T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1024 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/494 E - 2025/162 K BİRLEŞEN DAVA : İtirazın …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ ESAS NO : 2025/1024 (KABUL KALDIRMA) KARAR NO : 2026/463 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : DR. ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 11/03/2025 ESAS-KARAR NO : 2024/494 E - 2025/162 K BİRLEŞEN DAVA : İtirazın İptali DAVANIN KONUSU : Alacak KARAR TARİHİ : 10/04/2026 YAZILDIĞI TARİH : 05/05/2026 Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi birleşen davada davalılar vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Asıl davada davacı ... vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında 04/01/2008 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile protokol imzalandığını, sözleşme ve protokole göre müvekkili şirketin, davalı ... şirketinin dağıtıcı lisansında yer alan akaryakıtı satın almayı ve 3. kişilere satmayı, davalı şirketin ise, müvekkili şirketin ... marka ve logosu altında işletmesi ve istasyon üzerinde davalı lehine intifa hakkı tesis etmesi karşılığında 400.000,00 USD+KDV bedelini müvekkiline ödemeyi ve kurumsal kimlik sağlamayı taahhüt ettiğini, protokolün 4.2.4 maddesi gereğince 400.000,00 USD'lik hibenin protokolün 4.2.3 maddesi uyarınca iki taksit halinde ödeneceğini, ilk taksitin (350.000,00 USD) davalı lehine intifa hakkı tesis edilmesini takiben, ikinci taksitin (50.000,00 USD) ise istasyona ait bayilik lisansının EPDK tarafından çıkarıldığı ve bayinin fiilen istasyon pompa satışına başladığı tarihi takiben ödeneceğini, davalının müvekkili şirketin ekonomik darboğazını bilerek bayilik vermeyi kabul ettiğini, müvekkili şirketin davalı lehine 15 yıl süreli intifa hakkını tesis ettiğini, protokol 4.2.4 uyarınca davalının istasyona uygulanacak kurumsal kimlik uygulamasını yaptıracağını ve yapım bedelini karşılayacağını, fiilen akaryakıt satışına ancak kurumsal kimlik uygulaması yapıldıktan sonra başlanabileceğini, davalı tarafından edimlerin yerine getirilmediğini belirterek müvekkili aleyhine tesis edilen 15 yıllık intifa hakkının 5 yıl ile sınırlandırılmasına, bayilik sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca davalının edimlerini yerine getirmekte geciktiğinin tespitine, davalının kusuru ile müvekkilinin satış yapamaması nedeniyle uğranılan kar kaybının telafisi amacıyla fazlaya ilişkin hak ve talepleri saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL'nin davalıdan tahsiline, davalının 10/05/2010 tarihli ihtarname ile müvekkilinden talep ettiği 409.887,00 TL faizin, 325.000,00 USD kar kaybının ve 200.000,00 USD cezai şartın haksızlığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Birleşen davada davacı ... Limited Şirketi vekili dava dilekçesinde özetle; davalı şirketin sözleşme ve protokol hükümlerini ihlal ettiğini, ihtarnameye rağmen edimlerini yerine getirmeyerek mal alımı yapmadığını ve istasyonu faaliyete geçirmediğini, bu nedenle sözleşme, protokol ve eklerinin haklı nedenle feshedildiğini, davalı şirket ve davalı kefiller hakkında alacağın tahsili için başlatılan icra takibine haksız yere itiraz edildiğini belirterek itirazın iptaline ve %40'dan aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Asıl davada davalı ... Limited Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından davalıya toplam 409.887,00 USD bayilik hizmet bedeli ödendiğini, davacının, 04/02/2008 tarihinde satışa başlamayı taahhüt etmesine rağmen taahhüdünü yerine getirmediğinin tespit edildiğini, davacıya gönderilen 15/01/2010 ve 16/04/2010 tarihli ihtarnameler ile sözleşme ve protokol ihlallerinin giderilmesinin ihtar edildiğini, ihlalin giderilmediğini, Mucur SHM'nin 2010/8 D.İş sayılı dosyası ile 27/05/2010 tarihinde yapılan keşif ile davaya konu yerde akaryakıt satışının yapılmadığının tespit edildiğini, bu nedenle sözleşme ve protokolün müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, davacının üzerine düşen yükümlülüklerini yerine getirmeyerek kurumsal kimlik giydirmesinin gecikmesine kendisinin sebep olduğunu, istasyonun kurumsal kimliklerinin tamamlanarak 25/06/2009 tarihinde teslim edilmesinden sonra da mal alımının yapılmadığını, kurumsal kimliğin dağıtım şirketinin renk ve logolarını temsil ettiğini ve bu kimliğin yapılmış olup olmamasının akaryakıt satışına engel teşkil etmediğini, davacının intifa konusu yerin maliki konumunda olmaması nedeniyle intifa sözleşmesinin de tarafı olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Birleşen davada davalı ... ve davalılar ..., ... ayrı ayrı sundukları ve aynı hususları dile getirdikleri cevap dilekçelerinde özetle; fiilen akaryakıt satışına ancak kurumsal kimlik uygulaması yapıldıktan sonra başlanabileceğini, davalının kurumsal kimlik uygulamasını zamanında yerine getirmediğini, 29/05/2009 tarihli mahkeme tespit tutanağı ile bu hususun tespit edildiğini, davalının sözleşmeyi feshinin haksız olduğunu, davacının hem kar mahrumiyeti hem de cezai şart talep etmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece 22/12/2020 Tarih, 2021/576 Esas, 2024/700 Sayılı kararda, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, asıl davadaki taleplerden 15 yıllık intifa hakkının 5 yıl ile sınırlandırılması ve davalı şirketin ihtarname ile talep ettiği 409.887,00 TL faiz, 325.000,00 USD kar kaybı ve 200.000,00 USD cezai şartın haksızlığının tespiti talepleri yönünden kesin süre içinde harcın ikmal edilmemesi nedeniyle işlemden kaldırıldığı, süresinde yenileme işlemi yapılmadığı gerekçesiyle bu talepler yönünden davanın açılmamış sayılmasına, davalı ...'ün sözleşme ve protokol hükümleri uyarınca davalı ...'ün edimlerini yerine getirmekte geciktiğinin tespiti ve kar kaybı talebi yönünden yapılan değerlendirmede; taraflar arasında imzalanan protokolün 4.1.4 maddesinde "..., işbu protokol konusu bedel için bayiye ödeyeceği meblağa ilaveten, istasyona uygulanacak kurumsal kimlik uygulamasını yaptıracağını ve yapım bedelini de karşılayacağını kabul ve taahhüt eder. Bayi ilave uygulamaları, masrafını kendisi karşılamak ve ...'nin kurumsal kimlik projesine uygun olmak şartıyla yaptırmakta serbesttir" hükmünün bulunduğu, bu hüküm ile protokolün imza tarihinden itibaren azami bir ay içerisinde davacı ...'nin akaryakıt satışına başlanmayı taahhüt ettiği, her nekadar davacı ... davalı ...'nin kurumsal kimlik uygulamasını yaptırmaması nedeniyle akaryakıt satışına başlanmadığını iddia etmiş ise de ilgili hükümde kurumsal kimlik yapılmasının akaryakıt satışı için ön şart olmadığı, bu nedenle davacı bayinin iddiasının yerinde olmadığı, aksine davalı ... Petrolün 16/01/2009 tarihli ihtarnamede fiili akaryakıt satışına başlanmasını istediği, 09/04/2009 tarihli yazıda 31/03/2009 tarihi itibariyle akaryakıt alımına 386 gün geciktiğinin davacı bayiye bildirildiği, 16/04/2010 tarihli ihtarnamede istasyonun faal hale getirilmediğini ihtar ettiği, 10/05/2010 tarihli ihtarnamesi ile de bayilik sözleşmesini ve protokolü feshettiği, dosyadaki bilgi ve belgelerden, sözleşme ve protokol hükümlerinden asıl davada davacı bayinin sözleşme hükümlerine uymadığı ve protokolün imzalandığı 04/01/2008 tarihini takiben 1 aylık sürede akaryakıt alımına başlayamadığı ve sözleşme ile protokolün davalı ... tarafından feshinin haklı olduğu kanaatine varıldığından asıl davadaki kar kaybı isteminin reddine karar verilmiş, birleşen itirazın iptali davası yönünden ise, icra takibinde bayilik bedeli, cezai şart ve mahrum kalınan kar ve işlemiş faizlerin takip konusu yapıldığı, protokolün feshin sonuçlarına ilişkin 9.1.1 maddesinde: "Ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000 ABD Doları karşılığı Yeni Türk Lirasını cezaî şart olarak ...'ye ödemeyi, beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmünün bulunduğu, protokolün 9.1.3 maddesinde: "...bayilik hizmet bedeli tutarını ...'den aldığı günden ödeme tarihine kadar olan sürede belirlenen faiz oranı üzerinden ...'ye derhal, nakden ve def'aten ödeyeceğini, beyan, kabul ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğu, protokolün 9.1.6 maddesinde "...'nin uğrayacağı kâr mahrumiyeti dâhil sair zarar ve ziyanın tazminini talep etme hakkının saklı olduğunu, beyan kabul ve taahhüt eder" hükmünün bulunduğu, dolayısıyla birleşen davada davacı ... Petrolün cezaî şartın yanı sıra bayilik hizmet bedeli ile kar mahrumiyeti talep edebileceği, davacı ... Petrolün bayilik bedeli olarak 26/12/2007 tarihli çekle 93.230 USD ve banka hesabından 25/02/2008 tarihinde 63.000 USD ödediği, bu tutar ile 200.000,00 USD cezai şart tutarı yönünden talebin haklı olduğu, 10/05/2010 tarihli fesih ihtarı ile bayilik hizmet bedelinin iadesini de talep ettiğinden ödeme için öngörülen süre de dikkate alınmak suretiyle temerrüdün 31/05/2010 tarihinde gerçekleştiği, temerrüt tarihine göre yapılan hesaplamaya ve takipte talep edilen miktarlar itibariyle taleple bağlılık ilkesi gözetilerek yapılan hesaplama sonucunda davanın kısmen kabulüne, (davalı kefiller ... ve ...'in 597.360,00 TL ile sorumlu olmak kaydıyla) 110.039,36 TL (93.230 USD) bayilik bedeli, 59.813,18 TL işlemiş faiz, 75.543,30 TL (63.000 USD) bayilik bedeli, 37.854,44 TL işlemiş faiz, 306.010,00 TL (200.000 USD) cezaî şart, 8.720,04 TL işlemiş faiz, 497.315,00 TL (325.000 USD) mahrum kalınan kar, 14.170,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.109.465,39 TL alacak yönünden itirazın iptaline, kabul edilen miktar üzerinden % 40 oranında hesaplanan 443.786,16 TL icra inkar tazminatına (Davalı kefiller ... ve ...'in 238.944,00 TL ile sorumlu olmaları kaydıyla) karar verilmiş, kararın birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 24/05/2024 Tarih, 2021/576 Esas, 2024/700 Karar sayılı ilamı ile aynı taraflar arasında daha önce açılan ve temyiz aşamasında olduğu tespit edilen Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi kararının kesinleşip kesinleşmediğinin araştırılması yönünden hükmün kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece yapılan yargılama sonucunda, kaldırma öncesi verilen kararda ... Petrol'ün sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedenle olduğunun kabul edildiği, kaldırma kararında belirtilen Mucur Asliye Hukuk Mahkemesindeki dava dosyasında da ... Petrolün sözleşmeyi feshinin haklı nedene dayandığı şeklindeki tespitle verilen kararın kesinleştiği, böylelikle kararlar arasında çelişki olma ihtimalinin kalmadığı gerekçesiyle kaldırma kararı öncesindeki gerekçelerle asıl ve birleşen davada önceki karar gibi karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Birleşen davada davalılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ... Petrolün sözleşmeyi feshetmesinin haklı nedene dayanmadığını, sözleşme ve protokol gereğince müvekkilinin ipotek ve intifa hakkını tesis ettiğini, davacı şirketin ise intifa senedinde yer alan 248.074,00 TL'yi ödemediği gibi yapılması gereken kurumsal kimlik çalışmasını yapmadığının 29/05/2009 tarihinde mahkemece yapılan tespit dosyasında tespit edildiğini, mevzuata göre dağıtım şirketlerinin kurumsal kimlik çalışmalarını iki ay içinde tamamlaması gerektiğini, aksi halde müvekkili bayiye de idari para cezası verileceğini, kar mahrumiyetinin haksız olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu, satış tahhütnamesinde yılda asgari 1200 m3 beyaz ürün alımının kararlaştırıldığını, ancak müvekkilinin hiçbir zaman bu kapasitesinin bulunmadığını, müvekkilinin içinde bulunduğu ekonomik sıkıntılardan yararlanılarak fahiş nitelikte ve gerçekleşme imkanı bulunmayan tonajda taahhüt alınmasının kabul edilemeyeceğini, 1200 m3 satış taahhüdünün müvekkilinin ticari ve ekonomik mahvına neden olacak nitelikte fahiş olduğundan TBK 27.maddesi uyarınca geçersiz olduğunu, satış taahhütnamesinde beher m3 beyaz ürün için 45 USD cezai şart öngörüldüğü halde mahkemece 120 USD cezai şart üzerinden hesaplama yapıldığını, satış taahhütnamesinde ayrıca birinci yıl için %25 ikinci yıl için %10 eksiğine kadar hesaplanacağının kararlaştırılmasına rağmen bu tolerans miktarının dikkate alınmadığını, davacının kurumsal kimlik çalışmasını 2 yıl sonra yapması nedeniyle kusurlu olmasından dolayı hakkaniyete uygun indirim yapılması gerektiğini, davacının bayilik sözleşmesinin üzerinden yaklaşık 2,5 yıl geçtikten sonra sözleşmeyi feshederek bu dönem için kar mahrumiyeti talebinde bulunmasının TMK 2.maddesindeki dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, zararın artmasında ve müvekkilinin durumunun ağırlaşmasında davacının birinci derecede kusurlu olduğunu, davacının ilk iki yıllık süreye ilişkin satış taahhüdünden kaynaklı talepte bulunmamasının sözleşme süresinin tamamlanacağı hususunda müvekkilinde haklı bir güven oluşturduğunu, bu nedenle talebin tümden reddi gerektiğini, hükmedilen 200.000 USD cezai şart ile satış taahhüdünün yerine getirilmemesinden kaynaklı 325.000 USD cezai şart olmak üzere toplam 525.000 USD cezai şartın müvekkilinin ekonomik yönden mahvına neden olacağını, bu hususta herhangi bir inceleme yapılmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, dava konusu alacak likit olmadığı ve yargılamayı gerektirdiği halde icra inkar tazminatına hükmedildiğini, işlemiş faiz dahil edilmek suretiyle toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, istinafa konu birleşen davada davacı ...Ş.'nin sözleşmeyi haklı nedenle feshedip etmediği, takip talebinde talep edilen bayilik bedeli, cezai şart, mahrum kalınan kar taleplerinin yerinde olup olmadığı, icra inkar talebi yönünden alacağın likid olup olmadığı ve işlemiş faiz talebi ile birlikte toplam alacak üzerinden icra inkar tazminatına karar verilip verilemeyeceğine ilişkindir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Asıl dava, bayilik sözleşmesinin haksız feshedildiği iddiasına dayalı intifa hakkının sınırlandırılması, kar kaybı alacağı ile menfi tespit, birleşen dava bayilik sözleşmesinin haklı nedenle feshedildiği iddasına dayalı bayilik bedeli, cezai şart ve kar mahrumiyeti alacağının tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Asıl davada verilen hüküm taraflarca istinaf edilmemiş, birleşen davada verilen hüküm davalılar tarafından istinaf edilmiştir. Asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... ile asıl davada davalı/birleşen davada davacı ... Limited Şirketi arasında 04/01/2008 tarihli 5 yıl süreli akaryakıt bayilik sözleşmesi ile protokol düzenlendiği ve aynı tarihte birleşen davada davalılar ... ve ...'in kefaletname imzaladığı görülmüştür. Dayanak Ankara 3. İcra Müdürlüğü'nün 2010/14908 E. sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre; 04/08/2010 tarihinde asıl davada davalı/birleşen davada davacı ...Ş. tarafından asıl davada davacı/birleşen davada davalı ... Petrol Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. ile birleşen davada davalılar ..., ... aleyhine 110.039,36 TL (93.230 USD) bayilik bedeli, 59.813,18 TL işlemiş faiz, 75.543,30 TL (63.000 USD) bayilik bedeli, 37.854,44 TL işlemiş faiz, 306.010,00 TL (200.000 USD) cezai şart, 10.313,13 TL işlemiş faiz, 497.315,00 TL (325.000 USD) mahrum kalınan kar, 16.758,83 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 1.113.677,24 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatıldığı, borçluların süresinde takibe ve borca itiraz ettikleri, İİK 67.maddesi uyarınca itirazın iptali davasının süresinde açıldığı anlaşılmıştır. Bayi ... ile ... ... A.Ş. arasında 04/01/2008 tarihli 5 yıl süreli bayilik sözleşmesi ile aynı tarihli protokolün imzalandığı, bayilik sözleşmesinin 14.maddesinde bayinin sözleşmenin herhangi bir hükmünü ihlal etmesi halinde 200.000 USD cezai şart ödeyeceği, protokolün 4.1.2.1. maddesiyle bayinin 15 yıl süre ile intifa hakkı tesisini taahhüt ettiği, bayi ve ... Petrol arasında 15 yıl süre ile 248.074,00 YTL tutarlı intifa hakkı sözleşmesi düzenlendiği, protokolün 4.2.2.maddesiyle ... Petrolün bayinin sözleşme konusu istasyonu, ... marka ve logosu altında işletmesi ve istasyon üzerinde ... lehine intifa hakkı tesis etmesi karşılığında toplam 400.000,00 USD+KDV bedeli bayiye ödemeyi kabul ve taahhüt ettiği, 4.2.3 maddesiyle ... Petrolün işbu protokol konusu bedeli 2 taksit halinde bayiye ödeyeceği, birinci taksitin (350.000 USD) ... Petrol lehine intifa hakkı tesis edilmesi ve bayilik teminatı olarak 500.000 YTL tutarında ipoteğin ... Petrole verilmesine müteakiben ödeneceği, ikinci taksitin (50.000 USD) istasyona ait bayilik lisansının EPDK tarafından çıktığı ve bayinin fiilen istasyon pompa satışına başladığı tarihi müteakip ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, 4.2.4 maddesiyle ... Petrolün protokol konusu bedel için bayiye ödeyeceği meblağa ilaveten istasyona uygulanacak kurumsal kimlik uygulamasını yaptıracağını ve yapım bedelini de karşılayacağını taahhüt ettiği, 4.1.6.3.1 maddesiyle taraflarca imzalanmış bulunan bayilik sözleşmesi ve ilave olarak imza edilen protokol dahil diğer tüm sözleşme hükümlerinin bayi tarafından ihlal edilmesi halinde bayinin ... Petrole 200.000 ABD tutarında cezai şart ödemeyi taahhüt ettiği, ayrıca protokolün 9.1 maddesiyle protokol ve/veya buna uygun olarak akdedilmiş yıllık bayilik sözleşmesinin ... Petrol tarafından tek taraflı ve haklı sebeplerle feshi halinde bayinin 9.1.1'e göre ödeme tarihindeki T.C. Merkez Bankası döviz satış kuru üzerinden 200.000 ABD Doları karşılığı Yeni Türk Lirasını cezai şart olarak ... Petrole ödemeyi taahhüt ettiği, protokolün 6.maddesinde protokol ile akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümleri arasında açık bir çelişki bulunması halinde akaryakıt bayilik sözleşmesi hükümlerinin uygulanacağı, protokol 4.1.4 maddesiyle protokolün imza tarihinden itibaren azami bir ay içerisinde akaryakıt satışına başlanmasının, aksi halde EPDK bayilik lisansının çıktığı tarihe kadar geçen süre içinde kar mahrumiyeti ve fiili zararı cezai şart olarak ödemeyi taahhüt ettiği, bayi ... Tic. Ltd. Şti. tarafından imzalanan 04/01/2008 tarihli satış taahhütnamesinde bayinin beher yılda asgari 1.200 m3 beyaz ürün almayı, aksi halde beher m3 için 45 USD cezai şart ödemeyi, cezai şartın ilk yılı için %25 eksiğine kadar, 2.yıl için %10 eksiğine kadar, 3 ve devamında ise yıllık satış taahhüdünün tamamı üzerinden eksik satış miktarından hesaplama yapılacağının kararlaştırıldığı görülmüştür. Dairemizin 24/05/2024 Tarih, 2021/576 Esas, 2024/700 Karar sayılı ilamında; "Somut olayda; ... ... A.Ş. tarafından aynı sözleşme ilişkisine dayalı olarak sözleşmenin haklı nedenle feshedildiği iddiası ile dava dışı başka alacaklar için ... Petrol Nak. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... aleyhine Mucur Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/208 Esas sayılı dosyası üzerinden itirazın iptali davasının açıldığı, ilgili davada alınan bilirkişi raporunda ... ... A.Ş.'nin sözleşmeyi feshetmesinin haklı olduğu yönünde görüş belirtildiği, mahkemece bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verildiği, kararın temyiz aşamasında olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 165/1. maddesi hükmü gereğince birbirlerine çelişkili kararlar verilmesine sebep olunarak hukuk güvenliği ilkesine de aykırılık teşkil etmemesi açısından Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/208 Esas sayılı dosyasının bekletici mesele yapılması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, davalıların istinaf itirazlarının kabulü ile HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur." gerekçelerine yer verilmiştir. Dairemiz kaldırma kararından sonra mahkemece Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/208 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmış, kararın 28/01/2025 tarihinde kesinleştiği tespit edilmiştir. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre, birleşen davada davacı ...Ş.'nin bayilik bedeli, cezai şart ve kar mahrumiyetinin tahsili için başlatılan icra takibine karşı itirazın iptali isteminde bulunduğu, asıl davada bayilik sözleşmesinin feshinin haklı nedene dayalı olduğunun kabul edildiği, asıl davanın taraflarca istinaf edilmemesi ve yine aynı taraflar arasında Mucur Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/208 Esas sayılı dosyasında verilen kararın kesinleşmesi nedeniyle sözleşmenin birleşen davada davacı ...Ş. tarafından haklı nedenle feshedildiğinin taraflar arasında artık kesinleştiği, bu kapsamda birleşen davada davacı ...Ş. tarafından sözleşmenin feshinin haklı nedene dayalı olduğuna dair mahkeme kararında bir isabetsizlik bulunmamakla birlikte, kar mahrumiyeti yönünden satış taahhüdüne göre yılda 1.200 m3 ürün satışının taahhüt edildiği, her m3 için 120 USD'nin bilirkişiler tarafından uygun bulunduğu gerekçesi ile talep kabul edilmiş ise de, satış taahhütnamesine göre yıllık 1.200 m3 alıma uyulmaması halinde beher m3 için 45 USD cezai şartın kararlaştırılarak 1 ve 2.yıllar için opsiyon tanındığına ilişkin düzenleme dikkate alınarak satış taahhütnamesine göre hesaplama yapılması gerekirken birleşen davada davacı ...Ş.'nin 20/06/20211 havale tarihli dilekçesindeki şirket tarafından yapılan hesaplamaya göre eksik satış için 120 USD/m3 kar mahrumiyeti oluştuğuna dair beyanına itibarla 120 USD üzerinden hesap yapılması yerinde görülmemiş, satış tahhütnamesi dikkate alınarak hesaplama yapılması bakımından rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi için davalıların istinaf itirazının kabulüne, kabule göre davalıların diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilerek HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesinin 11/03/2025 Tarih, 2024/494 Esas, 2025/162 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde birleşen davada davalılara İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 10/04/2026 tarihinde oybirliği ile karar verildi. Başkan ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Üye ... ¸e-imza Katip ... ¸e-imza NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."