İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, davalıların maliki, trafi…
8. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2026/107 KARAR NO: 2026/316 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 07/11/2025 DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarına İlişkin İtirazın İptali İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde; K A R A R Davacı vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin maliki olduğu ... plaka sayılı aracın, davalıların maliki, trafik sigortacısı ve sürücüsü oldukları ... plaka sayılı aracın karıştığı trafik kazası neticesinde ağır hasara uğradığını ve onarılmaz halde olduğunu, pert işlemine tabi tutulması gerektiğinden aracın rayiç değeri oranında müvekkilinin zararı oluştuğunu, zararın tahsili için İstanbul ...... İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile davalılar aleyhine başlattığı takibe haksız olarak itiraz edildiğini belirterek, itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamına, ayrıca müvekkilinin oluşan munzam zararının tespiti ile munzam zararın ve %20 oranında icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... şirketi vekili cevap dilekçesi ile; kazanın ...... yolunda meydana geldiğini, müvekkilinin merkezinin ... ili olduğunu, davacının maliki olduğu aracın yabancı plakalı olması nedeniyle ikametgah adresinin teyit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin şirket merkezi itibariyle ... Mahkemelerinin ve İcra Müdürlüklerinin yetkili olduğunu, icra takibine karşı da yetki itirazında bulunduklarını, davacının talebinin zamanaşımına uğradığını, müvekkili araç sürücüsüne atfedilen kusuru kabul etmediklerini, davanın, icra takibi ile sıkı sıkıya bağlı olduğunu, takipteki talebin bakiye hasar bedeli iken dava dilekçesinde aracın pert olduğundan bahsedildiğini, aracın yabancı plakalı olması sebebiyle pert halde ise gümrüğe teslim edilmesi gerektiğini, takipte bakiye hasar bedeli talep edilmesi nedeniyle araç onarılmış ise onarımına ilişkin belgelerin sunulması gerektiğini, itirazın iptali davasında munzam zarar isteminin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesi ile; kazanın ..........'da meydana geldiğini, müvekkilinin adresinin ... olduğunu, davacının, ödeme emrindeki adresinin de Foça olarak gösterildiğini, bu nedenle Foça Mahkemelerinin ve İcra Dairelerinin yetkili olduğunu, icra takibinde de yetkiye itiraz edildiğini, icra takibinde alacağın bakiye hasar bedeli olarak gösterilmesine rağmen dava dilekçesinde aracın pert olduğunun bildirilmesi nedeniyle davacı tarafça davanın somutlaştırılması gerektiğini, davacıya, davasını somutlaştırmak üzere kesin süre verilmesi gerektiğini, munzam zarar isteminin yersiz olduğunu, icra takibinde talep edilmeyen munzam zararın, itirazın iptali davasına konu edilemeyeceğini, müvekkilinin kazanın meydana gelmesinde tamamen kusurlu olduğu iddiasını kabul etmediklerini, istenilen zarar miktarının, gerçek zarar ilkesine aykırı ve fahiş olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş. vekili cevap dilekçesi ile; müvekkilinin teminat limitinin kaza tarihi itibariyle 200.000,00-TL olduğunu, davacı tarafça, müvekkili şirkete yapılan başvuru üzerine hazırlanan ekspertiz raporu ile, davacının aracında 742.109,41-TL hasar tespiti yapıldığını, buna göre aracın pert işlemine tabi tutulması gerektiğini, davacı tarafça, trafikten çekme belgesi sunulmaması nedeniyle ödeme işlemi yapılamadığını, dolayısıyla icra takibine geçilmesi ve itirazın iptali davasının açılmasında müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkili şirket aleyhine takibin 200.000,00-TL teminat limiti üzerinden başlatıldığını ve takip öncesi işlemiş faiz isteminde bulunulmadığını, takibe konu edilmeyen istemler yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur. İlk derece mahkemesince; itirazın iptali davasında, hem mahkemenin hem icra dairesinin yetkisine itiraz edilmiş ise öncelikle icra dairesinin yetkisine yönelik yapılan itirazın incelenmesi gerektiği, itirazın iptali davasını görme yetkisinin, icra takibinin yapıldığı yer mahkemesine ait olduğu, davalı tarafça takibe yapılan itirazda ... ve Foça mahkemelerinin yetkili olduğunun ileri sürüldüğü, davalıların yerleşim yerlerinin Foça ve ... olduğu, bu hali ile davalılar yönünden yetkisiz icra dairesinde takip yapıldığı gerekçesi ile; "1-Davacı tarafça açılan dava hakkında, itirazın iptaline konu İstanbul ...... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibinin yetkisiz icra dairesinde başlatılmış olması nedeniyle İİK 50/2 maddesi gereğince ortada geçerli bir icra takibi bulunmadığından HMK 114/2 dava şartı eksikliğinden HMK 115/2 maddesi gereğince DAVANIN USULDEN REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; birden fazla yetkili mahkeme bulunması nedeniyle seçimlik hakkın müvekkiline ait olduğu ve HMK m.7 gereğince birden fazla yetkili mahkeme bulunması halinde davalılardan birinin yerleşim yerinde dava açılabileceği, davalı sigorta şirketinin merkezi itibariyle İstanbul İcra Dairelerinin ve Mahkemelerinin yetkili olduğu, yetki itirazı doğru olsa dahi, davanın reddedilmemesi, takibin yetkili icra dairesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği, arabuluculuk ücretinin ve yüksek miktarda vekalet ücretinin hatalı şekilde müvekkiline yüklendiği hususlarına ilişkindir. Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarının tahsiline yönelik başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK'nın 6. maddesi gereğince genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanun'un 7. maddesinde "Davalı birden fazla ise dava, bunlardan birinin yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir. Ancak, dava sebebine göre kanunda, davalıların tamamı hakkında ortak yetkiyi taşıyan bir mahkeme belirtilmişse, davaya o yer mahkemesinde bakılır. Birden fazla davalının bulunduğu hallerde, davanın, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla açıldığı, deliller veya belirtilerle anlaşılırsa, mahkeme, ilgili davalının itirazı üzerine, onun hakkındaki davayı ayırarak, yetkisizlik kararı verir." şeklinde düzenleme yapılmıştır. Yine aynı Yasa'nın 16. maddesinde ise; "Haksız fiilden doğan davalarda haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir." hükmü yer almaktadır. HMK.'da kesin yetki halleri açıkça sayılmış olup, haksız fiile ilişkin davalardaki yetki, kesin yetki olmayıp, bir seçimlik yetkidir. Diğer taraftan 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 110. maddesinde ise "Motorlu araç kazalarından dolayı hukuki sorumluluğa ilişkin davalar, sigortacının merkez veya şubesinin veya sigorta sözleşmesini yapan acentanın bulunduğu yer mahkemelerinden birinde açılabileceği gibi, kazanın vuku bulduğu yer mahkemesinde de açılabilir." ifadesine yer verilmiştir. Bir davada (takipte) birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak ya da icra takibi yapmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Davacı, davasını (takibini) bu genel ve özel yetkili mahkemelerden (icra dairelerinden) hiçbirinde açmaz ve yetkisiz bir mahkemede (icra dairesinde) açarsa, o zaman seçme hakkı davalılara geçer.Yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kazası ....... ilçesinde meydana gelmiş olup davalı ...'nın yerleşim yeri adresi ... ilçesi, davalı ... A.Ş'nin merkez adresi ..., davalı ... A.Ş'nin merkez adresi ......../İstanbul'dur. İcra takibi davalılar aleyhine başlatılmış, davalılar tarafından takibe itiraz edilmiş, davalılar ...ve ... A.Ş. tarafından ayrıca icra dairesinin yetkisine de itiraz edilmiş, icra dairesi tarafından davalıların itirazları nedeniyle takibin durdurulmasına karar verilmiştir. Yetkili icra dairesinin ve mahkemenin, takip tarihi ve dava tarihine göre belirlenmesi gerekir. Davacının, davalılardan birini sırf kendi yerleşim yeri mahkemesinden başka bir mahkemeye getirmek amacıyla İstanbul'da icra takibi yaptığı ve dava açtığı, iddia ve ispat edilmiş değildir. Davacı taraf HMK'nın 7. maddesi gereğince seçimlik hakkını kullanarak, birden fazla davalının bulunduğu somut olayda, davalılardan sigorta şirketinin merkezinin bulunduğu yer İcra Dairesinde icra takibi yapmış ve aynı yer mahkemesinde dava açmıştır. (Bknz. Yargıtay 17. HD'nin 25.02.2020 tarihli 2018/1685 E. -2020/2104 K. sayılı ilamı)Bu durumda mahkemece; davacının, haksız fiil sorumluluğuna ilişkin yetki kuralları ile 2918 sayılı KTK'nun 110/2. maddesindeki yetki kurallarının somut olayda geçerli olduğu, davacının takip yaptığı İstanbul İcra Dairesi'nin, takipte yetkili olduğu gözetilerek, işin esasına girilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi hatalı olmuştur. Kabule göre de; icra takibinin yapıldığı yerin, itirazın iptali davasında, o yerdeki mahkemeyi yetkili kılacağına yönelik ilk derece mahkemesinin tespiti ve gerekçesi de hatalıdır.Açıklanan nedenle, davacı vekilinin istinaf talebinin HMK'nın 353/1-a/4 gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairece verilen kaldırma kararı doğrultusunda yargılama yapılmak üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...../11/2025 tarih ve 2025/..... Esas 2025/736 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/4 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA, 2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE, 4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/03/2026