7. Hukuk Dairesi 2013/23062 E. , 2014/6308 K. Mahkemesi : Düzce İş Mahkemesi Tarihi : 30/05/2013 Numarası : 2012/218-2013/452 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, 2009 yılında dünyayı saran ekonomik kriz yüzünden müvekkil firmanın kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak istediğini, müvekkil firmanın bu …
**7. Hukuk Dairesi 2013/23062 E. , 2014/6308 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Düzce İş Mahkemesi Tarihi : 30/05/2013 Numarası : 2012/218-2013/452 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, 2009 yılında dünyayı saran ekonomik kriz yüzünden müvekkil firmanın kısa çalışma ödeneğinden faydalanmak istediğini, müvekkil firmanın bu uygulamadan faydalanırken kesinlikle işçi çıkarmadığını, herhangi bir maddi kısıtlama getirmediğini, her ayın 20 ve 30'u arasında işçileri çalıştırmayacak şekilde düzenleme yaptığını, ayrıca kısa çalışmada bulunan işçilere mağdur olmaması açısından ücretlerinin avans olarak davacı tarafından ödendiğini, davalı kurum tarafından müvekkil şirkette kısa çalışma uygulamasının yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle müvekkil firmanın kusuru ile davalı kurumun ödediği kısa çalışma ödeneklerinin müvekkil şirketten yasal faizi ile birlikte 15 gün içerisinde tahsilinin talep edildiğini, müvekkil şirketin talep edilen bedeli itirazi kayıt ile 15/05/2012 tarihinde ödediğini, davalı tarafın haksız talebi doğrultusunda ödenen 45.075,31-TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile beraber davacı şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, davacı şirketin kısa çalışma ödeneği şartlarını yerine getirmediğinin anlaşılması üzerine ödenen meblağın geri iadesinin istendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Uyuşmazlık, taraflar arasındaki ilişkinin 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği ve bu bağlamda iş mahkemesinin görevi noktasında toplanmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu'nun 1. maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4. maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine, çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir. 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 1. maddesine göre ise, iş mahkemelerinin görevi “İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya iş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi”dir. İşçi sıfatını taşımayan kişinin talepleriyle ilgili davanın, iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Somut olayda davacı şirket işveren, davalı ise Türkiye İş Kurumudur. Taraflar arasındaki uyuşmazlık 4857 sayılı İş Kanunu'ndan değil 4447 sayılı Kanundan kaynaklanmaktadır. Yine davanın tarafları arasında işçi işveren ilişkisi de bulunmamaktadır. Bu haliyle davanın iş mahkemesi yerine genel görevli mahkemelerde görülmesi gerekir. Davanın görevsizlik nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken işin esasına girilerek davanın esastan reddine karar verilmesi isabetsizdir. Görev hususu kamu düzenine ilişkin olup dava şartı olduğundan bu husus re'sen nazara alınmalı ve karar bozulmalıdır. SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı nedenle BOZULMASINA, bozma nedenine göre tarafların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 19/03/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.