TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2023/664 Esas-2024/523 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat (rücuen tazminat) istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süres…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/1150 Esas 2025/1949 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/1150 KARAR NO : 2025/1949 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 10/07/2024 NUMARASI : 2023/664 Esas-2024/523 Karar DAVA : Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ : 09/10/2023 KARAR TARİHİ : 30/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 30/12/2025 Taraflar arasındaki tazminat (rücuen tazminat) istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalılar vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı "... Et Balık Ürünleri Gıda Hayvancılık Nakliyat Hafriyat İnşaat İthalat İhracat Sanayi ve Ticaret A.Ş."ye ait ... plakalı aracın, müvekkili şirket tarafından kasko sigorta poliçesi ile teminat altına alındığını, 22/11/2022 tarihinde sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile ile İzmir İstanbul Otoyolunda sol şerit üzerinde seyir halinde iken önünde seyreden ... plakalı araç ve ... plakalı araçlarında çarptığı yoldaki cisme (yatağa) çarparak maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kazanın gerçekleşmesinde, dava dışı sigortalı araç sürücüsü ...'un kusursuz olduğunu, kazanın meydana gelmesinde yolun bakım ve onarımından sorumlu kurum, kuruluşların yol işleten firmanın gerekli emniyet tedbirlerini almaması nedeniyle sorumluluğunun bulunduğunun kaza tespit tutanağında tespit edildiğini, müvekkili sigorta şirketi tarafından kasko sigortalısının aracında meydana gelen hasar için 33.691,80 TL hasar onarım bedeli ödendiğini bildirerek ödenen 33.691,80.TL tazminatın ödeme tarihi olan tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faiziyle davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı ... A.Ş. cevap dilekçesinde özetle; kazanın meydana geldiği ... (“otoyol”) ... A.Ş. tarafından yapıldığını ve işletilmekte olduğunu, davanın davalı müvekkili şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, işbu davanın ... A.Ş.’ye ve davaya konu hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan yol üzerinde bulunan cisimlerin ait olduğu, plakası ve markası tespit edilemeyen araç sürücüsüne yöneltilmesi gerektiğini, davalının kusurunun bulunmadığını , kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının müterafik kusurunun dikkate alınması gerektiğini, davacı tarafça ancak faiz talep edilebileceğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... A.Ş cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yükümlülüklerin tamamını eksiksiz bir biçimde yerine getirdiğini, müvekkili şirket tarafından otoyol'un güvenliği açısından gerekli tüm tedbirler ve önlemlerin alındığını, davaya konu hasarın meydana gelmesinde %100 kusurlu olan yol üzerinde bulunan cisimlerin ait olduğunu, plakası ve markası tespit edilemeyen araç sürücüsüne ikame edilmesi gerekirken davanın müvekkili şirkete karşı ikame edilmesinin hatalı olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte, davacının müterafik kusuru dikkate alınması gerektiğini, zararın meydana gelmesinde müvekkili şirketin kusuru bulunmadığını, bu nedenle zarardan sorumlu tutulamayacağını bildirerek davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalıların kaza ve hasarın meydana gelmesinde % 100 oranında kusurlu ve müştereken - müteselsilen sorumlu bulundukları tespit edilmek ile birlikte davacı sigorta şirketinin kasko sigortasından kaynaklı TTK.nun 1472. maddesine göre açılan rücuen tazminat davasına alacağının 33.691,80.TL olduğu tanlaşılmakla davanın kabulü ile, 33.691,80.TL rücuen tazminatın davalı şirketlerden ödeme tarihi olan 26/12/2022 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar ... A.Ş ve ... A.Ş vekilleri ayrı ayrı verdikleri istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davada husumet ve kusurlarının bulunmadığı bildirerek , davaya cevapta sundukları beyanları tekrar ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; TTK'nun 1472. maddesi uyarınca kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Dosya kapsamında yer alan Genişletilmiş Kasko Sigorta poliçesi incelendiğinde; dava dışı 16 ANS 689 plaka sayılı aracın kaza tarihini de kapsar şekilde 30/03/2022-30/03/2023 tarihleri arasında davacı ... Sigorta Şirketi tarafından kasko sigorta poliçesi düzenlenmek suretiyle kasko sigortasının yapıldığı ve davacı tarafça sigortalısının hasarının karşılandığı dosya kapsamına sunulan hasar dosyası ile sabittir. Dava konusu kazaya ilişkin 22/11/2022 kaza tespit tutanağı incelendiğinde; " Sürücü ... sevk ve idaresindeki (...) plakalı aracı ile İzmir İstanbul otoyonuda sol şeritten seyir halinde iken Turgutludan Saruhanlı arası 7'nci km ye geldiğinde aracının sol ön kısımlarıyla önceden yola düşüş olan cisme (yatağa) çarpması, arkasından orta şerit üzerinden şeyireden sürücü ... idaresindeki ... Plakalı otomobilin sol ön kısımları ile aynı cisme çarpması, yine aynı istikamette sol şerit üzerinden seyreden sürücü ... idaresindeki ... Plakalı aracıyla önünde seyreden araçların çarpmış olduğu cisme (yatak) çarpması neticesi maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Bu kazanın oluşunda sürücülerin kurul ihlali olmadığı, yolun bakımından sorumlu G.İ.İ.B'nin ise Karayolları Trafik Yönetmenliğinin 19. Maddesini (ilgili bütün kuruluşlar yapımı bakımı işletilmesi ile görevli ve sorumlu oldukları karayolunda, karayolu yapısını, trafik işaretlerini trafik güvenliğini sağlayacak şekilde yapmam ve bulundurmakla yükümlüdür) maddesini ihlal ettiği kanaatine varılmıştır. " şeklinde tespitlere yer verildiği görülmüştür. Dosya kapsamında yer alan bilirkişi tarafından tanzim olunan 14/06/2024 tarihli raporda özetle; Davalı ... A.Ş.'nin 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 13. maddesini ihlal etmesi sebebiyle meydana gelen olayda % 100 oranında kusurlu olduğunun değerlendirildiği, Davalı ... A.Ş.'nin işleten olarak doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunun değerlendirildiği, meydana gelen olayda ... plakalı araç sürücüsü ...'nun, ... plakalı araç sürücüsü ...'in ve ... plakalı araç sürücüsü ...'un kusurlarının bulunmadığı,... plakalı araç için meydana gelen hasar ile ödemesi yapılan hasar miktarının piyasa şartlarına göre yapılan inceleme ve değerlendirmede uygun olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiştir. Davacı yan kasko sigortalı aracın trafikte seyir halinde iken yola düşen yatağa çarpmak suretiyle hasara uğradığını, ödenen hasar bedelinden davalıların sorumlu olduğunu iddia etmiş, davalı yan ise davanın reddini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonunda bilirkişi raporu hükme esas alınmak suretiyle yukarıda özetlenen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasında davacının kasko sigortacısı olduğu aracın trafikte seyir halinde iken yol üzerine düşen yatağa çarparak hasara uğradığı, hasar bedelinin davacı tarafından ödendiği hususlarında herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, sigortalı araçta hasar oluşmasında davalı tarafın kusurunun bulunup bulunmadığı, sigortalı araçta oluşan hasar miktarı, davacının sigortalı araçta meydana gelen hasar nedeniyle ne kadar ödeme yaptığı, davalının sigortalı araçta oluşan hasar nedeniyle davacının yaptığı ödemeden sorumlu olup olmadığı hususlarından kaynaklanmaktadır. Davalı vekillerinin istinaf itirazı somut olayda, davalı tarafa atfedilebilecek bir hizmet kusuru olmadığı, davalıların tüm sorumluluk ve görevlerini yerine getirdiğine ilişkin olup, mahkemece kabul edilen kusur oranları yönünden istinafa gelinmiştir. Hasara konu yatağın yol üzerine ne zaman düştüğü ya da yolda ne kadar kaldığı dosya kapsamında belirsizdir. Bilirkişi tarafından her ne kadar davalı tarafın kaza olmadan önce otoyol üzerinde ki yatağı fark edemediği ve tedbir almadığı için kusurlu olduğu değerlendirilmiş ise de, dava konusu hasara neden olan yatağın yol üzerine ne zaman düştüğü ve ne kadar burada engel olarak kaldığının bu aşamada belirsiz olduğu, davalı tarafın bakım sorumluluğunu yerine getirmediğine ilişkin bir belge bulunmadığı da dosya kapsamında sabit olması karşısında bilirkişice davalıların kusurlu bulunması ve mahkemece iş bu bilirkişi raporu hükme dayanak alınarak karar verilmesi usul ve yasaya aykırı bulunmuştur. Hal böyle olunca, davalıların olayda kusuru ve sorumluluğunun bulunmadığı, davalının yapılan ihbar üzerine olay yerine geç intikal ettiğine ilişkin herhangi bir delil olmadığı gözetilerek davacının davasının reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmasında bir isabet görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar, davacının tazminat davasının reddi halinde davalılar aleyhine AAÜT 13/(4) madde gereğince maktu vekalet ücreti hükmedilmesi gerekiyor ise de , istinaf karar tarihi itibariyle 45.000,00 TL olan maktu vekalet ücretinin dava değerinden fazla olduğu ve AAÜT 13/(2) madde uyarınca mahkemece kabul veya red edilen kısımdan fazla vekalet ücretine hükmedilemeyeceği dikkate alınarak , AAÜT 13/(2) madde uyarınca 33.691,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; A)1-Davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun KABULÜNE, 2-Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2024 tarih ve 2023/664 Esas 2024/523 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1)-b.2. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, B)1-Davacının davasının REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 575,38 TL harcın mahsubu ile bakiye 40,02 TL harcın davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 5-6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/A ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A-13.maddesi uyarınca alınması gereken 3.200,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydedilmesine, 6-Davalılar kendilerini vekil ile temsil ettirdiğinden istinaf karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT 13/(2) madde uyarınca 33.691,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine , 7-Kullanılmayan bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, C)1-İstinafa başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 576,00 TL istinaf karar harcı ve 863,06 TL bakiye karar harcının talebi halinde davalı ... A.Ş.'ye iadesine, 2- İstinafa başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yatırılan 576,00 TL istinaf karar harcı ve 863,06 TL bakiye karar harcının talebi halinde davalı ... A.Ş. 'ye iadesine, 3- İstinafa başvuran davalı ... A.ş tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ve 197,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 1.366,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 4-İstinafa başvuran davalı ... A.Ş. tarafından yapılan 1.169,40 TL istinaf başvuru gideri ve 197,00 TL dosya gönderme ücreti olmak üzere toplam 1.366,40 TL istinaf yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 5-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 30/12/2025 Başkan - Üye Üye - Zabıt Katibi -