İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilince nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... Elektronik firmasına ait emtiaların Çin'den Türkiye'ye nakliyesi işinin davalı tarafından üslenildiğini, emtiaların ... ... gemisi ile taşındığı sefer esnasında konteyner içerisine sirayet eden su n…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1741 KARAR NO : 2025/1637 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/06/2022 NUMARASI : 2021/197 Esas 2022/359 Karar DAVA: Tazminat (Rücuen Tazminat) DAVA TARİHİ: 21/05/2021 İSTİNAF KARAR TARİHİ:16/10/2025 Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkilince nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalı dava dışı ... Elektronik firmasına ait emtiaların Çin'den Türkiye'ye nakliyesi işinin davalı tarafından üslenildiğini, emtiaların ... ... gemisi ile taşındığı sefer esnasında konteyner içerisine sirayet eden su nedeni ile emtiaların hasarlandığını, hasardan davalı taşıyıcının sorumlu olduğunu, yapılan tespitlere göre 59.047,59-TL sigortalı zararının müvekkilince tazmin edildiğini, sigortalısının haklarına halef olan müvekkilinin davalıya rücu hakkının doğduğunu belirterek, 59.047,59-TL'nin ödeme tarihi olan 04/01/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığını, zira sigortalının satıcıya mal bedelini ödediğine dair bir dekont sunulmadığını,spesifik poliçe düzenlenmediğini, TTK'nın 1188. maddesinde düzenlenen hak düşürücü sürenin geçtiğini, olayda müvekkili akdi taşıyıcı ... şirketinin acentesi sıfatıyla hareket ettiğinden taşıyıcı olmadığını,müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, fiili taşımanın dava dışı ... tarafından gerçekleştirildiğini, konteyner seçiminin müvekkili tarafından yapılmadığını ve konteynerin müvekkili şirket tarafından tahsis edilmediğini, konteynerin iç ve dış denetiminden ve hasarlı olup olmadığının denetiminden müvekkili şirketin sorumlu olmadığını, kabul etmemekle birlikte tavanı delik bir konteyneri taşıma için uygun gören taşıtanın, konteyneri bu şekilde kabul ettiğini, mühürlü konteyner içeriğini taşıyanın kontrol etme imkanı bulunmadığını, müşterek katılımlı bir ekspertiz raporu tanzim edilmediğini, ekspertiz raporunda hasarın ıslanma nedeniyle meydana geldiği belirtilmişse de, ıslanmanın taşıma sırasında meydana gelip gelmediği ve konteynerin taşımaya uygun olup olmadığına dair bir açıklama yapılmadığını, konşimento üzerine hasar şerhi düşülmediğinden taşıyanın emtiayı hasarsız teslim ettiğinin kabulü gerektiğini, süresinde hasar ihbarı yapılmadığını, poliçe şartı %10 ilave bedelden müvekkilinin sorumlu tutulamayacağını, taşıyıcının sorumluluğunun TTK'nın 1186. maddesi gereğince sınırlı olduğunu belirterek, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; sigortalıya ait emtianın 28.08.2020 tarihli ... sayılı konişmento tahtında taşındığı, yükleme limanının ..., boşaltma limanı ve teslim yerinin İzmir olduğu, konşimentoda yükleten olarak dava dışı satıcı ... ... Ltd, gönderilen ... Bankası, ihbar edilen olarak sigortalı ..., taşıyan olarak ... ... firmasının gösterildiği,varma yerinde emtianın hasarlı olduğunun tespit edildiği, ekspertiz incelemesi sonunda tespit edilen hasar bedelinin sigortalıya ödendiği, ... numaralı 28.08.2018 tarihli konşimentoda, yükleten olarak ... ... ... China, gönderilen olarak ... ... ... Taş AŞ, ihbar edilen olarak sigortalı ..., taşıyan olarak ...'ın gösterildiği,yükleten ... ... ... China, alıcıya karşı üstlendiği taşıma yükümlülüğünü fiilen kendisinin yerine getirmediği, alt taşıma sözleşmesi ile yerine getirdiği davalının pasif husumet ehliyeti bulunduğu, 59.047,59-TL tazminatın 01.03.2021 tarihinde sigortalıya ödendiği görülmekle, davacının aktif husumet ehliyeti bulunduğu, 19.08.2020 tarihli satış faturasının satıcı ile alıcı arasında kurulan satış sözleşmesini ispat ettiği, buna göre satıcının ... ... Ltd. olduğu, teslim şeklinin FOB ... Port China olduğu, buna göre navlun sözleşmesini kurma borcunun alıcı üzerinde olduğu, yükleme limanında mallar geminin küpeştesini geçtikten sonra malla ilgili tüm masraf ve risklerin alıcının sorumluluğunda olduğu, hasarın 25.09.2020 tarihinde fark edildiği, davanın 21.05.2021 tarihinde hak düşürücü süre içinde açıldığı, dosyada hasar bildirimine ilişkin dava dışı ... tarafından 03.10.2020 tarihli ihtarname ile kara nakliyecisi şoför ile alıcının depo ve operasyon sorumlusu tarafından teslimde düzenlenen 25.09.2020 tarihli tutanak bulunduğu, dosyada mevcut yük teslim belgesinden, konteynerin 17.09.2020 tarihinde ...'e tesliminin istendiği, 17.09.2020 tarihinin tahliye tarihi olduğu kabul edilse dahi, tutanağın tahliyeden 8 gün sonra düzenlendiği, ihtarnamenin ise tahliyeden 16 gün sonra gönderildiği, böylelikle ihbarın süresinde yapılmadığı, bu nedenle hasarın taşıyanın sorumluluğunda meydana geldiğinin davacı tarafça ispatlanması gerektiği, ekspertiz raporunda hasarın konteyner tavanında yama yapılan hasarlı bölümden sirayet eden sular nedeniyle oluştuğunun belirtildiği, hasarın deniz suyu veya tatlı su kaynaklı olup olmadığının incelenmediği, bilirkişi raporunda ise hasarın ne şekilde meydana geldiğinin, zararın davalının sorumluluk alanı içinde olup olamadığının belli olmadığı, dosyada mevcut deliller doğrultusunda konteyner içindeki yükün taşıyanın muhafazası altında iken zarar gördüğü ispat edilemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davacı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunda, emtianın bulunduğu konteynerin yamalı/silikonlu kısmını gösterir fotoğraflar gerek ekspertiz raporu gerekse dosyada bulunan hasarlı malzeme raporunda yer almasına rağmen, bilirkişilerce söz konusu fotoğrafların renkli olmaması sebebiyle yeterli fikre ulaşılamadığının belirtilmesi sebebiyle, bu raporun renkli suretinin sunulduğunu, ancak mahkemece bu raporun dikkate alınmadığını ve ek rapor alınmadan karar verildiğini, konteyner fotoğraflarından anlaşıldığı üzere yamalı/silikonlu kısım konteynerin iç yüzeyinde olup, konteyner kapakları açılmadan tespit edilemediğini, konteyner kapaklarının nihai varış yeri sigortalının adresinde açıldığını, konteynerin dış yüzeyinde görülmesi mümkün bir hasar olmadığı sürece, gemiden tahliye esnasında hasarın tespiti ve tutanak altına alınmasının mümkün olamadığını, hasarın varlığına rağmen, gemiden tahliye esnasında tespitinin mümkün olamaması sebebiyle davalı taşıyıcının sorumlu tutulmamasının hukuka aykırı olduğunu, nitekim bilirkişi raporunda da, hasarın konteynerin tavanında yama olduğu ve silikonlandığı ve palet üzerinde su damlacıklarının olduğu ve tahta paletlerin küflendiği şeklinde meydana geldiği sabit olsa da, hasar tutanağının limanda düzenlenmemiş olması, deniz taşıması sonrasında takip eden kara yolu taşıması sonunda alıcının iş yerinde düzenlenmiş olmasının, konteynerdeki deliğin deniz taşıması sırasında mı yoksa limanda mı yahut takip eden kara taşıması sırasında mı oluştuğu konusunda bir belirsizlik doğurduğunun belirtildiğini, bu açıklamanın, dava konusu hasarın konteynerin elverişsizliği sebebiyle meydana geldiğinin bilirkişilerce de kabul edildiğini gösterdiğini, İzmir'den Manisa'ya yapılan kara taşıma sürecinde tahta paletlerin küflenmesi de dahil olmak üzere tespit edilen hasarların meydana gelmesinin mümkün olmadığını, tahta paletlerin küflenmesine kadar varan hasarın, deniz taşıması esnasında meydana geldiğinin kabulünün hayatın olağan akışına daha uygun olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, davacı tarafından nakliyat abonman sigorta poliçesi ile sigortalanmış olan emtianın taşıma sırasında hasara uğraması nedeniyle, sigortalıya ödenmiş olan hasar bedelinin davalı taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 6102 sayılı TTK'nın 1178. maddesine göre; taşıyan, navlun sözleşmesinin ifasında, özellikle eşyanın yüklemesi, istifi, elden geçirilmesi,korunması, gözetimi ve boşaltılmasında tedbirli taşıyandan beklenen dikkat ve özeni göstermekle yükümlü olup taşıyan, eşyanın ziyaı veya hasarından veya geç teslimden doğan zararlardan, ziya, hasar veya teslimde gecikmenin, eşyanın taşıyanın hâkimiyetinde bulunduğu sırada meydana gelmiş olması şartıyla sorumludur.TTK'nın 1185/1 uyarınca; ziya veya hasarın en geç eşyanın gönderilene teslimi sırasında taşıyana yazılı olarak bildirilmesi şart olup, ziya veya hasar haricen belli değilse, bildirimin eşyanın gönderilene teslimi tarihinden itibaren aralıksız olarak hesaplanacak üç gün içinde gönderilmesi yeterlidir. İhbarnamede ziya veya hasarın neden ibaret olduğunun genel olarak belirtilmesi gereklidir. Eşyanın hasarı süresinde bildirilmediği takdirde, taşıyanın eşyayı denizde taşıma senedinde yazılı olduğu gibi teslim ettiği ve eğer eşyada bir ziya veya hasarın meydana geldiği belirlenirse, bu zararın taşıyanın sorumlu olmadığı bir sebepten ileri geldiği kabul olunur. Ancak bu karinelerin aksinin ispatı mümkündür.Somut olayda;sigortalıya ait emtianın Çin- ... limanından İzmir limanına deniz yoluyla taşınması işinin akdi taşıyıcı olarak davalı tarafından üstlenildiği, taşımanın fiilen ... 'e ait gemi ile gerçekleştirildiği, emtianın deniz taşımasını müteakip İzmir'den Manisa'ya sigortalının adresine kara taşıması ile 25.09.2020 tarihinde taşınarak teslim edilmesi akabinde sigortalı alıcı ile araç şoförünün imzasını taşıyan 25.09.2020 tarihli tutanak ile emtianın bulunduğu konteyner tavanında yama olup silikonlandığı, palet üzerinde su damlacıkları bulunduğu ve tahta paletlerin küflendiğinin belirtildiği, sigortalı alıcı tarafından düzenlenen 02.10.2020 tarihli hasarlı malzeme raporu ile de konteyner içindeki 2 palet malzemenin nem aldığının tutanak altına alındığı, sigortalı tarafından hasarın 03.10.2020 tarihli ihtarname ile hasarın taşıyıcılara ihbar edildiği, sigortalı tarafından yapılan başvuru üzerine davacı sigorta şirketince düzenletilen 29.12.2020 tarihli ekspertiz raporunda, hasarın konteyner iç tavanında yama yapılan hasarlı bölümden sirayet eden su nedeniyle oluştuğu, konteyner içerisinde bulunan TV ekranı emtiasının 2 palet 612 adedinin ıslanarak kullanılamayacak duruma geldiği, hasar bedelinin %10 ilave bedel ile birlikte 59.047,59-TL olarak belirlendiği, söz konusu hasar bedelinin davacı tarafından sigortalısına 04.01.2021 tarihinde ödendiği anlaşılmaktadır. Bilirkişi raporunda; tahliye sırasında konteynerin hasarlı olduğuna dair bir kayıt bulunmadığı, konteyner tavanında yama olduğu ve silikonlandığı, palet üzerinde su damlacıklarının bulunduğu, tahta paletlerin küflendiği, ancak hasar tutanağının limanda değil kara taşıması sonunda düzenlenmesinin, konteynerdeki deliğin deniz ya da kara taşıması sırasında oluştuğu konusunda belirsizlik doğurduğu, hasarlı 155 adet emtianın kullanılamayacak durumda olduğu, hasar bedeli 53.679,60-TL olup %10 ilave bedel ile birlikte 59.047,59-TL olduğu görüşü bildirilmiştir. Davacının sigortalısı tarafından davalı taşıyıcıya yapılan hasar ihbarı süresinde değildir. Bu nedenle hasarın davalının sorumluluğunda deniz taşıması sırasında meydana geldiğini ispat yükü davacı üzerindedir. Gerek ekspertiz raporu ve gerekse bilirkişi raporu ile, konteynerin iç tavanında yama bulunduğu, emtiadaki hasarın ise bu kısımdan sirayet eden sular nedeniyle oluştuğu belirlenmiştir. Emtianın bulunduğu paletlerin küflendiği yönündeki tespit ise hasarın kısa süre içerisinde değil, daha uzun bir süreçte meydana geldiğini göstermektedir. Bu durumda hasarın İzmir-Manisa arasındaki kısa süreli kara taşıması sırasında meydana gelmesi mümkün olmadığından, deniz taşıması sırasında gerçekleştiğinin kabulü gerekir. Bu suretle hasarın deniz taşıması sırasında ve taşımanın gerçekleştirilmesi için sağlanan konteynerin elverişsizliğinden kaynaklandığı kanıtlanmış olup, davalının akdi taşımayı üstlenmesi nedeniyle, su sızmasına karşı korunaklı olmayan konteyner içinde taşıma yapıldığı ve hasarın bu nedenle oluştuğu sabit olduğundan, fiili taşıyanın bu özensizliğinden, davalı akdi taşıyıcının kendi özensizliği gibi sorumlu tutulması gerekmektedir. Hasar bedeli 53.679,60-TL olup, %10 ilave bedel ile birlikte davacı tarafça sigortalısına 59.047,59-TL ödeme yapılmıştır. Hasarın oluşumda davalı taşıyıcının ağır kusurlu olmadığı sabit olmakla, davalının sorumluluğu TTK'nın 1186/1 maddesi gereğince hangi sınır daha yüksek ise o sınırın uygulanması kaydıyla, koli veya ünite başına 666,67 ÖÇH veya hasarlı emtianın brüt ağırlığının her bir kilogramı için 2 ÖÇH ile sınırlı olup, somut olayda hasarlı 155 adet emtianın yurt dışı satıcı tarafından düzenlenen paket listesindeki koli adedi ve ağırlığına (2 palet ve her biri yaklaşık 1,05 kg olmak üzere 162 kg) göre, hasar bedeli sorumluluk sınırının altındadır. Rücu istemli davada ancak gerçek zarar talep edilebilecek olup, sigortalı ile sigortacı arasındaki kararlaştırılan ve sözleşmenin nispiliği kuralı gereğince, sözleşmeye taraf olmayan davalıyı bağlayıcı niteliği bulunmayan sigorta sözleşmesi hükmü gereği, sigortalıya ödenen %10 ilave bedelden davalı sorumlu değildir.Bu nedenle mahkemece gerçek zarar miktarı olan 53.679,60-TL üzerinden davanın kısmen kabulü gerekirken, yazılı gerekçeyle reddine karar verilmesi yerinde bulunmamıştır.Açıklanan nedenlerle; davanın kısmen kabulü gerekirken, reddine karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata yeniden yargılama gerektirmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/06/2022 Tarih 2021/197 Esas 2022/359 Karar sayılı kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın kısmen kabulüne, 53.679,60-TL tazminatın 04.01.2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine"İlk derece mahkemesine ilişkin olarak;"Alınması gereken 3.666,85-TL karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 1.008,39-TL harcın mahsubu ile kalan 2.658,46-TL'nin davalıdan alınarak hazineye ödenmesine,Davacı tarafından yatırılan toplam 1.067,69-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 3.000-TL bilirkişi ücreti ve 59,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 3.059,80-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 2.782-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Davacı lehine takdir olunan 30.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davalı lehine takdir olunan 5.367,99-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320-TL arabuluculuk ücretinin davanın kabulü oranına göre 120-TL'sinin davacıdan, 1.200-TL'sinin davalıdan alınarak Hazine'ye ödenmesine, "Davacı tarafından yatırılan 80,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Davacı tarafından yapılan 85,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 78-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalanın davacı üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/10/2025