T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1574 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2022 NUMARASI : 2021/351 Esas - 2022/43 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/478 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: Alacak (Şirket pay devrinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahk…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1574 KARAR NO : 2026/354 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/01/2022 NUMARASI : 2021/351 Esas - 2022/43 Karar BİRLEŞEN İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2020/478 ESAS SAYILI DOSYASINDA DAVANIN KONUSU: Alacak (Şirket pay devrinden kaynaklanan) Taraflar arasındaki asıl ve birleşen davaların ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle asıl davanın husumet nedeniyle reddine, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Asıl davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle;Müvekkillerinin 2008 yılı itibariyle ... ...' nin lisans sahibi .... A.Ş. hisselerinin %99,9 oranında hissedarı olduğunu, 08/07/2004 tarihinde kurulan .... A.Ş.'ye ait ... ünvanlı .... Kanalının kuruluşu, yönetimi, yayın politikası, çalışanları kanalın A'dan Z'ye tüm organizasyonunu müvekkillerinden gazeteci ...' ın yaptığını, ancak şirkette resmi olarak hissedar görünmediğini, hissedarlar içinde ekonomik olarak değeri bulunan şirket ... kanalının yayın izni sahibi ve işleteni olan .... A.Ş. olduğunu, bu şirket ... Ltd. Şti. ve . ......A.Ş.'nin de büyük hissedarı olduğunu, .... A.Ş. ... ünvanlı televizyonu kurduğunu, bu kanalın yayıncılıktaki başarısı ve kamuoyundaki bilinirliği vb. nedenlerle bu ... kanalının hak sahibi ve işleteni .... A.Ş.' nin 2008 yılı Nisan ayı itibariyle piyasa değerinin asgari 100.000.000 USD olduğunu, müvekkillerinin %99,9 oranında hissedarı olduğu şirkete ait ... ...''nin ... Terör Örgütünün ve faaliyetlerini deşifre ettiğini, geçmişte örgütün üst düzeyinde görev alanları yayına çıkarttığını, bu yayınların büyük yankı uyandırdığını, ... ...'yi ele geçirmeye karar veren davalı şirketin hissedarı ... ve yöneticisi bulunduğu ...'nün müvekkillere, şirketlerine ve ... kanalına karşı organize ve sistematik olarak suç işleyerek müvekkillerinin irade serbestisini tümüyle ortadan kaldırdıklarını, ... kontrolündeki davalı şirket ve yetkililerinin suç işlemek amacı ile örgüt kurmak ve yönetmek, örgüte üye olmak, ... kapsamında faaliyet göstermek, yağma, nitelikli dolandırıcılık, resmi evrakta sahtecilik, görevi kötüye kullanma, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakmak, konut dokunulmazlığını ihlal, haberleşmenin gizliliğini ihlal, kişiler arası konuşmaların dinlenmesi, kayda alınması, tehdit, şantaj, iftira ve suç uydurma vd. suçları işlediğini ve bu yollarla müvekkillerinin sözleşme özgürlüğü iradesinin tümüyle ortadan kaldırıldığını, yasa dışı incelemeler ile müvekkili şirketlere 2008 yılı itibariyle 12.000.000 TL vergi ve ceza kesildiğini, Kanal'a reklam verenlerin ise korkutularak caydırıldığını, gelir kaynakları tıkanan müvekkillerinin Kanal'ı gerçek piyasa değerinde satmak istediklerini, ancak Kanal'ı almak isteyen şirketlerin ... mensubu davalı şirket yetkililerince caydırıldığını, müvekkillerinin ise kanalı gerçek değerinin üçte birinden bile ucuza devretmek mecburiyetinde kaldığını ve 70.000.000 USD zararına sattıklarını, 12/05/2008 tarihli sözleşme ile devir bedelinin 5.000.000 USD'lik kısmının ödenmesinin de şarta bağlandığını, sözleşmede öngörülen şart ile amaçlanan hususun ise o tarihte geçerli yasaya göre geçici yayın izni alınması ve bu sayede o tarihte ne zaman yapılacağı bilinmeyen sıralama ihalesine katılmak için yeterlilik belgesi alınması olduğunu, yaptıkları yasa dışı dinlemeler ile öğrendikleri diğer alıcılara kanalı sorunlu olarak gösterip almaktan vazgeçirmeleri, yaptıkları vergi, SGK, Masak denetimleri ile uygulandıkları büyük cezalar, gizli dinlemelerle, tespit ettikleri reklam verenleri tehdit ederek kaçırmaları nedeniyle müvekkillerini çıkmaz duruma düşüren davalı yetkilisi ...'in fiyatı indirmeyi, müvekkillerinin satış bedelinden 2.500.000.USD'yi komisyon olarak iki kişiye ödemesini de yeterli bulmayarak 25 milyon USD'yi hemen ödeyip kalan 5 milyon USD'yi ise RTÜK ile olan geçici ... yayın sorunu çözülünce ödeyeceğini beyan ettiğini, böylece devir bedelinden vergi, SGK pirimleri, çalışanların alacakları ve piyasa borçlarına ancak yetecek miktarı ödeyerek kalan 5 milyon USD'nin ödenmesi ile ilgili şartın ise ... geçici yayın izni bulunan kanalın devam eden davalarının satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanmasının sağlanması akabinde alıcılar tarafından ödeneceğinin belirlendiğini, alıcıların temerrüt halinde tüm zararlarının karşılanacağının sözleşmede belirlendiğini, 12/05/2008 tarihli pay satım ve devir sözleşmesinde yazılı şartın gerçekleştiğini, RTÜK 3984 sayılı Yasa döneminde hisselerini devreden müvekkilleri döneminde açılan idari davaya istinaden kanalın geçici ... yayın izni verildiğini bu nedenle sıralama ihalesine katılma hakkının da temin edildiğini, devir sırasında derdest olan idari dava devam ederken 6122 sayılı Yasa'nın çıktığını, Kanal'ın elde ettiği geçici izin hakları yeni Yasa ile de müktesep hak olarak korunduğunu, Kanal'ın geçici yayın izni alındığı ve devralanların ... kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle Kanal'ın kapatıldığı tarihe kadar yayın yaptığını, bu hususu RTÜK yazıları ve YSK yazılarının kanıtladığını, ayrıca şartın gerçekleştiği hususunun davalı şirketin ticari defterleri ile de sabit olduğunu, elde edilen sıralama ihalesine katılma hakkının ortadan kalkması ve şirketin kapatılarak sicil kaydının terkinin müvekkilleri ile bir ilgisinin bulunmadığını beyan ederek, müvekkillerinin .... A.Ş., ... . Ltd. Şti. ve ... A.Ş.' deki hisselerinin davalıya devrine ilişkin bakiye alacağının ödenmesine ilişkin şart gerçekleştiğinden, fazlaya ilişkin talep hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 300.000,00 USD'nin, kamu bankalarınca bir yıl ve daha uzun vadeli USD mevduatına verilen yıllık %6 ve artan oranındaki USD faizi, yargılama giderleri ve vekalet ücreti ile birlikte davalıdan tahsili ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili savunmasında özetle: Müvekkili şirket hakkında yürütülen soruşturmalar nedeniyle ... Grubu bünyesinde bulunan 22 şirkete kayyum atandığını ve daha sonraki süreçte TMSF tarafından şirkete yönetim kurulu belirlendiğini ve şirketin ticari faaliyetlerine devam ettiğini, dava konusu sözleşmede satıcıların ... ve ... olduğunu, alıcının ise .... A.Ş., ... olduğunu, 12/05/2008 tarihli sözleşme ile .... A.Ş, ..... Ltd. Şti., ... Ltd. Şti., ... A.Ş.'nin şirketlerinin pay satımları ve devrinin yapıldığını, sözleşmenin 7.2. maddesinin b bendine göre bakiye 5.000.000,00 USD'nin satıcılar tarafından halihazırda bulunan mahkeme kararıyla ... geçici yayın izni bulunan ... ... kanalının ... karasal geçici yayın iznine ilişkin olarak Danıştay ve idare mahkemeleri nezdinde devam eden davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanmasının sağlanması akabinde alacılar tarafından ilk bildirimde satıcılara ödeneceğinin kararlaştırıldığını, sözleşmede bahsi geçen davanın bozma öncesi 2007/580 olan Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2010/184 sayılı dosyası olduğunu bu davanın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu incelemesinden de geçerek sözleşmeye konu yayın hakkı sahibi şirket olan ... A.Ş. aleyhine sonuçlandığını ve ... ...'nin söz konusu davayla elde ettiği ... karasal yayın hakkının ortadan kalktığını ve tarafların kararlaştırdıkları taliki şartın tahakkuk etmediğini, taraflar arasındaki bu 5 milyon USD tutarın alacak borç ilişkisinin Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2010/184 esas sayılı dosyasının lehe sonuçlanması şartına bağlı olduğu hususunun da bir kesin hüküm ile sabit olduğunu, söz konusu satış işleminden sonra 06/02/2009 tarihinde RTÜK'e yeni bir başvurunun yapıldığını ve ... ... olma taleplerinin değerlendirilerek bu çerçevede frekans tahsis edilmesi ve ...-karasal ... yayını lisans tipine uygun olarak yeni yerleşim yerlerine yönelik verici tesisine izin verilmesinin talep edildiği, ve sonuç olarak ... ...'nin geçici ... karasal yayın hakkını kazandığını, usule ilişkin itirazlarının ise davacıların dava dilekçesinde satış bedelinden bakiye 5.000.000 USD olduğunu beyan etmelerine rağmen davayı 300.000 USD üzerinden kısmi olarak açmaları samimi olmadıklarının göstergesi olduğunu, ayrıca davacılardan ...'ın iş bu davada taraf ehliyeti olmadığını, ...'ın davaya dayanak sözleşmenin tarafı olmadığını, hiçbir resmi evrakta ismi olmadığını bu nedenle ... yönünden dava şartı noksanlığından reddine karar verilmesi gerektiğini, diğer davacı ...'ın ise iş bu davaya tek başına açmaya yetkili olmadığını satış sözleşmesi taraflarının mecburi dava arkadaşlığı bulunduğunu, davacılardan ...'ın daha önceden İst 12.ATM'nin 2014/496 sayılı dava dosyası ile aynı sözleşmenin aynı maddesine dayanarak aynı taleple açtığı dava red olunarak kesinleştiğini, ayrıca davayı kabul anlamına gelmemekle beraber davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, esasa ilişkin beyanlarında ise davacıların satış sözleşmesi gereği yükümlülüklerini yerine getirmediklerini, sözleşmenin 7.2. B maddesine göre 5.000.000 USD'nin ödenmesinin davaların satıcılar tarafından takip edilmesi ve davaların lehe sonuçlanması şartı olduğunu, söz konusu davanın satıcılar tarafından takip edilmediğini ve davanın aleyhe sonuçlandığını, davacıların ... yayın hakkının kazanılmasına ilişkin atıfta bulundukları Ankara 3. İdare Mahkemesi dosyasının davacıların ikame ettiği 9. İdare mahkemesindeki dava olmadığı, daha sonraki şirket vekillerinin ikame ettiği 2. İdare mahkemesi dosyasına atıf yapılarak davanın kabulü yönünde sonuçlandığını, yapılan ... karasal yayın ihalesi şartlarında hali hazırda geçici ... karasal yayın hakkı olması şartı olmadığını, ... logolu ...'nin 668 sayılı KHK ile kapatıldığında bölgesel karasal yayın yapan bir ... olduğunu ve sonuç olarak da kanalın 668 sayılı KHK ile faaliyetlerinin durdurulduğu ve davacının dolaylı hissedarı olduğu .... A.Ş.'nin ticaret sicilinden resen terkin edildiğini beyan ederek, davacılardan ...'ın iş bu davada taraf ehliyetine sahip olmaması nedeniyle bu davacı bakımından HMK'nın 115/2. maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu sebebiyle esasa girilmeksizin usulden reddine; haksız ve mesnetsiz davanın usulden reddine bu talepleri kabul olmadığı taktirde esastan reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. Birleşen davada davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2008 yılı itibariyle ... ...'nin lisans sahibi .... A.Ş.hisselerinin %99.9 oranında hissedarı olduğunu, ekonomik olarak değeri bulunan şirket ... kanalının yayın izni sahibi ve işleteni olan ..... A.Ş.olduğunu, müvekkilinin irade hürriyetinin suç yoluyla ortadan kaldırılması üzerine 12/05/2008 tarihli Pay Satım ve Devir Sözleşmesi ile .....A.Ş.ve grup şirketlerindeki hisselerini piyasa fiyatının üçte birinden az bedelle davalı şirkete devretmek zorunda kaldığını, 12/05/2008 tarihli sözleşmede devir bedelinin 5.000.000,00 USD.nin ödenmesi o tarihte geçerli 3984 sayılı yasaya göre .....A.Ş.'nin geçici nitelikteki T-1 ... Karasal Yayın İzni alması şartına bağlandığını ve bu iznin 14/03/2013 tarihi itibariyle alındığını, RTÜK davacı müvekkili döneminde açılan Ankara 9. İdare Mahkemesi Başkanlığının 2007/580E.sayılı davasına istinaden .... A.Ş.'ye (...'e) T-1 geçici ... yayın izni verildiğini ve bu nedenle sıralama ihalesine katılma hakkının da temin edildiğini, sonradan yürürlüğe giren 6112 sayılı yasanın geçici 4.maddesi ve 26.madedsindeki hükümler gereği ..... A.Ş.'nin yeterlilik belgesi alması ile şart olarak öngörülen geçici ... karasal yayın hakkının temin edildiğini ve bu şartın 14/03/2013 tarihi itibariyle gerçekleştiğini, bakiye alacağın muaccel olduğunu ve ... karasal yayın izni verilmesi için açılıp hisse devir tarihinde Danıştay İDDK'da bulunan Ankara 9. İdare Mahkemesi Başkanlığının 2007/580E.sayılı dosyasının konusunun kalmadığını, hisseyi devir alanların T-1 ... karasal yayın izni verilmesi konusunda kendilerinin de ayrı bir idari dava açtıklarını, kabul edilen davanın Danıştay 13.Daire Başkanlığı tarafından onandığını, 12/12/13 tarihi itibariyle kesinleştiğini ve yargı kararı ile de ..... A.Ş.'nin yayın izni bulunduğunun belirlendiğini, ...'ün geçici yayın iznini aldığı ve devralanların ... kapsamındaki faaliyetleri nedeniyle kanalın kapatıldığını, 28/10/2015 tarihine kadar yayın yaptığını, böylece şartın gerçekleştiği RTÜK Başkanlığının yazıları ve YSK'nın yazılarından açıkça anlaşıldığını, bakiye borcun ödenmemesi hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, bu durumun davalı .... A.Ş.'nin ticari defterleri ile kanıtlandığını, elde edilen sıralama ihalesine katılma hakkının ortadan kalkması ve ...'ün 28/10/2015 tarihinde fiilen kapatılıp .....A.Ş.'nin sicil kaydının 24/08/2016 tarihinde terkin edilmesinin müvekkiliyle bir ilgisinin olmadığını, davalının borcunu ödememesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, .... A.Ş., ... Ltd. Şti ve ... A.Ş.'deki hisselerinin davalıya devrine ilişkin bakiye alacağın ödenmesine ilişkin şartın gerçekleştiğini iddia ederek, 800.000,00 USD'nin kamu bankalarınca 1 yıl ve daha uzun vadeli USD mevduatına verilen yıllık %6 ve artan oranındaki USD faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davalı vekili savunmasında özetle; davacının söz konusu ettiği şirketlere hisselerinin davalıya devrine ilişkin bakiye alacağın ödenmesi isteminin hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, ...A.Ş. 15 Temmuz kalkışmasının ardından çıkartılan KHK'lar ile kapatıldığını ve tüzel kişiliğinin sona erdirildiğini, bu nedenle davanın dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, sözleşmeye konu şirketin KHK ile kapatılması nedeniyle müvekkili şirketin davalı taraf ehliyetinin bulunmadığını talep muhatabının olağanüstü hal komisyonu olduğunu, alacağın kabulü anlamına gelmemekle birlikte davacının talebinin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle ve taraf ehliyetinin bulunmaması sebebiyle davanın reddini talep etmiştir. Mahkemenin 2017/58 Esas, 2019/913 Karar ve 17.10.2019 tarihli kararı ile; ".. Bu haliyle davalı tarafın Geçici Yayın İzni alınmasına yönelik yaptığı masrafları davacı (Satıcıdan) talep etme hakkı varken, hisse devir bedeli olarak bakiye kısmını Geçici Yayın İzninin dava sonucu ile alınmadığı gerekçesi ile reddetmesi MK.2 md. sinde ifadesini bulan dürüstlük kuralına aykırı olacaktır. Sunulu nedenlerle Sözleşme uyarınca Bakiye bedele hak kazanıldığı yönünde mahkememizce kesin kanaat hasıl olmuştur. Sözlemenin 7.2.c maddesi uyarınca satın Alma Bedelinin satıcıların tamamını temsilen ...' ın hesabına ödeneceği belirtildiğinden davacı ...' ın davasının Kabulüne karar verilmiştir. Davacı ...' alacak davası açmış ise de ; alacak iddiasının 12/05/2008 Tarihinde taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayandığı, davacının sözleşmeyi düzenleyen taraf olmadığı gibi dava konusu istemin Sözleşmenin 7.2.c maddesi uyarınca talep edildiği, bu bedelin ...' ın döviz hesabına yatırılacağı hususunun belirtildiği bu hali ile bu bedeli talep etme hakkının diğer davacıda olduğu anlaşılmakla, davacı Davacı ...' ın alacak davasının Aktif Husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir." gerekçesiyle, Davacı ...' ın açtığı davanın Husumet nedeni ile reddine; Davacı ...' ın davasının kabulü ile 300.000.USD'nin 3095 Sayılı Kanunun 4.md/a bendi uyarınca 18/01/2017 tarihinden Fiili ödeme gününe kadar Devlet Bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranından faiz yüklenerek davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalı şirket vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Dairemizin 2020/187 Esas, 2021/432 Karar ve 01.04.2021 tarihli kararıyla, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir. Eldeki istinaf incelemesine konu karar, anılan kaldırma kararından sonra yeniden yapılan yargılama sonucunda verilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... ... ... kanalına geçici ... yayın izni talebinin reddedilmesi üzerine sözleşmeden önce 18/06/2007 tarihinde Ankara 9.İdare Mahkemesinin 2007/580 Esas ile iptal davası açılmıştır. Davada verilen yürütmeyi durdurma kararı üzerine RTÜK 09.01.2008 tarih ve 10.01.2008 tarihli kararlarıyla ..... A.Ş. ne (...) T-1 geçici ... Karasal Yayın yapma izni vermiştir. Mahkemece 24/01/2008 Tarih ve 2007/580 E.- 2008/94 K sayılı ilamı ile kabul edilmiş ve idarenin yayın lisansını engelleyecek hukuki nedene sahip olmadığı belirtilmiştir. Bu karar Danıştay 13. Dairesinin 21.5.2009 tarih ve 2008/2988 E.-2009/5595 K sayılı kararı ile bozulmuştur. Ankara 9. İdare Mahkemesi 19.3.2010 tarih ve 2010/184 E.-324 K sayılı ilamı ile kararında direnmiştir. Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu 30.10.2013 tarih ve 2010/1316 E.-2013/3337 K sayılı ilamı ile Direnme kararını bozmuştur. Ankara 9. İdare Mahkemesi 28.10.2015 tarih ve 2015/2126 E.-1468 K sayılı ilamı ile davayı reddetmiştir. ... yayın izni talebinin reddedilmesi üzerine 27.5.2009 tarihinde Ankara 2. İdare Mahkemesinde 2009/699 sayı ile açılan davada iptal davası, mahkemece 28.1.2010 tarih ve 2009/699 E.- 2010/94 K sayılı ilam ile reddedilmiş ve idarenin reddinin hukuki olduğu belirtilmiştir. Bu karar Danıştay 13. Dairesinin 21.1.2011 tarih ve 2010/1722 E -2011/150 K sayılı kararı ile bozulmuştur. Ankara 2. İdare Mahkemesi 5.10.2011 tarih ve 2011/1651 E.-1512 K sayılı ilamı ile davayı kabul etmiştir. Danıştay 13. Dairesi 4.6.2013 tarihli ve 2012/222 E.-2013/1662 K sayılı ilamı ile kararı onamıştır. Radyo ... Üst Kurulu 14.3.2013 tarih ve 2013/17 sayılı toplantısında verdiği 4 nolu karar ile ... ... yayın lisansına başvuru için yeterlilik belgesi vermiştir. Davacı amaçlanan sonucun gerçekleştiğini ileri sürerek alacağını talep hakkı doğduğunu ileri sürmekte, davalı ise amaçlanan sonuca kendi çalışmaları sonucu ulaşıldığı ve sözleşmede anılan koşulun oluşmadığını ileri sürmektedir. Mahkememizce atanan Bilirkişi heyeti vasıtası ile düzenlenen rapor ile davalı tarafın iddiası doğrultusunda ''...Sözleşmenin anılan maddesi incelendiğinde davacıların üstlendikleri bir işlemi olumlu sonuçlandırmaları sonucu kararlaştırılan meblağı talep edebilecekleri belirtilmektedir. Davacının davası olumsuz sonuçlanmış, yani davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanması şartı yerine gelmemiştir. Dosya içeriğinde, anılan lisans başvurusuna ilişkin sonuca ulaşılmasında davacının katkısının bulunmadığı sonucuna varılmış ise de, bu konuda kararın HMK 266. Madde gereği mahkemenin olduğu şüphesizdir. Her ne kadar davacı, hukuki sonuça ulaşmada kendi katkısı olmasa da, sonucun oluştuğunu, dolayısıyla alacaklarının doğduğunu ileri sürmekte ise de, sözleşmenin tamamının incelenmesinde, bu sonuca ulaşmanın davacı tarafından üstlenildiği, ancak üstlenilen mükellefiyetin yerine getirilmediği sonucuna varılmış ise de, bu sonuç, bilirkişi heyetinin görüşü olup, nihai karar mercii mahkemedir.'' görüşü ile davacının sözleşmenin 7.2.b. maddesindeki mükellefiyeti yerine getirmediğinden talep hakkının doğmadığı yönünde görüş bildirmiştir. Bilirkişi raporunda da değinildiği üzere sözleşmenin yorumlanmasında 6098 Sayılı Kanunun 19.md. sinin dikkate alınması gerekmektedir. 6098 Sayılı Kanunun 19./1mdsi aynen ''MADDE 19- Bir sözleşmenin türünün ve içeriğinin belirlenmesinde ve yorumlanmasında, tarafların yanlışlıkla veya gerçek amaçlarını gizlemek için kullandıkları sözcüklere bakılmaksızın, gerçek ve ortak iradeleri esas alınır. '' şeklindedir. Sözleşmenin 7.2.b maddesi Aynen ''...Bakiye 5.000.000.USD....'' diyerek bakiye alacaktan bahsetmiştir. Sözleşmenin ana konusu .... A.Ş. , ....Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... A.Ş.' nin paylarının satımı ve devridir. Sözleşme uyarınca devir karşılığı ödenecek toplam bedel belirlenmiştir. Bakiye kısım şarta bağlanmıştır. Sözleşme uyarınca hisse devri gerçekleşmiştir. Sözleşmenin 7.2 maddesinde ki 5.000.000.USD. lik bedel geçici yayın izninin alınabilmesi için geçerlilik şartı olarak konulduğu açıktır. Geçici yayın izninin alınamaması halinde Alıcı olan davalı tarafın ciddi bir mağduriyetinin doğabileceği endişesi ile konulmuş bir hüküm olduğu anlaşılmaktadır. Davacı taraf idari davaları takip ederek almış olduğu yürütmenin durdurulması kararları ile hisse devrini müteakip geçici ... karasal yayın izni alınmasına ilişkin dava sonuçlanmadan 03.03.2011 tarih ve 27863 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan 6112 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayın Hizmetleri Hakkında Kanun yürürlüğe girmiştir. 6112 sayılı Kanun’un geçici 4. Maddesiyle (Üst Kurulca sıralama ihalesi yapılıp, karasal yayın lisansları verilene kadar geçecek süre içerisinde, sadece 3984 sayılı Radyo ve Televizyonların Kuruluş ve Yayınları Hakkında Kanunun geçici 6 ncı maddesi uyarınca karasal ortamda yayında olan radyo ve ... kuruluşları, Üst Kurulca yayın yapmalarına müsaade edilmiş olan yerleşim yerleri ile sınırlı olmak kaydıyla, yayınlarına devam ederler) 3984 sayılı kanunun 6. maddesine göre geçici yayın yapanların bu haklarının RTÜK tarafından sıralama ihalesi yapılıncaya kadar devam edeceği öngörülmüştür. 6112 Sayılı Kanun’un 26/4. maddesinde “(4) Sıralama ihalesine, radyo ve ... yayın şirketi olarak kurulan, radyo ve ... yayıncılık alanında en az bir yıl faaliyette bulunan, ihale şartnamesinde belirtilen ön şartları yerine getiren ve Üst Kuruldan ihaleye girmek için yeterlilik belgesi alan medya hizmet sağlayıcı kuruluşlar katılabilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. 3984 sayılı yasa yürürlükte iken bakiye bedelin ödenmesi için sözleşmeye şart olarak konulan geçici yayın izninin teminine ilişkin idari davada yürütmenin durdurulması ile elde edilen geçici yayın izni yeni yasa ile geçerli sayılmıştır. ..... A.Ş. yeni yasada düzenlenen şartları taşıdığından RTÜK tarafından 14.03.2013 tarih ve 2013/17 Sayılı toplantıda alınan 4 no’lu karar ile ..... A.Ş. ne sıralama ihalesine katılmak üzere yeterlilik belgesi verilmiştir. Böylelikle davalı taraf açısından sözleşme ile beklenen fayda sağlanmıştır. Sözleşmenin asıl konusu hisse devridir. Hisseler devir edilmiş, davalar henüz esastan sonuçlanmadan alınan yürütmenin durdurulması kararları ve 03.03.2011 günü Yürürlüğe giren 6112 Sayılı Yasanın geçici 4. maddesi ve 26. maddesindeki hükümler gereği ..... A.Ş. nin yeterlilik belgesi alması ile sözleşmede şart olarak öngörülen ilgili kanalın geçici yayın izninin alınması 14.03.2014 tarihinde sağlanmıştır. Davalı taraf yönünden bu hali ile sözleşmeden beklediği fayda gerçekleşmiştir. Hal böyleyken geçici yayın hakkının dava yolu ile alınmadığı gerekçesi ile satım bedelinin davalı alıcı tarafından ödenmesinden imtina edilmesi dürüstlük kuralına aykırı ve hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu ve sözleşme uyarınca bakiye bedele hak kazanıldığı yönünde mahkememizce kesin kanaat hasıl olmuştur. Davacı ... alacak davası açmış ise de; alacak iddiasının 12/05/2008 tarihinde taraflar arasında düzenlenen sözleşmeye dayandığı, davacının sözleşmeyi düzenleyen taraf olmadığı gibi dava konusu istemin sözleşmenin 7.2.c maddesi uyarınca talep edildiği, bu bedelin ...' ın döviz hesabına yatırılacağı hususunun belirtildiği bu hali ile bu bedeli talep etme hakkının diğer davacıda olduğu anlaşılmakla davacı ...' ın alacak davasının aktif husumet nedeni ile reddine karar verilmiştir. Birleşen dava 07.09.2020 tarihinde açılmıştır. Davalı süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur. Zamanaşımı süresinin işlemeye başladığı 14.03.2014 tarihi ile dava tarihi arasında beş yıllık süre dolmuş olmakla birleşen davanın bu nedenle reddine karar vermek gerekmiştir. Davanın reddine ilişkin yapılan bu değerlendirme işin esasına yönelik bir değerlendirme olup, doğrudan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden verilmiş bir ret kararı niteliğinde olmadığından nispi vekalet ücretine hükmedilmiştir. (Yargıtay HGK 2017/4-3013 E. 2018/47 K.) Hükümde tahsiline karar verilen yabancı para alacağının, karar tarihi itibariyle Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası efektif satış kuru (1 USD=13,4875) üzerinden TL'ye çevrilerek asıl davada hesaplanan 4.041.799,13 TL üzerinden harç ve vekalet ücreti, birleşen davada hesaplanan 10.790.000,00 TL üzerinden vekalet ücreti hesaplanmıştır..." gerekçesiyle, Asıl dava yönünden; Davacı ...' ın açtığı davanın husumet nedeni ile reddine; davacı ...' ın davasının kabulü ile 299.670 USD'nin 3095 sayılı Kanunun 4/a maddesi uyarınca 18/01/2017 tarihinden fiili ödeme gününe kadar Devlet bankalarının USD ile açılmış bulunan bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacı ...'a verilmesine, Birleşen dava yönünden; birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, her iki taraf vekillerince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Asıl ve birleşen davalarda davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davacı ...'ın 2008 yılı itibariyle .... AŞ hissesinin %99,9956 oranında sahibi olduğunu, ....'nin 08.07.2004 tarihinde kurulduğunu, 2008 yılında davacının söz konusu hissesinin sahibi olduğunu, grup şirketlere .... Ltd Şirketi ... AŞ ve ..... Ltd Şirketi unvanlı şirketler olduğunu, ekonomik değeri olan şirketin ... unvanlı ... kanalının yayın izni sahibi ve işleteninin .... AŞ olduğunu, ana şirket olarak diğer şirketlerin büyük hissedarı olduğunu, 2008 yılı değeri itibariyle asgari 100,000.000,00 USD olduğunu, davacı müvekkilinin %99,9956 oranında hissedarı olduğunu, ... ...'inn ... ve faaliyetlerini deşifre ettiğini, davalı şirketin o tarihteki ortağı ve yetkilisi ...'in kendilerini deşifre eden ...'ü susturmak, ele geçirerek örgütün propaganda faaliyetlerinde kullanmak üzere .... AŞ hissedarlarını, yöneticilerini, programcılarını ve reklam verenleri hedef seçtiğini, 12.05.2008 tarihli pay satım ve devir sözleşmesinin davacıların iradelerinin suç yolu ile ortadan kaldırılması sonucu düzenlendiğini, sözleşme ile davacının .... AŞ'nin %99,9956 oranındaki hissesinin değerinin 3/1'ini davalı şirkete devredildiğini, BK 39/2.maddesi gereğince zararın tahsili için talep haklarının saklı olduğunu, davacıya ait hisselerin davalı şirkete devredildiğini, .... AŞ ve grup şirketlerinin diğer hissedarlarının ise aynı sözleşme ile kendi hisselerini davalı ile irtibatlı ...'e devrettiğini, davalının suç ve haksız fiillerle hisseyi devir edenlere imzalatılan sözleşmede yer alan hisse devir bedelini tümüyle ödemediğini, devir bedelinin toplam 30.000,00 USD olduğunu, tamamının davacı hesabına ödeneceğinin sözleşmede belirli olduğunu, davalının 25.000.000,00 USD ödediğini, bakiyeyi ödemediğini ikrar ettiğini, 5.000.000,00 USD'nin ödenmediği hususunun taraflar arasında ihtilaflı olmadığını, alacak davasında mecburi dava arkadaşlığı şartının söz konusu olmadığını, davacının asıl dava yönünden ileri sürdüğü istinaf nedenlerinin haksız ve yasaya aykırı olduğunu, diğer hissedarların kendi hisse bedeli alacaklarının talep edip etmemelerinin tamamen kendi iradelerine bağlı bir husus olduğunu, müvekkilinin açtığı bu dava ile hiçbir ilgisinin olmadığını, müvekkilinin aktif husumet ehliyetine ve gerçek kişi olarak taraf ehliyetine sahip olduğunu, alacağını sulhen tahsil edemeyen davacıların zorunlu olarak dava açtıklarını, davalının taraf ehliyetinin mevcut olduğunu, kesin hüküm itirazının yerinde olmadığını, ilk davanın usulden reddedildiğini, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/496 Esas sayılı dosyada kısmi dava açıldığını, ancak mahkemenin alacağın vadesinin gelmediğine hükmettiğini, davayı usulden reddettiğini, davaların esası bakımından tamamen haklı olduğunu, sözleşmede sonuçlanması şart olarak yazılı olan Ankara 9. İdare Mahkemesi Başkanlığının 2007/580 Esas sayılı davasının 19.03.2010 günlü kararla kabul edildiğini, ... kanalının devir alanların yasa dışı faaliyetleri nedeniyle kapatıldığını 26.10.2015 tarihi itibariyle henüz Danıştay İdari Daireleri kurulu nezdinde davanın derdest olduğunu, davalının borcunu ödememesinin dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, asıl dava ve birleşen davanın haklı ve yasaya uygun olduğunu, asıl davada davacının peşin yatırdığı 19.414,05 TL harcın yargılama gideri olarak davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekir iken sehven unutulduğundan maddi hatanın düzeltilmesi gerektiğini, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddi kararının BK 146.madde ve Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15.02.2010 tarihli emsal niteliğindeki kararına aykırı olduğunu, dava konusu olaylarda BK 72/1 maddesi gereğince 24 yıllık zamanaşımının geçerli olduğunu, birleşen davada davanında asıl dava gibi yasal süresinde açıldığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2008/10988 Esas, 2010/1653 Karar sayılı ilamında hisse alım satımından kaynaklanan uyuşmazlığın BK 125.maddesi uyarınca 10 yıllık zamanaşımına tabi olduğunun açıklandığını, TBK 146.maddesi gereğince 10 yıllık zamanaşımının aynı yönde olduğunu, asıl davanın 18.01.2017 günü açıldığını, birleşen dava için arabuluculuğa 12.03.2020 günü başvurulduğunu, şartın ilk olarak 14.03.2013 tarihi itibariyle gerçekleştiği dikkate alındığında ilk davanın açıldığı 18.01.2017 ve 12.03.2020 tarihinde arabuluculuk başvurusu yapılan birleşen davanın şartının gerçekleşmesinden itibaren yasal süresi içerisinde açıldığının sabit olduğunu, yayın izni ile ilgili davanın Danıştay İdari Dava Daireleri kurulu nezdinde derdest iken 03.03.2011 tarihinde 6112 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiğini, ... kanalının mevzuat gereğince idari ve mali yeterliliğe sahip olarak davalıya devredilmesi nedeniyle rütuk tarafından 14.03.2013 günü .... AŞ'ye yeterlilik belgesi verildiğini, şart olarak öngörülen geçici ... karasal yayın hakkı yeterlilik belgesi verilmesi ile 14.03.2013 tarihi itibariyle gerçekleştiğini, bakiye alacağın muaccel olduğunu asıl ve birleşen davanın 14.03.2013 tarihinden itibaren 10 yıllık zamanaşımı süresi içerisinde açıldığını, davacıya ait hisselerin suç yolu ile ele geçirildiğinden BK 72/1 maddesine göre ceza zamanaşımının uygulanacağını, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına verilen şikayet dilekçesi ile davalı şirketin ortak ve yöneticileri hakkında Ankara 24 Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/44 Esas sayılı ceza davası kapsamı ile önceki yöneticisi aleyhine açtıkları İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2017/976 Esas sayılı tazminat dava dosyaları kapsamları ile kanıtlı olduğunu, 16.09.2021 tarihli delillerin ıslahı konulu dilekçede delil olarak gösterildiğini, deliller toplanmadan karar verildiğini, ceza davasında şirket yönetim kurulu üyesi hissedarı ve diğerlerinin yargılandığını .../PDY terör örgütü üyeliğinden mahkumiyet kararı verildiğini, davacı ...'a ait hisseleri ele geçirenlerin suçlarının mahiyetine göre TCK 68/c maddesi ve BK 72/1 madde gereğince yirmi dört yıllık zamanaşımının süresinin geçerli olduğunu iddia ederek, asıl dava yönünden peşin harçla ilgili maddi hatanın düzeltilmesini, davacının ödediği harcın yargılama gideri olarak davacıya ödenmesine, birleşen dava yönünden ise kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Asıl ve birleşen davalarda davalı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İhtilaf konusunun satıcıların dava dışı ..., ..., alıcıların davalı şirket, ... olduğu, 12.05.2008 tarihli sözleşme ile .... AŞ, ...Haber...Ltd Şirketi, ... Ltd Şirketi, .... AŞ şirketlerinin pay satımları ve devirlerinin yapılması olduğunu, sözleşmenin dosyada bulunduğunu, sözleşmede ana çatı şirket olarak tanımlanan ve hisse satışı yapılan .... AŞ, ... ..., ... Radyo ve www...gov.tr adlı internet sitesinin tüm haklarına sahip olan diğer şirketlerin ana hakim ortağı olduğunu, ödemeyle ilgili 7.2.maddenin (b) bendinde bakiye 5.000,000,00 USD'nin ise satıcılar tarafından mahkeme kararı ile ... geçici yayın izni bulunan geçici yayın iznine ilişkin olarak Danıştay ve İdare Mahkemeleri nezdinde görülecek olan devam eden davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanmasının sağlanması akabinde alıcılar tarafından ilk bildirimde satıcılara ödeneceğinin belirtildiğini, bu hükmün bir taliki şart olduğunu, semen borcunun ancak bu borcun sözleşmeye uygun tahakkuku halinde muaccel olacağını, sözleşmenin bu hükmü ile amaç olunan şeyin iddia olunduğu gibi şirketin ... ... kanalını ..., karasal geçici yayın iznine her ne şekilde olursa olsun sahip olması değil aksine davacılar tarafından açılmış bulunan belirli ve somut bir davanın son aşamasına kadar takibi ile lehe sonuç alınması eylemi olduğu, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu incelemesinden geçerek sözleşmeye konu yayın hakkı sahibi şirket olan ... .AŞ aleyhine sonuçlandığını, dolayısıyla ... ...'nin söz konusu dava ile elde ettiği ... -karasal yayın hakkının ortadan kalktığını, talebin zimmen reddedilmesi üzerine .... AŞ'nin Ankara 2. İdare Mahkemesinde 2011/1651 Esas sayılı dosyada ikame ettiği dava ile 05.10.2011 tarihinde işlemin iptaline karar verildiğini, kararın 17.02.2014 tarihinde kesinleştiğini, ... ...'nin iş bu kararla geçici ... - karasal yayın hakkını tekrar kazandığını, görüleceği üzere akitle kararlaştırılan şartın gerçekleştirilemediğini, şartın tahakkuk ettirilmediğini, bu nedenle mahkemenin kabul kararının taraflar arasındaki sözleşme ve kanuna açıkça aykırılık teşkil ettiğini, yargı süreçleri esnasında 6112 sayılı Kanun gereği yapılması gereken RTÜK karasal yayın ihalesinin lisansı sıralama ihalesinin 16,17 ve 18 Nisan 2013 tarihlerinde Ankara'da gerçekleştirildiğini, 24.04.2013 tarihinde ihalenin onaylanmasına karar verildiğini, davacılardan ...'ın İstanbul 12 ATM'nin 2014/496 Esas sayılı dava ile sözleşmenin aynı maddesine dayanarak alacak davasını ikame ettiğini, davanın ret ile sonuçlandığını, hükmün kesinleştiğini, ilgili mahkemede erken açılan davanın reddine karar verildiğini, kesinleşen bu karar ile ihtilafın sözleşmenin 7.2.maddesi hükmü ve Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2010/184 Esas sayılı dosyasında verilen kararın lehe sonuçlanıp sonuçlanmadığı noktasında sabitlendiğini, mahkemece yapılması gereken kesin hükmün objektif sınırları dikkate alınarak sözleşmede kararlaştırılan şartın tahakkuk edip etmediğinin araştırılması sonucuna göre karar verilmesi gerekir iken bu hususun dikkate alınmadığını, zorunlu dava arkadaşlığı, aktif dava ehliyetine dava takip yetkisine ilişkin itirazları olduğunu, sözleşmede görüleceği üzere satıcı tarafta birden fazla kişi olduğu gibi alıcı tarafta da birden fazla şahsın bulunduğunu, satıcılar arasında zorunlu dava arkadaşlığı bulunduğunun , ayrıca davacının TBK 504/3.maddesi uyarınca da dava açması yönünden yetkilendirildiğine ilişkin bir belge sunmadığınında açık olduğunu, bu hususların kaldırma kararında açıkça belirtilmesine rağmen gözetilmediğini, kaldırma kararındaki eksiklikler giderilmeden verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, kaldırma kararında sözleşmede birden fazla alıcı bulunduğundan müvekkili şirketin bedelin tamamından sorumlu olup olmadığının denetlenebilir şekilde ortaya konulması gerektiği belirtilmesine rağmen mahkeme tarafından bu hususta da değerlendirme yapılmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla davacıların taleplerinin zamanaşımına uğradığını, sözleşmedeki yükümlülüklerin yerine getirilmemesi nedeniyle davanın reddi gerektiğini, sözleşmenin 7.2.maddesindeki bedelin ödenmesinin iki şarta bağlandığını, davaların satıcılar tarafından takip edilmesi ve lehine sonuçlanması olduğunu, satıcıların takip etmediğini ve aleyhe sonuçlandığını, TBK 19.maddesi gereğince sözleşmenin yorumlanması gerektiğini, sözleşmede yoruma açık bir ibarenin bulunmadığını, sözleşmenin oldukça açık ve somut olduğunu, sonuç olarak , ...'ün 668 sayılı KHK faaliyetlerinin durdurulduğunu, davacının hissedarı olduğu şirketin sicilden resen terkin edildiğini, TBK 147.maddesi gereğince davacının alacak taleplerinin zamanaşımına uğradığını, birleşen dava yönünden verilen kararın hukuka uygun olduğunu belirterek, asıl dava yönünden kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Asıl ve birleşen davalar, bakiye şirket hisse satış bedelinin tahsili istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda asıl davada davacı ...'ın davasının aktif husumet nedeni ile reddine, diğer davacı bakımından davanın kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiş; bu karara karşı, her iki taraf vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Taraflar arasında, davacılardan ... ile dava dışı gerçek kişiler ile davalı ve dava dışı şirket ile gerçek kişiler arasında şirket paylarının satımı konusunda pay satım ve devir sözleşmesinin 12.05.2008 tarihinde imzalanmış olduğu konusunda herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Uyuşmazlık, birleşen davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, mahkeme kararının bu konuda isabetli olup olmadığı, her iki davanın zamanaşımına uğrayıp uğramadığı, davacının aktif dava ehliyeti ile davalının pasif dava ehliyetinin olup olmadığı, iş bu davadan önce davacı tarafça İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan ve davanın reddi ile sonuçlanan dava yönünden kesin hükme ilişkin dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği, sözleşmedeki şartların yerine getirilip getirilmediği, davacının alacak talep hakkının olup olmadığı, Dairemizin kaldırma kararı kapsamında mahkemece gerekli inceleme ve araştırma ile değerlendirmenin yapılıp yapılmadığı, asıl ve birleşen dava yönünden verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olup olmadığına ilişkindir. Dosya kapsamından, satıcılar ..., ... ile alıcılar ... AŞ, ... arasında 12.05.2008 tarihinde .... AŞ, ....Limited Şirketi, ... Limited Şirketi, ... AŞ paylarının Satımı konusunda imzalanan Pay Satım ve Devir Sözleşmesi imzalandığı, Sözleşmenin 2.maddesinde tanımlara yer verildiği, paylar olarak;.... A.Ş., ... A.Ş. paylarını ve ilmuhaberlerini temsil edip işbu sözleşmedeki tüm hükümler bu şirketlerin iştirakleri olan ..... Td Şti., .... Ltd.Şti. Paylarını da, kapsayıp bunları da ifade edeceğine yer verildiği, satın alma bedelinin 7.maddedeki anlamını ifade edeceğinin belirtildiği, şirketlerin ise; Türkiye Cumhuriyeti Kanunları'na göre kurulmuş ve faaliyet “ gösteren; .... A.Ş., .....ltd Şti., ... A.Ş. ..., Ltd.şti. ifade eder; bu şirketler RTÜK nezdinde Uydu ... yayın lisansı ile ... ... yayın lisansına (çok il) sahip olup, bu lisanslarla “... ...” isimli ... kanalı ile ... Radyo yayın fisansının sahibi olarak Marmara Bölgesitde “... Radyo” kanalını ve www, ....com.tr internet sitesini yayınladığına yer verildiği, ana çatı şirketinin ana iştigal konusu olan “... ..., ... Radyo ve yavw...com.tr sitesinin yayıncılığı ve iletimi ile ilgili bu medya varlıklarının hertürlü İisans, marka ve fikri mülkiyet haklarına sahip bulunan ve diğer şirketlerinde ana hakim ortağı olan şirketi .... AŞ ifade edeceği, şirketlerin iştiraklerinin ise; ana çatı şirket olan şirket .... A.Ş.'nin çoğunluk hisselerine sahip olduğu ..... Ltd Şti, ... A.Ş. .... Ltd.şti. şirketlerini ifade edeceği, sözleşmenin eklerinin iş bu sözleşmenin ayrılmaz bir parçası olduğu, sözleşmenin 3.maddesinde sözleşmenin konusu ve amacının tanımlandığı, 3.maddenin(i) bendinde; " Satıcılar'ın mülkiyetinde bulunan Satılacak Paylar'ın Devir Günü'nde her türlü takyidat'tan ari olarak satıcılar tarafından alıcılar'a veya alıcılar'ın göstereceği 3. kişilere satılması ve söz konusu paylar'ın alıcılar veya alıcılar'ın göstereceği 3. kişiler tarafından da satın alınması; böylece payları devir konusu olan şirketler'in tüm hak ve alacakları ve mal varlıkları ile birlikte yönetim hak ve yetkisinin de işbu sözleşmede öngörülen şekilde alıcılara devredilmesi; , (ii) işbu sözleşme kapsamında satıcıların ve alıcılar beyan ve tekeffüllerini tespit etmek amacıyla akdedildiğine yer verildiği, 4.maddede; satıcıların beyan ve tekeffülleri başlığı ile; (c) bendinde; Satıcılar, Ek- f1J'de Satıcılar'm isimlerinin karşısında yer alan her türlü takyidat, opsiyon ve benzer yükümlülüklerden muaf olan satılacak paylar'ın yasal sahibidir ve söz konusu satılacak payları satma, temlik ve teslim etme yetkisine sahip olduğu, satıcılar'ını sahip olduğu paylar'ın şirket sermayesindeki yüzdeleri Ek- (1)'de söz konusu satıcıların isimlerinin karşısında belirtildiği, (e) bendinde; satıcıların, işbu sözleşme'de öngörülen işlemlerin tamamlanması için herhangi bir izin alması gerekmediğini, (f) bendinde; Satıcılar'dan hiçbirinin şirketlere herhangi bir alacağı bulunmadığı, satıcılar, 7.maddede belirtilen devir bedellerinin ödenmesi ile birlikte şirketlerin kayıtlarında gözüken satıcıların borçları ve şirketler arası alacak ve borç ilişkilerinin, ekte İistelenen tüm amme, özel ve personel borçları vergi yükümlülüğü doğurmayacak bir şekilde tasfiyeye tâbi tutulacağı, borçlarla ilgili olarak şirketin herhangi bir alacak talebinde bulunmayacağı gibi, satıcıların da şirketten geçmiş döneme ilişkin her ne ad altında olursa olsun herhangi bir talepte bulunmayacaklarını, 4.2.(f) bendinde; şirketlerden .... A.Ş. ve ... A.Ş. tarafından her bir şirket için ayrı ayrı alınmış bulunan yönetim kurulu kararlarına istinaden; .... için 920.000 adet nama yazılı hisseye karşılık çıkartılmış ve payları temsilen toplam 5 adet ve ... A.Ş.nin 200.000 adet nama yazılı hisse karşılığı çıkarılmış 7 adet nama yazılı muvakkat ilmühaberlere bağlandığı, bunlar dışında şirketler tarafından başkaca herhangi bir menkul kıymet çıkartılmadığı, 5.maddede alıcıların beyan ve tekeffüllerine yer verildiği, 6.maddede; devrin tamamlanması için yapılması gereken diğer işlemler başlığı ile 6.1.(a) bendinde; satıcılar, satılacak payları temsil eden tüm hisse senetlerinin ve nama yazılı muvakkat ilmühaberlerin arkasını alıcılar veya göstereceği üçüncü kişiler adına ciro etmek suretiyle, her türlü takyidattan ve her türlü iddiadan ari olarak alıcılar'a devir ve teslim edeceği, satın alma bedelinin sözleşmenin 7.maddesinde düzenlendiği, 7.1.maddede; Alıcılar, Satılacak Paylar için Satıcılar'a toplam 30.000.000 (otuzMilyon) ABD Doları ödeyecektir. Söz konusu Satın Alma Bedeli Şirketler'in, işbu sözleşmenin imzası ve payların devri tarihi itibarıyla, hukuken geçerli lisans ve yayın haklarına sahip olarak “... ..., ... Radyo, www...com.tr yayınladıkları ve Şirketteki tüm sermaye taahhütlerinin ödendiği varsayımına dayanarak tespit edilmiştir. İşbu devir bedeli şirketlerin yayıncısı olduğu ayın organlarımın tüm ekipmanları (... adlı uydu ... kanalının yayın yapabilmesi için gerekli olan ve ekteki listede belirtilen ekipman listesinde belirtilenler hariç), 3 adet naklen yayın araçları ve ekipmanları, tüm şehirlerde özellikle Ankara stüdyoları tüm ekipmanları ile birlikte, radyo ile ilgili tüm ekipmanları, tüm karasal vericiler ve Türkiye de muhtemel sayısal yayıncılığa geçildiği takdirde Dijital Karasal Platform olan “... A.Ş.” hisseleri karşılıksız olan alıcılara devredilmesi taahhütlerini kapsadığı, 7.2.maddede satın alma bedelinin ödenmesi üst başlığı ile; 7.2.(a) bendinde; satın alma bedelinin; toplam satın alma bedeli 30.000,000 (otuzMilyon) ABD Doları olup bu bedelin 13,000,000-USD lik kısmının işbu sözleşmenin 6. maddesinde öngörülen devir için gerekli işlemlerin tamamlanması ile eş zamanlı olarak ödeneceği, şeklinde ifade edildiği, (b bendinde; Satışa konu hisselerin devri ve kaydı ardından devralınan şirketlerin ekte belirtilen (Personel Borç Listesi, Satıcılar Borç Listesi, Vergi ve SSK borç İistesinde) belirtilen birikmiş muaccel tüm kamu, özel ve personel borçlarının ödenmesi, şirketlerin birbirlerine olan ve ortaklarla olan borç alacak ilişkilerinin sıfırlanması ve tüm borçların sıfırlanması amacıyla 12.000.000-USD (onikimilyon Amerikan Doları) satıcılara ödeneceği, ancak, bu bedelin ne kadarlık kısmının ortaklara ne kadarlık kısmının şirkete ödeneceğini satıcı ve alıcıların yetkili kişilerin birlikte yürütecekleri çalışmalar sonucunda belirleneceği, ancak, bu tutarın herkalükarda 12.000.000-USD yi geçmeyeceği, uyuşmazlık konusu 7.2.maddenin (b) bendinde; Bakiye 5.000.000-USD ise satıcılar tarafından, halihazırda mahkeme kararıyla ... geçici yayın izni bulunan ... ... kanalının ...- karasal geçici yayın iznine ilişkin olarak Danıştay ve İdare mahkemeleri nezdinde (özetlikle İdari Dava Daireleri Genel Kurulunda görülecek olan) devamı eden davaların satıcılar tarafından takip edilerek lehe sonuçlanmasının sağlanması akabinde alıcılar tarafından ilk bildirimde Satıcılara ödenecektir. Alıcıların temerrüdü halinde satıcıların tüm zararı karşılanacaktır. alma bedeli satıcıların tamamını temsilen satıcıların vekili ...“ın döviz tevdiat hesabına ödeneceği, diğer satıcıların, bu şekilde vekil edilen ...'a yapılacak ödemenin, kendilerine yapılmış olacağını kabul ve beyan ve taahhüt edeceğine yer verildiği, sözleşme tarihinden önce hissesi devredilen şirketlerden ....AŞ tarafından 28.06.2007 tarihinde T1 Tipi ... Yayını yapmak üzere yayın hakkı ve lisans müracaatı bulunan şirketin yayın kuruluşunun yayın yapma isteminin yazıya cevap vermeyerek zimmen reddi nedeniyle işlemin iptali ve yürütmenin durdurulmasını talep ettiği, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2007/580 Esas sayılı dosyasında 28.11.2007 tarihli karar ile teminat alınmaksızın dava sonuna kadar yürütmenin durdurulmasına karar verildiği, Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2007/580 Esas, 2008/94 Karar ve 24.01.2008 tarihli kararı ile işlemin iptaline dair hüküm verildiği, kararın davalı RTÜK tarafından temyiz edilmesi üzerine Danıştay 13. Dairenin 2008/2988 Esas, 2009/5595 Kararı ile ilamın bozulduğu, ... ... AŞ şirketi tarafından Ankara 2. İdare Mahkemenin 2011/1651 Esas, 2011/1512 Karar sayılı kararında; verici tesisine izin verilmesi istemi ile yapılan 06.,02.2009 tarihli başvuruya cevap verilmeyerek zımmen reddedilen işlemin iptaline dair talebin mahkemece iptaline dair hüküm kurulduğu, Danıştay 13. Daire Başkanlığının 21.05.2009 tarihli bozma kararı üzerine yeniden yapılan yargılamada Ankara 9. İdare Mahkemesinin 19.03.2010 tarihli kararı ile direnme kararı verildiği ve işlemin iptal edildiği, mahkeme kararının uygulanmasını teminen konunun üst kurula sunulduğu, üst kurulun 07.07.2010 tarihli toplantısında 9.nolu kararı ile ... ... T1 tipinde yayın yapmasına izin verildiği, direnme kararının 30.10.2013 tarihli karar ile bozulması üzerine kararın üst kurula sunulduğu, üst kurulun 12.03.2014 tarihli toplantısında Danıştay İdare Daire kararının Dava Daireleri Kurulunun 30.10.2013 tarihli kararının uygulanması kapsamında T1 tipine uygun yayın yapma hakkının geri alınmasına ve kuruluşun bölgesel ... lisans T2 tipinde yayın yapan üst kuruluş olarak kayıtlara işlenmesine karar verildiği, üst kurulun kararına karşı Ankara 3. İdare Mahkemesinin 2014/920 Esas nolu dosyasında açılan davada dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması yönündeki kararın uygulanmasını teminen üst kurulun 30.12.2014 tarihli toplantısında alınan karar ile ... ... lisans T1 tipinde daha önce izin verilen yerleşim yerlerinde yayın yapma hususunun bildirildiği, idari yargılama usul kanunun 49/4 maddesi gereğince Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 30.10.2013 tarihli kararına zorunlu olarak uyulması neticesinde söz konusu mahkemenin 28.10.2015 tarihli kararı ile davanın reddedildiği, üst kurulun 21.04.2016 tarihli kararının alındığı, bu arada kuruluşun sıralama ihalesine katılmak üzere 16.01.2013 tarihli başvurusuna istinaden 21.03.2013 tarihli yeterlilik belgesi aldığı ve 27.07.2016 tarihli resmi gazetede yayınlanan 668 sayılı Olağünüstü Hal Kapsamında Alınması Gereken Tedbirler Bazı Kurum ve Kuruluşlara Dair Düzenleme Yapılması Hakkında KHK'nin eki 2 sayılı listede yer alan .... AŞ unvanlı kuruluşun kapatıldığının ilan edildiği, davacı tarafça 20.05.2013 tarihinde Büyükçekmece Noterliğinde düzenlenen ihtarnamenin sözleşmedeki alıcılara gönderildiği, ihtarnamede; ... Televizyonunun 2013 yılı Nisan ayı içerisinde ... - Karasal geçici yayın lisansı aldığı belirtilerek bakiye kalan 5.000.000,00 ABD Dolar'ın 10 gün içerisinde hesaba ödenmesinin talep edildiği, ihtarnameye cevap veren davalı ve dava dışı alıcılar Beyoğlu 7. Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile idare mahkemesi kararının 21.05.2009 tarihinde şirket aleyhine bozulduğunu, sonra yeni avukat görevlendirilerek dosyanın takibinin yapıldığı, kendileri tarafından atanan avukat tarafından takip edilip sonuçlandırıldığı, ilgili sözleşmenin 7.2.maddesinde yer alan yükümlülüklerin yerine getirilmemesine rağmen talebin haksız ve mesnetsiz olduğu ayrıca ... logosu ile yayın yapmakta olan ... kanalının ... - karasal lisansının müvekkili tarafından yapılan idari başvurular üzerine davacıların takip etmekle yükümlü oldukları davalar devam etmekte iken 03.03.2011'de yürürlüğe giren 6112 sayılı RTÜK ve Yayın Hizmetleri Hakkındaki Kanunun Geçici 4.maddesi gereğince; RTÜK tarafından verildiği, 16.04.2013 tarihinde yapılan ihale sonucunda 50.000.000,00 TL ödeme ile ... - karasal yayın lisansına hak kazanıldığı, ... logosu ile yapılan ... kanalının ... - karasal yayın hakkını yasa gereğince yapılan ihaleye katılarak ve bedelini ödeyerek müvekkillerinin aldığını belirtmek suretiyle ihtarnamedeki talebin reddedildiği, davalı şirket tarafından RTÜK'e ödenmiş olan 10.08.2005 tarihli 500.000,00 YTL bedelli ayrıca 70.000,00 TL bedelli lisans ödemelerine ilişkin dekontlar eklenerek davacılardan ... tarafından ihtarnameye olumsuz cevap verilmesi üzerine 02.12.2013 tarihli dava dilekçesi ile tüm alıcılara karşı alacak davası açıldığı, bakiye 5.000.000,00 ABD Dolarının şimdilik 10.000,00 ABD Dolarının tahsilinin talep edildiği, davalıların davayı kabul etmedikleri, davacının sözleşmenin 7/2.maddesindeki takip yükümlülüğünü yerine getirmediğini belirterek davanın usul ve esastan reddini talep ettikleri, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/496 Esas, 2015/161 Karar ve 24.03.2015 tarihli kararı ile Ankara 9. İdare Mahkemesinin 2010/184 Esas sayılı dosyasında verilen kararın henüz kesinleşmediği gerekçesi ile erken açılan davanın reddine dair hüküm tesis edildiği, kararın istinaf edilmeksizin 08.09.2015 tarihinde kesinleştiği, davacıların istinaf konusu olan davayı ise söz konusu dosyada verilen kararın kesinleşmesinden sonra 18.01.2017 tarihinde açtıkları, davacı olarak ... ve ...'ın gösterildiği, davacının hisseleri devredilen şirketteki hisselerinin devri ile bakiye alacağının şimdilik 300.000,00 USD'sinin tahsilinin talep edildiği, talep dilekçesinde; 2008 devir tarihinde .... AŞ'nin hisselerinin %99,9 oranıda hissedar oldukları, adı geçen şirketin çatı şirket olduğu belirtilmek suretiyle bu kez davanın yalnızca hisseleri devredilen yayıncı kuruluş çatı şirket olan .... AŞ'ye karşı yöneltildiği, mahkemenin 2017/58 Esas, 2019/913 Karar ve 17.10.2019 tarihli kararı ile davanın davacılardan ... yönünden husumet nedeniyle reddine, davacı ... yönünde ise 300.000,00 USD'nin kabulüne dair hüküm tesis edildiği, Dairemizin yukarıda yer verilen kaldırma kararı sonrasında yeniden eksik hususlar giderildikten sonra karar verilmiş olduğu anlaşılmıştır. 15.02.2019 tarihli bilirkişi heyet raporunda, sonuç olarak; sözleşmenin anılan maddesi incelendiğinde davacıların üstlendikleri bir işlemi olumlu sonuçlandırmaları sonucu kararlaştırılan meblağı talep edebileceklerinin belirtildiği, davacının davasının olumsuz sonuçlandığı yani şartın yerine getirilmediği, anılan lisans başvurusuna ilişkin sonucuna ulaşılmasında davacının katkısının bulunmadığı belirtilmiştir. Mahkemece 17.10.2019 tarihli verilen kararda, TBK'nın 19. maddesi değerlendirilerek ve sözleşmede belirtilen amacın gerçekleştirildiği hususları da belirtilmek suretiyle davanın kabulüne dair hüküm kurulmuştur. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davacılar vekili tarafından 16.09.2021 tarihli açıklayıcı dilekçe ibraz edilmiştir. Söz konusu dilekçede; davacı ...'ın hisse oranının %99,9956 olduğu, devir bedelinin 29.998.680,00 USD'nin ...'ın alacağı olduğu, ödenen tutarın mahsubu halinde davacı alacağının bakiye 4.998.480,00 USD olacağı, asıl davada 300.000,00 USD; birleşen davada; 800.000,00 USD tutarın tamamının ... adına talep edildiğini, 920.000 adet hissesinden 919.960 adedinin sahibi olduğunu, sicil kayıtları ile bu hususun belli olduğunu belirterek hisse oranlarını gösterir listelere yer verildikten sonra müvekkilinin kendi hisselerinin devir bedeli için diğer hisse devir edenlerle bağımlı olmadan dava açabileceğini kısmi dava açmasının yasal ve meşru olduğunu, devir bedelinin .... AŞ'nin ... kanalına sahip olması diğer grup şirketlerin büyük hissedarı olması nedeniyle verildiğini, bağlı şirketlerin gayrimenkullerinin bulunmadığını, dava arkadaşlığı şartlarının mevcut olmadığını, diğer hissedarların bakiye 40 adet hissenin devir bedeli için 1.320,00 USD tahsili için herhangi bir dava açmadıklarını, müvekkilinin hisselerinin davalı şirkete devredildiğini, aktif husumet ehliyetinin bulunduğunu, davalının pasif husumet ehliyetinin mevcut olduğunu, davacının devir sözleşmesi ile hisselerinin davalı şirkete devredildiğini, İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/496 Esas sayılı davada ihtilafın çözümlenmediğini, usulden ret kararı verildiğini, kesin hüküm itirazının yasaya aykırı olduğunu, HMK'nın 303.maddede tanımlanan şekilde şartların oluşmadığını belirterek, davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davacı, iş bu dava dosyası ile birleştirilen İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/478 Esas sayılı dosyasında; 07.09.2020 tarihli dava dilekçesi ile bakiye hisse bedelinin tahsilini talep etmiştir. Dava konusu 12.05.2008 tarihli pay satım ve devir sözleşmesinin birden fazla satıcısı ve alıcısı olduğu, davacı ...'ın hisselerin %99,9956'na sahip olduğu, hissesi devredilen şirketlerden .... AŞ şirketinin diğer şirketlerin çatı şirketi olduğu tartışmasızdır. Dairemizin kaldırma kararı sonrasında davacı tarafça hisselerle ilgili açıklamalarda bulunduktan sonra kendi hissesine düşen bedel yönünden dava açabileceğini aktif dava ehliyetinin bulunduğunu açıklamıştır. Sözleşmenin niteliği itibariyle sözleşmenin her iki tarafları arasında mecburi dava arkadaşlığının olmayacağı sonucuna varılmıştır. Şöyle ki sözleşmenin 4.maddesinin 4.1.(c) bendinde; payların şirket sermayesindeki yüzdelerinin Ek(1)'de söz konusu satıcıların isimlerinin karşısında belirtildiği ifade edilmiştir. Bu ifadeden de anlaşılacağı üzere satıcıların şirketteki paylarının sermayedeki yüzdelerine göre belirlendiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan sözleşmenin 7.2.(c) bendinden; satın alma bedelinin satıcılarının tamamını temsilen satıcıların vekili ...'ın döviz tevdiyat hesabına ödeneceği, diğer satıcıların bu şekilde vekil edilen ...'a yapılacak ödemenin kendilerine yapılmış olacağını kabul, beyan ve taahhüt edeceklerine yer verilmiştir. Düzenlemeler kapsamında davacının kendi hissesi nispetinde alacak talebinde bulunmasına yönelik aktif dava ehliyeti ile birlikte davalının ise pasif dava ehliyetinin mevcut olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Ve mahkemenin bu yönde vermiş olduğu kararda herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. İş bu davadan önce davacı tarafça İstanbul 12. ATM'nin 2014/496 Esas sayılı dosyasında dava konusu sözleşmeye dair dava açılmıştır. Ancak söz konusu dava dosyasının tarafları aynı olmadığı gibi işin esası incelenmeksizin davanın usulden reddine karar verilmiştir. Bu nedenle HMK'nın 303. maddedeki kesin hükümden söz etmek mümkün olmayacağından, aksine iddia ile istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Sözleşmenin 7.2.(b) bendi gereğince; söz konusu sözleşmeden önce hisseleri devredilen ... ...AŞ tarafından RTÜK'e karşı lisans ve yeterlilik belgesi ile ilgili davaların açıldığı, buna ilişkin olarak yargılamaların takip edildiği, ancak davalar sonuçlanmadan 6112 sayılı Kanun'un geçici 4. maddesi gereğince; şirket ... - karasal yayın yapma konusunda hak sahibi olmuştur. Ve davalar sonucunda 14.03.2013 tarihli yeterlilik belgesi verilmiştir. Bu kapsamda davacının sözleşmede üzerine düşen edimini yerine getirmediği ve bakiye sözleşme bedeline hak kazanamadığı savunması kabul edilemeyeceğinden, aksine iddia ve istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Diğer taraftan, payların toplam değeri 30.000.000,00 USD olarak belirlenmiştir. Uyuşmazlık konusu 5.000.000,00 USD'nin ödemesi ... Kanalının ... - karasal geçici yayın iznine ilişkin olarak devam eden davaların sonuçlanmasının sağlanması akabinde satıcalara ödeneceği belirtilmiştir. Davacının açmış olduğu dava sonucunda yürütmenin durdurulması kararı ile birlikte davacıya RTÜK tarafından hak tanınmıştır. Her ne kadar bozma ilamı ile söz konusu hak kaldırılmış ise de yasal düzenleme ile yeniden hak sahibi olunması mümkün hâle gelmiştir. Bu sebeple aksinin kabulü ile talebin reddi isabetli olmayacaktır. Bu nedenlerle tarafların asıl davaya yönelik olarak yapmış oldukları istinaf başvurularının reddi gerekmiştir. Asıl dava tarihi 18.01.2017, birleşen dava tarihi 07.09.2020'dir. Davalı vekili tarafından yasal sürede zamanaşımı definde bulunulmuştur. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan BK'nın 126/4. maddesi gereğince zamanaşımı süresi beş yıldır. Davacının kabulünde olduğu üzere 14.03.2013 günü .... AŞ'ye RTÜK tarafından 6112 sayılı Yasa'nın geçici 4. ve 26. maddeleri gereğince yeterlilik belgesi verilmiştir. Alacağın bu tarih itibariyle muaccel hâle geldiğinin kabulü durumunda davanın en geç 14.03.2018 tarihinde açılması gerekir. Asıl dava yasal sürede açılmıştır. Ancak 07.09.2020 tarihinde açılan birleşen dava, yasal beş yıllık zamanaşımı süresinden sonra açılmış olduğundan, mahkemenin birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Diğer taraftan, davacı vekili tarafından her ne kadar uzamış ceza zamanaşımının uygulanması gerektiği iddia edilmiş ise de tüzel kişilere uzamış ceza zamanaşımı uygulanamayacaktır. Sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 765 sayılı TCK'nın 465. maddesine göre uzamış ceza zamanaşımı bazı koşullarda tüzel kişilere uygulanabileceği düzenlenmiştir. Ancak söz konusu uygulama TCK'nın 455 ile 459 maddeleri ile sınırlı olarak belirlenmişken dava tarihinde yürürlükte bulunan 5237 sayılı TCK'nın eski 465. maddeye benzer bir hükme yer verilmemiş ve üstelik TCK'nın 20/2. fıkrasında tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz denilerek kesin bir sınır çizilmiştir. Bu nedenlerle, davalı vekilinin zamanaşımına dayalı istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, her iki taraf vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, asıl ve birleşen davalarda davacı vekilinin ve asıl davada davalı vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine, 2-Asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının asıl ve birleşen davalarda davacılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3-Asıl ve birleşen davalarda davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 207.071,46 TL nispi istinaf karar harcının asıl ve birleşen davalarda davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 4-Taraflarca yapılan kanun yolu giderlerinin kendilerinin üzerinde bırakılmasına, 5-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.