4. Ceza Dairesi 2012/28202 E. , 2013/14235 K. Sahtecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Manavgat 2. Asliye Ceza mahkemesince verilen 23/09/2008 tarih ve 2007/ 1 esas, 2008/670 karar sayılı hükmün sanığın vasisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07/03/2012 gün ve 2012/1239 esas, 2012/5263 sayılı kararıyla; " Yerel Mahkemece verilen hüküm/hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşül…
**4. Ceza Dairesi 2012/28202 E. , 2013/14235 K.** **"İçtihat Metni"** Sahtecilik suçundan sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Manavgat 2. Asliye Ceza mahkemesince verilen 23/09/2008 tarih ve 2007/ 1 esas, 2008/670 karar sayılı hükmün sanığın vasisi tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 07/03/2012 gün ve 2012/1239 esas, 2012/5263 sayılı kararıyla; " Yerel Mahkemece verilen hüküm/hükümler temyiz edilmekle, başvurunun ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 20.02.2007 gün 5/46-39 sayılı kararında da açıklandığı üzere, mahkemece verilen hükümde 5271 sayılı CMK'nın 232/6 maddesi uyarınca başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvuru şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi zorunlu olup; yüze karşı verilen hükümde temyiz süresinin ne zaman başladığının gösterilmemesi nedeniyle temyiz süresinin işlediğinden söz edilemeyeceği cihetle sanık ... vasii'nin "sahtecilik" suçundan verilen hükmü yasal sürede temyiz ettiğinin kabulü gerektiği anlaşılmakla tebliğnamedeki temyiz isteminin reddi düşüncesine iştirak edilmemiştir Suçun oluştuğu 06.04.2004 tarihine göre temyiz süreci içinde sanık yararına olan 765 sayılı TCK'nun 102/4 ve 104/2. maddelerinde öngörülen 7 yıl 6 aylık olağanüstü dava zamanaşımının gerçekleştiği anlaşıldığından, sanık ... vasii'nin temyiz nedenleri bu sebeple verinde bulunmakla 5271 sayılı CMK'nun 223. maddesi uyarınca tebliğnameye aykırı olarak KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE,'' karar verilmiştir. I- İTİRAZ NEDENLERİ Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 10/07/2012 tarihli kararı ile Dairemize gönderilen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 25/04/2012 gün ve 2009/273069 sayılı yazısı ile; "Manavgat Asliye Ceza mahkemesi 23/09/2008 tarih ve 2007/1E-2008-670K sayılı kararında, Sanık ... hakkında 06/04/2004 tarihinde işlediği iddia olunan Devlete ait mühürler ve Damgalarla sair alametlerin taklidi suçundan;765 ...TCK'nun 333/1, maddesi uyarınca 2 YIL HAPİS ve 440 TL Adli Para, 765 ...TCK'nun 250/1-3, 71,72 maddeleri uyarınca 3 YIL 6 AY HAPİS ve 440 TL Adli Para cezası ile cezalandırılmasına karar verdikten sonra, hükmün sonunda yasa yolunu açıklayan son paragrafta, ".....Dair sanık ...'ın yüzüne karşı sanık ... DAĞISTAN'ın yokluğunda, iddia makamında C.Savcısı ...'ın huzurunda ve mütalaaya uygun olmak üzere verilen karar yazılı itiraz dilekçesi ile veya Zabıt Katibine beyan ve tutanağa bağlanmak suretiyle 7 gün içinde Yargıtay ( ) Ceza Dairesi Başkanlığına temyizi mümkün olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı." biçiminde hüküm vermiştir. Sanığın, başka bir suçtan cezaevinde hükümlü olması sebebiyle kendisine 22/05/2005 tarihinde, nüfusa kayıtlı bulunduğu Mutki Sulh Hukuk Mahkemesince vasii olarak atanan ağabeyi ..., 16/04/2009 tarihinde Mutki Asliye Ceza mahkemesi aracılığı ile hükmü bozma yönünde temyiz ettiğine ilişkin anılan mahkemeye dilekçe göndermiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tebliğnamede, "sanığın 23/09/2008 tarihinde yüzüne karşı tefhim edilen hükmü CMUK'nun 310 maddesinde öngörülen bir haftalık süre geçtikten sonra vasii aracılığı ile 16/04/2009 tarihinde temyiz ettiğinden, aynı yasanın 317. Maddesi uyarınca REDDİ'ni talep etmiştir. Yüksek Daire kararı, Ceza Genel Kurulu'nun 20/02/2007 tarih ve 2007/39 K sayılı kararında belirtilen, başvurulması olanaklı yasa yolunun, süresinin, başvuru yapılacak mercii ile başvurunun şeklinin hiçbir kuşkuya yer vermeyecek şekilde açıkca gösterilmesinin zorunlu olduğu sonucuna dayanmış ise de, İtiraza konu kararda, yasa yolunun "temyiz", başvurulacak merciin "Yargıtay Ceza Dairesi( ) Başkanlığı", başvuru şeklinin "yazılı itiraz dilekçesi ile veya Zabıt Katibine beyan ve tutanağa bağlanmak suretiyle", süresinin "7 gün" olarak açıkça belirtildiği, "....sanık ...' ın yüzüne karşı, Anıl DAĞISTANLI'nın yokluğunda..." biçimindeki anlatımın , hukukçu olmayan taraflar bakımından " tefhim ve tebliğ" anlatımından daha açık ve anlaşılır olduğu, itiraza konu kararı temyiz eden sanığın, hüküm yüzüne karşı okunan sanık olması ve "yüzüne karşı" anlatımından da "bugünden itibaren" anlamının açıklığı karşısında, Temyiz süresinin başlangıcının yanıltıcı olmadığı, Benzer nitelikteki Ceza Genel Kurulunun 17/04/2012 tarih ve 2011/381E-2012/157K sayılı "Sanığın yokluğunda verilen hükümde; Yargıtay yolu açık, yedi gün içinde temyizi mümkün olmak üzere seklinde gösterilen yasa yolu bildiriminin, temyiz süresinin başlangıcı ve yöntemi bakımından yanıltıcı olup olmadığı ile buna bağlı olarak, sanığın hükmü süresinde temyiz edip etmediğinin belirlenmesine iliskin olduğu" na ilişkin itirazın kabulü yönündeki kararı uyarınca da , Sanığın/vasii'nin, anılan hükmü, yasada öngörülen süreden sonra temyiz ettiğinin kabulü ile İSTEMİN REDDİNE biçiminde karar vermesi gerekirken, temyizin süresinde olduğunun kabulü ile (suç tarihi itibariyle), KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİNE şeklindeki karar verilmesinde isabet görülmemiş ve Yüksek Dairenin bozma kararına karşı itiraz yoluna başvurulması gerekmiştir. Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 07/03/2012 gün 2012/1239 Esas ve 2012/5263 karar sayılı KAMU DAVASININ DÜŞÜRÜLMESİ kararının KALDIRILMASI, İtirazen arz ve talep olunur'' isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü: II- KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE, Dairemizce verilen 07/03/2012 gün ve 2012/1239 esas, 2012/5263 sayılı düşme kararının KALDIRILMASINA, Sanık ...’ın yüzüne karşı 23.09.2008 tarihinde tefhim edilen kararı, sanığın vasisi ...’ın yasal bir haftalık süreden sonra 16.04.2009 tarihinde temyiz ettiği, böylece Ceza Genel Kurulunun 13.03.2012 tarih ve 2011/6-386- 2012/99 sayılı kararı da gözetilerek, temyiz süresinin geçmesi nedeniyle 5320 sayılı Yasanın 8/1 ve 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddeleri uyarınca sanığın vasisi ...’ın tebliğnameye uygun olarak, TEMYİZ İSTEĞİNİN REDDİNE, 09.05.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.