İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... A.Ş'nin ortağı olduğunu, davalı ş…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO:2022/1321 KARAR NO:2026/187 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:22/12/2021 NUMARASI:2020/541 Esas - 2021/963 Karar DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ:06/02/2026 Taraflar arasındaki Ticari Şirket davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı .... A.Ş'nin ortağı olduğunu, davalı şirketin 2019 hesap yılına ait olağan genel kurul toplantısının 22/07/2020 tarihinde gerçekleştirildiğini, davalı şirketin dava dışı diğer paydaşları olan ..., ... ve ...'ın yaklaşık 12 yıl boyunca bilançodaki kayıtları davalının fiili durumu ile bağdaşmadan kar ve kar oranını düşük göstermek suretiyle şirket kayıtlarına mevcut karı intikal ettirmeyerek şirketi ve şirket ortakları olan davacı davalının yıllardır zarara uğrattığını, davalı şirketin gerekçesiz veya süreklilik arz edecek şekilde kar payı dağıtmadığını, bunun hukuka aykırı olduğunu belirterek, davalı şirketin 22/07/2021 tarihinde yapılan 2019 yılına ait genel kurul toplantısında alınan 2019 yılı net karının dağıtılıp dağıtılmayacağının görüşülerek karara bağlanmasına dair oy çokluğu ile alınan kararların hukuka ve dürüstlük kuralına aykırı olduğundan iptaline, TTK'nun 449 maddesi uyarınca iptali istenen kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, davalı şirketin tanıtım bilgileri dışında herhangi bir delil ve geçerli gerekçe ibraz etmeksizin genel kurul kararlarının iptalini talep ettiğini, davacının şirketteki hisse oranının %0,03 olduğunu, sistematik kar dağıtılmaması gibi bir durumun söz konusu olmadığını, bu düzenlemelerin şirketin ekonomik durumu, pandemi nedeni ile oluşan belirsizlikler ve ülkede yaşanan finansal gelişmeler dikkate alındığında doğal hayatın olağan akışına uygun olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Sermaye şirketleri, ortaklar arasında eşit işlem ilkesine göre ve dürüstlük kuralına uygun, dürüst resim ilkesine göre hazırlanmış mali tablolar sunmak ve ortaklara hesap vermek üzere genel kurul toplantısı yaparlar. Yönetim kurulunda yer almayan azlık hakkı sahiplerinin en büyük beklentisi kar payı almaktır. Şirkette çalışmayan ve bir ücret veya huzur hakkı almayan ortağın, kar payından da mahrum bırakılması için ciddi ve haklı bir gerekçe ortaya konmalıdır.Sırf pandemi koşullarına atıf yapmak yeterli olmayacaktır. Olası riskler, risklere karşı yedeklerin durumu, karın nereye ve ne şekilde kullanılacağı gibi bilgiler içeren bir faaliyet raporu düzenlenmelidir. Aksi halde, paydan kaynaklı hakların genel kurulda sağlıklı kullanılması mümkün olmayacaktır. Davalı şirketin her yıl ciddi kar sağladığı, yönetimde olanlara ciddi mali haklar sağladığı ortadadır. Bu durumda, yönetimde bulunmayan ortaklara yedeğe alınması zorunluluk olan miktarı dışında kalan kardan bir miktar kar payı ödenmesi her ortağın hakkıdır. Bilirkişi raporunda da, ciddi bir yatırım yapılmadığı tespit edilmiştir. Bu durumda, davalı şirketin kar payı dağıtılmamasına ilişkin genel kurul kararının dürüstlük kuralına uyduğu söylenemez. Dürüstlük kuralına uymayan kararın iptalini dava etme hakkı olan davacının talebi yerinde görülmüş olup, talebin kabulüne ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürülen savunmaların gerekçeli kararda değerlendirilmediğini, yerel mahkemece iptal kararı dürüstlük kuralına aykırı olduğu kanaatiyle verilmişse de pandemi koşulları, bilirkişi raporunda haklılığın tespit edilmiş olması ve davacı ile davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin hisse oranları göz ardı edildiğini, bilirkişi raporunda tespit olunduğu üzere davalı şirket kayıtları üzerinde yapılan incelemede kar payı dağıtımının zorunlu olmadığı ve davacıya kar dağıtımı yapılmayan dönemlerde diğer yönetimde olan ve olmayan ortaklara da kar dağıtımı yapılmadığı görüldüğünden eşit işlem ilkesine aykırı bir uygulamaya rastlanmadığını, kararı alan yönetim kurulu üyelerinin toplam hisse oranı %98,1292 / davacının hisse oranı %0,0360 olmasından dolayı, davacının %0,0360 payına karşılık; yönetim kurulu üyelerinin toplam %98,1292 oranla kâr payından vazgeçmesi hususu dikkate alınmadığını, yönetim kurulu üyelerinin kendi kar payından %98,1292 alacaktan vazgeçerken şirketin akıbeti haricinde, azınlığın %0,0360 oranla kay payını ödememe gibi bir amaç güttüğü gerekçesi dürüstlük kuralına uygun olmadığını, karın dağıtılmaması kararına gerekçe gösterilen hususların gerekçeli kararda incelenmediğini istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını, öncelikle davanın reddine karar verilmesini mahkeme aksi kanaatte ise tekrar inceleme yapılmak üzere dosyanın ilgili mahkemesine gönderilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE:Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptali, davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davaya konu genel kurul kararları hakkında iptal sebebinin bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı şirketin, 2019 yılı olağan genel kurulu 22.07.2020 tarihinde yapılmış olup davacı toplantıya katılmıştır.Davacı tarafça, davalı şirketin 22.07.2020 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan 5 numaralı 2019 yılı dönem karının dağıtılmaması kararların iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 445. Maddesinde, toplantıda hazır bulunup da karara olumsuz oy veren ve bu muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabileceği, düzenlenmiştir. Davacı taraf, iptal istemine konu genel kurul kararlarına muhalefetini bildirmiş ve eldeki davayı 22.10.2020 tarihinde üç aylık süre içerisinde açmıştır. Genel kurul kararlarının iptali davasına konu, ...A.Ş.’nin 22.07.2020 tarihinde yapılan 2019 yılı olağan genel kurul toplantı tutanağının;5. maddesi, ''Karın kullanım şeklinin ve dağıtılıp dağıtılmayacağının görüşülmesine geçildi. Verilen bir önerge ile 2019 yılı dönem net karı olan 1.861.357,94 TL den Kanun ve esas sözleşme gereği yapılması gereken miktarlar ayrıldıktan sonra kalan kısmının şirketin yatırım planlarında değerlendirilmesi, öz kaynakların güçlendirilmesi açısından dağıtılmamış geçmiş yıllar karında kalmasına, 2015 yılı dönem net kârı dağıtımı 2018 yılında yapıldığından ve küresel kora virüs salgını etkileri, ülkemizin ve global ekonomik gelişmelerin göz önüne alınarak şirketimizin istikrarlı büyümesi ve gelişmesi açısından ayrıca " 17.05.2020 tarihli 31130 Sayılı Resmi Gazetede yayınlanan tebliğ gereği 30.09.2020 tarihine kadar 2019 yılı net dönem kârının yalnızca % 25'ine kadarının nakden dağıtımına karar verilebilir. Geçmiş yıl kârları ve serbest vedek akçeler dağıtıma konu edilemez maddesinde de açıklandığı " üzere 2019 yılı dönem kârının dağıtılmaması hususunun değerlendirmeye ve oylamaya sunularak; oylama sonucunda ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... Kârın dağıtılmasını istediler, muhalefet şerhi konulmasını istemişler, Yapılan diğer oylamada oy birliği ile 2019 yılı dönem kârının dağıtılmaması önergesinin kabulüne karar verildi." şeklinde olduğu görülmüştür.İlk derece mahkemesi karar tarihinden sonra ve dosya istinaf aşamasında iken, İstanbul 1 İflas Müdürlüğü'nün 2015/16 iflas sayılı dosyasından ilk derece mahkemesine; İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2024/620 E, 2025/885 K., Sayılı dava dosyasında 27/11/2025 tarihli karar ile, '' İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasına kayıtlı ... Şirketi"nin iflasına, iflasın 27/11/2025 günü saat 15:30 itibarıyla açılmasına, ... Şirket yönünden iflas tasfiyesinin İİK 308/2 maddesi uyarınca adi usulde yapılmasına, konkordato komiseri olarak görev yapan Yeminli Mali Müşavir-Bağımsız Denetçi ..., İcra İflas Hukukunda Uzman Prof. Dr. ... ile İşletme Uzmanı-Ekonomist Prof. Dr. ...'in iflas tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine, ile davalı şirketin iflasının 27/11/2025 günü saat 15:30 itibari ile İİK. 308/2 maddesi uyarınca Adi usulde açılmasına '' karar verildiği, iflas tasfiyesinin 2025/16 iflas sayılı dosyası üzerinden yürütüldüğü görülmüştür.Uyaptan yapılan sorgulamada, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/575 E., 2022/948 K. Sayılı dosyasında, davacı ortaklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... tarafından davalı şirketin 22.07.2020 tarihli genel kurulunda alınan 5.numaralı kar payı dağıtılmaması kararının iptaline ilişkin 22.10.2022 tarihinde dava açıldığı, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verildiği, İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2025 tarihli, 2023/905 E., 2025/2126 K. Sayılı kararı ile, davalı şirket hakkında iflas kararı alınmış olması nedeniyle, kararın kaldırılmasına karar verildiği görülmüştür.6102 Sayılı TTK.'nın 448/2 Maddesinde;'' ....Birden fazla iptal davası açıldığı taktirde davalar birleştirilerek görülür,'' hükmü düzenlenmiştir. Yargıtay 11 Hukuk Dairesi'nin 15/10/2018 tarih ve 2017/504 Esas,2018/6319 Karar sayılı kararında kararında da belirtildiği üzere, 6102 Sayılı TTK. nın 448. maddenin 2. fıkrasında yer alan ''Birden fazla iptal davası açıldığı takdirde davalar birleştirilerek görülür,'' hükmü uyarınca şirket genel kurul kararlarının iptali amacıyla birden fazla dava açılması halinde davaların birleştirilerek görülmesi gerekmektedir.Somut olayda, davalı şirketin 22.07.2020 tarihli genel kurul kararının söz konusu kararı için farklı ortaklar tarafından İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/575 E., 2022/948 K. Sayılı dosyasında dava açıldığı, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın İstanbul Bölge Asliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi'nin 11.12.2025 tarihli, 2023/905 E., 2025/2126 K. Sayılı kararı ile kaldırıldığı görülerek, 6102 sayılı TTK'nın 448. maddesinin 2. fıkra son cümlesi uyarınca değerlendirme yapılıp dava dosyalarının birleştirilerek görülmesi gerekirken yasanın açık hükmüne aykırı olacak şekilde ayrı görülmesi isabetsiz görülmüştür.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda, Mahkemece aynı genel kurul kararına karşı açılmış olan İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/575 E., 2022/948 K. sayılı dosyası ile birleştirilerek davanın sonuçlandırılması gerektiğinden, bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan nedenlerle: 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE, istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)a-6 maddesi uyarınca USULDEN KALDIRILMASINA, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-Davalı tarafça yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, 3-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesince yapılacak yargılama sırasında değerlendirilmesine,Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)g maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/02/2026