11. Hukuk Dairesi 2022/872 E. , 2023/3431 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2205 Esas, 2021/1750 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/384 E., 2019/645 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkeme
**11. Hukuk Dairesi 2022/872 E. , 2023/3431 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/2205 Esas, 2021/1750 Karar HÜKÜM : Kabul İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2017/384 E., 2019/645 K. Taraflar arasındaki tapu iptal ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 30.05.2023 günü hazır bulunan davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... ve davalı ... vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenildikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; taraflar ve dava dışı işiler arasında akdedilen 24.01.2012 tarihli sözleşme şirket hisselerinin, bazı taşınmazların ve araçların müvekkillerine devri hususunda mutabakata varıldığını, sözleşme uyarınca müvekkillerinin üzerlerine düşen edimleri eksiksiz olarak yerine getirdiklerini, davalıların edimlerini yerine getirmediklerini ileri sürerek dava konusu iki adet taşınmazın tapu kayıtlarının iptali ile müvekkilleri adlarına 1/2'şer hisse oranında tesciline, dava konusu yedi adet aracın müvekkili şirket adına devir ve tesciline, aksi halde taşınmazların ve araçların bedellerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP 1. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacının dayandığı protokolde müvekkilinin taraf olmadığını, sözleşmede müvekkili ile ilgili bir hüküm veya taahhüdün olmadığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, aksine sözleşmedeki tüm edimlerden müvekkilinin hariç bırakıldığını, müvekkilinin sözleşmede sözü edilen şirketlerle ilgisinin olmadığını, sözleşmeye sadece tanık sıfatıyla ve hazır bulunan olarak imza attığını, ayrıca sözleşmenin şeklen geçersiz olduğunu zira tapu devri taahhüdü içeren sözleşmelerin noterde düzenlenmesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2. Davalı ... vekili, davayı kabul etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... sözleşmeye göre hisse devri sahibi olmayıp edim yükümlüğü olmasa da sözleşmeyi tapuyu devreden olarak açıkça imzaladığı, bir anlamda davacıların hissedarlardan olan alacağını taahhüt borcu altına girdiğini, bu devri taahhüdün niteliği itibariyle üçüncü kişi yararına edim yükümlüğü olduğunu, bu aşamada sözleşmenin şekil yönünden geçersizliğini ileri sürmenin hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğu, davalı ...'in tapuyu devir yükümlüğü altına girdiği kişi ...'in, davalının oğlu olduğu dikkate alındığında davalının sözleşmeye tanık olarak imzalamadığı, edim yükümlülüğü altına gireceğini bilebilecek durumda olduğu, davacıların hisse devri sözleşmesi kapsamında edimlerini yerine getiriği ve diğer davalıların devri beyanları dikkate alındığında sözleşme kapsamında taahhüt edilen taşınmazlardaki hisselerin davacılar adına tapuda tesciline karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davacılar ... ve ... tarafından açılan davanın kabulüne; İstanbul ili, ... ilçesi, ... mahallesinde bulunan 709 ada, 4 parsel sayılı taşınmaz ile aynı yerde bulunan 709 ada, 3 parsel sayılı taşınmazın davalılar ... ile ... adına kayıtlı paylarının tapu kaydının iptali ile 1/2 hisseler halinde davacılar ... ve ... adına tapuya kayıt ve tesciline; talebe konu araçlar yönünden ise araçlar sözleşme kapsamında davacıya devrediğinden şirket yönünden açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmede müvekkilinin konumunun üçüncü kişi yararına edim yüklenme değil borca katılma olabileceğini, kefalet sözleşmesine dair şekil şartlarının bu sözleşmede de aranacağını, dosyada da açıkça teminat amacıyla borca katılma söz konusu olduğundan kefalete ilişkin hükümlerin uygulanması gerektiğini, buna göre asıl borç sona erince borca katılanın borcunun da sona ereceğini, sözleşmenin 3 ve 4 ncü madde hükümleri incelendiğinde, sözleşmenin diğer hükümlerinin şirket hisse devrinin gerçekleşmesinin sağlanmasına ve teminat altına alınmasına yönelik olarak düzenlendiğinin ifade edildiğini, sözleşmenin 4 ncü maddesi uyarınca müvekkilinin hissedarı olduğu taşınmazların davacılara bile bedel devredilecek olmasının nedeninin, devralan hisseleri devralmadan önce ödeyeceği devir bedellerinin ve ödeyeceği şirket borçlarının hisse devri yapılana kadar güvence altına alınması olduğunu, hisse devri 2 ay içinde gerçekleştiğine göre bu teminata gerek kalmadığını, hisseler devredildiği anda asıl borcun sona erdiğini, ayrıca kefalete ilişkin şekil koşullarına da uyulmadığını, bu şekil şartları kuruluş şartı niteliğinde olduğundan bu noksanlığın ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanılması teşkil etmediğini ileri sürerek hükmün kaldırılmasını ve davanın reddini istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... hisse devirleri yapılacak olan şirketlerin hissedarı olmamakla birlikte, taşınmazların hissedarı olduğundan sözleşmeyi tapuyu devreden olarak imzalayarak sözleşmenin tarafı olduğu, taşınmaz devir yükümlülüğü altına girdiği, sözleşme uyarınca davacı tarafın ödeyeceği hisse devir bedeli ve yerine getireceği bir takım edimler karşılığında şirketlerin hisselerini davacı tarafa devredecekleri, ayrıca sözleşmenin 4 ncü maddesinde bilgisi verilen iki adet taşınmazın bila bedel davacı tarafa devredileceği, davalı ...'in taşınmaz devir taahhüdü ile şirket hisselerini devreden hissedarlar yararına bir taahhütte bulunduğu ve taşınmazını koşulsuz olarak bila bedel devretmeyi üstlendiği, bu edimini yerine getirmediğinden davacı tarafın talebinde haklı olduğu, ilk derece mahkemesince dava konusu taşınmazlara yönelik davanın kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesi ile davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf sebeplerini tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, dava dışı kişiler ile davalılar arasında akdedilen adi yazılı hisse devir sözleşmesinde, davalılar tarafından devri taahhüt edilen araç ve taşınmazların davacılar adına devri ve tescili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden ...'e yükletilmesine, Takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacılara verilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 01.06.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi. MUHALEFET ŞERHİ Dava, tapu iptal tescil talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesi davayı bu yönden kabul etmiş, Bölge Adliye Mahkemesi de istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir. Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf, gayrimenkul devir vaadini de içeren adi yazılı şeklin geçerli olup olamayacağı hususuna ilişkindir. TMK. Madde 706; "Taşınmazın mülkiyetinin devrini amaçlayan sözleşmelerin geçerli olması, resmi şekilde düzenlenmiş bulunmalarına bağlıdır." hükmünü taşımaktadır. Keza T.B.K. 237/1.maddesi, "Taşınmazın satışının geçerli olabilmesi için, sözleşmenin resmi şekilde düzenlenmesi şarttır. Taşınmaz satış vaadi.... Resmi şekilde düzenlenmedikçe geçerli olmaz" hükmünü amirdir. Yukarıda kanun maddelerinde açıkça görüldüğü üzere gayrimenkul satışlarına ilişkin sözleşmeler resmi şekilde yapılmadıkça geçerli olmaz. Bu nedenle de, haricen yapılmış gayrimenkul satış ve satış vaadi sözleşmeleri geçersiz olup, sözleşmeden kaynaklanan edim yerine, herkes verdiğini geri isteyebilir. Mahkeme kararının bahse konu kanun maddeleri çerçevesinde bozulması gerekirken onama yönünden tezahür eden sayın çoğunluk görüşüne iştirak etmiyorum.