22.079,00 TL istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, 6-Taraflarca ödenen istinaf kanun yoluna başvurma harçlarının ve yaptıkları istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi gereğince KESİN olarak 08/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ... e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır