2. Ceza Dairesi 2023/29641 E. , 2024/2682 K. "İçtihat Metni" İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/234 E., 2016/222 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I) Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz ist
**2. Ceza Dairesi 2023/29641 E. , 2024/2682 K.** **"İçtihat Metni"** İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi SAYISI : 2015/234 E., 2016/222 K. ŞİKÂYETÇİ : ... SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUKLAR : ..., ... SUÇLAR : Hırsızlık, iş yeri dokunulmazlığının ihlâli, konut dokunulmazlığının ihlâli, mala zarar verme HÜKÜMLER : Mahkûmiyet TEMYİZ EDENLER : Suça sürüklenen çocuklar müdafileri TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama, ret I) Suça sürüklenen çocuklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; 14.04.2011 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 31.03.2011 tarihli ve 6217 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 2. maddesi gereğince doğrudan hükmolunan 3.000,00 TL dahil adlî para cezasına mahkûmiyet hükümlerinin temyizi mümkün olmadığından, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemlerinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usûlü Kanunu'nun 317. maddesi gereğince istem gibi REDDİNE, II) Suça sürüklenen çocuklar hakkında katılan ... ...'na yönelik hırsızlık ile şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık ve iş yeri dokunulmazlığının ihlâli suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Tüm dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocukların 10.05.2015 tarihinde şikâyetçi ...'a ait iş yerinden 58 DF ... plakalı araca ait anahtarı çaldıkları, 19.05.2015 tarihinde ise bahsi geçen aracı haksız yere ellerinde bulundurdukları anahtar ile bulunduğu yerden alıp katılan ... ...'na yönelik hırsızlık suçunu işledikleri somut olayda; suça sürüklenen çocukların şikâyetçi ...'a yönelik eylemlerinin kül hâlinde 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/2-d, 143/1 ve 43/1. maddelerinde tanımlanan suçu oluşturduğunun anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocuklar hakkında 5237 sayılı Kanun'un 142/2-d. maddesi yerine aynı Kanun'un 142/2-h. maddesi gereğince uygulama yapılması suç tarihi itibarıyla sonuç cezayı değiştirmediğinden, suça sürüklenen çocuklar hakkında aynı Kanun'un 43. maddesi uyarınca şikâyetçi ...'a yönelik hırsızlık suçundan verilen cezalarda artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından; yine suça sürüklenen çocukların, olay yeri inceleme raporuna göre, yakın çevresinde ikamet bulunmayan etrafı çit ile çevrili olan katılan ... ...'na ait tek katlı ahırdan hayvan çalmaları şeklindeki eylemlerinin suç tarihi itibarıyla 5237 sayılı Kanun'un 142/2-g. maddesinde tanımlanan suçu oluşturduğu gözetilmeden suça sürüklenen çocuklara aynı Kanun’un 142/2-h. maddesi uyarınca ceza tayin edilmesi suç tarihi itibarıyla her iki bentte öngörülen cezaların alt ve üst sınırlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden; suça sürüklenen çocuklar hakkında katılan ve şikâyetçiye yönelik hırsızlık suçlarından hüküm kurulurken 5237 sayılı Kanun'un 142/2-h ve 143. maddeleri uyarınca tayin olunan 7 yıl 6 ay hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 31/3. maddesi uyarınca 1/3 indirim yapılması sırasında 5 yıl yerine 4 yıl 12 ay hapis cezasına hükmedilerek eksik ceza tayini sonraki uygulama ile sonuç cezaların doğru hesaplandığı anlaşıldığından bozma nedeni yapılmamış; gerekçeli karar başlığında ve hüküm fıkrasında şikâyetçi ...'a yönelik eylem bakımından; suç adının iş yeri dokunulmazlığının ihlâli yerine konut dokunulmazlığının ihlâli olarak belirtilmesi ile 10.05.2015 ve 19.05.2015 olan suç tarihlerinin gerekçeli karar başlığında 18.05.2015 olarak eksik ve hatalı yazılması mahallinde düzeltilebilir yazım hatası olarak kabul edilmiştir. Yapılan duruşmaya, toplanan delillere, gerekçeye, hâkimin kanaat ve takdirine göre temyiz itirazları yerinde olmadığından reddiyle hükümlerin istem gibi ONANMASINA, III) Suça sürüklenen çocuklar hakkında katılan ... ...'na yönelik konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde; Suça sürüklenen çocuklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8. maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Kanun'un 305. maddesi uyarınca temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Kanun'un 260/1. maddesi gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun'un 310. maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317. maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: Dosya içeriğine göre; suça sürüklenen çocukların hırsızlık yaptıkları yerin bir konutun veya işyerinin eklentisi olmayıp hayvan barınağı olduğunun anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocukların üzerlerine atılı konut dokunulmazlığının ihlâli suçunun unsurlarının oluşmadığı gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle yazılı biçimde suça sürüklenen çocukların mahkûmiyetlerine karar verilmesi, Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 20.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.