İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/12/2025 tarih ve 2025/1098 E - 2025/1048 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı/borçlu hakkında başlatılan icra ta…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/210 KARAR NO: 2026/371 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/12/2025 ESAS NO: 2025/1098 KARAR NO: 2025/1048 DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 20/02/2026 KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/12/2025 tarih ve 2025/1098 E - 2025/1048 K kararına karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Kayseri Genel İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden davalı/borçlu hakkında başlatılan icra takibine itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, icra takip alacağını müvekkilinin devraldığını, alacaklının müvekkilinin dosya hak sahibi alacaklı olduğunu, alacağı devreden şahsın ... ile dosya borçlusu ... arasında adi ortaklığa ve bir kısım alacaklara ilişkin Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/699 esas 2021/705 karar sayılı dosyasının görüldüğünü, bam ve yargıtay incelemesinden geçerek kesinleştiğini, borçlunun Kayseri Genel İcra Dairesinin ... esas sayılı icra takibine yaptığı itirazın iptali ile takip tarihinden işleyecek yasal faizi ile birlikte takibin devamını, itirazın iptali ile takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; mezkur davada davacı taleplerinde bir an için haklı olduğu düşünülse bile taleplerin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından alacaklarına dayanak olarak beyan ettikleri Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/699 E- 2021/705 K. Sayılı dosyasının 2021 yılında karara çıktığını, 09.11.2022 tarihli Yargıtay kararının 3. sayfasında asıl dava yönünden yani ...'ün davası yönünden miktar temyiz sınırı altında kaldığından temyiz isteği reddedilmiş ve asıl dava 09.11.2022 tarihinde kesinleştiğini, üzerinden 2 yıl geçtiğini, yine aynı alacak için açılan davanın görev yeri olarak Kayseri Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi gerektiğini, davacı yanın ıslah yapma hakkı bulunduğu halde Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/699 E- 2021/705 K. Sayılı dosyasında ıslah talebinde bulunmaması açıkça kötü niyetli olduğunu, açıklanın nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Davacı tarafça davanın 29/11/2024 tarihinde Kayseri 9.Asliye Hukuk Mahkemesine açıldığı, Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından, mahkememize görevsizlik kararı verildiği anlaşılmıştır. Davanın Ticaret Mahkemesinin görevi kapsamına girmesi ve dava konusu itibari ile davanın arabuluculuğa tabi olmasına rağmen davacı tarafından dava açılmadan önce arabuluculuğa başvurmadığı, görevsizlik kararından sonra 24/11/2025 tarihinde arabuluculuğa başvurulduğu arabuluculuk son tutanağından anlaşıldığından, tamamlanamayan dava şartı eksikliği nedeni ile davanın usulden reddine karar veriliştir. 1-Arabuluculuğa başvurulmadan açılan davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Somut olayda dava, 13.03.2019 tarihinde Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesinde açılmış, Mahkemece eldeki davaya bakma görevinin iş mahkemesine ait olduğu gerekçesiyle 13.12.2022 tarihinde görevsizlik kararı verildiğini ve karar istinaf edilmeksizin 08.02.2023 tarihinde kesinleştiğini, görevsizlik kararının kesinleşmesinden sonra dosya 24.02.2023 tarihinde Sakarya 5. İş Mahkemesine tevzi edildiğini, ilk derece mahkemesince, davacı vekilinin görevsizlik kararı verilmesinden sonra 26.12.2022 tarihinde arabuluculuk başvurusunda bulunduğu; ancak görevsiz mahkemede davanın açıldığı tarihten sonra arabuluculuk dava şartının tamamlanmasının mümkün olmadığı gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verildiğini, ne var ki varılan sonuç dosya kapsamına uygun olmadığını, davacı tarafça; uyuşmazlığın, işçi ile işveren arasında iş ilişkisi nedeniyle sözleşmeden kaynaklandığı ve 7036 sayılı Kanun’un 5 inci maddesine göre iş mahkemelerinin görev alanına girdiği göz ardı edilerek davanın görevsiz asliye hukuk mahkemesinde açıldığı, bu nedenle de 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinde “Kanuna, bireysel veya toplu iş sözleşmesine dayanan işçi veya işveren alacağı ve tazminatı ile işe iade talebiyle açılan davalarda” dava şartı olarak düzenlenen arabuluculuğa başvurulmadığı görüldüğünü, ancak Hendek 1. Asliye Hukuk Mahkemesince 13.12.2022 tarihinde görevsizlik kararı verilmesi üzerine, 26.12.2022 tarihinde arabuluculuk süreci başlatılarak 04.01.2023 tarihinde son tutanak düzenlendiğini, böylece dosyanın görevli olan iş mahkemesinin esasına kaydedilmesinden önce arabulucuya başvurulup sürecin sonuçlandırıldığı anlaşıldığını, şu hâlde 7036 sayılı Kanun’un 3 üncü maddesinin ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun uygulanmasındaki amaç ve usul ekonomisi gözetilerek, somut dava bakımından arabuluculuk dava şartının yerine getirildiği kabul edilip işin esasına girilerek oluşacak sonucu göre karar verilmesi gerektiğini, bu husus gözetilmeden yazılı şekilde davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesi doğru olmadığını, temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ortadan kaldırılmasına, ilk derece mahkemesi kararının bozulmasına, peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, ilamsız icra takibinde borca itirazın iptali talebine ilişkindir. ... tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 7155 sayılı Kanunun 20. Maddesi ile 6102 sayılı TTK'ye eklenen 5/A maddesinde ; "(1) Bu kanunun 4üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan , konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması davası şartıdır. Davanın 29/11/2024 tarihinde açıldığı anlaşılmakla, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A, 2.fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadan doğrudan işbu davanın açıldığı tüm dosya kapsamıyla sabittir. Bu durum davacı tarafın da kabulündedir. Davacı, dava açmadan önce arabuluculuğu başvurduğuna dair arabuluculuk son tutanağını da sunmamıştır. 6325 sayılı HUAK'na "Dava Şartı Olarak Arabuluculuk" başlığı ile 18/A maddesi eklenmiş olup, 6325 sayılı HUAK'nun 18/A maddesinin 2.fıkrasında; "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır. Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir. Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir." şeklindeki emredici hükme göre arabuluculuğa başvurunun dava açılmadan önce yapılmış olması yasal zorunluluktur. Davadan sonra yapılan başvuru sonunda alınan ve sunulan arabuluculuk son tutanağı da dava yönünden alınmış yasaya uygun arabuluculuk son tutanağı vasfında olmadığından (Zaman dilimi itibariyle) dikkate alınamaz. Bu durumda 6325 sayılı yasanın 18/A-2 maddesine göre davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesi gerekir. Yukarıda açıklanan yasal mevzuat ve açıklamalara göre davacı tarafından açılan işbu ticari nitelikli kabul edilen itirazın iptaline ilişkin davada, 6325 sayılı HUAK'nın 18/A 2.fıkrasına göre dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması gerektiği halde arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından uyuşmazlığa ilişkin olarak itirazın iptali talebi ile açılan işbu davanın belirtilen yönden dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddi gerektiğinden ilk derece mahkemesince davanın, işbu nedene dayalı dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine drair karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Mahkemenin kararında yazılı açıklamalara,yasal sebep ve gerekçelere binaen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılığın bulunmadığı,kararın hukuka uygun olduğu, davacının yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Açıklanan nedenlerle, mahkemenin kararının usul ve yasa yönünden hukuka uygun olması nedeniyle davacının istinaf talebinin HMK'nın 353/1-b.1. maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-KAYSERİ 2.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 08/12/2025 tarih ve 2025/1098 E - 2025/1048 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00 TL istinaf karar ve ilam harcından istinaf eden davacı tarafından peşin yatırılmış 615,40 TL harcın mahsubu ile bakiye 116,60 TL istinaf karar ve ilam harcının istinaf eden davacıdan alınarak Hazineye Gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına, 4-HMK'nın 302/5.maddesi gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin; harç tahsil işlemlerinin, HMK'nın 359.maddesi gereğince işbu kararın taraflara tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 362/1-a bendi uyarınca KESİN olarak oy birliği ile karar verildi. 20/02/2026