TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2024 NUMARASI : 2022/953 Esas 2024/316 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süre…
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2024/1173 Esas 2025/1980 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1173 KARAR NO : 2025/1980 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/05/2024 NUMARASI : 2022/953 Esas 2024/316 Karar DAVA : Tazminat (Kasko Sigorta Poliçesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/12/2022 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 16/01/2026 Taraflar arasındaki tazminat istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı taraf vekillerince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, müvekkilinin aracının seyir halinde bulunduğu sırada sürücünün aracın hakimiyetini kaybederek yol kenarındaki beton bariyerlere çarptığını, aracın hasara uğradığını, davalının ise hasar bedelini ödemediğini belirterek şimdilik 10.000,00 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, yargılama aşamasında talebini ıslah ederek toplam 1.073.495,59 TL'nin kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; poliçeye aykırılığın gizlenmesi amacıyla sürücü değişikliği yapıldığını, hasarın sigorta teminatı dahilinde bulunmadığını, talep edilen hasarın fahiş bulunduğunu bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece, kaza tarihi itibariyle davacıya ait aracın davalı sigorta şirketi tarafından kasko sigorta poliçesiyle teminat altına alındığı, kaza sonucunda davacının aracında 1.073.495,59 TL miktarında hasar oluştuğu, rizikonun teminat kapsamı dışında kaldığının davalı tarafça ispat edilemediği, oluşan hasar bedelinin ödenmesinden davalı sigorta şirketinin kasko sigorta poliçesi gereğince sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 1.073.495,59 TL tazminatın, 10.000,00 TL'sine dava tarihi olan 29/12/2022, 1.063.495,59 TL'sine ıslah tarihi olan 30/10/2023 tarihinden işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı olduğunu, rapora itirazlarının karşılanmadığını, raporda kazanın oluşu, iddia olunan kazayla araçta böyle bir hasarın meydana gelip gelmeyeceğini irdelenmediğini, kazayla hasarın uyumlu olup olmadığının teknik olarak incelenmesi gerektiğini, raporda ise buna ilişkin teknik değerlendirme yapılmadığını, olay yeri, kavşağın kaza mahalline olan uzaklığı dahi ölçülme gereği duyulmadan uyaptaki fotoğraflar üzerinden vicdani kanıya mahkemenin ulaştığını, kazanın dava dilekçesinde belirtildiği ve müvekkiline ihbar edildiği şekilde gerçekleşmediğini, talep edilen hareketli görüntüler değil pts fotoğrafları olduğunun emniyetten gelen cevapa göre kazanın meydana geldiği sokaktaki pts kayıtlarının araştırıldığını, kazanın meydana geldiği sokak değil aracın kaza saatlerinde geçiş yaptığı ana cadde vs. de yer alan mobese ve pts kayıtlarının celp edilmediğini, eksik araştırmayla karar verildiğini, araçta yolcu airbaglerinin açıldığı ve yolcu emniyet kemerinin de hasarlandığının ekspertiz ve bilirkişi raporunda tespit edildiğini, bu durumun araçta yolcu koltuğunun boş olmadığını ortaya koyduğunu, beyan olunan kazayla araçta meydana gelen ağır hasar boyutunun birbirini teyit etmediğini, araç içindeki kişilerin yaralanmamış olmalarının şüpheli olduğu, aracın tek taraflı kazaya karıştığını, yaralanma veya sürücü ihtilafı söz konusu değilken neden polis çağrıldığının da diğer soru işareti olduğunu, tutanağı tanzim eden polisleri kimin hangi telefondan çağırdığının dahi incelenmediğini, aracı kullandığı iddia olunan sürücünün kaza sırasında kullandığı hattı mahkemeye beyan etmesinin zorunlu bulunduğunu, sürücü olduğu iddia edilen ve ...'ın şirketle bir bağlantısı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, mahkemece oluşturulan ara kararlar uyarınca yazılan ve cevap alınamayan müzekkereler neticesinde sonuç alınamayan ara kararlardan vazgeçildiğini, araştırmanın yarım bırakıldığını, bilirkişi raporunda üç airbag açıldığı, iki emniyet kemerinin kullanılamaz hale geldiğinin tespit edildiğini, kaza tespit tutanağına göre araçta yolcu bulunmadığını, ancak araçta yolcu airbaglerinin açıldığını, yolcu emniyet kemerlerinin de hasarlandığını, bu hususların yolcu koltuğunun boş olmadığını ortaya koyduğunu, bunun sürücü değişikliği ve teminat dışında kalan bir halin gizlenmesinin amaçlandığını gösterdiğini, kazanın ancak alkollü sürücü sevk ve idaresindeyken gerçekleşebileceğini, bu durumu gizlemek için sürücü değişikliği yapılmaya çalışıldığını, yapılan aramaları gizlemek için şirket yetkilisinin arama kayıtlarını vermek istemediğini, sigortalının poliçeden doğan yükümlülüklerini ihlal ettiğini, hüküm altına alınan hasar miktarının fahiş oludğunu, poliçenin ve teminatların TL üzerinden belirlendiğini, bilirkişinin ise hasar hesaplaması yaparken Euoro üzerinden yedek parça değerlerini belirleyerek TL'ye çevirdiğini, fazla tazminat hesaplandığını, eksper raporundaki hasar miktarının aşıldığını, eksper raporu ile bilirkişi raporunun çeliştiğini, aracı kullandığı beyan edilen kişinin pert olan kazadan yara almadan kurtulmasının mümkün olmadığını, sigortalının doğru beyan etmediği taktirde ispat külfetinin yer değiştireceğini, ... A.Ş'den gelen yazı cevabındaki CD dahi açılmadan karar verildiğini, müvekkilinin ancak yasal faizden sorumlu tutulabileceğini, yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınması gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ıslah edilen miktara ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesinin hatalı olduğunu, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde tazminatın ödenmesi gerektiğini, bu sürenin sonunda sigorta şirketinin ödeme yapmazsa temerrüte düşeceğini, tazminatın tamamına temerrüt tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Kasko sigorta poliçesi, yargılama aşamasında makine mühendisi ve sigortacı bilirkişi heyetinden alınan 18/06/2023 tarihli kök, 16/10/2023 tarihli ek rapor, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezine yazılan müzekkereye verilen cevap, kaza tespit tutanağı, sigortalı araç ruhsatı, hasar proforma faturası, hasarlı araç fotoğrafları, Ankara İl Emniyet Müdürlüğü, Türk Telekom, ..., ..., Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Daireleri Başkanlığı müzekkere cevabı, ... A.Ş. tarafından davacı yetkilisine gönderilen e-mail dosya içerisinde yer almaktadır. ... AŞ. tarafından davacı yetkilisine gönderilen 16/05/2024 tarihli e-mailde, sigorta şirketi onarım onayı vermediği için, ilgili evraklar da geçersiz olup, işleme alınmadığı bildirilmiştir. Ankara İl Emniyet Müdürlüğü müzekkere cevabında, aracın 27/07/2022 gününe ait pts kayıtlarının olmadığının sistem üzerinden sorgu yapılmak suretiyle anlaşıldığı, kaza anına ilişkin KGYS videolar ve pts kaydının tespit edilmediği, kazanın kim tarafından ihbar edildiğinin tespit edilemediği bildirilmiştir. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu Hukuk Daireleri Başkanlığı müzekkere cevabında, tarafların telefon numaraları için telefon kullanım ücret detaylarının doğrudan ilgili işletmeciden talep edilebileceği belirtilmiştir. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi heyeti kök ve kök rapordaki görüşü tekrar eden ek raporda, Uyap üzerindeki olay yeri fotoğraflarında araç çarpma izinin mevcut olduğu, araçta meydana gelen hasarın kazayla uyumlu bulunduğu, araçta kdv dahil 1.073.495,59 TL hasar meydana geldiği, sürücü ...'nun alkolsüz olduğu, hasarın teminat kapsamında bulunduğu, sürücü değişikliğine dair dosyada somut bilgi ve belge tespit edilemediği yönünde kanaat bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafik kazası sonucu hasara uğradığını, oluşan zarardan davalının sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise araçta sürücü değişikliği olduğunu, hasarın poliçe teminatı kapsamında bulunmadığını savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının aracının davalı tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığı, sigortalı aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu hasara uğradığı, hasar bedelinin davalı tarafından ödenmediği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, kasko sigortalı aracın karıştığı trafik kazasında sürücü değişikliği yapılıp yapılmadığı, hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunup bulunmadığı, teminat kapsamında ise araçta oluşan hasar miktarı, faiz başlangıç tarihi ve türü hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekilinin istinaf itirazı incelendiğinde; 6102 sayılı TTK'nun 1421. maddesinde, sigortacı geçerli bir sigorta ilişkisi kurulduktan sonra oluşan rizikolardan sorumlu olduğu, anılan yasanın 1409. maddesinde, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan veya bedelden sorumlu olduğu, sözleşmede öngörülen rizikolardan herhangi birinin veya bazılarının sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükünün sigortacıya ait olduğu düzenlenmiştir. Davalı yanın cevap dilekçesi ve aşamalardaki savunması araçta sürücü değişikliği yapıldığı, kasko sigortalı araçta oluşan hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında kalmadığına yöneliktir. Rizikonun sigorta teminatı dışında kaldığının ispat yükü davalı sigorta şirketine aittir. Bir başka anlatımla davalı sigortacı, sigortalı araçta kazadan sonra sürücü değişikliği yapıldığını, meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamı dışında bulunduğunu usulüne uygun delillerle ispatlamakla yükümlüdür. Dosya içerisinde yer alan ve kolluk tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, sürücü değişikliğine ilişkin bir tespit bulunmadığı gibi, sigortalı aracın alkollü sürücü tarafından kullanıldığına ilişkin bir tespit de bulunmamaktadır. Davalı tarafından sigortalı araçta sürücü olduğunu gösteren somut bir delil sunulmamıştır. Davalının delil olarak dayandığı pts, KGYS görüntülerinin tespiti için yazılan müzekkerelere emniyet tarafından olumsuz cevap verildiği anlaşılmıştır. Yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporu ile de, kasko sigortalı araçta meydana gelen hasar miktarı tespit edilmiş olup, bilirkişi raporu hasar bedeli yönünden ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli nitelikte olduğu gibi, sigortalı araç hasar fotoğrafları, kolluk tarafından tutulan kaza tespit tutanağı ile de uyumludur. Hal böyle olunca, mahkemece yargılama aşamasında alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu, davalının hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında olmadığını usulüne uygun delillerle ispatlayamadığı, sigortalı araçta meydana gelen hasarın kasko sigorta poliçesi teminatı kapsamında bulunduğu, kdv dahil hasar miktarının hesaplanması gerektiği, hasar miktarının piyasa rayiç koşulları kapsamında tespit edildiği gözetilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Davalı vekilinin faiz türüne yönelik istinaf itirazına gelindiğinde, davacı yan dava dilekçesinde hüküm altına alınan alacağa avans faizi işletilmesini talep etmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TTK'da düzenlenen ve mutlak ticari işlerden olan sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı gibi, taraflar da tacirdir. Bu durumda mahkemece, hüküm altına alınan tazminata avans faizi işletilmesine karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin 30/09/2013 tarih ve 2013/10862 Esas 2013/13042 Karar). Davacı vekilinin faiz başlangıç tarihine yönelik istinaf itirazı incelendiğinde, davacı yan dava dilekçesinde faiz başlangıç tarihi olarak temerrüt tarihini belirtmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan hasar miktarının 10.000,00 TL'sine dava tarihinden, bakiye kısıma ıslah tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmiştir. TTK'nun 1427. maddesinde, sigorta bedelinin rizikonun gerçekleşmesini müteakip ve rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesinden sonra sigortacının edimine ilişkin araştırmaları bitince ve her halde 1446. maddeye göre yapılacak ihbardan 45 gün sonra muaccel olacağı belirtilmiş, aynı maddenin 4. bendinde borç muaccel olunca sigortacının ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşeceği belirtilmiştir (Emsal Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 13/11/2017 tarih 2016/19039 Esas 2017/10425 Karar, 01/03/2018 tarih 2017/1161 Esas 2018/1453 Karar). Dava konusu zararın meydana geldiği olay, 27/07/2022 tarihinde meydana gelmiştir. TTK'nun 1446/1. maddesinde sigorta ettirenin rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildireceği hükme bağlanmıştır. Kasko sigortası genel şartları B.1. maddesinde ise sigorta ettiren rizikonun gerçekleşmesi halinde rizikonun gerçekleştiğini öğrendiği tarihten itibaren en geç 5 iş günü içinde sigortacıya bildirim yapmakla yükümlü olduğu düzenlenmiştir. Anılan başvuru tarihinden itibaren 45 gün sonra alacak muaccel hale gelecek ve davalı temerrüte düşecektir. Somut olayda ise, anılan tarihten daha önceki bir tarih olan kasko ekspertiz tarihi 15/09/2022 tarihinde davalı tarafından davacının hasar talebi reddedilmiştir. Olay tarihinden itibaren TTK'nun 1146. maddesine göre yapılacak ihbardan sonra davalının 45 günün sonunda ihtara gerek kalmaksızın davalı temerrüte düşecek ise de, 45 günden önce davalı yanın başvuruyu reddetmesi ile davalı 15/09/2022 tarihinde temerrüte düştüğünün kabulü gerekecektir. Bu durumda mahkemece, olay tarihinden itibaren TTK'nun 1146. maddesine göre yapılacak ihbardan sonra 45 günün sonunda ihtara gerek kalmaksızın davalı temerrüte düşecek ise de, 45 günden önce davalı yanın başvuruyu reddetmesi ile davalının 15/09/2022 tarihinde temerrüte düştüğü, anılan tarihin mahkemece faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği, artırılan bedel yönünden de aynı tarih faiz başlangıç tarihi olarak bildirildiğinden aynı tarihin faiz başlangıç tarihi olarak esas alınması gerektiği gözetilmeden faiz başlangıç tarihi yönünden temerrüt tarihinden daha sonraki bir tarihin esas alınarak yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında faiz başlangıç tarihi yönünden isabet görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının faiz başlangıç tarihi yönünden kaldırılmasına, davanın kabulüne, davalı vekilinin istinaf itirazlarının esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 73.330,48 TL harçtan peşin alınan 18.332,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.997,70 TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, B)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 22/05/2024 tarih 2022/953 Esas 2024/316 Karar sayılı kararının faiz başlangıç tarihi yönünden KALDIRILMASINA, 2-Davanın KABULÜNE, 1.073.495,59 TL'nin 16/09/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 3-Alınması gerekli 73.330,48 TL karar ilam harcından peşin alınan 170,78 TL ile ıslah harcı olarak yatırılan 18.162,00 TL harcın mahsubu ile bakiye 54.997,70 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Davacı tarafından peşin yatırılan 170,78 TL peşin harç, 80,70 TL başvurma harcı ve 18.162,00 TL ıslah harcının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 2.500,00 TL bilirkişi ücreti, 550,00 TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 3.050,00 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri uyarınca karar tarihi itibarıyla hesaplanan 167.024,34 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 7-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13. maddesi uyarınca alınması gereken 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 8-Kullanılmayan gider avansının talebi halinde yatıran tarafa iadesine, B)1-Davacı tarafından yatırılan toplam 427,60 TL maktu istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafından istinaf aşamasında yatırılan 1.169,40 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile posta masrafı olarak yapılan 260,00 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından davacı yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -