7. Hukuk Dairesi 2024/2474 E. , 2025/833 K. MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/733 E., 2024/547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan r…
**7. Hukuk Dairesi 2024/2474 E. , 2025/833 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/733 E., 2024/547 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Karasu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/273 E., 2023/59 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalıların, Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mah., Hatipler Mevkii, 32 parsel, kapı no: 29 üzerindeki 100 m2 oturma alanına sahip 2 katlı bina ve eklentileri ile Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mah., Hatipler Mevkii, 33 parselde kain taşınmaz üzerindeki fındık ağaçları, elma ağaçları, incir ağaçları, ceviz ağaçları vs. tüm ağaçlar üzerinde tapu kaydına göre hissedar olduklarını, anlaşma yolu ile taksim edilemeyen bu taşınmazlar için bir kısım hissedarların borçları sebebi ile alacaklılar tarafından ortaklığın giderilmesi talebiyle Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/346 E. sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın derdest olduğunu, müvekkilinin Karasu Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2017/346 E. sayılı dosyasında muhdesat iddiasında bulunduğunu, tapuda hissedar olan ve Sulh Hukuk Mahkemesindeki davada muhdesat iddialarını kabul eden diğer kişilerin açık beyanlarının davadaki haklılıklarını ortaya koyacağını, bu nedenle davanın kabulü ile Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mah., Hatipler Mevkii, 32 parsel kapı no: 29 üzerindeki 100 m2 oturma alanına sahip 2 katlı bina ve eklentileri ile Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mah., Hatipler Mevkii, 33 parselde kain taşınmaz üzerindeki tüm ağaçların müvekkiline ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalılara usulüne uygun tebligat yapılmış, davalılar cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında özetle; tapu kayıtlarına göre dava konusu Sakarya ili, ... ilçesi, Darçayırı Köyü 32 parsel sayılı taşınmazda ..., ..., ... ve ... ile davacı ...'ın paylı mülkiyet hükümlerine göre malik oldukları, yine Sakarya ili, ... ilçesi, Darçayırı Köyü 33 parsel sayılı taşınmazda ... ile davacı ...'ın paylı mülkiyet hükümlerine göre malik oldukları, ... Traktör Zir. Mak. Tic. San. Ltd. Şti. firmasının Sakarya 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 18.05.2017 tarih, 2017/35 D. İş ve 2017/36 karar sayılı dosyasından aldığı yetki uyarınca aralarında dava konusu, ... Mah. 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazlarda ortaklığın giderilmesi amacı ile Karasu Sulh Mahkemesinin 2017/346 Esas sayılı dosyası ile dava açtığı, hissedarlar ..., ... ..., ... ve ... Karadeniz’in muhdesatların davacıya ait olduğunu açıkça kabul ettiği, eldeki davanın niteliği gereği, ortaklığın giderilmesi davasında davacının muhdesat iddiasını açıkça kabul etmeyen tarafların tamamına davanın yöneltilmesi gerektiği, mahkemece verilecek kararın haklarını etkileyeceği değerlendirilerek icra takip dosyası alacaklısı ... Traktör Zir. Mak. Tic. San. Ltd. Şti'nin davaya dahil edilmesinin sağlandığı, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; 32 ve 33 parsel sayılı taşınmazların da bulunduğu bir çok taşınmazda ortaklığın giderilmesi amacı ile Karasu Sulh Mahkemesinin 2017/346 Esas sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın derdest olduğu, davalının muhdesat iddiasının hissedarlar ..., ... ..., ... ve ... Karadeniz tarafından açıkça kabul edildiği, yapılan keşif sonucu dosyaya sunulan 31.05.2022 tarihli fen bilirkişi raporu dikkate alınarak davanın kabulü ile; Sakarya ili, ... ilçesi, ... Mah. 32 parsel sayılı taşınmazda Fen Bilirkişi ...’nin 31.05.2022 tarihli raporundaki krokide “yeşil renk ile işaretli" 29 kapı numaralı, 2 katlı yapının ve ... Mah. 33 parsel sayılı taşınmaz üzerinde bulunan kapama fındık bahçesi nitelikli fındık ağaçlarının davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde dahili davalı ... Traktör Ltd. Şti. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun kabulü ile hükmün kaldırılmasına, yeni hüküm kurularak davanın dahili davalı ... Traktör Ltd. Şti. yönünden husumet nedeniyle reddine, diğer davalılar yönünden kabulü ile bilirkişi raporunda belirtilen muhdesatların davacı ... tarafından meydana getirildiğinin tespitine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı ... temyiz dilekçesinde; a. Davacının hissedar olan diğer paydaşları kandırarak onların muvafakatini aldığını, kendisiyle uzlaşmak için çaba göstermediğini, b. Davacının kötü niyetli olduğunu, kendisine hiçbir hak kalmaması için çaba gösterdiğini, dahili davalı olan şirket ile anlaşarak hareket ettiğini, c. Davacının iddialarının yasal dayanaktan yoksun olduğunu, belirtilen nedenlerle kararın bozulmasına talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriği ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık; muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bir şeye malik olan kimse, o şeyin bütünleyici parçalarına da malik olur (4721 s.lı TMK 684/1 m). Arazi üzerindeki mülkiyet, kullanılmasında yarar olduğu ölçüde, üstündeki hava ve altındaki arz katmanlarını kapsar. Bu mülkiyet kapsamına, yasal sınırlamalar saklı kalmak üzere kalıcı yapılar, bitkiler ve kaynaklar da girer (TMK 718 m).22.12.1995 tarih ve 1/3 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da vurgulandığı gibi eşya hukukunda, muhdesattan, bir arazi üzerinde kalıcı yapı ve tesisler ile bağ ve bahçe şeklinde dikilen ağaçları anlamak gerekir. Muhdesat, şahsi bir hak olup (TMK 722, 724, 729 m.ler), sahibine arazi mülkiyetinden ayrı bağımsız bir mülkiyet veya sınırlı bir ayni hak bahşetmez. Taşınmaz üzerindeki kalıcı yapı, ağaç gibi bütünleyici parça niteliğindeki muhdesatların taşınmazın arzından ayrı bir mülkiyetinin varlığından söz edilemez. Açıklanan bu ilke ve esaslara göre, kural olarak muhdesatın arz malikinden başkasına aidiyetinin tespiti istenemez. Tespit davası, kendine özgü davalardan olup dava sonucunda istihsal edilecek ilamın icra ve infaz kabiliyeti bulunmamaktadır. Bunun doğal sonucu olarak da bu davaların uygulama alanı sınırlıdır. Bilindiği üzere, tespit davalarının görülebilmesi için güncel hukuki yararın bulunması (6100 s.lı HMK 106/2 m) ve dava sonuçlanıncaya kadar da güncelliğini kaybetmemesi gerekir. Tespit davaları eda davalarının öncüsüdür, bu nedenle eda davası açılmasının mümkün olduğu hallerde, tespit davası açılmasında hukuki yararın bulunmadığı kabul edilmektedir. Hukuki yararın bulunması dava şartı olup, yargılamanın her aşamasında taraflarca ileri sürülebileceği gibi, hakim tarafından da re'sen gözetilir. Hukuki yararın bulunmadığının tespiti halinde davanın, dava şartı yokluğu gerekçesiyle usulden reddine karar verilmelidir (HMK 114/1-h, 115 m.). Öğretide ve Yargıtayın devamlılık gösteren uygulamalarında, taşınmaz hakkında derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunması gibi istisnai durumlarda muhdesatın tespiti davasının açılmasında güncel hukuki yararın bulunduğu kabul edilmektedir. Somut uyuşmazlıkta; taraflar arasında ortaklığın giderilmesi davasının derdest olduğu, Mahkemece gerekli araştırma yapılarak hüküm kurulduğu, istinaf incelemesinden sonra Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm davalı ... tarafından temyiz edilmiştir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı ... tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370. maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 17.02.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.