T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1900 - 2025/2462 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1900 KARAR NO : 2025/2462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/189 E. - 2023/276 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankar…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/1900 - 2025/2462 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/1900 KARAR NO : 2025/2462 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 05/07/2023 NUMARASI : 2022/189 E. - 2023/276 K. DAVANIN KONUSU : Marka İle İlgili YİDK Kararının İptali ve Marka Hükümsüzlüğü Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 tarih ve 2022/189 E. - 2023/276 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar ve fer'i müdahale talep eden tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, asıl ve birleşen davalarda, müvekkilinin “...” ibareli markanın maliki olduğunu, davalılardan ...’nin, daha önce ... Prodüksiyon ve Ticaret Limited Şirketi’ne ait olan, 27.08.2020 tarihli ve 2020/99015 sayılı “...” ibareli markayı 14, 16, 18, 21, 28, 38, 41 ve 35. sınıf mal ve hizmetler bakımından tescile konu ettiğini, müvekkillerinin, aynı ve benzer sınıflarda tescilli ve “...” ibareli markasına dayanarak yayına itiraz ettiğini, Markalar Dairesi tarafından itirazın kabul edildiğini, daha sonrasında markayı devralan ... tarafından, ...’in itirazın kabulü kararına itiraz edildiğini, nihayetinde davalı ...’in, 2022-M-1017 sayılı YİDK kararı ile davalı ...’nin itirazını kabul ettiğini, markanın tescil sürecinin devamına karar verdiğini, aynı gelişmelerin davalının 2020/99001 sayılı “...” ibareli marka tescil başvurusu için 2022/M-3649 sayılı YİDK kararı yönünden de yaşandığını, müvekkillerine ait tescilli “...” markası ile, “...” markalarının ortak asıl unsurunun “...” ibaresi olduğunu, müvekkilinin markasında yer alan “dizi” ibaresinin, “...” ibaresinin dizi filmler için tescil edildiğini izah amaçlı markada yer aldığını, ilgili sektör bakımından bu tip başvurunun bir teamül halini aldığını, dava konusu markada da ana/esas unsurun “...” ibaresi olduğunu, markada yer alan diğer ibareler olan “...” unsurlarının, “...” ibaresini tanımlayan ve tamamlayan unsurlar olduğunu, markalar benzer bulunduğu gibi, 09, 38 ve 41. sınıfta tescil kapsamındaki mallar da aynı olduğunu, müvekkilinin "..." isim ve markalı dizi projesini, davalı ...’ye 1 Haziran 2020 tarihli e-posta ekinde yer alan sunum dosyası ile sunduğunu, müvekkilinin, yoğun fikri emek ve zaman harcayarak “...” markalı bir dizi projesi tasarladığını, 10.06.2020 tarihinde ... binasında ... yetkilileri ile “...” isimli dizi projesine ilişkin görüşüldüğünü, 01.06.2020 tarihli e-posta ekinde paylaşılan proje videosundan da açıkça görüleceği üzere müvekkillerinin markayı belirlediğini, kullanmaya başladığını, davalı ...’nin bu toplantı sonrasında, dava dışı ... şirketi ile orijinal adı “...” olarak yayınlayacağı dizinin adını değiştirdiğini, dava dışı ... şirketine “...” ibareli başvurular yaptırdığını, “...: ...” adı altında diziyi gösterime sunduğunu ileri sürerek, asıl davada 2022/M-1017 sayılı YİDK kararının, birleşen davada 2022/M-3649 sayılı YİDK kararının 09, 35 içindeki ilgili emtialar, 38 ve 41. sınıflar yönünden iptaline, asıl davada 2020/99015 sayılı “...” markanın, birleşen davada 2020/99001 sayılı “...” ibareli markanın 09, 35 içindeki ilgili emtialar, 38 ve 41. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiş, 18/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile, dava konusu 2020/99015 sayılı “...” marka başvurusu hakkındaki 2022/M-1017 sayılı YİDK kararının ve dava konusu 2020/99001 sayılı “...” marka başvurusu hakkındaki 2022/M-3649 sayılı YİDK kararının 38 ve 41. sınıflar yönünden iptaline, 2020/99015 sayılı “...” markasının ve 2020/99001 sayılı “...” markasının 38 ve 41. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, davacıya ait markanın “...”, davalıya ait marka başvurusunun ise “...” sözcük kombinasyonundan oluştuğunu, her iki markada da yer verilen “...” ibaresinin davacı marka açısından esas unsur olarak değerlendirilse de davalıya ait markada, gerek kombinasyon içerisindeki konumlandırılışı gerekse “...” ibaresiyle kullanımı ile bir anlam ifade ediyor olması sebebiyle, davalı markasında baskın karaktere sahip unsur olarak değerlendirilemeyeceğini, öte yandan “...” ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük bir sözcük olması sebebiyle zayıf bir marka işareti olduğunu, davalıya ait markada “...” şeklinde birden fazla sözcük bir araya getirilerek, farklı ve yeni bir marka meydana getirildiğini, markaların içerdikleri diğer unsurlar da dikkate alındığında, markalar görsel, işitsel, kavramsal olarak birbirlerinden ayrıldığını, davacı vekilinin SMK m. 6/9 hükmü bağlamında kötü niyete ilişkin iddialarının ilk defa dava aşamasında ileri sürüldüğünü, YİDK kararında bu yönde bir hüküm bulunmadığını, bu sebeple kötü niyete ilişkin iddiaların reddi gerektiğini savunarak, asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili, davacının "..." markası ile ilgili 38. ve 41.sınıflarda herhangi bir faaliyeti olmamasına rağmen "..." markasını bu alanlarda koruma sağlamaya yönelik tescil ettirdiğinin tespit edildiğini, müvekkillerinin yapımcılar aracılığıyla diziler oluşturmakta olup yine bu kapsamda oluşturulması için sözleşme imzaladığı "...: ..." isimli yapıma dair dava dışı ... Film tarafından yapılan 2020/99001 ve 2020/99015 başvuru numaralı "..." ve "..." markaları devraldığını, davacının "..." ve "..." adlı marka başvurularının yapılmasından çok kısa bir süre (yaklaşık 2 ay) önce tescil başvurusunda bulunmasının, sonrasında ise aradan geçen bunca zamana rağmen "..." adlı tescilli markasını hiçbir şekilde kullanmamasının, davacının marka tescil işlemi ile markayı kullanmak yerine bu alanda faaliyet gösterenleri engellemek amacını taşıdığını, davacı adına tescilli "..." ibaresinin, ayırt edici özelliği son derece düşük olup, herkes tarafından kullanılabilecek bir ibare/zayıf bir marka niteliğinde olduğunu, 2020/99015 başvuru numaralı "..." adlı marka tescil başvurusunda "..." ibaresine ayırt edicilik katan "..." ibarelerinin eklendiğini, davacının markası ve müvekkilinin markası arasında herhangi bir karıştırılma ihtimali ve benzerlik iddiasının asılsız olduğunu, anlamsal açıdan müvekkilleri kurumun başvurularının “...” devletinin “...”ı şeklinde algılanacağından, müvekkilleri kurum markasının anlamsal açıdan bölünemez durumda olduğunu, 38. ve 41. sınıftaki ortalama tüketicilerin dikkat ve algı seviyesinin yüksek olduğunun yerleşik Yargıtay içtihatları ile ortaya konulduğunu, davacı/karşı davalının müvekkilleri kuruma sunum dosyası gönderdiğine ilişkin beyanını destekleyen herhangi bir delilin sunulmadığını, davacının dava konusu markanın kullanıldığı dizinin yayın hayatına girmeden, hazırlık aşamasında iken kötü niyetle ... nezdinde başvuru yaptığının saptandığını savunarak, asıl ve birleşen davanın esastan reddine karar verilmesini istemiş; karşı dava yönünden de, davacı/karşı davalının markasının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2020/99015 sayılı markanın tescili talep edilen/tescilli 38. sınıfta yer alan “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri” ve 41. sınıfta yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri”nin, davacının davasına mesnet markasında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2020/99015 sayılı markanın, 09. sınıfta tescile konu edilmediğinden, davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, 35. sınıfta yer alan hizmetlerin ise davacı yanın davasına mesnet markasında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olmadığı, davaya konu 2020/99015 sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza / hükümsüzlük talebine dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı, davaya konu 2020/99001 sayılı markanın tescili talep edilen/tescilli 38. sınıfta yer alan “Radyo ve televizyon yayın hizmetleri. Haberleşme hizmetleri (internet servisi sağlama hizmetleri dahil). Haber ajansı hizmetleri” ve 41. sınıfta yer alan “Eğitim ve öğretim hizmetleri. Sempozyum, konferans, kongre ve seminer düzenleme, idare hizmetleri. Spor, kültür ve eğlence hizmetleri (sinema, spor karşılaşmaları, tiyatro, müze, konser gibi kültür ve eğlence etkinlikleri için bilet sağlama hizmetleri dahil). Dergi, kitap, gazete v.b.gibi yayınların basıma hazır hale getirilmesi, okuyucuya ulaştırılmasına ilişkin hizmetler (global iletişim ağları vasıtasıyla anılan hizmetlerin sağlanması da dahil). Film, televizyon ve radyo programları yapım hizmetleri. Haber muhabirliği hizmetleri, foto-muhabirliği hizmetleri. Fotoğrafçılık hizmetleri. Tercüme hizmetleri”nin, davacı yanın davasına mesnet markasında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olduğu, davaya konu 2020/99001 sayılı marka, 09. sınıfta tescile konu edilmediğinden, davacının bu yöndeki talebinin yerinde olmadığı, 35. sınıfta yer alan hizmetlerin ise davacının davasına mesnet markasında yer alan mal ve hizmetler ile aynı / aynı tür veya benzer nitelikte olmadığı, davaya konu 2020/99001 sayılı davalı şirket markası ile davacı şirketin itiraza / hükümsüzlük talebine dayanak markası arasında 6769 s. SMK’nun 6/1. maddesi kapsamında ilişkilendirme ihtimali dâhil karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, davacının kötü niyet iddiasının ispatlanamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın kabulüne, ... YİDK'nın 2022/M-1017 sayılı kararının 38 ve 41. sınıflar yönünden iptaline, davaya konu 2020/99015 sayılı markanın 38. ve 41. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, ... YİDK'nın 2022/M-3649 sayılı kararının 38. ve 41. sınıflar yönünden iptaline, davaya konu 2020/99001 sayılı markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, karşı davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; karıştırılma ihtimalinin "halk" nezdinde değil, 38 ve 41. sınıflardaki hizmetlerin, özellikle "eğitim ve öğretim" gibi yüksek bedelli hizmetlerin alıcısı olan, internet üzerinden araştırma yapabilen ve dikkat düzeyi ortalamanın çok üstünde bulunan "ortalama tüketici" veya "son alıcı" kitlesi nezdinde değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin ve bilirkişi raporunun tüketici dikkat düzeyini "yüksek" kabul edip sonra "halk" nezdinde değerlendirme yaparak çelişkiye düştüğünü, markaların bir bütün olarak bıraktığı izlenime göre incelenmesi gerektiğini, bu bağlamda ortak "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin düşük ve zayıf bir unsur olduğunu, davalı başvurusunda "..." ibaresiyle birlikte görsel, işitsel ve kavramsal olarak farklılaştığını, bilirkişi raporunun da ortak unsurun zayıf olduğunu ve bu durumda ortak olmayan unsurlara odaklanılması gerektiğini kabul etmesine rağmen, çelişkili şekilde iltibas sonucuna vardığını, bu nedenlerle markalar arasında iltibas koşullarının oluşmadığını ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın reddedilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde; yerel mahkemenin, İstanbul'daki diğer derdest davayla bağlantılı olan ve FSEK kapsamında öncelik hakkı bulunduğunu iddia eden yapımcı ... Film'in müdahale talebini hukuka aykırı olarak reddettiğini, karara esas alınan bilirkişi raporunu tanzim eden heyetin (pazarlama ve medya uzmanları gibi) marka hukuku ve kötü niyet konusunda yetersiz uzmanlığa sahip olduğunu ve uzman hukukçulardan oluşan yeni bir heyet talebinin reddedildiğini, Prof. Dr. ...'ın uzman görüşünün dosya sunulduğunu ve "..." ibaresinin ayırt ediciliği düşük zayıf bir marka olduğunu, ... tescilinin "engelleyici/tuzak bir marka" niteliğinde kötü niyetli olduğunu ve ...'nin markayı kullanmamasının hakkın kötüye kullanılması olduğunu belirten uzman görüşünün hukuki dinlenilme hakkı ihlal edilerek hiçbir şekilde dikkate alınmadığını, davacının markasının (...), ...'nin "...: ..." dizisinin set çalışmaları başladıktan ve ismi sektörde duyulduktan çok kısa bir süre önce, bu alanda hiçbir faaliyeti olmamasına rağmen ...'nin faaliyetlerini engellemek ve yüksek bütçeli, reyting rekorları kıran dizinin başarısından haksız kazanç elde etmek amacıyla kötü niyetle tescil ettirildiğini, "..." ibaresinin herkes tarafından kullanılabilecek, ayırt ediciliği son derece düşük zayıf bir marka niteliğinde olduğunu ve bu nedenle "..." gibi güçlü eklemelerle kolayca farklılaşabildiğini, mahkemenin "..." kelimesini içeren ve 38/41. sınıflarda tescilli başka markaların (örneğin ... Vakfı'nın 2013 tarihli "..." markası) varlığını dikkate almadığını, davacı markası ile ...'nin "..." markası arasında, markaların bütüncül değerlendirilmesi ilkesi ve 38. ile 41. sınıflardaki ortalama tüketicinin dikkat ve algı seviyesinin yüksek olduğu gerçeği göz önüne alındığında, herhangi bir karıştırılma ihtimalinin (iltibas) bulunmadığını, bilirkişi heyetinin Google arama sonuçlarını hatalı yorumladığını, arama sonuçlarında aslında ...'nin markayı hiç kullanmadığını ve ...'nin kendi markasına tanınırlık kazandırdığını göstermesine rağmen, bunu iltibas lehine delil saydığını, davacının markasının hem kötü niyetli olduğunu (SMK 6/9) hem de ayırt edici niteliğe sahip olmaması (mutlak red nedeni - SMK 5/1-b, c) sebebiyle hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmesi gerekirken, karşı davanın da haksız şekilde reddedilmiş olduğunu ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Feri müdahale talep eden ... Prodüksiyon vekili istinaf başvuru dilekçesinde; mahkeme kararının 04.09.2023 tarihinde müvekkiline tebliğ edildiğini, eksik ve çelişkili bilirkişi incelemelerine rağmen bu hususlar giderilmeden “sürpriz karar” verilmesi suretiyle HMK m.27, 353/b-2 ve 371’e aykırı davranıldığını, müvekkilinin feri müdahale talebinin reddinin hatalı olduğunu, davaya paralel yürüyen dosyada etkin yargılama yapılmaksızın hatalı gerekçe ile hüküm kurulduğunu, davacı-karşı davalının markasının kötü niyetli olarak tescil edilmesinin müvekkilinin fikri ve manevi haklarına tecavüz teşkil ettiğini, davalının fiilinin müvekkiline karşı TTK'nın55/a.4, 55/c.1, c.3 bentleri uyarınca müvekkiline karşı haksız rekabet teşkil ettiğini, müvekkilinin feri müdahale talebinin reddinin bu nedenle dahi hatalı bulunduğunu, müvekkilinin fikri haklarının SMK'nın 6/5, 6/6. bentleri uyarınca koruma altında olduğunu, FSEK kapsamında eserin isminin ve manevi haklarının korunmasına ilişkin mevzuatın yanlış uygulandığını, SMK m.6/9’daki kötü niyetli başvuru yasağının göz ardı edildiğini, gerekçede müphem olgularla hüküm kurulup taraf itirazlarının değerlendirilmediğini ileri sürerek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve yeniden yargılama yapılarak asıl davanın reddi ile karşı davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : 1- Asıl ve birleşen davalar, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü; karşı dava, marka hükümsüzlüğü ile sicilden terkini istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Davacı vekilince asıl davada 2022/M-1017 sayılı YİDK kararının, birleşen davada 2022/M-3649 sayılı YİDK kararının iptali taleplerinin yanında, asıl davada 2020/99015 sayılı “...” ibareli, birleşen davada da 2020/99001 sayılı “...” ibareli markaların hükümsüzlüğüne karar verilmesi talep ve dava edilmiş; karşı davada ise davacı-karşı davalının 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasının kötüniyet hukuki nedenine dayalı hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenmiştir. Yargılama sırasında fer'i müdahale talep eden ... Prodüksiyon Ltd. Şti. vekili tarafından sunulan 11.05.2023 tarihli dilekçe ile müvekkilinin dava konusu dizinin yapımcısı olduğunu, eldeki davada davacı ... Yapım A.Ş. aleyhine kötüniyetli tescilin terkini amacıyla İstanbul 3. FSHHM'nin 2021/538 E. sayılı dosyası üzerinden karşı dava açıldığını, anılan karşı davada davalının markası üzerine ihtiyati tedbir konulduğunu, karşı davalı tarafından da eldeki davada alınan bilirkişi raporunun delil olarak İstanbul 3. FSHHM'nin 2021/538 E. sayılı dosyasına sunulduğunu, anılan dava ile eldeki davaların sonucunun birbirini etkileyeceğini ileri sürerek, müvekkilinin davalı-karşı davacı ... yanında fer'i müdahale taleplerinin kabulüne, davacının markasını kullanmama def'inin dikkate alınmasına, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İstanbul 3. FSHHM'nin 2021/538 E. sayılı dosyası ile ilgili sunulan bilgi ve belgelerin incelenmesinden, anılan davada davacı ... Yapım A.Ş. tarafından, davalılar ... Prodüksiyon Ltd. Şti. ile ... aleyhine, davalıların "..." adlı dizi nedeniyle davacının 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasına tecavüzlerinin ve haksız rekabetlerinin tespitinin, önlenmesinin, maddi ve manevi tazminatın tahsilinin talep edildiği, davalılardan ... Prodüksiyon Ltd. Şti. tarafından da davacı aleyhine 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasının kötüniyet hukuki nedenine dayanılarak hükümsüzlüğünün istendiği, ...'nin de anılan davaya davalı-karşı davacı yanında fer'i müdahil olarak katıldığı anlaşılmaktadır. Bu durumda her ne kadar davacının 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü için açılan İstanbul 3. FSHHM'nin 2021/538 E. sayılı dosyasındaki karşı davada verilecek kararın sonucunun, eldeki davada YİDK kararının iptali davası yönünden bir etkisi yok ise de eldeki dava için gerek asıl ve birleşen davalardaki hükümsüzlük istemleri gerekse de karşı davadaki hükümsüzlük istemi yönünden verilecek kararın sonucunu etkileyeceği tabiidir. Zira eldeki asıl ve birleşen davalarda davacı tarafından 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasına dayanılmakta, eldeki karşı davada da davacı-karşı davalının 2020/57242 sayılı "..." ibareli markasının hükümsüzlüğü istenmektedir. Bu durum karşısında, İstanbul 3. FSHHM'nin 2021/538 E. sayılı davasının daha önce açıldığı nazara alındığında, mahkemece anılan davada verilecek kararın kesinleşmesinin beklenmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir. 2-Yukarıdaki bentte yapılan açıklamalar dikkate alındığında, eldeki davada karşı dava yönünden verilecek kararın, fer'i müdahale talep eden ... Prodüksiyon Ltd. Şti.'nin hukuki durumunu etkileyeceği ve ... Prodüksiyon Ltd. Şti.'nin fer'i müdahale talebinde hukuki yararının bulunduğu açıktır. Bu itibarla mahkemece, HMK'nın 66 vd maddeleri uyarınca ... Prodüksiyon Ltd. Şti.'nin fer'i müdahale talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken, 18.05.2023 tarihli oturumda reddine karar verilmesi de doğru görülmemiştir. 3-Kabul şekli bakımından da davacı vekilince sunulan dava dilekçesinde, asıl davada 2022/M-1017 sayılı YİDK kararının, birleşen davada 2022/M-3649 sayılı YİDK kararının 09, 35 içindeki ilgili emtialar ile 38 ve 41. sınıflar yönünden iptaline, asıl davada 2020/99015 sayılı “...” markanın, birleşen davada da 2020/99001 sayılı “...” ibareli markanın 09, 35 içindeki ilgili emtialar ile 38 ve 41. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava edilmiş, 18/05/2023 tarihli ıslah dilekçesi ile de 2022/M-1017 sayılı YİDK kararının ve 2022/M-3649 sayılı YİDK kararının 38 ve 41. sınıflar yönünden iptaline, 2020/99015 sayılı “...” markasının ve 2020/99001 sayılı “...” markasının 38 ve 41. sınıf emtialar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesi istenmiştir. İlk derece mahkemesince ise asıl ve birleşen davaların kabulüne, 38 ve 41. sınıflar yönünden YİDK kararlarının iptaline ve dava konusu markaların 38 ve 41. sınıflar yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmiş ve davalı taraf yararına yargılama giderlerine hükmedilmemiştir. Oysa davacı tarafın bu şekilde ıslah yapması suretiyle talebini daraltması ve böylelikle aleyhine hükmedilecek yargılama giderlerinden kurtulması mümkün değildir. O halde mahkemece davacının ıslah talebinin kısmi feragat olarak nitelendirilmesi ve 09 ve 35. sınıf içindeki ilgili emtialar yönünden davanın reddine karar verilmesi ve anılan kısım yönünden davalı yararına yargılama giderlerine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması dahi doğru görülmemiştir. Bu itibarla Dairemizce, davalılar ve fer'i müdahale talep eden vekilinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre davalılar ve fer'i müdahale talep eden vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1- Davalılar ve fer'i müdahale talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 05/07/2023 gün ve 2022/189 E. - 2023/276 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Davalılar ve fer'i müdahale talep eden vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davalı ... ve fer'i müdahale talep eden tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85'er-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan taraflara ayrı ayrı iadesine, 5-Davalı ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 269,85-TL ve 269,85-TL maktu olmak üzere yatırılan istinaf karar ve ilam harçlarının istek halinde davalı ... iadesine, 6-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 19/12/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.