T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1635 KARAR NO : 2025/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 ESAS NO: 2020/318 KARAR NO : 2021/470 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile d…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 45. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/1635 KARAR NO : 2025/1224 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/06/2021 ESAS NO: 2020/318 KARAR NO : 2021/470 DAVA : İtirazın İptali KARAR TARİHİ: 05/11/2025 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353 ncü maddesi uyarınca dosya incelendi, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalı arasında 24.02.2015 tarihinde güvenlik hizmetleri sözleşmesi ve bu sözleşmeye ilişkin değişik tarihlerde ek protokollerin imzalandığını, sözleşme kapsamında yüklenici sıfatı ile davalının müvekkiline ait Tuzla Ekipman Müdürlüğü tesislerinin hırsızlığa, soyguna, yağmaya vb. durumlara karşı korumaktan sorumlu ve bunlara karşı gereken tedbirleri alarak işyerinin güvenliğinin sağlanması ile yükümlü olduğunu, müvekkilinin Kabataş Mecidiyeköy Mahbutbey metro projesinin ihtiyacı olan bazı kabloları değişik zamanlarda sözleşme konusu işyerinden şantiyeye ve/veya şantiyeden işyerine gönderildiğini, işyerinden şantiyeye gönderilen kablolarla ilgili olarak 12.10.2018 tarihinde müvekkili tarafından yapılan kontrollerde gönderilen kablo miktarlarının eksik olduğu tespit edildiğini, bu tespit sonrasında işyerindeki kabloların kontrolünün yapıldığını, işyerinde kablo hırsızlığı yapıldığının tespit edilerek 15.10.2018 tarihinde rapor düzenlendiğini, aynı gün Tuzla polis merkezi amirliğine müvekkili şirket yetkili personeli tarafından şikayette bulunulduğunu, 18.10.2018 tarihinde hırsızlık olayı nedeni ile sözleşmenin davalı yüklenici tarafından ihlal edildiği ve her türlü zarardan davalı yüklenicinin sorumlu olduğunun ihtaren bildirildiğini, hizmet nedeniyle güveni kötüye kullanma suçundan açılan davada sanıkların suçlarını itiraf ettiklerini ve haklarında hüküm kurulduğunu, müvekkilinin çalınan kabloların bedelini tahsil edebilmek için eylemi gerçekleştirenler ve davalı yüklenici aleyhine İstanbul Anadolu 9. İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası üzerinden icra takibi yapıldığını, davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, çalınan kablo miktarının işyerine gönderilen toplam kablo metrajı ile işyerinden şantiyeye gönderilen kablo metrajı ve işyerinde mevcut kablo metrajı arasındaki fark kadar olup davalının sorumluluğu altında toplam 787 metre kablonun çalındığının tespit edildiğini, çalınan kabloların Euro üzerinden satın alınmış olup, vade tarihindeki kura göre TL üzerinden bedellerinin ödendiğini, davalının çalınan kablo bedellerinden sözleşme gereği sorumlu olduğu gibi 6098 sayılı TBK'nın 116. maddesinde düzenlemesi kapsamında da sorumlu olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; HMK'nın 19. maddesinde göre dosyanın yetkili ve görevli İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemeleri gönderilmesine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin sigorta veya garanti sözleşmesi hükmünde olmayıp, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, davacı tarafından temin edilen ekipmanlar dahilinde yalnızca sözleşme kapsamında belirlenen personel sayısı ile görev ve talimatlar çerçevesinde hizmet verilmekte olup hırsızlığa konu işyeri ile ilgili gerekli risk analizlerinin müvekkilince davacıya bildirilmesine rağmen davacı tarafından gerekli önlemler alınmadığını, müvekkilinin taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi uyarınca tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, adam çalıştıranın zararın meydana gelmemesi için koşulların gerektirdiği bütün dikkat ve özeni gösterdiğini kanıtlayabilir ise zarardan sorumlu olmayacağını, müvekkilinin dava konusu zararın meydana gelmemesi için tüm önlemleri aldığını, periyodik olarak risk analizlerini yaparak davacı şirkete bildirdiğini, hizmet sahasında gerekli tüm ekipman ve personelleri temin ettiğini, personellerini seçerken ve çalıştırırken gerekli tüm denetim ve gözetim ödevini özenle yerine getirdiğini, buna rağmen gerçekleşen hırsızlığın hayatın olağan akışına uygun olarak müvekkili tarafından öngörülemediğini, gerekli tüm kameraların kurulu olmasına karşın faillerin kameraları kapatarak söz konusu hırsızlığı işlemiş olduklarından müvekkilinin öngöremeyeceği ve engelleyemeyeceği bir durum olduğunu, çalışanın fiili ile ortaya çıkan zararın arasındaki nedensellik bağının kesildiğini, müvekkilinin TBK'nın 66. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceğini, 17.03.2015 tarihinde ve başkaca tarihlerde davacıya risk bildirimleri ve çözüm önerilerinde bulunulduğunu, risk analiz raporları gereği gerekli özeni göstermeyen davacının asli kusurlu olduğunu, hırsızlık olayının davacı şirketin personeli ile birlikte gerçekleştirildiğinden ve davacı tarafından risk analizleri doğrultusunda iyileştirmeler yapılmadığından davacının ve dava dışı fail ...'nun müterafik kusuru göz önünde bulundurulması gerektiğini, gerçek zararın somut yazılı delillerle ispatı gerektiğini, zararın tespiti yapılırken ilk ifadeye bağlı kalınarak davacının ilk ifade tutanağındaki zararlar ile dava dilekçesinde talep edilen zararların karşılaştırılması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından başlatılan takibe davalı tarafça yapılan itirazın iptali istemine ilişkin davada, hırsızlık olayını gerçekleştiren kişilerden olan ... adlı kişinin özlük dosyasının incelenmesi sonucunda, davalının çalışanı olduğu ve davalı tarafından bu kişiye güvenlik hizmetleri kapsamında bir takım eğitimler verildiğinin görüldüğü, taraflar arasındaki sözleşmenin ve eklerinin incelenmesi sonucunda, sözleşmenin 4. maddesinde sözleşmenin konusunun düzenlendiği, 4.1. maddesinde davalı tarafından verilecek hizmetlerin, 5. maddesinde davalının yükümlülük ve sorumluluklarının kararlaştırıldığı, 4.1.2. maddesinde davalının, davacının ve personelinin güvenliğini ve emniyetini sağlayacağı, 4.1.3. maddesinde her türlü öngörülebilir eylemin engelleneceği, 4.1.19. madde hükmüne göre, davalının içeriden veya dışarıdan kaynaklanabilecek her türlü hırsızlığa karşı gerekli önlemleri ve tedbirleri alacağını kararlaştırıldığı, hırsızlık olayının meydana geldiği 11.10.2018 tarihinde davacıya ait 3x95+1615 KV XLPE güç kablosundan 358 metre, 3x95+1611 KV XLPE güç kablosunda 427 metre olmak üzere toplam 785 metre kablonun çalındığı, davacı tarafından kabloların Euro üzerinden temin edildiği, kablolara ait faturalara göre kabloların satın alındığı 22.12.2015 tarihinde bedelinin 18.874,67 Euro olduğu, davacı tarafından başlatılan takipte alacağın TL cinsinden talep edildiği, Türk Borçlar Kanunu 99/3. maddesi hükmüne göre yabancı cinsinden paranın aynen veya vade yada fiili ödeme günündeki rayiç üzerinden talep edebileceği düzenlendiği ve bu seçimlik hakkın inşaai nitelikli olması nedeniyle sadece bir kez kullanılabileceği de dikkate alınarak takip tarihi itibariyle davacıya ait kabloların bedelinin 130.944,91 TL bedelinde olduğu, dava konusu hırsızlık olayının meydana gelmesinde, davacı ve davalının personellerinin birlikte kararlaştırdığı ve icra ettikleri, davalı tarafından sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüklerin yerine getirildiği, sadece sözleşmenin 4.1.19. madde hükmünü ihlal ettiği görülerek, zararın meydana gelmesinde her iki tarafında personel seçiminde gerekli dikkat ve özeni göstermemiş olmaları nedeniyle %50 oranında kusurlu olduğuna karar verildiği ve bu kapsamda davacının, davalıdan 65.472,46 TL talep edebileceği ve bu miktar için hırsızlık olayının meydana geldiği tarih ile takip tarihi arasında kalan 204 gün üzerinden, yasal faiz oranı üzerinden yapılan hesaplama sonucunda davacının 3.339,10 TL işlemiş faiz talep edebileceği, davacı tarafın talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebinin, takip konusu alacağın miktarının belirlenmesinin yargılama gerektirir olması nedeniyle likit olmadığından reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Davacının Davasının KISMEN KABULÜ İLE, Davalının İstanbul Anadolu 9. İcra dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, takibin 65.472,46TL asıl alacak 3.339,56TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 68.811,56TL üzerinden takibin devamına, Asıl alacak miktarı tamamen ödeninceye kadar asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, Dava konusu alacak miktarı likit olmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine, Fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde; özel yasalar kapsamında kurulmuş ve güvenlik sözleşmesi kapsamında iş üstlenen davalı ile davacı şirkete eşit oranda kusur atfedilmesinin kabul edilemeyeceğini, müvekkilinin olayın meydana gelmesinde kusurunun bulunmadığının kabulü ile davacının zararının tamamı üzerinden hüküm kurulmasını talep ettiklerini, müvekkili ile davalı şirket arasında akdedilen sözleşmede davalı şirketin özel güvenlik işini yürüttüğü sırada meydana gelecek her türlü zarardan 4.1.19 ve 4.1.41 maddeleri uyarınca kabul edildiğini, davalının özel güvenlik işlerini yürüttüğü sırada gerekli tedbir ve önlemleri almadığını, davalının risk analiz raporlarının gereklerinin yapılmadığından bahisle müvekkilinin sorumlu olduğunu ileri sürmüşse de, davalı şirketin müvekkiline ulaştırdığı ve davacı şirket tarafından yerine getirilmeyen bir yükümlülüğün bulunmadığını belirterek, kararın kaldırılmasını davanın kabulünü ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu talepleri ve müvekkiline atfedilen kusuru kabul anlamına gelmemekle birlikte davacı tarafından bozdurularak nakde çevrilen müvekkiline ait 50.000,00 TL bedelli teminat bedelinin talep edilen tutardan mahsup edilmesi gerektiğini, 29.05.2018 tarihli 1610532 mektup numaralı 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davacıya teslim edildiğini, teminat mektubunun davacı tarafından iş bu dava konusu iddia ve talepleri kapsamında paraya çevrildiğini, davacı ile müvekkili arasındaki sözleşmenin sigorta veya garanti sözleşmesi hükmünde olmayıp, sözleşmesel yükümlülüklerini yerine getiren müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını, müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, mahkeme her ne kadar davanın kabulüne ilişkin tek gerekçesini sözleşmenin 4.1.19. maddesine dayandırmış ise de bahse konu sözleşme maddesinin müvekkilin kusursuz sorumluluğunu doğuran bir düzenleme olmadığını, müvekkilinin işbu madde kapsamında gerekli tüm tedbirleri aldığını, denetimleri yaparak, güvenlik ve koruma hizmetini en iyi biçimde ifa ettiğinden borcunu ifa eden müvekkilininin sorumluluğunun ortadan kalktığını, hırsızlığa konu işyeri ile ilgili gerekli risk analizleri müvekkil şirketçe davacı şirkete bildirilmiş olup davacı tarafından gerekli önlemler alınmadığını, müvekkilinin TBK'nın 66. maddesi uyarınca sorumluluğuna gidilemeyeceğini, 17.03.2015 tarihinde ve başkaca tarihlerde davacıya risk bildirimleri ve çözüm önerilerinde bulunulduğunu, risk analiz raporları gereği, gerekli özeni göstermeyen davacının asli kusurlu olduğunu, hırsızlık olayı davacının personeli ile birlikte gerçekleştirildiğinden ve davacı tarafından risk analizleri doğrultusunda iyileştirmeler yapılmadığından davacının ve dava dışı fail ...'nun mütefarik kusuru göz önünde bulundurulması gerektiğini, gerçek zararın somut yazılı delillerle ispatı gerektiğini, zararın tespiti yapılırken ilk ifadeye bağlı kalınarak davacının ilk ifade tutanağındaki zararlar ile dava dilekçesinde talep edilen zararların karşılaştırılması gerektiğini belirterek, kararın kaldırılmasını ve davanın reddini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRMESİ VE GEREKÇE Dava, güvenlik hizmet sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davaya konu İstanbul Anadolu 9, İcra Dairesi'nin ... E. sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısının ... Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş., borçlularının ise ... Güvenlik Hizmetleri A.Ş., ... ve ...olduğu, 68.000,00 TL asıl alacak ve 3.400,00 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 71.400,00 TL üzerinden 03.05.2019 tarihinde başlatılan icra takibinde "11/10/2018 tarihli Çalınan Kablo Bedeli 68.000,00 TL, 11.10.2018-02.05.2019 İşlemiş Faiz 3.400,00 TL" borcun sebebine dayanıldığı, ödeme emrinin takip borçlusu iş bu dava davalısı şirkete 10.05.2019 tarihinde tebliğ edildiği, 15.05.2019 tarihinde borca itiraz edildiği, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 67 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali davasının açıldığı tespit edilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 24.02.2015 tarihli Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesi'nin ilgili maddeleri incelendiğinde;1 . GİRİŞYüklenici, İşlar konusunda yeterli bilgi, tecrübe ve referanslara sahip bir firma olduğunu kabul ve taahhüt etmekte ve Şirket'in ihtiyaç duyduğu güvenlik hizmetleri işlerini her türlü idari ve teknik yükümlülükleri ile birlikte üstlenmek istemektedir. Yüklenici işbu Sözleşme ile işlerle ilgili deneyim sahibi olduğunu, kalifiye, lisanslı, donanımlı ve organize olduğunu, yeterli finansmana sahip olduğunu ve yasal gereklilikleri ve uygulamaları bildiğini ve bu nedenle işleri, Sözleşme'ye ve işlerin amacına uygun olarak ve Şirket'in kabul edeceği şekilde ve işbu Sözleşme'de belirtilen şart ve koşullara uygun olarak sağlayacağını ve yükümlülükleri icra edeceğini kabul, beyan ve taahhüt eder.3 . SÖZLEŞMENİN YÜRÜRLÜĞE GİRMESİ, SÜRESİ3.1. İş bu Sözleşme 01.03.2015 tarihinde yürürlüğe girecektir ve sözleşme yürürlük tarihinden önce yapılmış tüm görüşme, pazarlık ve anlaşmaların yerine geçecektir.3.2. İşbu sözleşme yürürlük tarihinden itibaren (bir) yıl geçerli kalacaktır. (Sözleşme Süresi). Sözleşme Süresi belirtilen süre sonunda tarafların yazılı mutabakatı ve uzatılmaz ise, Sözleşme kendiliğinden sona erecektir.4 . SÖZLEŞMENİN KONUSU VE İŞLER4.1. Yüklenici, işbu Sözleşme ve eklerine ve/vaya Şirket'in isteklerine, ihtiyacına, gereklerine uygun olarak aşağıda tariflenen hizmetleri (“İşler”) verecektir;4.1.1. Yüklenici, işbu Sözleşme koşulları, işbu Sözleşme'nin eki oları Görev Yeri Özel Talimatı ve yasalar çerçevesinde, İşyeri, İşyeri içerisinde yer alan bina, ofis, ambar, depo ve diğer yerlerin (hepsi birlikte "Tesis" veya “Tesisler” olarak anılacaktır) korunmasını sağlayacak, çalışanların ve ziyaretçilerin rahat ve güven içerisinde işlerini gerçekleştirmeleri için gerekli güvenlik hizmetlerini verecek, İşyeri alanlarında trafiği düzenleyecek, huzura, mala ve cana olabilecek tecavüzlerin önlenmesini sağlayacak, sabotaja, hırsızlığa, soyguna, yağmaya, yıkmaya karşı İşyeri ve Tesis'i koruyacak, çalışanların işten alıkonmasına, sağlık ve vücut bütünlüklerine gelecek tehdit ve tehlikelere karşı gereken tedbirler ile işyerinin güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü tedbirlerin alınmasını sağlayacaktır.4.1.2. Yüklenici, işbu Sözleşme'de belirtilen has ve usullere sayı ve nitelikte görevlendirilecek güvenlik görevlisinin 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun hükümleri çerçevesinde Tesis'in, İşyeri'nde bulunan mekanlar ile bu mekanlarda bulunan Şirket personelinin ve Şirket'in güvenliğini ve emniyetini sağlayacaktır.4.1.3. Yüklenici, 5188 sayılı Özel Güvenlik Hizmetlerine Dair Kanun ve diğer mevzuat hükümleri çerçevesinde İşyeri'ne, Şirket'e, Tesis'e, Şirket çalışanlarırın ve ziyaretçilerine karşı oluşabilecek önlenebilir nitelikte her türlü tehlikeye karşı güvenliği sağlamayı kabul ve taahhüt eder.... 4.1.7. Yüklenici, Şirketin Tuzla adresinde güvenlik hizmetlerini ise: Hafta içi 17:00-20:15 1 kişi, 20:00-08:15 2 kişi, Hafta sonu ve Bayram günlerinde: 08:00-20:00 1 kişi, 20:00-08:00 2 kişi ve bir dinlendirici ile birlikte toplam 4 (dört) güvenlik görevlisi ile ifa edilecektir.... 4.1.17. Yüklenici, ziyaretçiler, çalışanlar ve/veya 3. şahıslar tarafından Tesislere, dökümanlara, malzemelere, demirbaşlara verilebilecek ve/veya İşyeri'nde meydana gelebilecek önlenebilir nitelikte her türlü zararları engelleyecektir.... 4.3.19. Yüklenici, Tesislere, çalışanlara ve ziyaretçilere karşı içerden veya dışardan kaynaklanabilecek konularda güvenlik ve koruma hizmetlerini yürütecek, gerekli tedbirleri alıp şüpheli durumları Şirket'e ve gerektiğinde kolluk kuvvetlerine bildirecektir.... 4.1.21. Yüklenici, Tesislerde belirlenmiş yerlerde düzenli olarak dolaşarak Maddi kayıplara yol açabilecek hareketleri önleyecek ve şüpheli durumları yetkililere Şirket'e ve gürektiğinde genel kolluk kuvvetlerine bildirecektir.... 4.1.41. Yüklenici'nin çalıştırdığı Özel güvenlik elemanlarınca Şirket, ziyaretçi ve/veya 3.şahıslara verilen -kâr kaybı, iş kaybı ve dolaylı zararlar hariç- tüm zarar, ziyan, hasar vb. kayıplar Yüklenici tarafından karşılanacaktır ve Yüklenici'nin, kendisi tarafından yaptırılacak sigortaların) karşıladığı zarar, ziyan, hasar tutarları dışındaki sorumluluğu işbu Sözleşme bedelinin toplam tutarı (aylık ücret X 12) ile sınırlıdır.7 . KESİN TEMİNAT MEKTUBU VE İLAVE TEMİNATLAR7.1. Yüklenici'nin bu Sözleşmede öngörülen edim, yükümlülük ve taahhütlerini ifa etmemesi veya edemamesindan kaynaklanabilecek kusur, hasar, ayıp, görev ve benzeri zararların telafisi ve tazmini için sözleşmenin imzalanmasını izleyen 15 (onbeş) gün içinde yüklenici, sözleşme süresinin bitimi tarihinden itibaren 3 (üç) ay daha geçerli olacak şekilde, şartsız, ilk talepte ödenecek, 50.000 TL tutarında kesin teminat mektubunu bulunan formata göre Şirket'e verecektir. Kesin teminat mektubu Sözleşme Süresinin sona ermesini müteakip 30 gün içinde, Yüklenicinin iş bu sözleşme altında tariflenen tüm yükümlülükleri eksiksiz ve gereği gibi yerine getirmiş olması, Yüklenici personelinin veya 3. Kişilerin Yüklenici ve/veya Şirket alayhine dava açmaları halinde bu davalara ilişkin kararların kesinleşmesi ve Yüklenici Şirket aleyhine çıkabilecek tutarların Yüklenici tarafından ödenmesi ve yer alan formatta İbranameyi yetkili temsilcileri vasıtasıyla imzalayıp Şirket'e sunarak Şirket'i her türlü hak, alacak ve talepten ibra etmesi şartıyla Yüklenici'ye iade edilir.İlk Derece Mahkemesince mahallinde keşif neticesinde güvenlik uzmanı ve elektrik mühendisinden oluşan bilirkişi heyetinden aldırılan 07.12.2020 tarihli raporda:"...... Güvenlik Hizmetleri A.Ş. yönünden: Davacının iş yerinin güvenliğini, 5188 sayılı yasa kapsamında sağlayacağını taahhüt etmiştir. Bünyesinde özel güvenlik görevlisi olarak çalıştırdığı ...'nun, güvenliğini sağlamakta olduğu, ... Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş, nin iş yerinde meydana gelen hırsızlık olayında, bizzat kendisinin de içerisinde olduğu hırsızlığı ... Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş. personeli ...ile birlikte planlayarak yapmış olduğu, davacının bahse konu adresindeki iş yerini korumayı taahhüt ettiği ancak iş yerinin güvenliğini sağladığı esnada Güvenlik Hizmetleri Sözleşmesinin 4.1.1.-4.1.2.-4.1.19,-4.1.21. maddelerini ihlal ederek, Davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği, çalıştırdığı personeli ile ilgili, meydana gelen zararın doğmasının engellenmesi için personel seçiminde gerekli özeni göstermediği, personele işiyle ilgili talimatları verirken, gözetim, denetim ve kontrol altında tutmadığı yönüyle Davacının zarara uğramasına sebebiyet verdiği yönüyle takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere %75 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU, ... Sanayi Tesisleri ve Ticaret A.Ş. yönünden: Şirket bünyesinde çalıştırmış olduğu ...isimli personelinin, meydana gelen zararın doğmasının engellenmesi için personel seçiminde gerekli özeni göstermediği, personele işiyle ilgili talimatları verirken, gözetim, denetim ve kontrol altında tutmadığı yönüyle özen yükümlülüğünü yerine getirmediği, takdiri Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, %25 ORANINDA KUSURLU OLDUĞU,Çalınan Kabloların 358 metre 3x95416 15 KV XLPE ve 427 metre 3x954116 11KV XLPE olmak üzere toplam 785 metre güç kablosu olduğu, kabloların satın alındıkları tarihte bedelinin için 60.546,21 TL olduğu ve Döviz cinsinden karşılığının 18.861,74 EURO olduğu" şeklinde kanaat bildirilmiş olup aynı bilirkişi heyetinde alınan 22.02.2021 tarihli ek rapor ise:"...itirazların Kök rapora yenilik getirmeyeceği, Davalı Kurumun %75 oranında, Davacı Kurumun %25 oranında kusurlu olduğu, Davacı Kurumun Dava konusu çalınan kabloları 60.546,18 TL'ye satın almış olduğu kabloların satın alındığı tarihte yabancı para cinsinden karşılığı 18.937,25 Euro olduğu tarafımızca hesaplanmış olup, 18.841,79 Euro'nun Türk Lirası cinsinden karşılığının; Satın alındığı (22.12.2015) tarihte: 60.546,18 TL, İcra Takip (11.10.2018) tarihinde: 130.285,33 TL, Dava (03.07.2020) tarihinde: 144.816,11 TL Kök Rapor (07.12.2020) tarihinde: 178.833,08 TL olduğu, Davacı Kurumun 60.546,18 TL karşılığı 18.841,79 Euro'ya aldığı Dava konusu çalınan kabloları tekrar satın almak istemesi durumunda; İcra Takip (11.10.2018) tarihinde: 116.076,05 TL karşılığı 16.786,85 Euro Kök Rapor (07.12.2020) tarihinde: 185.538,94 TL karşılığı 19.548,32 Euro bedelle tekrar satın alabileceği," şeklindedir.Somut olayda, davacı şirkete ait Tuzla İlçesinde bulunan işyerindeki kablo ekipmanlarının farklı tarihlerde davacı şirket çalışanı ...ile davalı şirkette güvenlik görevlisi olarak çalışan ... tarafından çalındığı iddia edilerek bu kişiler ile birlikte güvenlik hizmetleri sözleşmesinin tarafı olan davalı şirketin sorumluluğunun bulunduğu belirterek başlatılan icra takibine davalı şirket tarafından yapılan itiraz sebebiyle iş bu davanın açıldığı, davalı tarafça da gerekli dikkat, özenin gösterilmesi nedeniyle sorumluluklarının bulunmadığı savunularak davanın reddinin talep edildiği anlaşılmıştır.Davalı vekilince istinaf dilekçesinde davacıya verilen teminat mektubunun nakde çevrildiği ileri sürülerek mahsup talebinde bulunulmuş, davacı vekili tarafından istinaf başvurusuna karşı sunulan cevap dilekçesinde teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü iddiası doğrulanarak hem dava konusu hırsızlık hem de yerine getirilmeyen diğer sorumluluklar nedenleriyle teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü belirtilmiştir. Taraflar arasındaki güvenlik hizmetleri sözleşmesinin yukarıda yer alan 7.1. maddesi uyarınca verilen teminat mektubunun nakde dönüştürülmesi işlemi yönünden davalı vekilinin istinaf sebebi olarak ileri sürdüğü mahsup talebinin yargılamanın her aşamasında itiraz olarak ileri sürülebilecek olması nedeniyle bu yönden inceleme ve değerlendirme yapılması gerekmektedir. Bu kapsamda da HMK'nın 31. maddesi uyarınca davacı vekiline davalı tarafça yerine getirilmediği belirtilen diğer sorumlulukların neler olduğu açıklattırılmasının ardından davalı tarafça teminat mektubunun nakde çevrilmesi yönünden hem dava konusu hırsızlık hem de yerine getirilmeyen diğer sorumluluklar nedenleriyle mahsup talebine konu edilebilecek miktar olup olmadığı tespiti ile bu konuda değerlendirme yapılmasının ardından esas hakkında değerlendirme yapılarak hüküm tesis edilmesi gerekmektedir.Açıklanan sebeplerle; davalı vekilinin mahsup talebi yönünden istinaf başvurusunun kabulü ile 6100 sayılı Kanunun 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin (6) numaralı alt bendi uyarınca esası incelemeden kararın kaldırılmasına, davalı vekilinin sair istinaf sebepleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kaldırılması sebebine göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin mahsup talebi yönünden istinaf başvurusunun KABULÜ ile İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemenin 2020/318 E. 2021/470 K. sayılı 22/06/2021 tarihli kararının 6100 sayılı HMK'nun 353/1.a.6 bendi uyarınca KALDIRILMASINA,2-Davalı vekilinin sair istinaf sebepleri ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun kararın kaldırılması sebebine göre bu aşamada değerlendirilmesine yer olmadığına,3-Dairemizin kararı doğrultusunda işlem yapılması için dosyanın mahkemesine İADESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf başvurma harçlarının ayrı ayrı Hazineye irat kaydına, taraflarca yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince iadesine,5-Tarafların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,7-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1.g bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.05/11/2025