İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/03/2019 tarihli 5 yıllık kurumsal bilet satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği; davalı şirketin, müvekkili şirket tarafın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/983 KARAR NO : 2025/2051 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2022 NUMARASI : 2021/57 Esas - 2022/32 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı karşı davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01/03/2019 tarihli 5 yıllık kurumsal bilet satış sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği; davalı şirketin, müvekkili şirket tarafından düzenlenen Kısa, Uzun ve ... ... turunda müşterilerinin seyahat etmesi ile ilk yıl için en az 150.000 adet bilet satışı yapacağını garanti verdiğini ve ilgili sözleşmenin madde 6/c hükmü gereğince, "..., "Kısa , Uzun ve ... ... Turlarına El bileti ile katılan her bir müşterisi için şehir hatları'nın ilgili tur için tarifesinde belirtilen güncel ücretinden "1" (bir) TL indirim yaparak şehir hatları'na ödeme yapacaktır" düzenlemesi gereğince Müvekkili Şehir Hatlarının sözleşmenin imzalandığı tarihteki tarifede her bir bilet için ayrı ücret belirlendiğini, ilgili sözleşme maddesine göre tarife ücretinden 1 TL indirim yapıldığında; Uzun ... turu (gidiş-dönüş) için davalı Şirketin, Müvekkili şirkete ödeme yapacağı tutar KDV hariç 20,339 TL, Kısa ... turu (gidiş-dönüş) için davalı Şirketin, Müvekkil şirkete ödeme yapacağı tutar KDV hariç 9,322 TL, Kısa ... turu için davalı Şirketin, Müvekkil şirkete ödeme yapacağı tutar KDV hariç 4,2373 TL olduğunu, davalı şirket tarafından Şubat 2020 tarihinde toplam 124,135 Adet El bileti satışı yapıldığını, 124,135 adet el ileti satışı yapılmış olması dolayısıyla davalı Şirketin davacı şirkete yukarıda yapılan açıklamalar ve sözleşme hükümleri gereğince 620,675,00 TL ödeme yükümlülüğü bulunduğundan, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 28/02/2020 tarihli ... seri nolu 620,675,00 TL miktarlı fatura düzenlendiğini ve davalı şirkete teslim edildiğini, kurumsal bilet satış sözleşmesi'nin 6. Maddesinin (e) fıkrasında, davacı şirket tarafından davalı şirket adına kesilen faturaların 5(beş) gün içerisinde peşin olarak ödeneceği düzenlenmiş olduğunu, davalı şirket tarafından ödeme yapılmadığını, davalı şirket tarafından fatura bedelinin ödenmemesi üzerine, 01/03/2019 tarihli sözleşme yükümlülüklerine aykırı davranılması ve sözleşmeden doğan borçların eksiksiz ve özenle yerine getirilmemiş olması nedenleri ile davacı şirket tarafından İstanbul 39. Noterliği'nin 30,03,2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin keşide edildiğini, bu ihtarname ile davalı şirkete ödeme yapması hususunda sözleşmeye uygun olarak sözleşme'nin 11. maddesinde; ... A.Ş.'nin taahüdütlerini sözleşmede belirtilen hükümlere uygun olarak yerine getirmemesi durumunda kendisine 15 gün süreli yazılı ihtarda bulunulacağı, aynı durumun devam etmesi halinde ise davacı Şirket tarafından sözleşmenin tek taraflı olarak feshedileceği ve 01.03.2019 tarihli Kurumsal Bilet Satış Sözleşmesi'nin eki olan 50.000 TL bedelli teminatın irat kaydedileceği düzenlendiği, 15 günlük süre verilmiş ve ihtara rağmen Sözleşme yükümlülüklerinin yerine getirilmemesi halinde, sözleşme'nin feshedileceğinin ihtar edildiğini, davalı Şirket tarafından Sözleşme'ye aykırı iddialar ile Üsküdar 17.Noterliği'nin 27.04.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edildiğini, bunun üzerine davacı Şirket tarafından bu kez İstanbul 39. Noterliği'nin 06.05.2020 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnamesi keşide edilerek hem Davalı Şirket'in gerçeğe aykırı beyanlarına cevap verildiğini, hem de Sözleşme'nin haklı nedenle ve tek taraflı olarak feshedildiği ve 50.000,00 TL teminatın irat kaydedildiğinin bildirildiğini, davacı Şirket tarafından taraflar arasındaki Sözleşme gereği, Davalı Şirket tarafından 329 Adet Uzun ... Turu, 673 Adet Kısa ... Turu ve 33 Adet 12 yaş altı Kısa ... Turu bileti satılmış olması dolayısıyla yine ekte bulunan tarife dikkate alınarak 28.04.2020 tarihli ... seri nolu 15.464,00 TL tutarında bir fatura daha tanzim edildiğini, davalı Şirket tarafından her iki fatura da (28.02.2020 ve 28.04.2020 tarihli faturalar) ödenmemiş ve 8 gün içerisinde itiraz edilmemiş olup söz konusu faturaların kabul edildiğini, davacı Şirket tarafından kesilen ve kesinleşen işbu faturalara göre Davalı Şirket'in 636.139.00 TL olan borcu ve 50.000,00 TL teminat mektubunun irat kaydedilmesi ile 586.139,00 TL borçlu olduğunu, ödenmeyen işbu tutar nedeniyle Müvekkili Şirket tarafından İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı dosyasında icra takibi başlatılmışsa da ilamsız takibe ilişkin ödeme emrine davalı/ borçlu şirket tarafından itiraz edilerek icra takibi haksız ve kötüniyetli olarak durdurulduğunu, davalı şirketin haksız itirazı nedeniyle işbu dava ikame edilmeden önce, dava şartı olarak zorunlu arabuluculuk yoluna başvuru yapıldığını, davalı Şirket ile arabuluculuk süreci, 28.09.2020 tarihinde “anlaşmama” ile son bulduğunu, davalı Şirket tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak gerçekleştirilen itiraz nedeniyle işbu davanın ikame edilmesi zorunluluğu hasıl olduğunu, tüm bu nedenler doğrultusunda, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında mevcut ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı Şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı Şehir Hatları tarafından hiçbir zaman satılmamış olan, hiçbir zaman görevlisine teslim edilmemiş bulunan, hiçbir zaman hizmet vermediği müşterilere ait bilet bedellerini haksız ve kötü niyetli bir şekilde Müvekkili Şirketten tahsil etmeye çalışmakta olduğunu, faturaya itiraz edilmemiş olması fatura konusu mal ya da hizmetin alındığını ispatlanamadığını, davacı şehir hatları fatura konusu hizmeti verdiğini ispat etmesi gerektiğini, davacının fatura konusu hizmetleri vermediğini, aksi düşünce hayatın olağan akışına ve fiili duruma aykırı olduğunu, davacı Şehir Hatlarının düzenlediği sefer sayısı ve gemilerin taşıma kapasitesi değerlendirildiğinde faturalarda belirtilen adette müşteriye hizmet vermiş olmasının imkansız olduğunu, bu kadar biletin sadece 12 yaş altı çocuklara satılmış olmasının imkansız olduğunu, Borçlar Kanunu'nda düzenlenen ifada sıra kuralı gereği davacı şirketin ifa etmediği hizmet karşılığında ücret talep edemeyeceğini, haksız yere başlatılmış olan icra takibinde davacı şirketin kötü niyetli olduğunu, davacı şirketin %20’den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına karar verilmesini, yukarıdaki açıklamalar kapsamında, davacı/ Karşı Davalı Şehir Hatları tarafından İstanbul 39. Noterliğinde ... yevmiye numarası ile kayıtlı 30 Mart 2020 tarihli ihtarname ile 28.02.2020 tarihli ... seri numaralı, 620.675,00 TL bedelli faturanın ödenmediği gerekçesi ile 15 gün süre verilmiş akabinde bu süre içerisinde fatura hala ödenmediği gerekçesi ile İstanbul 39. Noterliğinde Kayıtlı, ... yevmiye numaralı ve 06 Mayıs 2020 tarihli ihtarname ile sözleşmeyi feshettiğini bildirdiğini, davacı/karşı davalı Şehir Hatları ihtarnamesine konu fatura sebebiyle alacaklı olmadığı halde, üstelik tüm itirazlarımıza rağmen faturayı düzeltmeyerek sözleşmeyi haksız olarak feshetmiş ve sözde fatura alacağı için müvekkili Şirket tarafından sözleşme gereği verilmiş olan ... T.A.Ş Erenköy Şubesi 22.03.2019 tarih ve ... Seri Numaralı Teminat mektubunu nakde çevirdiğini, asıl dava yönünden davacı/karşı davalının açmış olduğu itirazın iptali davasının reddine, icra takip tutarının yüzde yirmisinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davacı/karşı davalı tarafa tahmiline, karşı davalarının kabulüne, müvekkil Şirketin haksız fesih sebebiyle uğramış olduğu gelir kaybının (Kar Mahrumiyetinin) ticari temerrüt faizi ile şimdilik 1.000,00 TL'nin tazminine, ... T.A.Ş. Erenköy Şubesi tarafından verilmiş 22.03.2019 Tarihli ve 50.000,00 TL bedelli ... Seri Numaralı Banka Teminat Mektubu bedelinin ticari temerrüt faizi ile iadesine, 22.03.2019 Tarihli Banka Teminat Mektubu nedeniyle bankaya ödenmek zorunda kalınan komisyon bedellerinin ticari temerrüt faizi ile şimdilik 500,00 TL'nin tazminine, karşı davalının haksız ve hukuksuz ihtarnamelerine cevap vermek zorunda kalınması sebebiyle yapılmış bulunan 767,25 TL ihtarname gönderme ücretlerinin ticari temerrüt faizi ile karşı davalıdan tahsiline, yargılama masraf ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ,asıl dava, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bilet satımından doğan fatura alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali olup, karşı dava ise taraflar arasındaki sözleşmenin haksız feshedildiğinin tespiti ile gelir kaybı nedeniyle uğranılan zararın tahsili, haksız nakde çevrilen teminat mektubu bedeli ile bankaya ödenen komisyon bedelinin iadesine yönelik açılan alacak istemine ilişkindir. Davacı taraf, davalı şirketin taraflar arasındaki sözleşme kapsamında sattığı biletlerden dolayı sözleşme hükümleri gereğince ödemesi gereken bedeli ödemediğini, bu nedenle düzenlenen fatura bedellerine yönelik başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptalini talep etmiştir. Davalı taraf ise davacının hiçbir zaman satılmamış olan bilet bedellerini haksız ve kötü niyetli olarak tahsil etmeye çalıştığını, faturaya itiraz edilmemesinin fatura konusu mal yada hizmetin alındığını ispatlamayacağını bu nedenle asıl davanın reddine, davacının fatura bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespiti ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı gelir kaybının, teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi nedeniyle teminat mektubu bedeli ve bankaya ödenen komisyon bedeli ile ihtarname masraflarının davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. İstanbul 30. İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; alacaklı ... A.Ş. tarafından borçlu ... A.Ş. aleyhine toplam 586.139,00-TL fatura alacağı, 22.522,19-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 608.661,19-TL alacağa ilişkin adi takip yoluyla icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından takibe süresinde itiraz edilmesi üzerine takibin durdurulmasına, takibe itiraz dilekçesinin davacı alacaklıya 27/01/2021 tarihinde tebliğ edildiği ve itirazın iptali davasının süresinde olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu ihtilaf taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafın bilet satımından doğan alacağının olup olmadığı, davacının sözleşmeyi haklı feshedip feshetmediği, haksız feshetmiş ise davalı-karşı davacının gelir kaybı olup olmadığı, teminat mektubunun haksız nakde çevrilip çevrilmediği bu nedenle mektup bedeli ve bankaya ödenen komisyonun iadesi gerekip gerekmediği hususlarından kaynaklıdır. Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde Mali Müşavir Bilirkişi ... ve Turizmci Bilirkişi ... tarafından düzenlenen 19/11/2021 tarihli ek rapora göre; Yapılan tespitler neticesinde; alacak talebine konu faturanın sözleşmede belirtilen cezai şartlara ilişkin düzenlendiğine dair fatura üzerinde açıklamaların bulunmadığı, Davacı şirketin iddia ettiği dönem bilet satış adetinin tespit edilememekle birlikte Davalı tarafça iddia edilen satış rakamlarına itiraz görülmemiştir. İcra dosyasına konu alacağın içerik, fiyat ve hizmetin ne kadarlık yapıldığı (biletlerin ne kadar satıldığı) hususunda mali yönden tespit yapılamamakla birlikte alacağın ispata muhtaç kaldığı ve Takdirin Sayın mahkemenize ait olmak üzere kök rapordaki görüşlerimizi değiştirecek bir hususun olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Asıl Dava Yönünden; Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davacı tarafça davalı şirket aleyhine taraflar arasındaki sözleşme kapsamında bilet satımından kaynaklı sözleşme hükümleri gereği ödenmesi gereken bedellerin ödenmediğinden bahisle düzenlenen fatura bedellerinin tahsiline yönelik başlatılan icra takibine borçlu davalı tarafça yapılan itirazın iptali talep edilmiş olup, takibe dayanak faturalar incelendiğinde 28/02/2020 tarihli toplam 620.675,00-TL miktarlı faturaya esas hizmetin ".... Tur(12 Yaş Alt) sözlş kapsamın-124.135 adet" olduğu, 28/04/2020 tarihli toplam 15.464,00-TL miktarlı faturaya esas hizmetin "... Turu Uzun-Ön Ödemeli Kupon(329 adet), ... Turu Kısa-Ön Ödemeli Kupon(673 adet), .... Tur (12 Yaş Altı)(33 adet)" olduğu, davacı tarafça söz konusu bu faturalara dayanılarak başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin dava dilekçesinde sözleşme kapsamında faturalarda belirtilen biletlerin satışının yapılmasına rağmen sözleşme gereği davacı şirkete ödenmesi gereken bedelin ödenmediği iddiasına dayanılmasına rağmen, yargılama sırasında bilirkişi raporundan sonra sunduğu 20/05/2021 tarihli beyan dilekçesi ile takip ve dava konusu faturaların satılan biletlerden dolayı değil davalı tarafın satmayı taahhüt ettiği ancak satamadığı biletlerden dolayı sözleşme gereğince ödemesi gereken miktarlara ilişkin olduğu yönünde fatura dayanağına yönelik iddiasını değiştirmiştir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2017/19-919 E. 2019/886 K. sayılı ve 17/09/2019 tarihli kararında; Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibi konusu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. İtirazın iptali davası, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir...İtirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerli olduğu belirtilmekle; dava konusu somut olayda düzenlenen dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere alacak talebine konu faturanın sözleşmede belirtilen cezai şartlara ilişkin düzenlendiğine dair fatura üzerinde açıklamaların bulunmadığı, davacı şirketin iddia ettiği dönem bilet satış adetinin tespit edilememekle birlikte davalı tarafça iddia edilen satış rakamlarına itiraz görülmediği, icra dosyasına konu alacağın içerik, fiyat ve hizmetin ne kadarlık yapıldığı (biletlerin ne kadar satıldığı) hususunda mali yönden tespit yapılamamakla birlikte alacağın ispata muhtaç kaldığının tespit edildiği açık olup, dava ve takip konusu fatura içerikleri ile açılan davada ileri sürülen nedenlere bakıldığında takip konusu alacağın davalı tarafça satılan bilet bedellerinden mi yoksa satılmayan bilet bedellerinden mi kaynaklı olduğunun belirsiz olduğu sabit olup, davalı tarafça salt faturaya itiraz edilmemesi sözleşme ilişkisini kanıtlamayacağı gibi fatura konusu hizmet yada malın alındığını da ispatlamaz, bu durumda dava ve takip konusu hizmetin verildiğini ispat yükü davacıya ait olup davacı tarafça takibi konu edilen faturaların içeriği ile davada ileri sürülen nedenlerle söz konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğu hususu ispata elverişli delillerle ispatlanamadığından asıl davaya ilişkin davacı-karşı davalı tarafça açılan itirazın iptali davasının reddine ve davacı-karşı davalı tarafça başlatılan takibin kötü niyetli olduğu ispatlanamadığından davalı-karşı davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Karşı Dava Yönünden; Karşı dava tarihi itibariyle zorunlu arabuluculuk dava şartının yerine getirilmesi gerekmekte olup karşı dava yönünden arabuluculuğa gidilmediği anlaşılmış ise de; karşı davanın açılan asıl davaya cevap süresi içerisinde açılabilmesi nedeniyle arabuluculuk uygulamasındaki süreler nazara alındığında kısıtlı cevap süresi içerisinde arabuluculuk sürecinin tamamlanması mümkün olmadığından ve asıl davada gerçekleştirilen zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamayan taraflardan karşı davada da zorunlu arabuluculuk sürecini yerine getirmeleri ve anlaşmalarını beklemeleri faydasız bir çabadan öteye gitmeyeceğinden ve arabuluculuk kanununda karşı dava yönünden bu yönde bir zorunluluğun olduğuna dair düzenleme olmadığından eldeki karşı dava yönünden zorunlu arabuluculuğa gidilmemesi dava şartı eksikliği olarak görülmeyerek davaya zorunlu arabuluculuk şartı yerine getirilen asıl dava ile birlikte devam olunmuştur. Mahkememizce yapılan yargılama neticesinde; davalı karşı davacı tarafça davacının fatura bedellerinin ödenmediği gerekçesiyle sözleşmeyi haksız feshettiğinin tespiti ile sözleşmenin haksız feshinden kaynaklı gelir kaybının, teminat mektubunun haksız nakde çevrilmesi nedeniyle teminat mektubu bedelinin ve bankaya ödenen komisyon bedeli ile ihtarname masraflarının davacı-karşı davalıdan tahsiline yönelik karşı dava açılmış olup, asıl davaya ilişkin yapılan açıklamalar göz önüne alındığında davacı-karşı davalı tarafça dava konusu faturaların ödenmemesi gerekçe gösterilerek davalı-karşı davacı tarafa gönderilen İstanbul 39. Noterliği'nin 30.03.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile fatura bedellerinin ödenmemesi halinde sözleşmenin feshedileceği, İstanbul 39. Noterliği'nin 06.05.2020 tarih, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de fatura bedellerinin ödenmemesinden dolayı sözleşmenin feshedildiği bildirilerek takip ve dava konusu faturaların ödenmemesi hususu sözleşmenin feshine gerekçe gösterilmiş ise de yukarıdaki açıklamalar kapsamında görülen itirazın iptali davası neticesinde davacının dava konusu faturalardan dolayı davalıdan alacaklı olduğunu ispatlayamaması nedeniyle davacı tarafın alacaklı olduğunu ispatlayamadığı faturaların ödenmemesi hususunu feshe gerekçe yapması haksız olduğundan davacı-karşı davalı tarafın sözleşmeyi haksız feshettiği, yine bu kapsamda sözleşme kapsamında alınan teminat mektubunun haksız şekilde nakde çevrildiği anlaşılmakla, haksız nakde çevrilen teminat mektubu bedeli olan 50.000,00-TL'nin ve teminat mektubuna ilişkin ödenmek zorunda kalınan toplam 2.559,36-TL komisyon bedelinin taleple bağlı kalınarak 500,00-TL'sinin davacı-karşı davalı tarafça davalı-karşı davacı tarafa iadesi gerektiği, davalı-karşı davacı tarafça sözleşmenin haksız feshinden dolayı uğranılan gelir kaybına yönelik talepte bulunulmuş ise de davalı-karşı davacı tarafça dosyaya sunulan deliller ve ticari kayıtlar nezdinde gelir kaybına ilişkin uğranılan zarar ispata elverişli delillerle ispatlanamadığından bu talebin reddine ve davalı-karşı davacı tarafça talep edilen noter ihtar masraflarının yargılama gideri niteliğinde olmasından dolayı ihtar masraflarının yargılama giderlerinden sayılarak davadaki haklılık durumuna göre değerlendirilmesine ..." karar verilmiştir. Bu karara karşı Davacı-Karşı Davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı-Karşı Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı/karşı davacının, sözleşme gereği taahhüt ettiği sayıda bilet satışı yapamadığından, sözleşmenin madde 6/f hükmü gereği eksik her bilet için ödeme yapması gerektiğini, davaya konu edilen fatura, sözleşmenin ilgili maddeleri kapsamında davalı tarafından sözleşme hükümlerinin yerine getirilmemesi nedeniyle düzenlendiğini, aleyhe beyan teşkil etmemek kaydı ile, işbu fatura düzenlenmemiş olsaydı dahi, davalı/ karşı davacının, sözleşme kapsamında müvekkili şirkete ödeme yapma yükümlülüğü bulunduğunun açık olduğunu, müvekkili şirketin, tacir olan taraflarca imza edilen sözleşme, (davalı şirketin talebi üzerine düzenlenen) fatura, (müvekkili şirket tarafından usulüne uygun olarak tutulan ve HMK anlamında delil niteliği taşıyan) ticari defter ve kayıtlar gibi yazılı deliller ile alacağını ispat etmiş durumda olduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının hatalı olup kaldırılması gerektiğini, müvekkili şirket tarafından sözleşme hükümlerine uygun olarak, haklı nedenle fesih yapılarak teminat irat kaydedildiğini, dolayısıyla karşı davanın hiçbir yasal dayanağı olmadığını ve reddi gerektiğini, Mahkeme tarafından bilirkişi raporundaki tespitin aksine ve hatalı bir hukuki değerlendirme ile sözleşmenin haksız feshedildiğine, teminat mektubu ve komisyon bedelinin iadesine karar verildiğini, açıklanan nedenlerle İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/57 E., 2022/32 K. sayılı ve 03.01.2022 tarihli asıl davanın reddine ve karşı davanın kısmen kabulüne ilişkin kararın, kaldırılmasına, asıl davanın kabulüne ve karşı davanın reddine, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasında mevcut ilamsız icra takibine davalı şirket tarafından yapılan haksız itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı şirket aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, asıl davada, taraflar arasındaki Bilet Satış sözleşmesine dayalı faturalardan kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali, karşı davada sözleşmenin haksız feshedilmesi nedeniyle uğranılan gelir kaybının ve nakde çevrilen teminat mektubu bedelinin iadesi davasıdır.İlk derece mahkemesince, asıl davanın reddine, karşı davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davacı karşı davalı vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, Mahkemenin asıl davayı red gerekçelerinin hatalı olup olmadığı, davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, karşı davanın kabulünün doğru olup olmadığı noktalarındadır.Davacı karşı davalı alacaklı tarafından davalı karşı davacı hakkında, İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile '' 15.03.2020 tarihli ... nolu fatura ve 28.04.2020 tarihli ... numaralı faturalardan kalan bakiye alacak 606.661,19 TL" nedeniyle 586.139,00 TL asıl alacak, 22.522,19 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 608.661,19 TL alacağın tahsili istemiyle 26.06.2020 tarihimde ilamsız takip başlatılmış, davalı borçlunun itirazı üzerine takibin durduğu ve süresinde itirazın iptaline ilişkin iş bu davanın açıldığı görülmüştür.Davacı tarafça, asıl davada 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Taraflar arasında 01.03.2019 tarihli 5 yıl süreli Kurumsal Bilet Satış Sözleşmesi imzalanmış olup, 4. madde sözleşmenin konusu, davacı tarafından düzenlenen ''Kısa,Uzun ve ... ... Turunda'' ... müşterilerinin seyahat etmesi ile davalının bu sözleşmede hedeflenen yıllık belirli sayıda ''Kısa, Uzun ve ... ... Turu'' bilet satışının garanti edilmesinin usul, esas ve koşullarının belirlenmesi olduğu, Sözleşmenin Bedeli, Taahhütler ve Ödenmesi 6./b maddesinde, iş bu sözleşme kapsamında ilk yıl yıl için en az 150.00 adet Kısa, Uzun ve ... ... Turu biletinin satışını tek başına yapmayı taahhüt ettiği, 6/c maddesinde Kısa, Uzun ve ... ... Turlarına el bileti ile katılan her bir müşterisi için Şehir Hatları'nın ilgili tur için tarifesinde belirtilen güncel ücretinden 1,00 TL indirim yaparak Şehir Hatları'na ödeme yapılacağı, 6/f maddesinde, sözleşme yürürlük tarihi itibariyle ilk yılın sonunda ... tarafından satılan Kısa, Uzun ve ... ... Turlarına ait bilet sayısı taahhüt ettiği 150.000 adedin altında kalması durumunda ... her bir eksik bilet için Şehir Hatları'na 12,00 TL üzerinden ödeme yapacağı, sözleşme yürürlük tarihi itibariyle ilk yılın sonunda Şehir Hatları ve ... tarafından satılan Kısa, Uzun ve ... ... Turlarına ait toplam bilet sayısı 400.00 adedi geçmezse ... verdiği 150.000 adet bilet taahhüdünü tutturmuş olsa dahi Şehir Hatları'ndan her bilet için aldığı 1,00 TL indirimi iade edeceği, Sözleşmenin Feshi 11. Madde, firmanın taahhüdünü bu sözleşmede belirtilen hükümlere uygun olarak yerine getirmemesi, sözleşme hükümlerini kısmen veya tamamen ihlali veya ilgili resmi makamlarca yapılacak denetimlerde kurallara ve kanunlara aykırı davranışların tespiti gibi durumlarda Firmaya, en geç 15 gün süreli yazılı ihtarda bulunulacağı, aynı durumun devam etmesi halinde Şehir Hatları'nın sözleşmeyi tek taraflı olarak feshedebileceği, sözleşmenin belirtilen sebeplerle ...'nın kusuruyla feshedilmek durumunda kalınması halinde teminatın irat olarak kaydedileceği düzenlenmiştir.Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Başka bir ifadeyle dava konusu faturaya konu sözleşmesel ilişkinin varlığı ile edimin ifa edildiğinin HMK'nın 200 ve devamı maddeleri uyarınca yazılı delillerle ispatlanması gereklidir. Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz. Türk Medeni Kanunu’nun 6. Maddesi; “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür” hükmünü içermektedir. Yine HMK’nın 190/1. maddesine göre ise, ispat yükü, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Öte yandan ispat yüküyle ilgili kanunda açık bir hüküm bulunması halinde öncelikle ona bakılmalıdır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir. Ayrıca adına fatura düzenlenen, bu faturayı ticari defterlerine itirazsız olarak kaydetmişse, bu kayıt, fatura konusu sözleşmenin ve bu sözleşmedeki işin yapıldığı anlamına gelir. Borçlu taraf, faturaları ticari defterine işlemişse, borcun doğmadığını veya borcu ödediğini ispatlamak zorundadır. Zira, davalının kendi ticari defterlerindeki kayıtlar aleyhine delil teşkil eder.Tarafların ticari defterlerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda, davacı tarafın ticari defterlerine göre davalıdan 586.139,00 TL alacaklı olduğu, davalının defterleri İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/441 E. Sayılı dosyası ile 2019 yılının tamamı, 2020 yılının ise 27.05.2020 tarihinden önceki defterlerinin zayi olduğu tespit edildiğinden incelenemediği, davacı tarafından, icra takibine konu 28.02.2020 tarihli ... numaralı '' .... Tur (12 yaş altı) Sözl. Kapsamın.'' açıklaması ile 620.675,00 TL (KDV dahi) e fatura düzenlendiği, bu faturada birim fiyatın 4,2373 TL olduğu ancak bu sefere ilişkin birim fiyatın 4,0847 olarak hesaplanması gerektiğinden faturada maddi hata bulunduğu, davacının dava dilekçesinde 124.135 el bileti satıldığını beyan ettikten sonra cevaba cevap dilekçesinde 107.212 adet bilet satışı yapıldığını beyan ettiği, fatura birim fiyatının kısa ... turu 12 yaş altı için kesildiği, cevaba cevap dilekçesinde kısa ... turu gidiş dönüş yetişkin olarak hesap edildiği, davalının Ba/Bs formlarını ibraz etmediği tespit edilmiştir.Mahkemece, dava dilekçesinde sözleşme kapsamında faturalarda belirtilen biletlerin satışının yapılmasına rağmen sözleşme gereği davacı şirkete ödenmesi gereken bedelin ödenmediği iddiasına dayanılmasına rağmen, yargılama sırasında bilirkişi raporundan sonra sunduğu 20/05/2021 tarihli beyan dilekçesi ile takip ve dava konusu faturaların satılan biletlerden dolayı değil davalı tarafın satmayı taahhüt ettiği ancak satamadığı biletlerden dolayı sözleşme gereğince ödemesi gereken miktarlara ilişkin olduğu yönünde fatura dayanağına yönelik iddiasını değiştirdiği belirtilmişse de, dava dilekçesinde davacının sözleşme maddelerini belirterek, davalının 124.135 adet bilet satışı yapmış olması nedeniyle dava dilekçede belirtilen açıklamalar ve sözleşme hükümleri gereğince 620.675,00 TL ödeme yükümlülüğü olduğunu belirtmiş olup, davacının cevaba cevap ve karşı davaya cevap dilekçesinde de, her ne kadar davacı davalının 107.212 adet bilet sattığını beyan ederek, taahhüt ettiği 150.000 biletten eksik satılan bilet sayısına göre yaptıkları hesaplamayı ayrıntı olarak beyan etmiş olması karşısında, yazılı yargılamaya tabi olan davada, artık davacının iddiasını değiştirdiğinden söz edilemeyecektir. Ayrıca taraflar arasındaki sözleşmenin 10. maddesinde cezai yaptırımların düzenlendiği ancak takip konusu faturanın cezai şarta ilişkin olmadığı, taraflar arasındaki sözleşmenin konusunun zaten davacı tarafından düzenlenen ''Kısa,Uzun ve ... ... Turunda'' ... müşterilerinin seyahat etmesi ile davalının bu sözleşmede hedeflenen yıllık belirli sayıda ''Kısa, Uzun ve ... ... Turu'' bilet satışının garanti edilmesinin usul, esas ve koşullarının belirlenmesi olduğu, davalının sözleşmeye göre taahhüt ettiği sayıda bilet kesmemesi nedeniyle 15.03.2020 tarihli ... nolu 620.675,00 TL bedelli faturanın düzenlendiği, faturada ''.... Tur (12 yaş altı) Sözl. Kapsamın.'' açıklamasıyla 124.135 adet belirtildiğinden, Mahkemece, talebine konu faturanın sözleşmede belirtilen cezai şartlara ilişkin düzenlendiğine dair fatura üzerinde açıklamaların bulunmadığı, davacı şirketin iddia ettiği dönem bilet satış adetinin tespit edilemediği gerekçeleriyle asıl davacın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.Davalı karşı davacı, cevap ve karşı dava dilekçesinde, ''davacı tarafından keşide edilen ... numaralı, Kısa ... turu (12 Yaş Altı) açıklamalı faturanın 06.03.2020 tarihinde yani Covid-19 bulaşıcı hastalığının ülkemizde baş gösterdiği dönemin hemen akabinde tebliğ edildiği sonradan anlaşılmıştır. Faturanın tarafımıza tebliğ edildiği tarih pandeminin olumsuz etkileri sebebiyle belirsizliğin ve tam anlamıyla telaşın, kargaşanın hakim olduğu bir dönemdir. Müvekkil Şirketin turizm sektöründe yani pandeminin en çok etkilediği sektörde faaliyet gösterdiği gözetildiğinde dönemin olumsuzlukları karşısında faturaya itiraz etmeyi atlamış olması fatura konusu bilet satışını gerçekleştirdiğini ya da Davacı Şehir Hatlarının bu biletler karşılığında müşterilere hizmet verdiğini kabul manasına gelmez '' şeklinde beyanda bulunarak söz konusu faturayı defterlerine kaydettiğini kabul etmiştir.Somut olayda, taraflar arasında 01.03.2019 tarihli 5 yıl süreli Kurumsal Bilet Satış Sözleşmesi imzalandığı, ilk yıl için davalının en az 150.000 adet bilet satmayı taahhüt ettiği, her bilet için 1,00 TL indirim yapılacağı, 150.000 bilet satılmadığı takdirde kalan her bilet için 12,00 TL ücret üzerinden ödeme yapacağı ayrıca toplam bilet sayısı 400.000 bileti geçmemesi halinde yapılan 1,00 TL 'lik indirim iade edileceğinin düzenlendiği görülerek, davacının dava dilekçesinde, davalının 124.135 bilet sattığını beyan etmesi ve takip konusu 15.03.2020 tarihli ... nolu 620.675,00 TL bedelli, fatura da 124.135 adet yazılı olması karşısında, söz konusu faturanın, davalının ilk yılın sonunda 124.135 adet bilet sattığı kabul edilerek, taraflar arasındaki sözleşmenin 6/b maddesine göre toplam satması gereken 150.000 adet biletten 25.865 eksik bilet sattığı, 6/f maddesine göre her bir eksik bilet için 12,00 TL üzerinden 25.865x12=310.380,00 TL hesaplanarak, 6/g maddesine göre toplam bilet sayısı 400.00 adedi geçmediğinden her bir bilet için aldığı 1,00 TL indirimde eklenerek yapılan hesaplamada, 310.380,00+ 124.135,00=434.515,00 TL + KDV 78.212,70 TL = 512.727,70 TL olması gerekmektedir. Davacının takip talebinde, 15.03.2020 tarihli ... numaralı 620.675,00 TL tutarlı fatura ve 28.04.2020 tarihli ... numaralı 15.464,00 TL tutarlı faturalar toplamı 636.139,00 TL'den 50.000,00 TL teminat mektubunun mahsubu sonucunda kalan bakiye alacak olarak 586.139,00 TL talep etmesi nedeniyle, olması gereken toplam fatura bedeli 512.727,70 TL'den, davacı tarafından sözleşme haklı olarak feshedildiğinden 50.000,00 TL teminat mektubunun mahsubundan sonra asıl davada 462,727,70 TL asıl alacağa hükmedilmesi gerekirken asıl davanın reddine karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.Karşı davada, ilk yılda covid nedeniyle kapanmanın başladığı, ilk yılın sonunda davalı karşı davacının kapanmanın olmadığı tarihte bile sözleşmeye göre taahhüt ettiği sayıda bilet satamayarak taahhüdünü yerine getiremediği, davacının taraflar arasındaki sözleşmenin 11. Maddesine göre İstanbul 39. Noterliği 30.03.2020 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile davalıya borcunu ödemesi için 15 günlük sürenin verildiği, davalı tarafından ödeme yapılmaması nedeniyle İstanbul 39. Noterliği 08.05.2020 tarihli ... numaralı ihtarnamesi ile sözleşmenin haklı olarak feshedilerek, davalı tarafından verilen teminat mektubunun irad kaydedilmesinin sözleşme kapsamına uygun olması nedeniyle karşı davanın reddi gerekirken kabulüne karar verilmesi isabetsiz görülmüştür.Davacı tarafından davalıya gönderilen İstanbul 39. Noterliği 30.03.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile, 28.02.2020 tarihli 620.675,00 TL tutarlı fatura da eklenerek, 15 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş, davalı tarafından da Üsküdar 17. Noterliği 27.04.2020 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarnamesi ile de söz konusu ihtarnameye cevap verildiği görülmüştür. Davacı tarafından davalının ihtarnameye cevap tarihi olan 27.04.2020 tarihinden önce davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin herhangi bir evrak sunulmamış olması nedeniyle, davalının temerrüt tarihi 27.04.2020 tarihi olarak kabul edilerek, icra takip tarihi 26.06.2020 tarihine kadar asıl alacak 462,727,70 TL için hesaplanan avans faizi, 27.04.2020 ile 12.06.2020 (bu tarih dahil) arasındaki 47 gün için yıllık %13,75 faiz oranı üzerinden, 13.06.2020 ile 26.06.2020 (bu tarih hariç) arasındaki 13 gün için yıllık %10 faiz oranı üzerinden 9.840,89 TL işlemiş faiz isteyebileceği resen hesaplanmış olup, alacak likit olduğundan icra inkar tazminatına da hükmetmek gerekmiştir. Buna karşın davanın reddedilen kısmı üzerinden davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilebilmesi için davacının takibinde kötüniyetli olması şart olduğundan her ne kadar reddedilen kısım yönünden davalı aleyhine yapılan takip haksız ise de davacının takibinde kötü niyetli olduğu ispatlanamamıştır. Bu haliyle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin koşulları oluşmamıştır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince asıl davanın reddi, karşı davanın kabulü isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı karşı davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı karşı davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, istinafa konu ilk derece mahkemesinin kararının HMK.'nın 353(1)b-2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, 1- Asıl Davanın KISMEN KABULÜNE KISMEN REDDİNE, 2- Davalı tarafın İstanbul 30. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibe yaptığı itirazının 462,727,70 TL asıl alacak, 9.840,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 472.568,59 TL yönünden iptaline, takibin bu miktar alacak üzerinden devamına, fazlaya dair istemin reddine, 3- Asıl alacağın %20 si oranında 92.545,54 TL icra inkar tazminatının davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 4- Davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine, 5- Alınması gerekli 32.281,16 TL harçtan peşin alınan 7.351,11 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 24.930,05 TL harcın davalı ... A.Ş.'den alınarak davacıya verilmesine, 6- Davacı ... A.Ş. tarafından dava açılırken yatırılan 7.351,11 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7- Davacı ... A.Ş. tarafından yapılan 59,30 TL başvurma harcı, tebligat gideri, posta masrafı 108,60 TL, bilirkişi ücreti 2.000,00 TL olmak üzere 2.167,90 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplan 1.683,17 TL'sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, kalan kısmının davacı üzerinde bırakılmasına, 8- Davacı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 75.610,97 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 9- Davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, 10- 6325 sayılı HUAK'nın 18/A-11-13.maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL'nin 1.059,10 TL'sinin davalıdan, 260,90 TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 11-Karşı Davanın Reddine, 12-Alınması gerekli 615,40 TL harçtan peşin alınan 1.685,99 TL peşin harcın mahsubu ile fazla yatırıldığı anlaşılan 1.070,59 TL harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davalı-karşı davacı ... A.Ş.'ye verilmesine, 13- Davalı karşı davacı davalı ... A.Ş. Tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 14-Davacı -karşı davalı ... A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT gereğince 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı- karşı davacıdan tahsili ile davacı -karşı davalı ... A.Ş.'ye verilmesine, 15-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine, 16-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak; a-Davacı-karşı davalı ... A.Ş. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine, b-Davacı -karşı davalı ... A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 117,00 TL olmak üzere toplam 337,70 TL yargılama masrafının davalı-karşı davacıdan alınarak davacıya verilmesine, c-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 30/12/2025